<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Neden-Nasıl-Nedir &#187; Genel</title>
	<atom:link href="http://www.nedennasilnedir.com/category/genel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.nedennasilnedir.com</link>
	<description>Daha Öğrenecek Çok Şey Var....</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Jan 2012 09:47:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.3</generator>
		<item>
		<title>Muammer Kaddafi Kimdir.?</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/muammer-kaddafi-kimdir.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/muammer-kaddafi-kimdir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Feb 2011 21:25:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KİMDİR]]></category>
		<category><![CDATA[Kaddafi]]></category>
		<category><![CDATA[Kaddafinin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Muammer Kaddafi]]></category>
		<category><![CDATA[Muammer Kaddafi kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Muammer Kaddafi ne yapar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=4537</guid>
		<description><![CDATA[Muammer Kaddafi (ya da Muammar Ebu Minyar el-Kaddafi) (Arapça: معمر القذافي) (d. 1942) Libya diktatör. Libya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Tarih Bölümü&#8217;nü bitirdi (1963). Daha sonra Bingazi&#8217;deki Askeri Akademi&#8217;ye girdi. Mezun olduktan sonra İngiltere&#8217;ye giderek askeri alanda uzmanlık eğitimi gördü (1966). 1956&#8242;da Arap milliyetçiliğinden etkilenerek antisiyonist hareketlere katıldı. Okul arkadaşlarıyla birlikte, ileride Özgür Subaylar Hareketi adını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fmuammer-kaddafi-kimdir.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p><strong>Muammer Kaddafi</strong> (ya da <strong>Muammar Ebu Minyar el-Kaddafi</strong>) (Arapça: معمر القذافي) (d. 1942) Libya diktatör.</p>
<p>Libya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Tarih Bölümü&#8217;nü bitirdi (1963). Daha sonra Bingazi&#8217;deki Askeri Akademi&#8217;ye girdi. Mezun olduktan sonra İngiltere&#8217;ye giderek askeri alanda uzmanlık eğitimi gördü (1966). 1956&#8242;da <span class="mw-redirect">Arap</span> milliyetçiliğinden etkilenerek antisiyonist hareketlere katıldı. Okul arkadaşlarıyla birlikte, ileride <em>Özgür Subaylar Hareketi</em> adını alacak gizli bir örgüt kurdu (1959). 1969&#8242;da yüzbaşılığa yükselen Kaddafi, bu gizli örgüte dayanarak, Kral I. İdris&#8217;e karşı <span class="mw-redirect">darbe</span> yaptı (1 Eylül 1969). Albay rütbesi alarak silahlı kuvvetler komutanı oldu. <em>Devrim Komuta Konseyi</em> adına denetimi ele geçirip anayasal kuruluşları feshetti. İslam ilkelerine dayanan <em>yeşil sosyalizm</em> kuracağını açıkladı. Arap birliği için çalışacağını, bağımsız ülkelerle birlikte ırkçılığa, sömürgeciliğe ve toplumsal ezgiye karşı çıkacağını söyledi. ABD&#8217;nin Kaddafi&#8217;yi tanıması üzerine kral görevini terketti (7 Eylül 1969).</p>
<p>Cemal Abdülnasır&#8217;ı örnek alan Kaddafi, Mısır&#8217;da gerçekleştirilen reformları kendi ülkesinde de uygulamaya başladı Yeni anayasa hazırlanınca başbakanlık ve savunma bakanlığı görevlerini üstlendi (16 Ocak 1970). İngiliz askeri üstlerini ve birliklerini ülkeden çıkardı. Petrol şirketlerini ulusallaştırdı. <span class="mw-redirect">İtalyan</span> ve <span class="mw-redirect">Yahudi</span> azınlığın mal varlığına el koyarak onları göçe zorladı.Kıbrıs Barış  Harekatında ABD&#8217;ye kafa tutarak, Türkiye&#8217;ye yardım etmistir. Nasır&#8217;ın  ölümünden sonra Arap dünyasında onun rolünü üstlenmeye çalıştı. Kimi Afrika ülkelerindeki Müslümanlara ve Arap ülkelerindeki sol eğilimli hareketlere destek oldu. SSCB&#8217;yle yakın ilişkiler geliştirdi. Afrika Birliği Örgütü&#8217;nün dönem başkanlığını yaptı (1982-1983).
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fmuammer-kaddafi-kimdir.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/muammer-kaddafi-kimdir.html/" target="_blank"><img src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook da Paylas" title="Facebook da Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/muammer-kaddafi-kimdir.html/" target="_blank" title="Facebook da Paylas">Facebook da Paylas</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/muammer-kaddafi-kimdir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hüsnü Mübarek (Muhammed Hüsnü Said Mübarek) Kimdir.?</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/husnu-mubarek-muhammed-husnu-said-mubarek-kimdir.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/husnu-mubarek-muhammed-husnu-said-mubarek-kimdir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2011 23:39:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KİMDİR]]></category>
		<category><![CDATA[Hüsnü Mübarek]]></category>
		<category><![CDATA[Hüsnü Mübarek hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Hüsnü Mübarek kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Hüsnü Mübarek nerede]]></category>
		<category><![CDATA[mısır başbakanı]]></category>
		<category><![CDATA[mısır başbakanı kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[mısır başkanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=4501</guid>
		<description><![CDATA[Muhammed Hüsnü Said Mübarek (d. 4 Mayıs 1928), 1981 yılından beri Mısır&#8217;ın cumhurbaşkanı olarak görev yapan kişidir. Kahire&#8217;deki Mısır Askeri Akademisi&#8217;ni (1949) ve Bilbays&#8217;taki Havacılık Akademisi&#8217;ni bitirdi (1950). Sovyetler Birliği&#8217;nde ileri uçuş ve bombardıman teknikleri konusunda öğrenim gördü. Mısır Hava Kuvvetleri&#8217;nde çeşitli görevler üstlendikten sonra 1966-69 arasında Hava Akademisi komutanlığını yürüttü. 1972&#8242;de Enver Sedat tarafından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fhusnu-mubarek-muhammed-husnu-said-mubarek-kimdir.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p><img class="alignleft" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/d/da/Hosni_Mubarak_-_World_Economic_Forum_on_the_Middle_East_2008_edit1.jpg/225px-Hosni_Mubarak_-_World_Economic_Forum_on_the_Middle_East_2008_edit1.jpg" alt="" width="225" height="264" />Muhammed Hüsnü Said Mübarek (d. 4 Mayıs 1928), 1981 yılından beri Mısır&#8217;ın cumhurbaşkanı olarak görev yapan kişidir.</p>
<p>Kahire&#8217;deki Mısır Askeri Akademisi&#8217;ni (1949) ve Bilbays&#8217;taki Havacılık Akademisi&#8217;ni bitirdi (1950). Sovyetler Birliği&#8217;nde ileri uçuş ve bombardıman teknikleri konusunda öğrenim gördü. Mısır Hava Kuvvetleri&#8217;nde çeşitli görevler üstlendikten sonra 1966-69 arasında Hava Akademisi komutanlığını yürüttü. 1972&#8242;de Enver Sedat tarafından hava kuvvetleri komutanlığına getirildi. Ekim 1973&#8242;te İsrail&#8217;le yapılan Yom Kippur Savaşı&#8217;nın ilk günlerinde Mısır Hava Kuvvetleri&#8217;nin elde ettiği başarılarda önemli rol oynadı. Ertesi yıl mareşal oldu.</p>
<p>Nisan 1975&#8242;te devlet başkanı yardımcılığına atandı. Fas, Cezayir ve Moritanya arasında Batı Sahra&#8217;nın (İspanyol Sahrası) geleceğiyle ilgili anlaşmazlıkta arabuluculuk yaptı.</p>
<p>6 Ekim 1981&#8242;de Enver Sedat&#8217;ın bir suikast sonucunda öldürülmesi üzerine devlet başkanı oldu. Bu görevde öteki Arap ülkeleriyle ilişkileri geliştirmeye çalıştı. 1982&#8242;de Lübnan&#8217;ı işgal eden İsrail&#8217;le yakınlaşma politikasından uzaklaştı. 1987&#8242;de altı yıllık ikinci bir dönem için, oyların yüzde 97&#8242;sini alarak devlet başkanlığına yeniden seçildi. 1989&#8242;da, Enver Sedat döneminde İsrail&#8217;le yaptığı barış antlaşması yüzünden Arap Birliği&#8217;nden çıkarılmış olan Mısır tekrar birliğe kabul edildi, merkezi de Kahire&#8217;ye taşındı.</p>
<p>1990-91&#8242;deki Körfez Bunalımı ve onu izleyen Körfez Savaşı sırasında Arap ülkeleri, İsrail ve Filistin Kurtuluş Örgütü arasında başlıca aracı işlevini üstlendi. Suudi Arabistan&#8217;ın, uluslararası kuvvetlerin desteğine başvuru kararının desteklenmesinde öteki Arap ülkelerine öncülük etti.</p>
<p>Enver Sedat&#8217;a yapılan suikastın ardından Mısır Devlet Başkanlığına ve Ulusal Demokratik Parti&#8217;nin liderliğine seçilen Mübarek, 1987, 1993, 1999 ve 2005 yıllarında yapılan ve muhalefetin katılımının kısıtlandığı seçimlerde arka arkaya dört kez göreve seçildi.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fhusnu-mubarek-muhammed-husnu-said-mubarek-kimdir.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/husnu-mubarek-muhammed-husnu-said-mubarek-kimdir.html/" target="_blank"><img src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook da Paylas" title="Facebook da Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/husnu-mubarek-muhammed-husnu-said-mubarek-kimdir.html/" target="_blank" title="Facebook da Paylas">Facebook da Paylas</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/husnu-mubarek-muhammed-husnu-said-mubarek-kimdir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hürrem Sultan (Alexandra Lisowska) Kimdir.?</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/hurrem-sultan-alexandra-lisowska-kimdir.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/hurrem-sultan-alexandra-lisowska-kimdir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Jan 2011 20:55:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KİMDİR]]></category>
		<category><![CDATA[NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[hürrem]]></category>
		<category><![CDATA[hürrem sultan]]></category>
		<category><![CDATA[Hürrem Sultan (Alexandra Lisowska) Kimdir.?]]></category>
		<category><![CDATA[hürrem sultan gerçek adı]]></category>
		<category><![CDATA[hürrem sultan hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Hürrem Sultan Kimdir.?]]></category>
		<category><![CDATA[hürrem sultan resimi]]></category>
		<category><![CDATA[hürrem sultan resmi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=4114</guid>
		<description><![CDATA[Hürrem Sultan ya da Hürrem Haseki Sultan (d.1500 veya 1506 &#8211; ö. 1558) doğum adı: Aleksandra Lisowska, Osmanlıca adı: خرم سلطان, Avrupa&#8217;da tanındığı ad: Roxelana. Osmanlı padişahı I. Süleyman&#8217;ın eşi ve sonraki padişah II. Selim&#8217;in annesidir. Bir Osmanlı padişahıyla nikâhla evlenmiş ilk kadın olma ayrıcalığını taşır. Lehistan Krallığı&#8217;nın sınırları içerisinde bulunan Rohatyn&#8217;da doğdu. 14 yaşındayken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fhurrem-sultan-alexandra-lisowska-kimdir.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/uploads/hurrem-sultan-resmi-kanuni-süleyman.jpg" rel="thumbnail"><img class="alignnone size-full wp-image-4116" title="hurrem-sultan-resmi-kanuni-süleyman" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/uploads/hurrem-sultan-resmi-kanuni-süleyman.jpg" alt="" width="225" height="263" /></a>Hürrem Sultan ya da Hürrem Haseki Sultan (d.1500 veya 1506 &#8211; ö. 1558) doğum adı: Aleksandra Lisowska, Osmanlıca adı: خرم سلطان, Avrupa&#8217;da tanındığı ad: Roxelana. Osmanlı padişahı I. Süleyman&#8217;ın eşi ve sonraki padişah II. Selim&#8217;in annesidir. Bir Osmanlı padişahıyla nikâhla evlenmiş ilk kadın olma ayrıcalığını taşır.<br />
Lehistan Krallığı&#8217;nın sınırları içerisinde bulunan Rohatyn&#8217;da doğdu. 14 yaşındayken Tatar akıncılar tarafından 1520 tarihinde Rohatyn&#8217;den kaçırılmış, Kırım Hanı&#8217;nın himayesine girmiştir daha sonra Osmanlı sarayına sunulmuştur[kaynak belirtilmeli].</p>
<p>16. yüzyıl kaynaklarına göre kızlık ismi bilinmiyordu. Ama daha sonraki kayıtlara göre mesela 19. yüzyılın Ukrayna&#8217;daki ilk kayıtlarına göre Anastasia (Kısaca Nastia) Polonyalıların geleneğinde, Aleksandra Lisowska olarak bilinir. Genelde Hürrem Sultan ya da Hürrem balsaq sultan olarak bilinirdi; Avrupa dillerinde Roxolena, Roxolana,Roxelane, Rossa, Ruziac, Türkçe&#8217;de Hürrem (Farsça kökenliخرم Khurram), neşeli olan kişi ve (Arapçada Karima -كريمة) Soylu olan kişianlamına gelir. Roxelana, onun gerçek ismi olmayabilir ama takma adı onun Ukraynalı soyuna ait olan (Günümüze ait yaygın isim Ruslana) ve doğu slav ismi olan, Roxolany ya da Roxelany, şimdiki Ukrayna halkında 15. yüzyıldan sonra kullanılıyordu.</p>
<p>Hürrem Sultan İlk nikah kıydırtan sultandır .Hürrem Sultan Cariye maaşı alıyordu ve sarayda yaşadığı için bu paraya ihtiyacı yoktu bu yüzden diğer cariyeler gibi parasını bağışlamak istedi ve bağışınıda Mekke&#8217;ye yapmak istedi.Kölelerin dini yerlere (Mekke,Medine vb)bağış yapması dinen günahtı bu yüzden Kanunuden onu Azat etmesini rica etti ve sebebini açıkladı Kanunide bağış için Hürrem sultanı azat etti .Hürrem artık cariye değildi,Bir gün kanuni Hürrem Sultanı odasına çağırttı ama Hürrem bu teklifi redetti Kanuniye artık ben sizin malınız değilim Beni kölelikten azat ettiniz sizinle beraber olmam zinaya girer dedi Ve bu nedenle Kanuni Sultan Süleyman Hürrem Sultanı nikahına Almak zoruna kaldı . Hürrem Sultan, sarayda özel bir eğitim gördü. Güzelliği zekası ve becerisi ile padişahın dikkatini çekmeyi bildi. Harem kadınları ve saray ileri gelenleri arasında da kendine yer edindi. Hürrem Sultan saraya geldiğinde Kanuni&#8217;nin Manisa valisi iken birlikte olduğu Mahidevran Sultan&#8217;dan Mustafa isimli bir oğlu vardı.( onunla evlenmemiştir). Mustafa zamanla çok sevilen bir şehzade haline geldi. Mustafa&#8217;nın Kanuni&#8217;den sonra padişah olmasına kesin gözüyle bakılıyordu. Bu da Mahidevran Sultan&#8217;ın Valide Sultan olacağı anlamına geliyordu. Oysa Hürrem Sultan her bakımdan Mahidevran Sultan&#8217;ın önüne geçti.</p>
