Anime
- Salı, Aralık 23, 2008, 8:36
- NEDİR
- 1 views
- Henüz Yorum Yok
Anime (Japonca: アニメ telaffuzu: “anime”), animasyon veya çizgi film anlamına gelen Fransızca kökenli, Japonca bir kelimedir.
Animeler, genelde mangaların televizyona ya da sinemaya uyarlanmasıdır. OAV veya OVA denilen videolar şeklinde de piyasaya sürülebilirler.
Animeler, el çizimi veya bilgisayar yapımı olabilir.
Osamu Tezuka, Japonya’da çaÄŸdaÅŸ animenin öncüsü olarak kabul edilir. Genç yaÅŸta 8 mm’lik kamerasıyla küçük animasyonlar çekmeye baÅŸlamış ve bu animasyonlarında Walt Disney ve Max Fleischer‘ın eserlerinden ilham almıştır. Onun izinden yürüyen sanatçıların yapıtlarıyla anime adı verilen yeni bir stil ortaya çıkmıştır.
Anime tarihi 20′inci yüzyıl baÅŸlarında Japon film yapımcılarının Fransa, Almanya, Amerika BirleÅŸik Devletleri ve Rusya’daki animasyon tekniklerini keÅŸfetmesiyle baÅŸlamıştır.
Bu dönemde Japonya’da filmlere alternatif bir hikaye anlatımı sunabilen animasyon oldukça popüler olmuÅŸtur. Amerika’da filmler ve ÅŸovlar için oldukça büyük bütçeler mevcut iken, Japonya’da küçük bir piyasayı ve bütçe, yer, ve aktörlük eksikliklerini de taşıyordu. Batılı aktörlere benzeyen aktörlerin bulunmaması Avrupa, Amerika ve fantezi dünyalarında Asyalı oyuncuların varolmasını imkansız kılıyordu. Animasyonun deÄŸiÅŸik kullanımları Japonlar’a benzemeyen karakterler ve yerlerin yaratılmasına sebep vermiÅŸtir.
1970′li yıllarda manga çizimleri büyük bir ilgi çekmiÅŸtir. Bu çizimlerin büyük bir çoÄŸunluÄŸu da animasyonlarda kullanılmıştır; özellikle Osamu Tezuka bir efsane ve “Manga’nın Tanrısı” haline gelmiÅŸtir. Eserlerinin ve diÄŸer tasarımcıların da etkisiyle, anime günümüzdeki sanatın mutlak karakteristiklerini ve türlerini yaratmıştır. Mecha tarzı Tezuka tarafından ÅŸekil almış, Go Nagai ve diÄŸerleri de geliÅŸtirmiÅŸtir. YoÅŸiyuki Tomino‘nun katkısıyla da bir devrim gerçekleÅŸmiÅŸtir. Gundam ve Macross gibi mecha animeleri 80ler’in klasikleri arasına girmiÅŸtir ve mecha türü anime günümüzde hala Japonya’da ve dünyada popülerdir. 1980ler’de anime Japonya’da ana görüş haline gelmiÅŸtir ve büyük bir üretime geçmiÅŸtir. Bununla beraber manga da popülaritesini Japonya’da ve dünyada zirveye taşımıştır. 1990lar’ın ortasında ve sonunda, ayrıca 2000ler’de anime tüm ülkelerde popüler olmuÅŸtur.
Bazı animelerde karakterlerin büyük gözleri, uzun bacakları vardır. Bunu Japonlar’ın kısa boylu ve çekik gözlü olmalarının yarattığı bir komplekse baÄŸlayarak açıklayanlar vardır ancak bu açıklama çizimlerin kökeninde batlı örnekler olduÄŸunun bilinmemesinden kaynaklanır. İlk Walt Disney çizgi filmlerindeki karakterlerin büyük gözleri ve uzun bacakları vardı (Bambi vb.). Bu çizim tarzı bugün bazı batı animasyonlarında hala kullanılmaktadır. Örnek olarak Show TV ve TRT‘de yayınlanmış olan Genç Pocahontas’ı ve İngiltere’de yapılmış olan Genç Robin Hood’u gosterebiliriz. Bu çizgi filmlerde de büyük gözleri, uzun bacakları olan karakterler kullanılmıştır ama bunlar anime deÄŸildir.
