Asbest Nedir.?

Asbest ya da amyant, ısıya, aşınmaya, kimyasal maddelere çok dayanıklı lifsel yapıda kanserojen bir mineral. Halk arasında ak toprak, çorak toprak, gök toprak, çelpek, höllük veya ceren toprağı gibi isimlerle bilinir.

Tarihçe

Bir doğal silikat minerali olan asbest maddesinin, ısıyı iletmemesi yani iyi bir izolasyon maddesi olması nedeniyle kullanımı çok eski çağlarda başlamıştır. Arkeolojik çalışmalardan elde edilen bilgiler doğrultusunda asbest kullanımının 2500 yıl öncesine dayandığı bilinmektedir.

On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından sonra ısıyı ve elektriği yalıtması, sürtünmeye ve asit gibi maddelere dayanıklı olması nedeniyle sihirli mineral olarak tanınmaya başlanmıştır. Fakat yirminci yüzyılın ikinci yarısından sonra insan sağlığına önemli zararlar veren ve kanser hastalığına sebep olan bir madde olduğunun tespit edilmesi ile asbest maddesi için öldürücü toz tanımlaması yapılmıştır.

Kullanım alanları

3.000′ den fazla kullanım alanı olan asbestten, özellikle gemi, uçak, otomobil sanayiinde, makine konstrüksiyonlarında yaÄŸlayıcı madde ve sızdırmazlık elemanı olarak, inÅŸaat sektöründe, ısı ve ses izolasyonunda yaygın olarak yararlanılmıştır.

Asbest türleri

Doğada rastlanılan haliyle bir asbest bloğu

Doğada rastlanılan haliyle bir asbest bloğu

Doğada rastlanılan haliyle bir asbest bloğu

Doğada rastlanılan haliyle bir asbest bloğu

Beyaz asbest

Beyaz asbest olarak bilinen krisotil, yılantaşından elde edilir. Birçok ülkede kullanımı tamamen yasaklanmıştır. ABD’de ve bazı Avrupa ülkelerinde çok kısıtlı kullanımına izin verilir. Oldukça esnek olduÄŸu için kumaÅŸ yapımında da kullanılabilir. CAS no‘su 12001-29-5′tir.

Kahverengi asbest

Kahverengi asbest olarak bilinen amosit daha çok Afrika’da çıkarılır. Kimyasal formülü Fe7Si8O22(OH)2 olan amosit de diÄŸer asbest türleri gibi çok tehlikelidir. CAS no’su 12172-73-5′tir.

Mavi asbest [

CAS no'su 12001-28-4 olan krosidolit başlıca Afrika ve Avustralya'da çıkarılır. Kimyasal formüllerinden biri Na2Fe2+3Fe3+2Si8O22(OH)2 olan krosidolit en tehlikeli asbest türü olarak bilinir.

Beyaz, kahverengi ve mavi asbest dışında bir çok asbest türü de doğada bol miktarda bulunmaktadır. Bu asbest türlerinin kayıt edilmesi ve sınıflandırılması çalışmaları halen devam etmektedir.

Asbestin insan sağlığına zararları

Akciğerlere yerleşmiş asbest parçacıkları.

Akciğerlere yerleşmiş asbest parçacıkları.

Asbest son derece kanserojen bir maddedir. Asbest, solunum ya da içme suyu yoluyla vücuda girdiğinde başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklara yol açar. Uzmanlar cilde nüfuz etmesinin de mümkün olduğunu düşünmektedirler. Asbestin neden olduğu hastalıkların bazıları, akciğer zarları arasında sıvı toplanması, kireçlenme, akciğer zarı kalınlaşması ve akciğer dokusunda bağ dokusu oluşumu gibi selim hastalıklardır. Ayrıca ciltte yaralara neden olabilir.

Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), her yıl dünyada kanser yapıcı maddeleri düzenli olarak özelliklerine göre gruplara ayırmaktadır. Ajansın kanserojen maddeler listesinde asbest maddesi, "kesin kanserojen" tanımlanması ile 1. grupta sınıflandırılmıştır.

Fransa'da asbeste baÄŸlı hastalıklardan her yıl 4000 kiÅŸi ölmektedir ve sayı giderek artmaktadır. Uzmanlar BirleÅŸik Krallık'ta 1960 ve 70'lerde asbeste maruz kalmış kiÅŸilerden 120.000'den fazlasının akciÄŸer kanseri nedeniyle yakın gelecekte öleceÄŸini öngörmektedirler [1]. Belçika ve Hollanda gibi ülkelerde 90′lı yılların başında asbest üretim ve kullanımı tamamen yasaklanmıştır. Avrupa BirliÄŸi’de 2005 yılından itibaren AB‘ye üye ülkelerde asbest üretimi ve kullanımını yasaklamıştır.

GeçmiÅŸte tersane işçisi olan babasının iÅŸ elbiselerinden bulaÅŸan asbest nedeniyle kansere yakalanan genç bir bayan, 2007 yılında İngiliz Savunma Bakanlığı’ndan tazminat almaya hak kazandı [1].