<p><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/uploads/hurrem-sultan.jpg" rel="thumbnail"><img class="alignnone size-full wp-image-4115" title="hurrem-sultan" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/uploads/hurrem-sultan.jpg" alt="" width="502" height="376" /></a></p>
<p>Hürrem Sultan, Kanuni Sultan Süleyman&#8217;a bir kız, dört oğlan çocuğu doğurdu. En büyük oğlu Mehmet Şehzade tahta çıkamadan öldürüldü. İkinci oğlu Selim tahta çıktı. Diğer çocukları da Beyazıt ve Cihangir Şehzadelerdir. Kızı Mihrimah Sultan&#8217;ı Vezir-i Azam Rüstem Paşa ile evlendirerek Vezir-i Azam&#8217;la bir ittifak oluşturdu. Kanuni, yeniçeriler tarafından çok sevilen oğlu Mustafa&#8217;yı kendisini tahttan indirmeyi planladığı inancıyla öldürttü. Hürrem Sultan&#8217;ın Kanuni&#8217;yi bu kararda etkilediği inancı yaygındır. Şehzade Mustafa&#8217;nın öldürülmesinden sonra Mahidevran Sultan iyice gözden düştü. Yaşamının büyük bir bölümünü fakir olarak oğlunun mezarının bulunduğu Bursa&#8217;da geçirdi. Ancak Hürrem Sultan&#8217;ın ölümünden sonra Hürrem Sultan&#8217;ın oğlu padişah II. Selim Mahidevran Sultan&#8217;a maaş bağlattı ve oğlu Mustafa&#8217;nın türbesini yaptırttı.</p>
<p>Devlet yönetiminde etkili olan Hürrem Sultan, İran savaşını destekledi. Ruslar ve Lehlerle barış içinde yaşanılmasını sağladı. Bu dönemde Ruslar Kazan ve Astrahan Hanlıklarına hakim olup doğuya doğru yayılmaya başladılar.</p>
<p>Hürrem Sultan 18 Nisan 1558 tarihinde eşi Kanuni Sultan Süleyman&#8217;dan 8 sene önce 52 yaşındayken öldü. Oğlu II. Selim&#8217;in tahta çıkışını göremedi. Süleymaniye Camisi Külliyesi içinde kendisi için yaptırılan türbeye gömüldü. Türbenin iç duvarları bir cennet bahçesini tasvir eden İznik çinileriyle kaplıdır.</p>
<p>Hürrem Sultan İstanbul&#8217;da günümüzde onun adıyla anılan Haseki semtinde, Mimar Sinan&#8217;a Haseki Külliyesini yaptırmıştır. 1538-1550 yılları arasında inşaatı tamamlanan külliyenin içinde bir hamam, medrese ve hastane bulunmaktadır. Günümüzde T.C. Sağlık Bakanlığı Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak tanınan bu hastane Türkiye&#8217;de kesintisiz hizmet vermekte olan en eski hastane olma özelliğini taşır.</p>
<p>Hürrem Sultan ayrıca Ayasofya Camii civarında yardıma muhtaç ve fakirlerin karnını doyurmak için bir mutfak yaptırtmıştır.</p>
<p>Hürrem Sultan Avrupa&#8217;da, modern Türkiye&#8217;de ve batıda birçok resim, müzik ve bale gibi tarihi çalışmalara konu olmuştur. Mesela Joseph Haydn&#8217;in 63. senfonisini örnek verebiliriz. Eserler Ukraynalılar tarafından yazılmıştır ama genelde İngilizce, Almanca ve Fransızcadır.</p>
<div id="attachment_4120" class="wp-caption alignnone" style="width: 460px"><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/uploads/hurrem-sultan-anıtı.jpg" rel="thumbnail"><img class="size-full wp-image-4120" title="hurrem-sultan-anıtı" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/uploads/hurrem-sultan-anıtı.jpg" alt="" width="450" height="600" /></a><p class="wp-caption-text">Hürrem Sultan Anıtı</p></div>
<p>Hürrem Sultan&#8217;ın doğduğu yer olduğuna inanılan Ukrayna&#8217;nın Rohatyn kentinde bir Hürrem Sultan anıtı bulunmaktadır. 2007 yılında, Ukrayna&#8217;daki bir liman kenti olan Mariupol&#8217;daki Tatarlar Hürrem Sultan&#8217;ın onuruna bir cami açmıştır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fhurrem-sultan-alexandra-lisowska-kimdir.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/hurrem-sultan-alexandra-lisowska-kimdir.html/" target="_blank"><img src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook da Paylas" title="Facebook da Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/hurrem-sultan-alexandra-lisowska-kimdir.html/" target="_blank" title="Facebook da Paylas">Facebook da Paylas</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/hurrem-sultan-alexandra-lisowska-kimdir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Andromeda Nedir</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/andromeda-nedir.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/andromeda-nedir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Dec 2008 09:03:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[UZAY]]></category>
		<category><![CDATA[Andromeda]]></category>
		<category><![CDATA[Andromeda hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Andromeda nedir]]></category>
		<category><![CDATA[galaksi]]></category>
		<category><![CDATA[Samanyolu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=2432</guid>
		<description><![CDATA[Samanyolun dan daha uzakta ve çok daha büyük bir galaksi. On dokuzuncu asrın ortalarına kadar bunun uzakta bulunan çok büyük bir yıldız kümesi mi yoksa parlak bir gaz kütlesi mi olduğu kesinlik kazanmamıştı. 1864de Sir William Higgins, bunun tayfının devamlı, bundan dolayı da ışığının yıldız ışığı olduğunu ortaya çıkardı samanyolu sistemine dahil olmadığını ve andromedanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fandromeda-nedir.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p>Samanyolun dan daha uzakta ve çok daha büyük bir galaksi. On dokuzuncu asrın ortalarına kadar bunun uzakta bulunan çok büyük bir yıldız kümesi mi yoksa parlak bir gaz kütlesi mi olduğu kesinlik kazanmamıştı. 1864de Sir William Higgins, bunun tayfının devamlı, bundan dolayı da ışığının yıldız ışığı olduğunu ortaya çıkardı</p>
<p>samanyolu sistemine dahil olmadığını ve andromedanın başka bir yıldızlar grubuna dahil olduğunu, 1920 de Edwin Hubbe 254 cmlik teleskobunu kullanarak göstermiştir. Bu grubun parlak yıldızları büyük teleskopların yardımı ile alınan fotoğraflarda görülmüştür. Bilhassa ABDnin Palomar Tepesindeki yansıtıcı teleskoplar ile yapılan çalışmalardan iyi neticeler alınmıştır.</p>
<p>Yapılan gözlemler neticesinde Andromedanın, dünyaya olan uzaklığının iki milyon ışık yılından daha fazla olduğu anlaşılmıştır. Başka bir deyişle şu anda teleskoplarla görülebilen yıldız kümesi, bu galaksinin iki milyon yıl önceki halidir. Şu andaki durumu ise ancak iki milyon yıl sonra gözlenebilecektir.</p>
<p>Bundan dolayı Samanyolundan daha büyük olduğu anlaşılmıştır. Çapı tam 180.000 ışık yılı olan Andromeda Galaksisinin, içinde 300 milyar yıldız barındırdığı hesaplanmıştır. Büyük, spiral kollu bir elips biçimindedir. Bu kadar büyük bir uzaklıkta bulunmasına rağmen çıplak gözle sadece zayıf bir ışık lekesi olarak görülür. Görünen büyüklüğü ayın yarısı kadar olup, büyük bir teleskop olmaksızın sadece merkezi görülebilir
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fandromeda-nedir.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/andromeda-nedir.html/" target="_blank"><img src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook da Paylas" title="Facebook da Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/andromeda-nedir.html/" target="_blank" title="Facebook da Paylas">Facebook da Paylas</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/andromeda-nedir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Astronotların objektiflerinden gece ışıltıları</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/astronotlarin-objektiflerinden-gece-isiltilari.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/astronotlarin-objektiflerinden-gece-isiltilari.html/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2008 14:15:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[UZAY]]></category>
		<category><![CDATA[gece fotoğrafları]]></category>
		<category><![CDATA[uzaydan fotoğraf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=2160</guid>
		<description><![CDATA[Astronotların objektiflerinden gece ışıltıları Facebook da Paylas]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fastronotlarin-objektiflerinden-gece-isiltilari.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p>Astronotların objektiflerinden gece ışıltıları</p>
<p>
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fastronotlarin-objektiflerinden-gece-isiltilari.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/astronotlarin-objektiflerinden-gece-isiltilari.html/" target="_blank"><img src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook da Paylas" title="Facebook da Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/astronotlarin-objektiflerinden-gece-isiltilari.html/" target="_blank" title="Facebook da Paylas">Facebook da Paylas</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/astronotlarin-objektiflerinden-gece-isiltilari.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Halley kuyruklu yıldızı nedir.?</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/halley-kuyruklu-yildizi-nedir.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/halley-kuyruklu-yildizi-nedir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2008 07:36:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[UZAY]]></category>
		<category><![CDATA[Comet Halley]]></category>
		<category><![CDATA[Halley kuyruklu]]></category>
		<category><![CDATA[Halley kuyruklu nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Halley kuyruklu yıldızı ne zaman görünecek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=725</guid>
		<description><![CDATA[Halley kuyrukluyıldızı, (resmi adıyla 1P/Halley veya bu kuyruklu yıldızlar üzerine çalışmalar yapan Edmond Halley&#8217;e ithafen Comet Halley), her75–76 yılda bir görünür.Tüm periyodik kuyrukluyıldızlar arasında en meşhurudur. Her yüzyılda bir, çok uzun periyodlu kuyrukluyıldız görülmesine rağmen, Halley çıplak gözle görülebilen tek kısa periyodlu kuyrukluyıldızdır.Ayrıca insan ömründe geri dönecek çıplak gözle görülür tek kuyrukluyıldızdır.Halley kuyrukluyıldızı iç Güneş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fhalley-kuyruklu-yildizi-nedir.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p>Halley kuyrukluyıldızı, (resmi adıyla <strong>1P/Halley</strong> veya bu kuyruklu yıldızlar üzerine çalışmalar yapan Edmond Halley&#8217;e ithafen <strong>Comet Halley</strong>), her75–76 yılda bir görünür.Tüm periyodik kuyrukluyıldızlar arasında en meşhurudur. Her yüzyılda bir, çok uzun periyodlu kuyrukluyıldız görülmesine rağmen, Halley çıplak gözle görülebilen tek kısa periyodlu kuyrukluyıldızdır.Ayrıca insan ömründe geri dönecek çıplak gözle görülür tek kuyrukluyıldızdır.Halley kuyrukluyıldızı iç Güneş Sistemi&#8217;ne en son 1986 yılında girmiştir. Hesaplara göre <span class="new">2061</span> yılında tekrar görülecektir.<span id="more-725"></span><br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7080240956454786";
/* 336x280, oluşturulma 20.04.2008 */
google_ad_slot = "8994188688";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
// --></script></p>
<p><script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script><br />
1066 yılında görüldüğü konusunda <span class="new">Bayeux Halısı</span>&#8216;na kayıt düşülmüştür ve 1682&#8242;de yeniden ortaya çıkmıştır.Gökbilimci Edmond Halley yörüngesini hesaplamıştır. Ayrıca, bu yörüngenin 1531 ve 1607&#8242;de görülen kuyrukluyıldızların çakıştığını saptayıp, dolayısıyla bu üç kuyrukluyıldızın gerçekte aynı kuyrukluyıldız olduğunu ve 1758&#8242;de döneceğini öne sürdü; bu varsayım doğru çıktı. Kuyrukluyıldız 1835 ve 1910&#8242;da yeniden ortaya çıktı.Halley kuyruklu yıldızı Dünya&#8217;nın okadar yakınından geçtiki neredeyse dünyaya çarpacaktı.Halley kuyruklu yıldızı Dünya&#8217;ya çarpsaydı Dünya paramparça olabilirdi.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fhalley-kuyruklu-yildizi-nedir.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/halley-kuyruklu-yildizi-nedir.html/" target="_blank"><img src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook da Paylas" title="Facebook da Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/halley-kuyruklu-yildizi-nedir.html/" target="_blank" title="Facebook da Paylas">Facebook da Paylas</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/halley-kuyruklu-yildizi-nedir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Samanyolu Galaksisi</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/samanyolu-galaksisi.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/samanyolu-galaksisi.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2008 07:29:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[UZAY]]></category>
		<category><![CDATA[Samanyolu]]></category>
		<category><![CDATA[Samanyolu Galaksisi]]></category>
		<category><![CDATA[Samanyolu Galaksisi nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=719</guid>