Walt Disney’den etkilenen Osamu Tezuka’nın yapmış olduÄŸu animeler Disney’in bu tür çizimlerini kullanmışlardır ve bu uygulama bazı animelerde bugün de sürmektedir. Yani bu çizimlerin kökeni Japonların kısa olması deÄŸil, Walt Disney’in etkisidir. Bütün animelerde uzun bacak ve büyük göz kullanılmaz. Türkiye’de genelde sadece bu tür de olan animeler yayınlandığı için bu konuda bilgisi olmayan insanlar böyle sanmaktadır.
Japonlar’ın boy-göz takıntıları nedeniyle böyle ÅŸeyler yaptıklarına dönük inanç tamamen bir Aristo Mantığı’nın bir çıkarımıdır. Yani “biber acıdır, hayat da acıdır, demek ki hayat biberdir” gibi bir önermedir. Bu konuda doÄŸru ve gerçek yorumlar yapabilmek için derin bir tarih ve psikoloji bilgisine ihtiyaç vardır. UzakdoÄŸu insanında böyle bir takıntı olduÄŸu yadsınamaz. Japonya’da çoÄŸu genç kız uzun topuklu ayakkabı giyer. Ama unutulmaması gereken bir ÅŸey varsa bunun sadece uzakdoÄŸuya özgü bir takıntı olmadığıdır. Bu takıntı az veya çok yeryüzündeki bütün ülkelerde, bütün ırklarda vardır. Ama animelerde sadece büyük gözler uzun bacaklar deÄŸildir göze çarpan, çoÄŸunluÄŸunda bizim normal hayata verdiÄŸimiz tepkiler mimikler ve jestler daha fazla abartılı bir görsellikle ifade edilir.
Türkiye’de bilinmemesine karşın birçok anime dünya çapında hayranlıkla izlenmekte ve deÄŸiÅŸik ülkelerdeki birçok saygın festivalde ödüller kazanmaktadır.
İlk renkli anime sinema filmi olan 1958 yapımı The White Snake Enchantress‘ın Venedik, Meksika ve Berlin festivallerinde ödüller kazanmasının ardından dünya çapında söz sahibi olmaya baÅŸlayan animeler, uluslararası yarışmalardaki bu baÅŸarılarını her yıl daha da arttırarak sürdürmektedirler.
Anime’nin baÅŸarısına doÄŸal olarak batılı animasyon ÅŸirketleri de kayıtsız kalmamaktadır. Uzun süredir batılı ÅŸirketlerle ortaklaÅŸa birçok proje yapılmaktadır ve sonuçta ortaya mükemmel animeler çıkmaktadır. Buna Fransız-Japon ortak yapımı olan Mysterious Cities of Gold (Türkiye’de bilinen ismiyle GüneÅŸin OÄŸlu Esteban) gibi birçok örnek sayılabilir. Ayrıca, batı animasyonun temsilciliÄŸini yapan Disney de artık animelerin baÅŸarısını açıkca kabul etmektedir.
Bu nedenle, 1996 yılında yapılan Disney-Tokuma anlaÅŸmasıyla Disney, Japon animasyonunun en büyük temsilcisi olan Studio Ghibli’nin anime filmlerinin dünya çapında dağıtımını ve pazarlanmasını üstlenmiÅŸtir. Ayrıca Disney, Studio Ghibli’nin hazırladığı anime filmlerinin üretim masraflarının bir kısmını karşılayarak bu filmlere yatırım yapmaya baÅŸlamıştır. Mesela Studio Ghibli’nin Tonari no Yamada-kun (My Neighbours the Yamadas) adlı filminin 2.4 milyar yen tutan üretim maliyetinin %10′u Disney tarafından ödenmiÅŸtir. Ayrıca Disney, anlaÅŸma uyarınca dağıtımını üstlendiÄŸi Studio Ghibli filmlerinden olan Princess Mononoke’nin İngilizce dublajı için 2.4 milyon dolar harcayarak animelere vediÄŸi önemi bir kez daha vurgulamıştır.
Yazar Hakkında
Yorumunuzu Bırakın
Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.
Yorum yollayabilmek için giriş yapmalısınız.