Asbeste bağlı oluşan hastalıklar

  • Asbestoz – İlk olarak tersane iÅŸlerinde çalışanlarda tespit edilen asbestoz, asbest liflerini çözmeye çalışan vücut tarafından üretılen asidin akciÄŸer zarında olusturduÄŸu yaralardır. Bu hastalığın kendinı göstermesi 10-20 yılı bulmaktadır.
  • Mezotelyoma – Asbestin yol açtığı en önemli hastalık akciÄŸer zarı ve karın zarı kanseri, yani mezotelyomadır. Batı ülkelerinde yılda her bir milyon kiÅŸinin 1-2′sinde saptanan mezotelyoma, ülkemizde yılda en az 500 kiÅŸide görülmektedir. Mezotelyomaya ait en sık rastlanan yakınmalar, aÄŸrı ve ilerleyici nefes darlığıdır. AkciÄŸer röntgeni ve tomografide tipik bulgular saptanabilirse de, kesin tanı için baÅŸvurulan standart yöntem akciÄŸer zarı biyopsisidir. Mezotelyoma, erken dönemde tanınıp uygun cerrahi giriÅŸim uygulanamadığında, ilaç ya da ışın tedavisine iyi cevap vermeyen ve hastayı kısa zamanda ölüme götüren bir hastalıktır.
  • Kanser – Asbest, akciÄŸer, gırtlak ve sindirim sistemi kanserlerine yol açmaktadır.
  • AkciÄŸer zarı (pleura) kalınlaÅŸması

Asbestin çevreye verdiği zararlar

Düşük oranlarda asbest soluduğumuz havada ve doğal kaynaklar da dahil olmak üzere içme suyunda bulunmaktadır. Araştırmalara göre genel olarak asbeste maruz kalanlarda (meslek dışında) akciğer zarında gram başına on bin ila yüz bin asbest parçacığı bulunmaktadır ki bu da her insanın akciğerlerinde milyonlarca parçacık bulunması demektir.

EPA, içme suyunda yoÄŸunluk sınırı olarak uzun lifler için (uzunlugu 5 µm’yi geçen lifler) litre başına 7 milyon lif olarak alınmasını önermiÅŸtir.

Solunan havadaki asbest liflerinin boyu 3.0-20.0 µm ve kalınlığı 0.01 µm olduğu için çıplak gözle görülememektedir.

Türkiye’de asbest kullanımı

Asbest Anadolu’nun birçok yöresinde bulunmakta ve halkımız tarafından bilinçsizce kullanılmaktadır. Köylüler, asbesti evlerinin damlarına sermek, evlerini badana yapmak için ve küçük çocuklarda pudra yerine kullanırlar. Amasya bölgesinde ve Kayılar yörüklerinde ise bebekler, höllük toprağı olarak bilinen ısıtılmış asbestle sarılmaktadır. [kaynak belirtilmeli] Bu uygulamalar sırasında havaya karışan asbest lifleri yoÄŸun ÅŸekilde solunur. Asbest, onu topraktan çıkaran ve kullanan köylülerden baÅŸka, asbestin kullanıldığı endüstri alanlarında çalışan işçiler için de çok zararlıdır.

Diyarbakır’ın Çermik ve Çüngüş, EskiÅŸehir’in Mihalıççık, Kaymaz ve Çifteler, Denizli’nin Tavas, Kütahya’nın Aslanapa ve Gediz, Konya’nın EreÄŸli, Ayrancı ve Halkapınar, Sivas’ın Yıldızeli ve Åžarkışla, Åžanlıurfa’nın Siverek Elazığ’ın Maden ve Polu köyleri ülkemizde asbeste baÄŸlı hastalıkların sık görüldüğü yerlerdir.

Asbeste Karşı Alınması Gereken Önlemler

  • Asbest içeren toprağın köylüler tarafından kullanılması engellenmeli ve bu yerleÅŸim birimlerinin yerleri deÄŸiÅŸtirilmelidir.
  • Halk, asbestin neden olduÄŸu hastalıklar hakkında eÄŸitilmelidir.
  • Asbestle badana yapılmış evlerin duvarları plastik boya ile yeniden boyanmalıdır.
  • Asbest bulunan yerleÅŸim yerleri saptanmalıdır.
  • Mezotelyoma riski taşıyanlar belirlenmeli ve bunlar yakından izlenmelidir.
  • Doktorlar asbestin neden olduÄŸu hastalıklar konusunda özel olarak eÄŸitilmelidir.

Etiketler: ,

Yazar Hakkında

admin Sitede 943 konusu bulunmakta.

Yorumunuzu Bırakın

Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.

Yorum yollayabilmek için giriş yapmalısınız.

Copyright © 2012 Neden-Nasıl-Nedir. All rights reserved.
Tüm yazı ve görseller çeşitli kaynaklardan derlenmiştir. www.nedennasilnedir.com bu bilgilerin kesin doğruluğunu kabul etmez...