		<description><![CDATA[Samanyolu, dilimizde kehkeşan veya hacılar yolu (hacı yolu)olarakta bilinen galaksinin adıdır. Samanyolu çubuk sarmal gökada sınıfındadır. Mahalli grupta, Virgo Süperkümesinde yer alır. Güneş Sistemi&#8217;ni de içinde barındırır. İlk kez Democritus (M.Ö. 450- M.Ö 370) galaksinin varlığını iddia etmiştir. Galaksinin merkezi yaklaşık 80.000 &#8211; 100.000 ışık yılı olarak hesaplanmıştır. Yaklaşık olarak 400 milyar yıldız barındırdığı varsayılmaktadır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fsamanyolu-galaksisi.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/samanyolu.jpg" rel="thumbnail"><img class="alignleft size-full wp-image-720" title="samanyolu" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/samanyolu.jpg" alt="" width="135" height="97" /></a><strong>Samanyolu</strong>, dilimizde kehkeşan veya <span class="new">hacılar yolu</span> (<span class="new">hacı yolu</span>)olarakta bilinen galaksinin adıdır. Samanyolu çubuk sarmal gökada sınıfındadır. Mahalli grupta, <span class="new">Virgo</span> Süperkümesinde yer alır. Güneş Sistemi&#8217;ni de içinde barındırır. İlk kez <span class="mw-redirect">Democritus</span> (M.Ö. 450- M.Ö 370) <span class="mw-redirect">galaksinin</span> varlığını iddia etmiştir. Galaksinin merkezi yaklaşık 80.000 &#8211; 100.000 ışık yılı olarak hesaplanmıştır. Yaklaşık olarak 400 milyar yıldız barındırdığı varsayılmaktadır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fsamanyolu-galaksisi.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/samanyolu-galaksisi.html/" target="_blank"><img src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook da Paylas" title="Facebook da Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/samanyolu-galaksisi.html/" target="_blank" title="Facebook da Paylas">Facebook da Paylas</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/samanyolu-galaksisi.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güneş Sistemi Nedir.?</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/gunes-sistemi-nedir.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/gunes-sistemi-nedir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2008 07:22:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[UZAY]]></category>
		<category><![CDATA[gezegenler]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[güneş sistemi gezegenleri]]></category>
		<category><![CDATA[güneş sistemi içeriği]]></category>
		<category><![CDATA[güneş sistemi nasıl oldu]]></category>
		<category><![CDATA[güneş sistemi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[güneş sistemi nerededir]]></category>
		<category><![CDATA[güneş sistemi oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[güneş sistemi yapısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=717</guid>
		<description><![CDATA[Güneş Sistemi; Güneş&#8216;ten ve onun çekim etkisi altında kalan sekiz gezegen ve onların bilinen 166 uydusundan, üç cüce gezegenden (Ceres, Plüton, Eris ile onların bilinen dört uydusu), ve milyarlarca küçük gökcisminden oluşur. Küçük cisimler kategorisine asteroitler, Kuiper kuşağı nesneleri, kuyrukluyıldızlar, göktaşları ve gezegenlerarası toz girer. Güneş Sistemi; Güneş, dört yerbenzeri iç gezegen, küçük taş asteroitlerden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fgunes-sistemi-nedir.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p><strong>Güneş Sistemi</strong>; <a href="http://www.nedennasilnedir.com/?p=714">Güneş</a>&#8216;ten ve onun <span class="mw-redirect">çekim etkisi</span> altında kalan sekiz gezegen ve onların bilinen 166 <span class="mw-redirect">uydusundan</span>, üç cüce gezegenden (Ceres, Plüton, Eris ile onların bilinen dört uydusu), ve milyarlarca küçük gökcisminden oluşur. Küçük cisimler kategorisine asteroitler, Kuiper kuşağı nesneleri, <span class="mw-redirect">kuyrukluyıldızlar</span>, göktaşları ve gezegenlerarası toz girer. Güneş Sistemi; Güneş, dört yerbenzeri <strong>iç gezegen</strong>, küçük taş asteroitlerden oluşan bir asteroit kuşağı, dört gaz devi <strong>dış gezegen</strong>, ve Kuiper kuşağı denen buzsu cisimlerden oluşan ikinci bir kuşaktan ibarettir. Kuiper kuşağının ötesinde ise seyrek disk, gündurgun (<em>heliopause</em>) ve en son olarak da varsayımsal Oort bulutu bulunur.</p>
<p>Güneş&#8217;ten olan uzaklıklarına göre gezegenler sırasıyla <a href="http://www.nedennasilnedir.com/?p=689">Merkür</a>, <a href="http://www.nedennasilnedir.com/?p=692">Venüs</a>, <a href="http://www.nedennasilnedir.com/?p=695">Dünya</a>, <a href="http://www.nedennasilnedir.com/?p=698">Mars</a>, <a href="http://www.nedennasilnedir.com/?p=702">Jüpiter</a>, <a href="http://www.nedennasilnedir.com/?p=705">Satürn</a>, <a href="http://www.nedennasilnedir.com/?p=708">Uranüs</a>, ve <a href="http://www.nedennasilnedir.com/?p=711">Neptün</a>&#8216;dür. Bu sekiz gezegenin altısının çevresinde <span class="mw-redirect">doğal uydular</span> döner. Ayrıca dış gezegenlerin her birinin toz ve diğer parçacıklardan oluşan bir gezegen kuşağı vardır.<span id="more-717"></span><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7080240956454786";
/* 336x280, oluşturulma 20.04.2008 */
google_ad_slot = "8994188688";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
// --></script></p>
<p><script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script> Dünya dışındaki tüm gezegenler adlarını Yunan-Roma mitolojisi tanrılarından alır. Üç cüce gezegen Kuiper kuşağında en büyük cisim olan Plüton, asteroit kuşağındaki en büyük cisim olan Ceres ve seyrek diskte yer alan ve diğer ikisinden daha büyük olan Eris&#8217;tir.</p>
<h2><span class="mw-headline">Terimler</span><span class="editsection" style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px;"></span></h2>
<p>Güneş&#8217;in yörüngesinde dönen cisimler üçe ayrılır: Gezegenler, cüce gezegenler ve Güneş Sistemi küçük gökcisimleri.</p>
<p>Güneş&#8217;in çevresinde dönen, kendine küresel bir biçim verecek kadar kütlesi olan ve yörüngesinin yakın çevresini (doğal uyduları dışında) temizlemiş gökcisimlerine gezegen denir. Bilinen sekiz gezegen vardır: Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün.</p>
<p>24 Ağustos 2006&#8242;da Uluslararası Astronomi Birliği (IAU), Plüton&#8217;u dışarıda bırakarak ilk defa &#8220;gezegen&#8221; terimini tanımladı. Plüton ile birlikte, Eris ve Ceres yeni bir kategori olan cüce gezegen olarak tanımlandı. Cüce gezegenler, yörüngeleri etrafındaki diğer cisimleri temizleyecek yerçekimsel güce sahip olmayan gökcisimleridir. Cüce gezegen olarak sınıflandırılma ihtimali olan diğer gökcisimleri Sedna, Orcus, ve Quaoar&#8217;dur.</p>
<p>Plüton 1930 yılında keşfinden, 2006 yılına kadar geçen sürede Güneş Sistemi&#8217;nin dokuzuncu gezegeni olarak kabul edilmiştir. Ancak 20. yüzyılın sonlarında ve 21. yüzyılın başlarında Plüton&#8217;a benzer birçok gökcismi keşfedilmiştir, aralarında en çok dikkati çeken Plüton&#8217;dan birazcık daha büyük olan Eris&#8217;tir.</p>
<p>Bunların dışında kalan ve Güneş&#8217;in çevresinde dönen gökcisimlerine <em>Güneş Sistemi küçük gökcisimleri</em> denir.</p>
<p><span class="mw-redirect">Doğal uydular</span> ya da aylar Güneş&#8217;in çevresinde değil de gezegenlerin, cüce gezegenlerin ya da Güneş Sistemi küçük gökcisimlerinin çevresinde dönen gökcisimleridir.</p>
<p>Bir gezegenin Güneş&#8217;ten olan uzaklığı kendi yılı boyunca değişir. Güneş&#8217;e en çok yaklaştığı duruma <span class="mw-redirect">günberi</span>, en uzak olduğu duruma da <span class="mw-redirect">günöte</span> denir.</p>
<p>Gökbilimciler, Güneş Sistemi içindeki uzaklıkları genellikle <span class="mw-redirect">gök birimi</span> (GB) ile ölçer. Bir GB, Güneş ile Dünya arasındaki yaklaşık uzaklıktır ve kabaca 149.598.000 km.&#8217;dir. Plüton Güneş&#8217;ten yaklaşık 38 GB uzaktayken Jüpiter kabaca 5,2 GB uzaklıktadır. Yıldızlararası uzaklık birimlerinin en bilineni olan bir ışık yılı kabaca 63.240 GB&#8217;dir.</p>
<p>Güneş Sistemi bazen gayri resmi olarak farklı bölgelere ayrılır. <strong>İç Güneş Sistemi</strong> dört yerbenzeri gezegenden ve asteroit kuşağından oluşur. Bazıları <strong>dış Güneş Sistemi</strong> tanımını asteroitlerin ötesindeki her şey olarak yapar. Diğerleri ise dört gaz devini &#8220;orta bölge&#8221; olarak tanımlayıp dış Güneş Sistemini Neptün ötesi bölge olarak nitelendirir.</p>
<p><a id="Yap.C4.B1s.C4.B1" name="Yap.C4.B1s.C4.B1"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">Yapısı</span><span class="editsection" style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px;"></span></h2>
<div class="thumb tleft">
<div class="thumbinner" style="width: 202px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/2/2b/Solarsystem.jpg/200px-Solarsystem.jpg" border="0" alt="Clementine uzay sondasından çekilen ve Ay'ın ardından gelen günışığıyla görünen tutulum çemberi. Soldan sağa: Merkür, Mars, Satürn." width="200" height="133" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Clementine uzay sondasından çekilen ve Ay&#8217;ın ardından gelen günışığıyla görünen tutulum çemberi. Soldan sağa: Merkür, Mars, Satürn.</p></div>
</div>
</div>
<p>Güneş Sistemi&#8217;nin asıl bileşeni elbetteki sistemin bilinen kütlesinin % 99,86&#8242;sını oluşturan ve <span class="mw-redirect">çekim kuvveti</span> ile sistemi bir arada tutan ana dizide yeralan G2V tipi bir sarı cüce olan Güneş&#8217;tir. Sistemin kalan kütlesinin % 90&#8242;ından fazlasını da yalnızca Güneş&#8217;in çevresinde dönen en büyük iki gökcismi olan Jüpiter ve <span class="mw-redirect">Satürn</span> oluşturur.</p>
<p>Güneş&#8217;in çevresinde dönen büyük gökcisimlerinin çoğu Dünya&#8217;nın yörüngesinin tutulum adı verilen düzleminde bulunur. Gezegenler tutuluma çok yakın bulunurken kuyruklu yıldızlar ve Kuiper kuşağı gökcisimleri tutulum çemberi ile büyük açılar yapar.</p>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 202px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/b/bb/Oort_cloud_Sedna_orbit-tr.png/200px-Oort_cloud_Sedna_orbit-tr.png" border="0" alt="Güneş Sistemi'nde bulunan gökcisimlerinin ölçekli yörüngeleri. (Sol üstten başlayarak saat yönünde)" width="200" height="200" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Güneş Sistemi&#8217;nde bulunan gökcisimlerinin ölçekli yörüngeleri. (Sol üstten başlayarak saat yönünde)</p></div>
</div>
</div>
<p>Gezegenlerin hepsi ve diğer gökcisimlerinin çoğu, Güneş&#8217;in kuzey kutbunun üzerindeki bir noktasından bakıldığında, Güneş&#8217;in çevresindeki yörüngede saat yönünün tersine dönmektedir. Ancak Halley kuyruklu yıldızı gibi istisnalar bulunur.</p>
<p>Gökcisimleri Güneş&#8217;in çevresinde Kepler yasalarına uygun olarak devinirler. Her gökcismi, odak noktalarından birinde Güneş&#8217;in bulunduğu yaklaşık bir elips yörünge üzerinde hareket eder. Güneş&#8217;e daha yakın olan gökcisimleri daha hızlı hareket eder. Gezegenlerin yörüngeleri hemen hemen daireseldir ama birçok kuyruklu yıldız, asteroit ve Kuiper kuşağı gökcisimleri oldukça dar eliptik yörüngeler izler.</p>
<p>Güneş Sistemi gösterimlerinde çok büyük uzaklıkları tasvir etme zorluğuna karşı, yörüngeler genellikle eşit uzaklıkta gösterilir. Gerçekte, birkaç istisna dışında bir gezegen ya da kuşağın Güneş&#8217;e olan uzaklığı arttıkça bir önceki yörünge ile olan uzaklığı da büyür. Örneğin Venüs, Merkür&#8217;den 0,33 GB daha dışarıdadır, Satürn ise Jüpiter&#8217;den 4,3 GB daha uzaktadır. Neptün de Uranüs&#8217;ten 10,5 GB daha uzaktadır. Bu yörünge uzaklıkları arasında bağıntı kurmaya çalışan Titius-Bode yasası gibi bazı girişimler olmuş ama kabul gören bir teori çıkmamıştır.</p>
<p><a id="Olu.C5.9Fumu_ve_evrimi" name="Olu.C5.9Fumu_ve_evrimi"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">Oluşumu ve evrimi</span></h2>
<div class="thumb tleft">
<div class="thumbinner" style="width: 302px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/7/71/Protoplanetary-disk.jpg/300px-Protoplanetary-disk.jpg" border="0" alt="Sanatçı gözüyle gezegen öncesi disk" width="300" height="163" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Sanatçı gözüyle gezegen öncesi disk</p></div>
</div>
</div>
<p>Güneş Sistemi&#8217;nin ilk olarak Emanuel Swedenborg tarafından 1734 yılında öne sürülen, daha sonra Immanuel Kant tarafından 1755 yılında genişletilen bulutsu varsayıma uygun olarak oluştuğuna inanılmaktadır. Benzer bir teori Pierre-Simon Laplace tarafından bağımsız olarak 1796&#8242;da üretilmiştir. Bu teoriye göre Güneş Sistemi 4,6 milyar yıl önce dev bir moleküler bulutun çökmesi sonucu oluşmuştur. Bu ilk bulutun birkaç ışık yılı genişliğinde olduğu ve birkaç yıldızın doğumuna sebep olduğu sanılmaktadır. Çok eski göktaşlarının incelenmesi sonucunda, ancak çok büyük patlayan yıldızların merkezinde oluşabilecek kimyasal elementlere rastlanması Güneş&#8217;in bir yıldız kümesi içinde ve birkaç süpernova patlamasının yakınında oluştuğuna işaret eder. Bu süpernovalardan gelen şok dalgası çevrede bulunan bulutun içinde yüksek yoğunluk bölgeleri oluşturarak iç gaz basıncını yenecek ve içe çöküşe neden olacak kütleçekimsel kuvvetlerin oluşmasına izin vererek Güneş&#8217;in oluşmasını tetiklemiş olabilir.</p>
<p>Sonradan Güneş Sistemi olacak olan ve <em>güneş öncesi bulutsu</em> olarak bilinen bölge<sup> </sup>7.000 ile 20.000 GB çapında ve Güneş&#8217;in kütlesinden biraz daha fazla bir kütleye sahipti (0,1 ile 0,001 güneş kütlesi kadar). Bulutsu içe doğru çöktükçe açısal momentumun korunması nedeniyle daha da hızlı dönmeye başladı. Bulutsunun içindeki maddeler yoğunlaştıkça içindeki atomlar artan frekanslarla çarpışmaya başladı. Hemen hemen kütlenin tamamının toplandığı merkezin sıcaklığı etrafındaki diske göre giderek daha da arttı.<sup> </sup>Kütleçekimi, gaz basıncı, manyetik alanlar ve dönüş küçülen bulutsuyu etkiledikçe kabaca 200 GB çapında, kendi etrafında dönen gezegen öncesi bir diske dönüştü ve merkezde sıcak ve yoğun bir önyıldız oluştu.</p>
<p>Güneş&#8217;in evriminin bu dönemine benzeyen, genç, birleşme öncesi güneş kütlesine sahip T Tauri yıldızları üzerine yapılan incelemeler sıklıkla gezegen oluşumu öncesi disklerin bu tür yıldızlarla bir arada bulunduğunu gösterir. Bu diskler birkaç yüz gök birimi genişliğe ve en sıcak oldukları noktada ancak bin kelvin sıcaklığa ulaşırlar.</p>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 252px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/d/da/M42proplyds.jpg/250px-M42proplyds.jpg" border="0" alt="Işık yılları genişliğinde, güneşin oluştuğu öncül bulutsuya benzeyen, Orion Bulutsusu'nda gezegen öncesi disklerin Hubble tarafından çekilmiş görseli." width="250" height="188" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Işık yılları genişliğinde, güneşin oluştuğu öncül bulutsuya benzeyen, Orion Bulutsusu&#8217;nda gezegen öncesi disklerin Hubble tarafından çekilmiş görseli.</p></div>
</div>
</div>
<p>Yaklaşık 100 milyon yıl sonra içeri çöken bulutsunun merkezinde bulunan hidrojenin yoğunluğu ve basıncı önyıldızın nükleer füzyona başlamasına yetecek miktara gelmişti. Termal enerjinin kütleçekimsel daralmaya karşı durabildiği hidrostatik dengeye ulaşana kadar bu artış devam etti. İşte bu noktada güneş artık tam bir yıldız olmuştu.</p>
<p>Geride kalan gaz ve tozdan ibaret güneş bulutsusundan çeşitli gezegenler oluşmuştur. Bu oluşumun kaynaşma süreciyle olduğuna inanılmaktadır. Kaynaşma; gezegenlerin merkezde yeralan önyıldız çevresinde dönen toz taneleri olarak başlamaları, yavaş yavaş bir ile on metre çapında topaklar hâline gelmeleri, daha sonra çarpışarak 5 km çapında gezegenciklere dönüşmeleri, ve sonraki birkaç milyon yıl boyunca çarpışmalara devam ederek her yıl kabaca 15 cm kadar büyümeleri sürecidir.</p>
<p>İç Güneş Sistemi, su ve metan gibi uçucu moleküllerin yoğunlaşmasına izin vermeyecek kadar çok sıcaktı, dolayısıyla oluşan gezegencikler gezegen öncesi diskin yalnızca 0,6% kütlesinden ibaretti ve genel olarak silikatlar ve metaller gibi yüksek <span class="mw-redirect">erime noktasına</span> sahip olan kimyasal bileşiklerden oluşmuşlardı. Bu kayasal gökcisimleri sonunda yerbenzeri gezegenler oldu. Daha ötelerde Jüpiter&#8217;in kütleçekimsel etkisi gezegen öncesi gökcisimlerinin biraraya gelmesini engelledi ve geride asteroit kuşağı kaldı.</p>
<p>Daha da ötede, donma hattının gerisinde, daha uçucu olan buzlu bileşiklerin katı kalabileceği yerde, Jüpiter ve Satürn <span class="mw-redirect">gaz devi</span> hâline geldi. Uranüs ve Neptün daha az madde yakalayabildi ve çekirdeklerinin hidrojen bileşiklerinden oluşan buzdan meydana geldiğine inanıldığı için buz devi olarak bilinirler.<sup id="cite_ref-20" class="reference"></sup></p>
<div class="thumb tleft">
<div class="thumbinner" style="width: 202px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/2/22/Redgiantsun.gif/200px-Redgiantsun.gif" border="0" alt="Sanatçı gözüyle Güneş'in gelecekteki evrimi. Solda ana dizi, ortada kızıl dev, sağda beyaz cüce." width="200" height="133" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Sanatçı gözüyle Güneş&#8217;in gelecekteki evrimi. Solda ana dizi, ortada kızıl dev, sağda beyaz cüce.</p></div>
</div>
</div>
<p>Genç Güneş enerji üretmeye başladıktan sonra güneş rüzgârı gezegen öncesi diskte bulunan gaz ve tozu yıldızlararası uzaya doğru gönderdi ve böylece gezegenlerin oluşumunu durdurdu. T Tauri yıldızları daha kararlı ve eski yıldızlara nazaran daha güçlü yıldız rüzgârlarına sahiptir.</p>
<p>Gökbilimciler Güneş Sisteminin güneş ana diziden uzaklaşmaya başlayıncaya kadar bugünkü hâliyle kalacağını tahmin etmektedir. Güneş hidrojen yakıtını yaktıkça geride kalan yakıtı yakabilmek için giderek ısınır, dolayısıyla da daha hızlı yakmaya devam eder. Sonuç olarak kabaca her 1,1 milyar yılda bir yüzde on oranında parlaklığı artmaktadır.</p>
<p>Tahminlere göre bugünden yaklaşık 6,4 milyar yıl sonra Güneş&#8217;in çekirdeği o kadar sıcak olacak ki daha az yoğun olan üst katmanlarda da hidrojen kaynaşması oluşmaya başlayacak. Bunun sonunda Güneş şu anki çapının kabaca 100 katı kadar genişleyecek ve bir <span class="mw-redirect">kızıl dev</span> olacaktır. Sonra da oldukça artmış olan yüzey alanı nedeniyle soğumaya başlayacak ve parlaklığını yitirecektir.</p>
<p>En sonunda Güneş&#8217;in dış katmanları ayrılacak ve geride olağanüstü derecede yoğun bir gökcismi olan beyaz cüce kalacaktır. Bu beyaz cüce Güneş&#8217;in ilk kütlesinin yarısına sahip olacak ancak büyüklüğü dünya kadar olacaktır.</p>
<p><a id="G.C3.BCne.C5.9F" name="G.C3.BCne.C5.9F"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">Güneş</span> <span class="editsection" style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px;"></span></h2>
<div class="thumb tleft">
<div class="thumbinner" style="width: 172px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/6e/The_sun1.jpg/170px-The_sun1.jpg" border="0" alt="Dünya'dan görünüşüyle Güneş." width="170" height="128" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Dünya&#8217;dan görünüşüyle Güneş.</p></div>
</div>
</div>
<p>Güneş, Güneş Sistemi&#8217;nin ana yıldızı ve en önemli öğesidir. Büyük kütlesi nükleer kaynaşmayı sürdürmek için yeterince yüksek bir iç yoğunluk sağlar. Nükleer kaynaşma çok büyük miktarlarda enerji açığa çıkarır ve bu enerjinin çoğu görünür ışık gibi <span class="mw-redirect">elektromanyetik ışımalarla</span> dış uzaya yayılır.</p>
<p>Güneş kısmen büyük bir sarı cüce olarak sınıflandırılır ama galaksimizde bulunan diğer yıldızlarla kıyaslandığında bu isim yanıltıcı olabilir çünkü Güneş oldukça büyük ve parlaktır. Yıldızlar, parlaklıkları ve yüzey sıcaklıklarına göre yerleştirildikleri Hertzsprung-Russell diyagramı ile sınıflandırılır. Genel olarak daha sıcak olan yıldızlar daha parlaktır. Bu modele uyan yıldızlar ana diziyi oluşturur ve Güneş ana dizinin tam ortasında yer alır. Ancak Güneş&#8217;ten daha parlak ve sıcak yıldızlara az rastlanırken, daha az parlak ve soğuk yıldızlara sıkça rastlanır.</p>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 302px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/e/ee/Hertzsprung-russel_cizenegi.png/300px-Hertzsprung-russel_cizenegi.png" border="0" alt="Hertzsprung-Russell diyagramı; ana dizi sağ alttan sol üste kadar uzanır." width="300" height="357" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Hertzsprung-Russell diyagramı; ana dizi sağ alttan sol üste kadar uzanır.</p></div>
</div>
</div>
<p>Güneş&#8217;in ana dizideki konumunun bir yıldızın yaşamının en güzel dönemi olduğuna inanılmaktadır. Henüz nükleer kaynaşma için kullandığı yakıt olan hidrojen kaynaklarını tüketmemiştir. Güneş gittikçe daha parlaklaşmaktadır, yaşamının başlarında şu ankinden 75% daha az parlaktı.</p>
<p>Güneş&#8217;in içinde bulunan hidrojen ve helyum oranlarının hesaplanması sonucunda yaşam süresinin yarısında olduğu ortaya çıkmaktadır. Sonunda ana diziden uzaklaşacak ve daha büyük, daha parlak ama daha soğuk olacak, kızıllaşarak yaklaşık beş milyar yıl içinde de <span class="mw-redirect">kızıl dev</span> hâline gelecektir. Bu noktada parlaklığı şu anki değerinin birkaç bin katı olacaktır.</p>
<p>Güneş Öbek I yıldızıdır; yani evrenin gelişiminin son dönemlerinde doğmuştur. Daha yaşlı olan Öbek II yıldızlardan daha fazla miktarda, hidrojen ve helyumdan ağır elementler (gökbilimsel anlamda &#8220;metaller&#8221;) barındırır. Hidrojen ve helyumdan daha ağır olan elementler eski ve patlayan yıldızların çekirdeklerinde oluşmuştur. Yani evrende bu elementlerin bulunabilmesi için ilk kuşak yıldızların ölmesi gerekmiştir. En eski yıldızlarda çok az miktarda metal varken, daha sonra doğan yıldızlarda daha fazla metal vardır. Bu yüksek metallik oranının Güneş&#8217;in gezegen sistemi oluşturmasında çok önemli olduğuna inanılmaktadır çünkü gezegenler bu metallerin kaynaşmasından oluşmuştur.</p>
<p><a id="Gezegenleraras.C4.B1_ortam" name="Gezegenleraras.C4.B1_ortam"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Gezegenlerarası ortam</span></h3>
<div class="thumb tleft">
<div class="thumbinner" style="width: 202px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/b/b6/Heliospheric-current-sheet.gif/200px-Heliospheric-current-sheet.gif" border="0" alt="Günküresel akım katmanı" width="200" height="156" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Günküresel akım katmanı</p></div>
</div>
</div>
<p>Güneş, ışığın yanı sıra plazma denen yüklü parçacıklardan oluşan güneş rüzgârını da ışıma yoluyla uzaya yayar. Bu parçacık akımı dışarı doğru saatte yaklaşık 1,5 milyon kilometre hızla yol alır ve günküre denen, Güneş Sistemi&#8217;nin içine yaklaşık 100 GB kadar giren seyrek bir atmosfer oluşturur. Buna aynı zamanda <em>gezegenlerarası ortam</em> adı da verilir. Güneş&#8217;in 11 yıllık güneş çevrimi, sıklıkla oluşan güneş parlamaları ve koronal kütle atımı günküreyi karıştırarak uzayda bir hava durumu oluşturur. Güneş&#8217;in dönen manyetik alanı gezegenlerarası ortamı etkileyerek Güneş Sistemi&#8217;nde en büyük yapı olan günküresel akım katmanını oluşturur.</p>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 202px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/61/Aurora-SpaceShuttle-EO.jpg/200px-Aurora-SpaceShuttle-EO.jpg" border="0" alt="Dünya yörüngesinden gözüken güney kutup ışıkları." width="200" height="132" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Dünya yörüngesinden gözüken <span class="mw-redirect">güney kutup ışıkları</span>.</div>
</div>
</div>
<p>Dünya&#8217;nın manyetik alanı atmosferini, güneş rüzgârı ile etkileşime girmekten korur. Venüs ve Mars&#8217;ın manyetik alanı yoktur dolayısıyla da güneş rüzgârı bu gezegenlerin atmosferinin yavaş yavaş uzaya doğru kaçmasına neden olur.<sup> </sup>Güneş rüzgârının Dünya&#8217;nın manyetik alanıyla etkileşime geçmesi sonucunda manyetik kutuplar yakınlarında gözlemlenen kutup ışıkları oluşur.</p>
<p>Kozmik ışınlar Güneş Sistemi dışı kaynaklıdır. Günküre Güneş Sistemini kısmen korur, ayrıca gezegenlerin manyetik alanları (eğer varsa) da koruma sağlar. Yıldızlararası ortamda bulunan kozmik ışınların yoğunluğu ve Güneş&#8217;in manyetik alanının kuvveti çok uzun zaman dilimleri içinde değişiklik gösterir. Dolayısıyla da Güneş Sistemi içinde kozmik ışıma düzeyi değişiklik gösterir ama bunun ne kadar olduğu bilinmemektedir.</p>
<p>Gezegenlerarası ortamda en az iki disk tipi kozmik toz bölgesi bulunur. Birincisi iç Güneş Sistemi&#8217;nde yer alan ve zodyak ışıklarına neden olan zodyak toz bulutudur. Büyük bir olasılıkla, gezegenler arasındaki etkileşim nedeniyle asteroit kuşağında meydana gelen çarpışmalar sonucunda oluşmuştur İkincisi 10 GB ile 40 GB arasında uzanır ve büyük bir olasılıkla Kuiper kuşağında meydana gelen benzer çarpışmalar sonucunda oluşmuştur.</p>
<p><a name=".C4.B0.C3.A7_G.C3.BCne.C5.9F_Sistemi"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">İç Güneş Sistemi</span></h2>
<p>İç Güneş Sistemi, yerbenzeri gezegenlerin ve asteroit kuşağının bulunduğu bölgeye verilen addır. Asıl olarak silikatlar ve metallerden oluşan bu bölgedeki gökcisimleri Güneş&#8217;e oldukça yakındır. Bu bölgenin yarıçapı, Jüpiter ile Satürn arasındaki uzaklıktan küçüktür. Eskiden bu bölgeye iç uzay, asteroit kuşağının ötesindeki bölgeye de dış uzay denmekteydi.</p>
<p><a name=".C4.B0.C3.A7_gezegenler"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">İç gezegenler</span></h3>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 312px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/b/b9/Terrestrial_planet_size_comparisons.jpg/310px-Terrestrial_planet_size_comparisons.jpg" border="0" alt="İç gezegenler. Soldan sağa: Merkür, Venüs, Dünya, ve Mars (boyutlar ölçeklidir.)" width="310" height="135" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>İç gezegenler. Soldan sağa: Merkür, Venüs, Dünya, ve Mars (boyutlar ölçeklidir.)</p></div>
</div>
</div>
<p>Dört iç gezegen yoğun, kayaç bir yapıya sahiptir. <span class="mw-redirect">Doğal uyduları</span> ya çok azdır, ya da hiç yoktur. Gezegen halkaları bulunmaz. Yüksek ergime noktasına sahip olan minerallerden oluşmuştur. Silikatlar katı taşküreyi ve yarı akışkan mantoyu oluşturur. Demir ve nikel gibi metaller ise gezegenlerin çekirdeğini oluşturur. İç gezegenlerden üçünün (Venüs, Dünya ve Mars) önemli birer atmosferi vardır. Hepsinde göktaşlarının oluşturduğu kraterler ve yanardağlar ile yarık vadiler gibi tektonik yüzey şekilleri bulunur.</p>
<dl>
<dt>Merkür</dt>
<dd>Merkür (0,4 GB) Güneş&#8217;e en yakın ve en küçük (0,055 Dünya kütlesi) gezegendir. <span class="mw-redirect">Doğal uydusu</span> yoktur ve göktaşı kraterlerinden başka bilinen tek jeolojik özelliği; büyük bir olasılıkla oluşumunun başlarında geçirdiği büzülme döneminde oluşmuş olan &#8220;kırışıklık sırtları&#8221;dır. Merkür&#8217;ün önemsenmeyecek kadar az olan atmosferi güneş rüzgârı nedeniyle yüzeyinden kopan atomlardan oluşur. Görece büyük demir çekirdeği ve ince mantosu henüz tam olarak açıklanamamıştır. Varsayımlar arasında, büyük bir çarpışma nedeniyle dış katmanlarından kurtulduğu ve genç Güneş&#8217;in enerjisi yüzünden tam olarak kaynaşma yoluyla büyüyemediği vardır.</dd>
</dl>
<dl>
<dt>Venüs</dt>
<dd>Venüs (0,7 GB) boyut olarak Dünya&#8217;ya yakındır (0,815 Dünya kütlesi) ve Dünya&#8217;ya benzer şekilde demir çekirdeğin çevresinde kalın silikat bir mantosu, önemli ölçüde bir atmosferi vardır, ayrıca iç jeolojik etkinliğin varlığına dair kanıtlar mevcuttur. Ancak Dünya&#8217;dan çok daha kurudur ve atmosferi doksan kat daha yoğundur. Venüs&#8217;ün doğal uydusu yoktur. Yüzey sıcaklığı 400 °C&#8217;nin üzerindedir, muhtemelen atmosferdeki sera gazları miktarının sebep olduğu bu durum Venüs&#8217;ü en sıcak gezegen yapar.<sup> </sup>Günümüzde jeolojik etkinlik olduğuna dair kesin kanıtlar bulunmamakla birlikte, Venüs&#8217;ün önemli ölçüde bir atmosferi oluşturacak manyetik alanı olmamasından dolayı, varolan atmosferin ancak volkanik patlamalarla yenilendiği sanılmaktadır.</dd>
</dl>
<dl>
<dt>Dünya</dt>
<dd>Dünya (1 GB) iç gezegenlerin içinde en büyük ve en yoğun olandır. Jeolojik etkinliği devam ettiği ve üzerinde yaşam olduğu bilinen tek gezegendir. Sıvı suküresi (hidrosfer) yerbenzeri gezegenler arasında eşsizdir ve levha hareketlerinin gözlemlendiği tek gezegendir. Dünya&#8217;nın atmosferi diğer gezegenlerin atmosferlerinden tamamen farklıdır, yaşamın olması nedeniyle 21% serbest oksijen içerecek şekilde değişmiştir. Güneş Sistemi içindeki yerbenzeri gezegenler arasında tek büyük doğal uyduya, Ay&#8217;a sahip olan gezegendir.</dd>
</dl>
<dl>
<dt>Mars</dt>
<dd>Mars (1,5 GB) Dünya ve Venüs&#8217;ten küçüktür (0,107 Dünya kütlesi). Çoğunlukla <span class="mw-redirect">karbon dioksitten</span> oluşan önemli bir atmosferi vardır. Olympus Mons gibi yanardağlar ve Valles Marineris gibi yarık vadilerle kaplı olan yüzeyi çok yakın zamanlara kadar jeolojik etkinliğin devam ettiğini göstermektedir. Mars&#8217;ın iki çok küçük doğal uydusu vardır. Deimos ve Phobos&#8217;un Mars&#8217;ın çekimine kapılmış olan asteroitler olduğuna inanılır.</dd>
</dl>
<p><a id="Asteroit_ku.C5.9Fa.C4.9F.C4.B1" name="Asteroit_ku.C5.9Fa.C4.9F.C4.B1"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Asteroit kuşağı</span></h3>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 302px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/b/b2/InnerSolarSystem-tr.png/300px-InnerSolarSystem-tr.png" border="0" alt="Ana asteroit kuşağı ve Truvalı asteroitlerin görseli." width="300" height="300" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Ana asteroit kuşağı ve <span class="mw-redirect">Truvalı asteroitlerin</span> görseli.</div>
</div>
</div>
<p>Asteroitler asıl olarak kaya ve uçucu olmayan minerallerden oluşan küçük, Güneş Sistemi gökcisimleridir.</p>
<p>Ana asteroit kuşağı Mars ile Jüpiter arasında, Güneş&#8217;ten 2,3 ile 3,3 GB uzaklıktadır. Güneş Sistemi&#8217;nin oluşumundan kaldıkları ve Jüpiter&#8217;in kütleçekim gücü nedeniyle biraraya gelip bir gezegen oluşturamadıkları düşünülmektedir.</p>
<p>Asteroitlerin büyüklüğü birkaç yüz kilometreden mikroskobik boyutlara kadar değişmektedir. En büyükleri olan Ceres dışında hepsi Güneş Sistemi küçük gökcismi olarak sınıflandırılır, ancak Vesta ve Hygiea gibi bazı asteroitler eğer hidrostatik dengeye ulaştıkları kanıtlanırsa cüce gezegen olarak yeniden sınıflandırılabilirler.</p>
<p>Asteroit kuşağı içinde çapı bir kilometreyi geçen onbinlerce belki de milyonlarca gökcismi bulunur. Buna rağmen ana asteroit kuşağının toplam kütlesinin Dünya&#8217;nın kütlesinin binde birini geçmesi pek olası değildir. Ana kuşak çok yoğun değildir ve uzay sondaları sorunsuz olarak buradan geçebilmektedir. Çapları 10 ile 10<sup>-4</sup> m arasında kalan asteroitler göktaşı olarak adlandırılır.</p>
<div class="thumb tleft">
<div class="thumbinner" style="width: 122px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/3/33/Ceres_Hubble_sing.jpg/120px-Ceres_Hubble_sing.jpg" border="0" alt="Ceres" width="120" height="113" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Ceres</p></div>
</div>
</div>
<dl>
<dt>Ceres</dt>
<dd>Ceres (2,77 GB) asteroit kuşağı içindeki en büyük gökcismidir ve cüce gezegen olarak sınıflandırılmıştır. Çapı 1000 km&#8217;nin biraz altındadır, bu da kendi yerçekiminin küresel bir şekil oluşturabilmesi için yeterlidir. Ceres 19. yüzyılda ilk keşfedildiğinde gezegen olarak düşünülmüş ancak daha sonraları diğer asteroitlerin de ortaya çıkmasıyla 1850&#8242;lerde asteroit olarak sınıflanmıştır. 2006 yılında cüce gezegen olarak yeniden sınıflandırılmıştır.</dd>
</dl>
<dl>
<dt>Asteroit grupları</dt>
<dd>Ana kuşaktaki asteroitler yörünge özelliklerine göre gruplara ve ailelere ayrılır. Asteroit uydular, daha büyük asteroitlerin etrafında dönen asteroitlerdir. Gezegenlerin uyduları kadar belirgin olarak ayrılamazlar, ve bazen etrafında döndükleri asteroit kadar büyük olurlar. Asteroit kuşağında ayrıca Dünya&#8217;nın suyunun kaynağı olabilecek ana kuşak kuyruklu yıldızları da bulunur.</dd>
</dl>
<p><span class="mw-redirect">Truvalı asteroitler</span> Jüpiter&#8217;in Lagrange noktaları olan L<sub>4</sub> ve L<sub>5</sub> noktalarının (bir gezegenin yörüngesinde kütleçekimsel olarak kararlı bölgeler) her iki yanında yer alır. &#8220;Truvalı&#8221; terimi ayrıca diğer gezegen ve uyduların Lagrange noktalarında bulunan küçük gökcisimleri içinde kullanılır. Hilda ailesi Jüpiter ile 2:3 yörüngesel rezonans içindedir, yani Jüpiter&#8217;in Güneş&#8217;in çevresinde döndüğü her iki turda Hilda ailesi asteroitleri üç tur atar.</p>
<p>İç Güneş Sistemi içinde ayrıca birçok başıboş asteroit de bulunur. Bunların yörüngeleri iç gezegenlerin yörüngeleri ile kimi zaman çakışır.</p>
<p><a id="Orta_G.C3.BCne.C5.9F_Sistemi" name="Orta_G.C3.BCne.C5.9F_Sistemi"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">Orta Güneş Sistemi</span></h2>
<p>Güneş Sistemi&#8217;nin orta bölgesinde gaz devleri ve bunların gezegen boyutunda uyduları yer alır. Centaurlar gibi birçok kısa dönemli kuyruklu yıldız da bu bölgede bulunur. Bu bölgeye bazen &#8220;dış Güneş Sistemi&#8221; de denir ancak bu terim son zamanlarda Neptün ötesindeki bölge için kullanılmaktadır. Bu bölgede bulunan katı gökcisimleri iç Güneş Sistemi&#8217;nin kayalıklı üyelerinden daha yüksek oranda &#8220;buz&#8221; içeren (su, amonyak ve metan) bir yapıya sahiptir.</p>
<p><a id="D.C4.B1.C5.9F_gezegenler" name="D.C4.B1.C5.9F_gezegenler"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Dış gezegenler</span></h3>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 202px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/1/18/Gas_giants_in_the_solar_system.jpg/200px-Gas_giants_in_the_solar_system.jpg" border="0" alt="Yukarıdan aşağıya: Neptün, Uranüs, Satürn, ve Jüpiter (ölçeksiz)." width="200" height="257" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Yukarıdan aşağıya: Neptün, Uranüs, Satürn, ve Jüpiter (ölçeksiz).</p></div>
</div>
</div>
<p>Dört dış gezegen ya da <span class="mw-redirect">gaz devi</span> Güneş&#8217;in çevresindeki yörüngede dönen kütlenin 99%&#8217;unu oluşturur. Jüpiter ve Satürn&#8217;ün atmosferleri asıl olarak hidrojen ve helyumdan oluşur. Uranüs ve Neptün&#8217;ün atmosferlerinde yüksek yüzdelerde su, amonyak ve metan &#8220;buz&#8221;u bulunur. Bazı gökbilimciler bu iki gezegenin &#8220;buz devi&#8221; adı verilen başka bir sınıfta değerlendirilmesini önermiştir. Gaz devlerinin dördünün de gezegen halkaları vardır ancak sadece Satürn&#8217;ün halkaları Dünya&#8217;dan kolaylıkla gözlemlenmektedir.</p>
<dl>
<dt>Jüpiter</dt>
<dd>Jüpiter (5,2 GB), diğer gezegenlerin tüm kütlesinin 2,5 katına denk gelen 318 Dünya kütlesiyle en büyük gezegendir. Asıl olarak hidrojen ve helyumdan oluşmuştur. Jüpiter&#8217;in kuvvetli iç ısısı atmosferinde bulut kuşakları ve Büyük Kırmızı Leke gibi yarı kalıcı oluşumlara neden olur. Jüpiter&#8217;in bilinen altmış üç <span class="mw-redirect">doğal uydusu</span> vardır. En büyük dört uydusu Ganymede, Callisto, İo, ve Europa yanardağ oluşumu ile içeriden ısınma gibi özellikler bakımından yerbenzeri gezegenler ile benzerlikler gösterir. Güneş Sistemi&#8217;nin en büyük doğal uydusu Ganymede Merkür&#8217;den daha büyüktür.</dd>
</dl>
<dl>
<dt>Satürn</dt>
<dd><span class="mw-redirect">Satürn</span> (9,5 GB), geniş halkaları ile tanınır ve atmosferik içeriği gibi çeşitli noktalarda Jüpiter ile benzerlik gösterir. Satürn&#8217;ün kütlesi çok daha azdır (95 Dünya kütlesi). Satürn&#8217;ün altmış bilinen ve üç tane doğrulanmamış doğal uydusu vardır. Bunların ikisi Titan ve Enceladus buzdan oluşmalarına rağmen volkanik etkinlik gösterir. Titan, Merkür&#8217;den daha büyüktür ve Güneş Sistemi&#8217;nde önemli bir atmosfere sahip olan tek uydudur.</dd>
</dl>
<dl>
<dt>Uranüs</dt>
<dd>Uranüs (19,6 GB), dış gezegenlerin en hafifidir (14 Dünya kütlesi). Gezegenler arasında tutulum çemberi ile doksan derecenin üzerinde açı yapan eksenel eğikliğe sahip tek gezegendir, Güneş&#8217;in etrafında yan yatmış olarak döner. Çekirdeği diğer gaz devlerine göre daha soğuktur ve uzaya çok az ısı yayar.Uranüs&#8217;ün yirmi yedi bilinen doğal uydusu vardır. Bunlar arasında en büyükleri Titania, Oberon, Umbriel, Ariel ve Miranda&#8217;dır.</dd>
</dl>
<dl>
<dt>Neptün</dt>
<dd><span class="mw-redirect">Neptün</span> (30 GB), Uranüs&#8217;ten biraz küçük olmasına rağmen daha ağır (17 Dünya kütlesi) ve yoğundur. Daha fazla iç ısı yaymasına rağmen bu Jüpiter ve Satürn&#8217;den daha azdır. Neptün&#8217;ün bilinen on üç doğal uydusu vardır. En büyüğü Triton sıvı <span class="mw-redirect">nitrojenden</span> kaynaçları ile jeolojik olarak etkindir. Triton, geri devimli yörüngeye sahip olduğu bilinen tek doğal uydudur.</dd>
</dl>
<p><a id="Kuyruklu_y.C4.B1ld.C4.B1zlar" name="Kuyruklu_y.C4.B1ld.C4.B1zlar"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Kuyruklu yıldızlar</span></h3>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 112px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/5/58/Comet_c1995o1.jpg/110px-Comet_c1995o1.jpg" border="0" alt="Hale-Bopp kuyruklu yıldızı" width="110" height="157" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Hale-Bopp kuyruklu yıldızı</p></div>
</div>
</div>
<p>Kuyruklu yıldızlar, yalnızca birkaç kilometre büyüklüğünde olan, asıl olarak uçucu buzlardan oluşan Güneş Sistemi küçük gökcisimleridir. Oldukça fazla dışmerkezli yörüngeleri bulunur. Genellikle <span class="mw-redirect">günberileri</span> iç gezegenlerin yörüngeleri yakınında, <span class="mw-redirect">günöteleri</span> de Plüton&#8217;un ötesindedir. Bir kuyruklu yıldız iç Güneş Sistemi&#8217;ne girdiğinde Güneş&#8217;e yakınlığı nedeniyle buzdan yüzeyleri süblimleşerek iyonize olur ve çıplak gözle görülebilen gaz ve tozdan oluşan uzun kuyruklu yıldız saçını (koma) oluşturur.</p>
<p>Kısa periyotlu kuyruklu yıldızlar iki yüz yıldan az süren yörüngelere sahiptir. Uzun periyotlu kuyruklu yıldızların yörüngesi binlerce yıl sürer. Kısa periyotlu kuyruklu yıldızların Kuiper kuşağında, Hale-Bopp kuyruklu yıldızı gibi uzun periyotlu kuyruklu yıldızların da Oort bulutunda doğduklarına inanılır. Kreutz grubu gibi birçok kuyruklu yıldız grubu tek bir ana kuyruklu yıldızın parçalanmasıyla oluşmuştur. Hiperbolik yörüngeye sahip bazı kuyruklu yıldızlar Güneş Sistemi dışından gelmiş olabilir ancak bunların yörüngelerini belirlemek oldukça zordur. Uçucu bileşenlerinin çoğu Güneş&#8217;e yaklaştıklarında oluşan ısınma nedeniyle artık tamamen kaybolmuş olan eski kuyruklu yıldızlar sıklıkla asteroit olarak sınıflandırılır.</p>
<dl>
<dt>Centaurlar</dt>
<dd>Centaurlar, Jüpiter ile Neptün arasındaki bölgede yörüngede olan, 9 ile 30 GB uzaklıkta bulunan, buzdan oluşan kuyruklu yıldız benzeri gökcisimleridir. Bilinen en büyük centaur 10199 Chariklo&#8217;nun çapı 200 ile 250 km arasındadır. İlk keşfedilen centaur 2060 Chiron kuyruklu yıldız olarak adlandırılmıştır çünkü Güneş&#8217;e yaklaştıkça kuyruklu yıldızlar gibi bir kuyruk oluşturur. Bazı gökbilimciler centaurları içeri doğru saçılmış Kuiper kuşağı gökcisimleri olarak sınıflandırır.</dd>
</dl>
<p><a id="Nept.C3.BCn_.C3.B6tesi_b.C3.B6lge" name="Nept.C3.BCn_.C3.B6tesi_b.C3.B6lge"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">Neptün ötesi bölge</span></h2>
<p><span class="mw-redirect">Neptün</span>&#8216;ün ötesindeki alan ya da &#8220;Neptün ötesi bölge&#8221;, hâlâ büyük oranda keşfedilmemiş durumdadır. En büyüğü Dünya&#8217;nın beşte biri kadar bir çapa ve Ay&#8217;dan daha küçük bir kütleye sahip, çoğunlukla kaya ile buzdan oluşmuş, oldukça çok sayıda küçük gezegencikten meydana geldiği görünmektedir. Bu bölge bazen dış Güneş Sistemi olarak ifade edilmekteyse de bazıları bu terimi asteroit kuşağının ötesi için kullanır.</p>
<p><a id="Kuiper_ku.C5.9Fa.C4.9F.C4.B1" name="Kuiper_ku.C5.9Fa.C4.9F.C4.B1"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Kuiper kuşağı</span></h3>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 302px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/c/c6/Outersolarsystem_objectpositions_labels_comp-tr.png/300px-Outersolarsystem_objectpositions_labels_comp-tr.png" border="0" alt="Bilinen tüm Kuiper kuşağı gökcisimlerinin dört dış gezegen ile birlikte görüntüsü." width="300" height="294" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Bilinen tüm Kuiper kuşağı gökcisimlerinin dört dış gezegen ile birlikte görüntüsü.</p></div>
</div>
</div>
<p>Kuiper kuşağı bölgenin ilk oluşumudur ve asteroit kuşağına benzer şekilde büyük bir enkaz halkasıdır ancak büyük ölçüde buzdan oluşmuştur. Güneş&#8217;ten 30 ile 50 GB uzaklıktadır. Bu bölgenin kısa periyotlu kuyruklu yıldızların doğduğu yer olduğu düşünülmektedir. Genel olarak Güneş Sistemi küçük gökcisimlerinden oluşmuştur fakat Quaoar, Varuna, (136108) 2003 EL<sub>61</sub>, (136472) 2005 FY<sub>9</sub> ve Orcus gibi Kuiper kuşağının en büyük cisimleri cüce gezegenler olarak tekrar sınıflandırılabilir. Çapı 50 km&#8217;nin üzerinde 100.000&#8242;den fazla Kuiper kuşağı gökcismi olduğu tahmin edilmektedir ancak Kuiper kuşağının toplam kütlesinin Dünya&#8217;nın kütlesinin onda biri hatta yüzde biri olduğu düşünülmektedir. Birçok Kuiper kuşağı gökcisminin birden fazla <span class="mw-redirect">doğal uydusu</span> vardır. Çoğunun yörüngesi tutulum çemberinin dışına çıkar.</p>
<div class="thumb tleft">
<div class="thumbinner" style="width: 152px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/b/b3/TheKuiperBelt_Projections_55AU_Classical_Plutinos.svg/150px-TheKuiperBelt_Projections_55AU_Classical_Plutinos.svg.png" border="0" alt="Rezonant ve klasik Kuiper kuşağını gösteren diyagram" width="150" height="150" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Rezonant ve klasik Kuiper kuşağını gösteren diyagram</p></div>
</div>
</div>
<p>Kuiper kuşağı kabaca &#8220;rezonant&#8221; kuşak ve &#8220;klasik&#8221; kuşak olarak ikiye ayrılabilir. Rezonant kuşak, yörüngesi Neptün&#8217;ün yörüngesine bağlı olan gökcisimlerinden oluşur. Örneğin Neptün&#8217;ün her üç dönüşü için iki kere dönen ya da her iki dönüşü için bir kere dönen gökcisimleri gibi. Rezonant kuşak aslında Neptün&#8217;ün yörüngesi içinde başlar. Klasik kuşakta Neptün ile rezonans hâlinde olmayan gökcisimleri bulunur ve kabaca 39,4 GB ile 47,7 GB arasında yer alır. Klasik Kuiper kuşağının bireyleri ilk keşfedilen üyeleri (15760) 1992 QB<sub>1</sub>&#8216;in isminden ötürü <em>cubewano</em> olarak adlandırılır.</p>
<dl>
<dt>Plüton ve Charon</dt>
</dl>
<dl>
<dd>Plüton (ortalama 39 GB) cüce gezegeni Kuiper kuşağının bilinen en büyük gökcismidir. 1930 yılında keşfedildiğinde Güneş Sistemi&#8217;nin dokuzuncu gezegeni olarak değerlerdirilmişti, 2006 yılında resmî bir gezegen tanımının kabulünden sonra bu değişmiştir. Plüton&#8217;un yörüngesi görece dış merkezlidir. Tutulum düzlemiyle 17 derecelik bir açı yapar ve <span class="mw-redirect">günberide</span> 29,7 GB&#8217;den (Neptün&#8217;ün yörüngesi içinde) <span class="mw-redirect">günötede</span> 49,5 GB&#8217;ne kadar uzanır.</dd>
</dl>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 152px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/a/ae/Pluto_system_2006.jpg/150px-Pluto_system_2006.jpg" border="0" alt="Plüton ve bilinen üç doğal uydusu." width="150" height="137" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Plüton ve bilinen üç doğal uydusu.</p></div>
</div>
</div>
<dl>
<dd>Plüton&#8217;un en büyük uydusu olan Charon&#8217;un gelecekte uydu sınıfında mı kalacağı yoksa cüce gezegen olarak mı sınıflandırılacağı kesinlik kazanmamıştır. Plüton ve Charon yüzeylerinin ötesindeki bir kütle merkezinin etrafındaki yörüngede döner ve bundan dolayı Plüton-Charon bir ikili sistem oluşturur. Daha küçük olan iki doğal uydu Nix ve Hydra Plüton ile Charon&#8217;un etrafında döner.</dd>
<dd>Plüton Neptün ile 3:2&#8242;lik bir rezonans içinde (Neptün&#8217;ün Güneş etrafında her üç dönüşü için Plüton iki kere döner) rezonans kuşağında yer alır. Kuiper kuşağı içinde bu rezonansı paylaşan gökcisimlerine <em>plütinolar</em> denir.<a id="Seyrek_disk" name="Seyrek_disk"></a></dd>
</dl>
<h3><span class="mw-headline">Seyrek disk</span></h3>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 152px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/5/58/TheKuiperBelt_Projections_100AU_Classical_SDO.svg/150px-TheKuiperBelt_Projections_100AU_Classical_SDO.svg.png" border="0" alt="Kara: seyrek; mavi: klasik; yeşil: rezonant" width="150" height="150" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Kara: seyrek; mavi: klasik; yeşil: rezonant</p></div>
</div>
</div>
<p>Seyrek disk Kuiper kuşağı ile örtüşür ama daha da dışarıya doğru uzanır. Seyrek diskte bulunan gökcisimlerinin Kuiper kuşağından geldiğine inanılır. Bu gökcisimleri Neptün&#8217;ün oluşum aşamasındaki dışarı doğru hareketi sırasında meydana gelen kütleçekimsel etkiler sonucunda kararsız yörüngelere saçılmışlardır. Seyrek diskteki gökcisimlerinin çoğunun <span class="mw-redirect">günberisi</span> Kuiper kuşağı içindedir ama <span class="mw-redirect">günötesi</span> 150 GB kadar uzaktadır. Bu gökcisimlerinin yörüngeleri tutulum düzlemi ile oldukça eğimlidir ve hatta kimi zaman diktir. Bazı gökbilimciler seyrek diskin Kuiper kuşağının bir bölgesi olarak değerlendirir ve buradaki nesneleri &#8220;seyrek Kuiper kuşağı nesneleri&#8221; olarak tanımlarlar.</p>
<div class="thumb tleft">
<div class="thumbinner" style="width: 152px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/5/5b/Eris_and_dysnomia2.jpg/150px-Eris_and_dysnomia2.jpg" border="0" alt="Eris ve doğal uydusu Dysnomia" width="150" height="149" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Eris ve doğal uydusu Dysnomia</p></div>
</div>
</div>
<dl>
<dt>Eris</dt>
</dl>
<dl>
<dd>Eris (ortalama 68 GB) bilinen en büyük seyrek disk gökcismidir. Tahmini 2400 km&#8217;lik çapıyla Plüton&#8217;dan 5% daha büyük olması nedeniyle bir gezegenin nasıl tanımlanacağı konusundaki tartışmaları başlatmıştır. Bilinen cüce gezegenlerin en büyüğüdür. Tek doğal uydusu Dysnomia&#8217;dır. Plüton gibi yörüngesi oldukça dış merkezlidir. Günberisi 38,2 GB (kabaca Plüton&#8217;un Güneş&#8217;ten uzaklığına eş) ve günötesi 97,6 GB&#8217;dir.</dd>
</dl>
<p><a id="Daha_.C3.B6te_b.C3.B6lgeler" name="Daha_.C3.B6te_b.C3.B6lgeler"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">Daha öte bölgeler</span></h2>
<div class="thumb tleft">
<div class="thumbinner" style="width: 202px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/4/4f/Voyager_1_entering_heliosheath_region.jpg/200px-Voyager_1_entering_heliosheath_region.jpg" border="0" alt="Voyager günkınına (heliosheath) girerken." width="200" height="135" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Voyager günkınına (heliosheath) girerken.</p></div>
</div>
</div>
<p>Güneş Sistemi&#8217;nin bitip yıldızlararası uzayın başladığı nokta tam olarak tanımlanmamıştır, çünkü dış sınırlar iki ayrı kuvvet tarafından, güneş rüzgârı ve Güneş&#8217;in kütleçekimi tarafından şekillenir. Güneş rüzgârının yaklaşık olarak Plüton&#8217;un uzaklığının dört katı kadar uzaklıkta yıldızlararası ortama yenik düştüğüne inanılır. Ancak Güneş&#8217;in Roche küresinin yani kütleçekimsel etkisinin, etkin menzilinin bin kat daha öteye uzandığına inanılır. <a id="G.C3.BCndurgun_.28Heliopause.29" name="G.C3.BCndurgun_.28Heliopause.29"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Gündurgun (Heliopause)</span></h3>
<p>Günküre iki ayrı bölgeye ayrılır. Güneş rüzgârı maksimum hızıyla Plüton&#8217;un yörüngesinin üç katı uzaklığa yani yaklaşık 95 GB öteye kadar uzanır. Bu bölgenin kıyısı güneş rüzgârının yıldızlararası ortamdan gelen rüzgârlarla çarpıştığı noktadır. Burada rüzgâr yavaşlar, yoğunlaşır ve daha türbülanslı hâle gelir. Bir kuyruklu yıldızın kuyruğu gibi görünen ve davranan, <em>günkını</em> diye bilinen büyük oval bir yapı oluşur ve yıldız rüzgârı yönünde 40 GB kadar, aksi yönde de bunun birçok katı kadar uzanır. Günkürenin dış sınırına <em>gündurgun</em> adı verilir. Bu bölge güneş rüzgârının tamamen sona erdiği ve yıldızlararası uzayın başladığı noktadır.</p>
<p>Günkürenin dış kenarının şekli, hem yıldızlararası ortam ile olan etkileşimlerin akışkanlar dinamiğine göre hem de güneye doğru yönelen güneşin manyetik alanıyla belirlenir. Örneğin, kuzey yarıkürede, güney yarıküreye göre 9 GB daha öteye uzanır. Gündurgunun ötesinde yaklaşık 230 GB&#8217;nde Güneş&#8217;in Samanyolu içinde yol alırken geride bıraktığı plazma dalgası bulunur.</p>
<p>Henüz gündurgunun ötesine hiçbir uzay aracı geçmemiştir bu nedenle de yerel yıldızlararası uzayın koşullarını kesin olarak bilmek mümkün değildir. Günkürenin Güneş Sistemi&#8217;ni kozmik ışınlardan nasıl koruduğu tam olarak anlaşılamamıştır. Bunu anlamak için günkürenin ötesine bir görev uçuşu düzenlenmesi önerilmiştir.</p>
<p><a id="Oort_bulutu" name="Oort_bulutu"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Oort bulutu</span></h3>
<dl>
<dd></dd>
</dl>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 187px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/3/3d/Kuiper_oort-tr.jpg/185px-Kuiper_oort-tr.jpg" border="0" alt="Sanatçı gözüyle Kuiper kuşağı ve varsayımsal Oort bulutu" width="185" height="159" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Sanatçı gözüyle Kuiper kuşağı ve varsayımsal Oort bulutu</p></div>
</div>
</div>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 187px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/2/2a/Sedna-NASA.JPG/185px-Sedna-NASA.JPG" border="0" alt="Sedna'nın teleskopik görseli." width="185" height="141" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Sedna&#8217;nın teleskopik görseli.</p></div>
</div>
</div>
<p>Varsayımsal Oort bulutu bir trilyon kadar buz gökcisminden oluşan, tüm uzun periyotlu kuyruklu yıldızların doğduğu yer olduğuna inanılan, Güneş Sistemi&#8217;ni 50 GB&#8217;den çevrelemeye başlayarak kabaca 1 ışık yılı, 50.000 GB uzaklığa kadar yayılan ve 100.000 GB&#8217;e kadar (1,8 ışıkyılı) uzanması olası olan büyük bir kütledir. Dış gezegenlerle olan kütleçekimsel etkileşimler sonucunda iç Güneş Sistemi&#8217;nden dışarı doğru atılmış gökcisimlerinden oluştuğuna inanılır. Oort bulutu gökcisimleri çok yavaş hareket eder ve çarpışmalar, geçen bir yıldızın kütleçekimsel etkileri ya da galaktik gelgit gibi sık rastlanmayan olaylardan etkilenir.</p>
<dl>
<dt>Sedna ve iç Oort bulutu</dt>
</dl>
<dl>
<dd>90377 Sedna büyük, Plüton benzeri kızılımsı bir gökcismidir. Çok büyük bir elliptik yörüngesi vardır, günberisi 76 GB&#8217;den başlar ve günötesi 928 GB&#8217;den geçer, dönüşü 12.050 yıl sürer. Gökcismini 2003 yılında bulan Mike Brown, Sedna&#8217;nın ne seyrek diskin ne de Kuiper kuşağının bir parçası olamayacağını, çünkü günberisinin Neptün&#8217;ün dışarı doğru hareketinden etkilenemeyecek kadar uzakta olduğunu belirtir. Onunla birlikte bazı gökbilimciler, 45 GB&#8217;lik günberi, 415 GB&#8217;lik günöte ve 3420 yıllık yörünge periyoduna sahip olan 2000 CR<sub>105</sub> gökcismiyle birlikte Sedna&#8217;nın ayrı bir sınıflandırmaya ait olabileceğini düşünmektedir. Brown bu yeni sınıflandırmayı &#8220;İç Oort bulutu&#8221; olarak tanımlar. Her ne kadar Güneş&#8217;e yakın olsa da Oort bulutunun oluşumuna benzer bir süreç ile oluşmuş olabileceği düşünülmektedir. Şekli kesin olarak belirlenememiş olmasına rağmen, Sedna büyük olasılıkla bir cüce gezegendir.</dd>
</dl>
<p><a id="S.C4.B1n.C4.B1rlar" name="S.C4.B1n.C4.B1rlar"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Sınırlar</span></h3>
<p>Güneş Sistemi&#8217;mizin çoğu hâlâ bilinmemektedir. Güneş&#8217;in kütleçekim alanının yaklaşık iki ışık yılı (125.000 GB) uzaklığa kadar olan çevredeki yıldızların kütleçekim kuvvetlerine baskın çıktığı tahmin edilmektedir. Buna karşın Oort bulutunun dış kısmı 50.000 GB&#8217;nin ötesine geçemez. Sedna gibi buluşlara rağmen, Kuiper kuşağı ile Oort bulutu arasındaki onbinlerce GB yarıçaplı alanın hemen hemen hiç haritası çıkarılamamıştır. Aynı zamanda Merkür ile Güneş arasındaki bölge hakkında da çalışmalar devam etmektedir. Güneş Sistemi&#8217;nin haritalanmamış bölgelerinde yeni gökcisimleri hâlâ keşfedilebilir.</p>
<p><a id="G.C3.B6kada_i.C3.A7indeki_yeri" name="G.C3.B6kada_i.C3.A7indeki_yeri"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">Gökada içindeki yeri</span></h2>
<div class="thumb tleft">
<div class="thumbinner" style="width: 202px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/2/2f/Milky_Way_Spiral_Arm-TR.svg/200px-Milky_Way_Spiral_Arm-TR.svg.png" border="0" alt="Güneş Sisteminin gökadamız içinde yeri" width="200" height="175" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Güneş Sisteminin gökadamız içinde yeri</p></div>
</div>
</div>
<p>Güneş Sistemi, yaklaşık 100.000 ışık yılı çapında olan ve içinde 200 milyar civarında yıldız barındıran Samanyolu gökadasında yer alır. Güneşimiz Samanyolu’nun Orion Kolu diye bilinen dış spiral kollarından birinin içindedir. Güneş’in gökada merkezinden uzaklığı yaklaşık 25.000 ile 28.000 ışık yılı arasındadır ve gökada içinde hızı yaklaşık 220 km/s’dir, öyle ki tam bir turu her 225–250 milyon yılda bir atmaktadır. Bu tur Güneş Sistemi&#8217;nin gökadasal yılı olarak bilinir.</p>
<p>Güneş Sistemi’nin gökada içindeki konumu, Dünya üzerinde yaşamın oluşmasında büyük olasılıkla etken olmuştur. Yörüngesi hemen hemen daireseldir ve kabaca spiral kollarla aynı hıza sahiptir, yani çok nadiren spiral kolların içinden geçer. Spiral kollar potansiyel olarak tehlikeli olan süpernovaların daha yoğun olarak bulunduğu bir bölge olduğu için, bu özellik Dünya üzerinde yaşamın oluşabilmesi için çok uzun süreli yıldızlararası kararlılık periyotları sağlamıştır. Güneş Sistemi aynı zamanda gökada merkezinin yıldızlarla dolu ortamından da uzaktadır. Merkezde, yakındaki yıldızlardan gelen kütleçekimsel etkiler Oort bulutunda bulunan gökcisimlerini rahatsız edebilir ve iç Güneş Sistemine birçok kuyruklu yıldız gönderebilirdi. Bu da Dünya üzerindeki yaşamı sona erdirecek potansiyeli olan çarpışmalara neden olabilirdi. Gökada merkezinin yoğun ışıması da karmaşık yaşamın gelişmesini engelleyebilirdi. Bazı bilimadamlarının görüşüne göre, Güneş Sistemi’nin şimdiki konumunda bile, yakın geçmişte oluşmuş süpernovalar radyoaktif toz tanecikleri ve kuyruklu yıldız benzeri gökcisimlerini Güneş’e doğru göndermek suretiyle, son 35.000 yıl içinde Dünya’daki yaşamı ters yönde etkileyebilirlerdi.</p>
<p><a id="Yak.C4.B1n_.C3.A7evre" name="Yak.C4.B1n_.C3.A7evre"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Yakın çevre</span></h3>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 352px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/3/3d/Local_bubble.jpg/350px-Local_bubble.jpg" border="0" alt="Sanatçı gözüyle Yerel Kabarcık" width="350" height="298" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Sanatçı gözüyle Yerel Kabarcık</p></div>
</div>
</div>
<p>Güneş Sistemi’nin gökadadaki yakın çevresi, Yerel Yıldızlararası Bulut olarak bilinir, Yerel Kabarcık içerisindeki yaklaşık 30 ışık yılı genişliğinde yoğun bir bulut alanıdır. Yerel Kabarcık, yıldızlararası ortam içinde bulunan, kum saati şeklinde ve yaklaşık 300 ışık yılı genişliğinde bir boşluktur. Kabarcık yakın geçmişte oluşmuş çeşitli süpernovaların ürünü olan yüksek sıcaklıkta plazma ile kaplanmıştır.</p>
<p>Güneş’in yıldızlararası uzayda izlediği yol üzerindeki doruk noktası Hercules takımyıldızı yakınlarında, parlak yıldız <span class="mw-redirect">Vega</span>’nın bulunduğu yöndedir.</p>
<p>Güneş’e on ışık yılı (95 trilyon km) yakınlıktaki alanda nisbeten az yıldız bulunur. En yakını 4,4 ışık yılı uzaklıkta bulunan üçlü yıldız sistemi <span class="mw-redirect">Alpha Centauri</span>’dir. Alpha Centauri A ve Alpha Centauri B Güneş benzeri, birbirine yakın bir çift yıldızdır. Aynı zamanda Proxima Centauri olarak da bilinen küçük <span class="mw-redirect">kızıl cüce</span> Alpha Centauri C bu çift yıldıza 0,2 ışık yılı uzaklıktaki yörüngede döner. Bunlardan sonra 5,9 ışık yılı uzaklıkta kızıl cüce Barnard Yıldızı, 7,8 ışık yılı uzaklıkta kızıl cüce Wolf 359 ve 8,3 ışık yılı uzaklıkta kızıl cüce Lalande 21185 yer alır. On ışık yılı yakınlıkta bulunan en büyük yıldız, Güneş’in iki katı kütleye sahip parlak bir ana dizi yıldızı olan Sirius’dur. Bu yıldızın yörüngesinde Sirius B denen beyaz cüce döner. Sirius 8,6 ışık yılı uzaklıktadır. On ışık yılı içinde bulunan diğer yıldız sistemleri 8,7 ışık yılı uzaklıktaki ikili kızıl cüce sistemi Luyten 726-8 ve 9,7 ışık yılı uzaklıkta yer alan tekil kızıl cüce Ross 154’tür Güneş’e benzer en yakın tekil yıldız 11,9 ışık yılı uzakta bulunan Tau Ceti’dir. Kütlesi Güneş’in kütlesinin yüzde seksenidir ancak parlaklığı yalnızca yüzde altmışı kadardır. Güneş’e en yakın gezegen sistemine sahip yıldız sistemi, 10,5 ışık yılı uzakta yer alan ve Güneş’ten daha az parlak ve daha çok kızıl olan Epsilon Eridani yıldız sistemidir. Varlığı kanıtlanan tek gezegeni Epsilon Eridani b’nin kütlesi kabaca Jüpiter’in 1,5 katıdır ve yıldızının çevresinde her 6,9 yılda bir tur atar.</p>
<p><a id="Ke.C5.9Fif_ve_ara.C5.9Ft.C4.B1rma" name="Ke.C5.9Fif_ve_ara.C5.9Ft.C4.B1rma"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">Keşif ve araştırma</span></h2>
<p>Binlerce yıl boyunca bir kaç istisna haricinde insanoğlu Güneş Sistemi’nin varlığına inanmadı. İnanışlara göre Dünya, Evren’in merkezinde sabit olarak durmaktaydı ve gökyüzünde bulunan kutsal göksel nesnelerden de farklı bir kategorideydi. <span class="mw-redirect">Nicolaus Copernicus</span> ve Hintli gökbilimci Aryabhata ile Yunan filozof Samoslu Aristarchus gibi öncülleri kozmosun güneş merkezli düzeni hakkında kuramlar geliştirmişlerdi. Galileo Galilei, Johannes Kepler, ve Isaac Newton tarafından önderlik edilen 17. yüzyılın kavramsal ilerlemeleri aşama aşama yalnızca Dünya’nın Güneş’in etrafında döndüğü fikrinin değil aynı zamanda diğer gezegenlerin de Dünya’nın uyduğu aynı fiziksel kurallara uyduğu dolayısıyla da tinsel değil maddesel varlıklar olduğu fikirlerinin de Kabul edilmesini sağlamıştır.</p>
<p><a id="Teleskopik_g.C3.B6zlemler" name="Teleskopik_g.C3.B6zlemler"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Teleskopik gözlemler</span></h3>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 152px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/c/cc/NewtonsTelescopeReplica.jpg/150px-NewtonsTelescopeReplica.jpg" border="0" alt="Isaac Newton’un teleskopunun bir kopyası." width="150" height="131" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Isaac Newton’un teleskopunun bir kopyası.</p></div>
</div>
</div>
<p>Güneş Sistemi’nin ilk araştırması, gökbilimcilerin çıplak gözle görülemeyecek kadar sönük olan gökcisimlerinin haritasını çıkarmaya başladıklarında teleskoplarla yapıldı.</p>
<p>Galileo Galilei, Güneş Sistemi’nin üyeleri hakkında fiziksel bulguları keşfeden ilk kişidir. Ay yüzünde kraterler olduğunu Güneş’in üzerinde güneş lekeleri bulunduğunu, ve Jüpiter’in yörüngesinde dört uydusu olduğunu keşfetmiştir. <sup id="cite_ref-92" class="reference">]</sup> Galileo’nun keşifleri takip eden Christiaan Huygens Satürn&#8217;ün uydusu Titan’ı ve Satürn’ün halkalarının şeklini keşfetmiştir.  Giovanni Domenico Cassini, Satürn’in dört uydusunu, Satürn’ün halkaları arasında yer alan Cassini ayrımını, ve Jüpiter’in Büyük Kırmızı Leke’sini keşfetmiştir.</p>
<p>Edmond Halley 1705 yılında bir kuyruklu yıldızın farklı zamanlarda görülen kayıtlarının aslındaher 75-76 yılda bir düzenli olarak geri gelen bir gökcismine ait olduğunu farketti. Bu Güneş’in çevresinde gezegenlerin dışında gökcisimlerinin de yörüngede olduğuna dair ilk kanıttı. Bu sıralarda (1704) “güneş sistemi” terimi ilk olarak kullanılmaya başlandı</p>
<p><span class="mw-redirect">William Herschel</span> 1781 yılında Taurus takımyıldızında bir ikili yıldız sistemini incelerken yeni bir kuyruklu yıldız olduğunu sandığı bir gökcismiyle karşılaştı. Aslında bu gökcisminin yörüngesi yeni bir gezegen olduğunu kanıtladı. Uranüs keşfedilen ilk gezegendir.</p>
<p>Giuseppe Piazzi 1801 yılında Mars ile Jüpiter arasında başlarda yeni bir gezegen olduğuna inanılan Ceres’i keşfetti. Ancak aynı bölgede ardı ardına gelen küçük dünyaların keşfi sonucunda yeni bir sınıflama olan asteroit ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Uranüs’ün yörüngesi üzerindeki tutarsızlık 1846 yılında daha uzaktan büyük bir gezegenin çekim gücünün etkisi olabileceği kanısını uyandırdı. Urbain Le Verrier&#8217;nin hesaplamaları sonucunda Neptün’ün keşfi mümkün oldu. Merkür&#8217;ün yörüngesinin aşırı günberi devinimi Le Verrier’yi 1859 yılında Merkür ötesinde Vulkan adında bir gezegen olduğunu önermeye itti ama sonradan bunun doğru olmadığı anlaşıldı.</p>
<p>Güneş Sistemi’nin tam olarak ne zaman keşfedildiği tartışma konusu olsa da 19. yüzyılda gerçekleştirilen iki gözlem Güneş Sistemi’nin doğasını ve evrendeki yerini şüphe götürmeyecek şekilde ortaya koymuştur. Bunlardan birincisi 1838 yılında Friedrich Wilhelm Bessel’in başarılı bir şekilde Dünya’nın Güneş etrafındaki hareketinin neden olduğu, bir yıldızın konumunda olan görünen kaymayı, yıldız ıraklık açısını ölçmesidir. Bu Güneş merkezliliğin ilk doğrudan deneysel kanıtı olmasının ötesinde Güneş Sistemimiz ile diğer yıldızlar arasında engin uzaklıkların varolduğunu da açığa çıkarmıştır. İkinci olarak da 1856 yılında Peder Angelo Secchi, yeni icat edilen spektroskop kullanarak Güneş’in ve diğer yıldızların tayf izlerini birbiriyle karşılaştırdı ve hemen hemen aynı olduklarını ortaya çıkardı. Güneş’in bir yıldız olduğunun farkına varılması, diğer yıldızların da kendi sistemleri olacağı varsayımını doğurdu ancak bunun kanıtlanması için 140 yıl geçmesi gerekti.</p>
<p>Dış gezegenlerin yörüngelerinde olan diğer tutarsızlıklar Percival Lowell’ı daha da ötede bir başka gezegen daha olması sonucuna itti. Ölümünden sonra Lowell Gözlemevi’nin sürdürdüğü araştırma sonucunda Clyde Tombaugh 1930 yılında Plüton’u keşfetti. Ancak Plüton dış gezegenlerin yörüngelerini bozamayacak kadar küçüktü ve buluşu dolayısıyla tesadüfidir. Ceres gibi Plüton’da önceleri gezegen olarak sınıflandırıldı ancak yakınlarında benzer gökcisimlerinin bulunması üzerine <span class="mw-redirect">UAB</span> tarafından 2006 yılında cüce gezegen olarak tekrar sınıflandırıldı.</p>
<p>Kendi gezegen sistemimizin dışında 1992 yılında PSR 1257+12 <span class="mw-redirect">atarcasının</span> yörüngesinde gezegen sisteminin varlığına dair ilk kanıtlar bulundu. Üç yıl sonra ilk Güneş Sistemi dışında güneşbenzeri bir yıldızın etrafında dönengezegen olan 51 Pegasi b keşfedildi. 2008 yılı itibariyle 221 gezegen sistemi bulunmuştur.</p>
<p>Gökbilimciler David Jewitt ve Jane Luu 1992 yılında (15760) 1992 QB<sub>1</sub>’yı keşfetti. Bu Kuiper kuşağı diye bilinecek olan, Plüton ve Charon gibi buz gökcisimlerinin bulunduğu ve asteroit kuşağı benzeri bölgede bulunan ilk gökcismiydi.</p>
<p>Mike Brown, Chad Trujillo ve David Rabinowitz 2005 yılında Plüton’dan daha büyük olan, Neptün’ün keşfinden beri Güneş çevresinde dönen en büyük gökcismi Eris’i keşfetti.</p>
<p><a id="Uzay_ara.C3.A7lar.C4.B1_ile_g.C3.B6zlemler" name="Uzay_ara.C3.A7lar.C4.B1_ile_g.C3.B6zlemler"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Uzay araçları ile gözlemler</span></h3>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 202px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/4/46/Pioneer10-11.jpg/200px-Pioneer10-11.jpg" border="0" alt="Sanatçı gözüyle Pioneer 10. 1983 yılında Plüton’un yörüngesinin ötesine geçmiş, son mesajı Ocak 2003’te 82 GB uzaklıktan alınmıştır. 35 yaşındaki bu uzay sondası 43,400 km/s hızla Güneş’ten uzaklaşmaktadır. " width="200" height="259" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Sanatçı gözüyle <em>Pioneer 10</em>. 1983 yılında Plüton’un yörüngesinin ötesine geçmiş, son mesajı Ocak 2003’te 82 GB uzaklıktan alınmıştır. 35 yaşındaki bu uzay sondası 43,400 km/s hızla Güneş’ten uzaklaşmaktadır.</div>
</div>
</div>
<p>Uzay Çağı’nın başlangıcından beri önemli ölçüde araştırma, çeşitli uzay araştırma kurumları tarafından düzenlenen misyonlarda robot uzay araçları tarafından gerçekleştirildi.</p>
<p>Güneş Sistemi’nde bulunan tüm gezegenler Artık Dünya’dan fırlatılan uzay araçları ile ziyaret edilmiştir. İnsansız gerçekleştirilen bu misyonlarda tüm gezegenlerin yakından çekilmiş fotoğrafları elde edilmiş, ve yüzeye inildiği durumlarda toprak ve atmosfer analizleri kısmen gerçekleştirilebilmiştir.</p>
<p>Uzaya gönderilen insan yapısı ilk nesne 1957’de fırlatılan ve bir yılı aşkın bir süre yörüngede kalan Sovyet uydusu <em>Sputnik 1</em> ‘dir. Uzaydan Dünya’nın resmini ilk olarak 1959’da fırlatılan ABD uzay sondası <em>Explorer 6</em> çekmiştir.</p>
<p><a id="Al.C3.A7aktan_u.C3.A7u.C5.9Flar" name="Al.C3.A7aktan_u.C3.A7u.C5.9Flar"></a></p>
<h4><span class="mw-headline">Alçaktan uçuşlar</span></h4>
<p>Güneş Sistemi’nde bulunan gökcisimlerinin üzerinden alçaktan uçmayı başaran ilk sonda 1959 yılında Ay görevinde bulunan <em>Luna 1</em> ‘dir. Aslında Ay yüzüne çarpması planlanan sonda hedefini kaçırmış ve Güneş’in çevresinde yörüngeye giren ilk insan yapısı nesne olmuştur. <em>Mariner 2</em> 1962 yılında Venüs’ün yakınından geçerek başka bir gezegene yaklaşan ilk sonda olmuştur. Mars yakınından yapılan ilk başarılı uçuş 1964’te <em>Mariner 4</em> iledir. Merkür’ün yakınından ise 1974’te <em>Mariner 10</em> ile geçilmiştir.</p>
<div class="thumb tleft">
<div class="thumbinner" style="width: 227px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/7/71/PaleBlueDot.jpg/225px-PaleBlueDot.jpg" border="0" alt="Voyager 1 tarafından, 6 milyon km uzaktan çekilen Dünya görseli. Işık çizgileri Güneş’ten yayılan ışınların kırınımıyla oluşmuştur." width="225" height="254" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Voyager 1 tarafından, 6 milyon km uzaktan çekilen Dünya görseli. Işık çizgileri Güneş’ten yayılan ışınların kırınımıyla oluşmuştur.</p></div>
</div>
</div>
<p>Dış gezegenleri inceleyen ilk sonda 1973 yılında Jüpiter’in yakınından geçen <em>Pioneer 10</em> olmuştur. Satürn’ü ilk olarak 1979’da <em>Pioneer 11</em> ziyaret etmiştir. <em>Voyager</em> programından yer alan sondalar 1977’de fırlatıldıktan sonra dış gezegenler etrafında çizdikleri büyük turlarını tamamlamıştır. Her iki sonda da Jüpiter’in yanından 1979’da, Satürn’ün yanından da 1981’de geçmiştir. <em>Voyager 2</em> daha sonra 1986’da Uranüs’e ve 1989’da Neptün’e yakınlaştı. <em>Voyager</em> sondaları şu anda Neptün’ün ötesinde güneşkını ve gündurgun bölgelerini bulup incelemek için yoldadırlar. NASA’ya göre her iki <em>Voyager</em> sondası da bitiş şokuyla Güneş’ten yaklaşık 93 GB uzaklıkta karşılaşmıştır.</p>
<p>Bir kuyrukluyıldızın yakınından ilk olarak 1985 yılında ICE (International Cometary Explorer) sondası geçmiştir. İncelenen kuyrukluyıldız Giacobini-Zinner kuyrukluyıldızıdır. Asteroitlerin yakınından yapılan ilk uçuşlar ise <em>Galileo</em> uzay sondası tarafından yapılmıştır. Jüpiter’e giderken yol üzerinde 1991’de 951 Gaspra ve 1993’de 243 Ida resimlenmiştir.</p>
<p>Henüz hiç bir Kuiper kuşağı gökcismine uzayaracıyla ulaşılamamıştır. 19 Ocak 2006’da fırlatılan <em>New Horizons</em> (Yeni Ufuklar) uzay sondası bu bölgeyi araştıracak ilk insan yapımı uzay aracı olma yolunda ilerlemektedir. Bu aracın Plüton2un yanından Temmuz 2015’te geçmesi planlanmaktadır. Eğer uygun olursa misyon diğer Kuiper kuşağı gökcisimlerini gözlemlemek için uzatılabilecektir.</p>
<p><a id="Y.C3.B6r.C3.BCnge.2C_ini.C5.9F_ve_gezginci_robotlar" name="Y.C3.B6r.C3.BCnge.2C_ini.C5.9F_ve_gezginci_robotlar"></a></p>
<h4><span class="mw-headline">Yörünge, iniş ve gezginci robotlar</span></h4>
<p>1966 yılında Ay, yörüngesinde insan yapımı bir yapay uydu bulunan (<em>Luna 10</em>) ilk gökcismi olmuştur. Bu uyduyu 1971 yılında , Mars gezegeninin yörüngesine giren <em>Mariner 9</em>, 1975 yılında Venüs’ün yörüngesine giren <em>Venera 9</em>, 1995’te Jüpiter’in yörüngesine giren <em>Galileo</em>), 2000 yılında asteroit 433 Eros’un yörüngesine giren <em>NEAR Shoemaker</em> ve 2004 yılında Satürn’ün yörüngesine giren <em>Cassini–Huygens</em> izlemiştir. MESSENGER uzay sondası 2011 yılında Merkür’ün yörüngesine girmek üzere yoldadır. 2011 yılında Vesta asteroitinin yörüngesine ,2015 yılında da cüce gezegen Ceres’in yörüngesine <em>Dawn</em>uzayaracı girecektir.</p>
<p>Bir diğer Güneş Sistemi gökcismine iniş yapan ilk sonda Sovyet yapımı <em>Luna 2</em> uzay sondasıdır ve 1959 yılında Ay’a çarpmıştır. Bu tarihten sonra giderek daha da uzaktaki gezegenlere ulaşılmıştır. 1966 yılında Venüs’ün yüzeyine <em>Venera 3</em>, 1971’de Mars’ın yüzeyine <em>Mars 3</em>, 2001 yılında asteroid 433 Eros’un yüzeyine <em>NEAR Shoemaker</em>, 2005 yılında Satürn&#8217;ün doğal uydusu Titan yüzeyine <em>Huygens</em> ve kuyruklu yıldız Tempel 1’in yüzeyine <em>Deep Impact</em> inmiş ya da çakılmıştır. <em>Galileo</em> yörüngeden 1995 yılında Jüpiter’in atmosferine bir sonda göndermiştir. Jüpiter’in fiziksel bir yüzeyi olmadığı için aşağı indikçe artan sıcaklık ve basınç sonucu sonda yok olmuştur.</p>
<p>Günümüze kadar yalnızca Ay ve Mars üzerine gezginci robotlar indirilmiştir. Bir gökcismini gezen ilk gezginci robot 1970 yılında Ay yüzeyine inen Sovyet <em>Lunokhod 1</em> ‘dir. Bir başka gezegen yüzeyine ilk inen ise 1997’de Mars’ın yüzeyinde 500 metre kadar hareket eden <em>Sojourner</em> gezginci robotudur. İnsan tarafından kullanılan tek gezginci araç ise NASA’nın 1971 ve 1972 yılları arasında Apollo 15, 16 ve 17 misyonlarında yer alan Ay aracıdır.</p>
<p><a name=".C4.B0nsanl.C4.B1_ara.C5.9Ft.C4.B1rmalar"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">İnsanlı araştırmalar</span></h3>
<p>Güneş Sistemi’nin insanlı araştırılması Dünya’nın yakın çevresi ile sınırlı kalmıştır. Uzaya ulaşan ilk insan, yani yerden 100 km. yüksekliği geçen ve Dünya’nın yörüngesinde dolaşan 12 Nisan 1961’de <em>Vostok 1</em> uzay aracı içinde fırlatılan Sovyet kozmonot Yuri Gagarin’dir. Bir başka Güneş Sistemi gökcisminin yüzeyinde yürüyen ilk insan ise <em>Apollo 11</em> görevi sırasında 21 Temmuz 1969’da Ay üzerinde yürüyen ABD’li Neil Armstrong’tur. ABD’nin uzay mekiği tekrar tekrar yörüngeye giren başarılı fırlatmalarda kullanılan tek uzay aracıdır. Birden fazla kişiyi barındırabilen ilk uzay istasyonu NASA&#8217;nın Skylab uzay istasyonudur. 1973 ile 1974 yılları arasında içinde üç kişi barınmıştır. Uzay’daki ilk insane yerleşimi ise 1989’dan 1999’a kadar yaklaşık on yıl boyunca açık kalan Sovyet uzay istasyonu Mir’dir. 2001 yılında görevden alınan bu isatasyonun yerine Uluslararası Uzay İstasyonu geçmiştir ve o zamandan beri sürekli olarak içinde insan barındırmıştır. 2004 yılında SpaceShipOne özel olarak finanse edilen ve yörünge altı uçuşla uzaya çıkabilen ilk özel uzay aracı olmuştur.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fgunes-sistemi-nedir.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/gunes-sistemi-nedir.html/" target="_blank"><img src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook da Paylas" title="Facebook da Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/gunes-sistemi-nedir.html/" target="_blank" title="Facebook da Paylas">Facebook da Paylas</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/gunes-sistemi-nedir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güneş Nedir.?</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/gunes-nedir.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/gunes-nedir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2008 07:07:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[UZAY]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[güneş ısısı nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[güneş nasıl ısı yarar]]></category>
		<category><![CDATA[güneş nasıl ışık yayar]]></category>
		<category><![CDATA[güneş nedir]]></category>
		<category><![CDATA[güneş patlaması nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=714</guid>
		<description><![CDATA[GÃ¼neÅŸ, GÃ¼neÅŸ Sistemi&#8217;nin merkezinde yer alan yÄ±ldÄ±zdÄ±r. Orta bÃ¼yÃ¼klÃ¼kte olan GÃ¼neÅŸ tek baÅŸÄ±na GÃ¼neÅŸ Sistemi&#8217;nin kÃ¼tlesininÂ % 99,8&#8242;ini oluÅŸturur. Geri kalan kÃ¼tle GÃ¼neÅŸ&#8217;in Ã§evresinde dÃ¶nen gezegenler, asteroitler, gÃ¶ktaÅŸlarÄ±, kuyrukluyÄ±ldÄ±zlar ve kozmik tozdan oluÅŸur. GÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ± ÅŸeklinde GÃ¼neÅŸ&#8217;ten yayÄ±lan enerji, fotosentez yoluyla DÃ¼nya Ã¼zerisindeki hayatÄ±n hemen hemen tamamÄ±nÄ±n varolmasÄ±nÄ± saÄŸlar ve DÃ¼nya&#8217;nÄ±n iklimiyle hava durumunun Ã¼zerinde Ã¶nemli etkilerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fgunes-nedir.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/gunes.jpg" rel="thumbnail"><img class="alignleft size-medium wp-image-715" title="gunes" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/gunes-300x225.jpg" alt="" width="159" height="119" /></a><strong>GÃ¼neÅŸ</strong>, GÃ¼neÅŸ Sistemi&#8217;nin merkezinde yer alan yÄ±ldÄ±zdÄ±r. Orta bÃ¼yÃ¼klÃ¼kte olan GÃ¼neÅŸ tek baÅŸÄ±na GÃ¼neÅŸ Sistemi&#8217;nin kÃ¼tlesininÂ % 99,8&#8242;ini oluÅŸturur. Geri kalan kÃ¼tle GÃ¼neÅŸ&#8217;in Ã§evresinde dÃ¶nen gezegenler, asteroitler, gÃ¶ktaÅŸlarÄ±, <span class="mw-redirect">kuyrukluyÄ±ldÄ±zlar</span> ve kozmik tozdan oluÅŸur. GÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ± ÅŸeklinde GÃ¼neÅŸ&#8217;ten yayÄ±lan enerji, fotosentez yoluyla DÃ¼nya Ã¼zerisindeki hayatÄ±n hemen hemen tamamÄ±nÄ±n varolmasÄ±nÄ± saÄŸlar ve DÃ¼nya&#8217;nÄ±n iklimiyle hava durumunun Ã¼zerinde Ã¶nemli etkilerde bulunur.</p>
<p>Samanyolu gÃ¶kadasÄ±nda bilinen 200 milyar yÄ±ldÄ±zdan birisi olan GÃ¼neÅŸ, kÃ¼tlesi sÄ±cak gazlardan oluÅŸan ve Ã§evresine Ä±sÄ± ve Ä±ÅŸÄ±k yayan bir yÄ±ldÄ±zdÄ±r.<span id="more-714"></span> GÃ¼neÅŸin Ã§apÄ± dÃ¼nyanÄ±n Ã§apÄ±nÄ±n 109 katÄ± (1.5 milyon km), hacmi 1,3 milyon katÄ± ve aÄŸÄ±rlÄ±ÄŸÄ± 333.000 katÄ± kadardÄ±r. GÃ¼neÅŸin yoÄŸunluÄŸu ise DÃ¼nyanÄ±n yoÄŸunluÄŸunun Â¼â€™Ã¼ kadardÄ±r. GÃ¼neÅŸ kendi ekseni etrafÄ±nda saatte 70.000 km hÄ±zla dÃ¶ner. Bir turunu ise 25 gÃ¼nde tamamlar. GÃ¼neÅŸin yÃ¼zey sÄ±caklÄ±ÄŸÄ± 5500 Â°C ve Ã§ekirdeÄŸinin sÄ±caklÄ±ÄŸÄ±ysa 15,6 milyon Â°Câ€™dir. GÃ¼neÅŸten Ã§Ä±kan enerjinin 2 milyonda 1&#8242;i yeryÃ¼zÃ¼ne ulaÅŸÄ±r. GÃ¼neÅŸâ€™in Ã¼Ã§ gÃ¼nde yaymÄ±ÅŸ olduÄŸu enerji, dÃ¼nyadaki tÃ¼m petrol, aÄŸaÃ§, <span class="mw-redirect">doÄŸalgaz</span>, vb. yakÄ±ta eÅŸdeÄŸerdir. GÃ¼neÅŸ Ä±ÅŸÄ±nlarÄ± 8,44 dakikada yeryÃ¼zÃ¼ne ulaÅŸÄ±r. GÃ¼neÅŸ dÃ¼nyaya en yakÄ±n yÄ±ldÄ±zdÄ±r. Ã‡ekim kuvveti dÃ¼nya yer Ã§ekiminin 28 katÄ±dÄ±r.<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7080240956454786";
/* 336x280, oluÅŸturulma 20.04.2008 */
google_ad_slot = "8994188688";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
// --></script></p>
<p><script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script><br />
GÃ¼neÅŸ yÃ¼zeyi kÃ¼tlesininÂ %74&#8242;Ã¼nÃ¼ ve hacmininÂ %92&#8242;sini oluÅŸturan hidrojen, kÃ¼tlesininÂ %24-25&#8242;Ã¼nÃ¼ ve hacmininÂ %7&#8242;sini oluÅŸturan helyum ile Fe, Ni, O, Si, S, Mg, C, Ne, Ca, ve Cr gibi diÄŸer elementlerden oluÅŸur. GÃ¼neÅŸ&#8217;in yÄ±ldÄ±z sÄ±nÄ±fÄ± G2V&#8217;dir. <em>G2</em> GÃ¼neÅŸ&#8217;in yÃ¼zey sÄ±caklÄ±ÄŸÄ±nÄ±n yaklaÅŸÄ±k 5.780 K olduÄŸu, dolayÄ±sÄ±yla beyaz renge sahip olduÄŸu anlamÄ±na gelir. GÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ±nÄ±n atmosferden geÃ§erken kÄ±rÄ±lmasÄ± sonucu sarÄ± gibi gÃ¶rÃ¼nÃ¼r. Bu mavi fotonlarÄ±n Rayleigh saÃ§Ä±lÄ±mÄ±nÄ±n sonucunda yeteri kadar mavi Ä±ÅŸÄ±ÄŸÄ±n kÄ±rÄ±lmasÄ±yla geride sarÄ± olarak algÄ±lanan kÄ±rmÄ±zÄ±lÄ±ÄŸÄ±n kalmasÄ±dÄ±r.</p>
<p>TayfÄ± iÃ§inde iyonize ve nÃ¶tr metaller olduÄŸu kadar Ã§ok zayÄ±f hidrojen Ã§izgileri de bulunur. <em>V</em> eki (Roma rakamÄ±yla beÅŸ) Ã§oÄŸu yÄ±ldÄ±z gibi GÃ¼neÅŸ&#8217;in de ana dizi Ã¼zerinde olduÄŸunu gÃ¶sterir. Enerjisini hidrojen Ã§ekirdeklerinin fÃ¼zyonla helyuma dÃ¶nÃ¼ÅŸmesinden elde eder ve hidrostatik denge iÃ§indedir, yani zaman iÃ§inde ne geniÅŸler ne de kÃ¼Ã§Ã¼lÃ¼r. Saniyede 600 milyon ton hidrojen, helyuma dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼r. Bu da, GÃ¼neÅŸ`in her geÃ§en saniye 4,5 milyon ton hafiflemesine yol aÃ§ar. GÃ¼neÅŸteki fÃ¼zyon olayÄ± sonucunda kÄ±zÄ±l kÄ±rmÄ±zÄ±msÄ± bir alev 15-20 bin km yÃ¼kselir ve GÃ¼neÅŸ FÄ±rtÄ±nasÄ± meydana gelir. Galaksimizde 100 milyondan fazla G2 sÄ±nÄ±fÄ± yÄ±ldÄ±z bulunur. GÃ¼neÅŸ, galaksimiz iÃ§inde bulunan yÄ±ldÄ±zlarÄ±nÂ % 85%&#8217;inden daha parlaktÄ±r, bu yÄ±ldÄ±zlarÄ±n Ã§oÄŸu kÄ±rmÄ±zÄ± cÃ¼celerdir.</p>
<p>GÃ¼neÅŸ Samanyolu merkezinin Ã§evresinde yaklaÅŸÄ±k 26.000 Ä±ÅŸÄ±kyÄ±lÄ± uzaklÄ±kta dÃ¶ner. Galaktik merkez Ã§evresinde bir dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼nÃ¼ yaklaÅŸÄ±k 225â€“250 milyon yÄ±lda bir tamamlar. YaklaÅŸÄ±k yÃ¶rÃ¼nge hÄ±zÄ± saniyede 220 kilometredir (+/-20km/s). Bu da her 1.400 yÄ±lda bir, 1 Ä±ÅŸÄ±kyÄ±lÄ± ve her 8 gÃ¼nde 1 GB&#8217;dir. Bu galaktik uzaklÄ±k ve hÄ±z bilgileri ÅŸu anda sahip olduÄŸumuz en doÄŸru bilgilerdir ancak daha fazla Ã¶ÄŸrendikÃ§e bunlar da geliÅŸebilir.</p>
<p>GÃ¼neÅŸ gÃ¼nÃ¼mÃ¼zde Samanyolu&#8217;nun daha bÃ¼yÃ¼k olan Kahraman takÄ±myÄ±ldÄ±zÄ± ve Yay takÄ±myÄ±ldÄ±zÄ± kollarÄ± arasÄ±nda kalan Orion Kolu&#8217;nun iÃ§ kÄ±smÄ±nda, Yerel YÄ±ldÄ±zlararasÄ± Bulut iÃ§inde yÃ¼ksek sÄ±caklÄ±kta daÄŸÄ±nÄ±k gaz bÃ¶lgesi olan dÃ¼ÅŸÃ¼k yoÄŸunluklu Yerel KabarcÄ±k iÃ§inden geÃ§mektedir. DÃ¼nya&#8217;ya 17 Ä±ÅŸÄ±kyÄ±lÄ± uzaklÄ±kta yer alan en yakÄ±n 50 yÄ±ldÄ±z iÃ§inde GÃ¼neÅŸ, mutlak kadir olarak dÃ¶rdÃ¼ncÃ¼ sÄ±radadÄ±r (M=4,83)</p>
<h2><span class="mw-headline">Genel bakÄ±ÅŸ</span><span class="editsection" style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px;"></span></h2>
<p>GÃ¼neÅŸ Ã–bek I, ya da Ã¼Ã§Ã¼ncÃ¼ nesil yÄ±ldÄ±zlardandÄ±r. OluÅŸumu yakÄ±nlarÄ±nda bulunan bir sÃ¼pernovanÄ±n ÅŸok dalgalarÄ± ile tetiklenmiÅŸtir.<sup id="cite_ref-Falk_12-0" class="reference">[13]</sup> AltÄ±n ve uranyum gibi aÄŸÄ±r metallerin GÃ¼neÅŸ Sistemi iÃ§inde yaygÄ±n olarak bulunmasÄ± bunu desteklemektedir. Bu elementler bÃ¼yÃ¼k olasÄ±lÄ±kla sÃ¼pernova sÄ±rasÄ±nda endergonik nÃ¼kleer reaksiyonlar esnasÄ±nda ya da ikinci nesil bÃ¼yÃ¼k bir yÄ±ldÄ±zÄ±n iÃ§inde nÃ¶tron emilimi yoluyla dÃ¶nÃ¼ÅŸerek oluÅŸmuÅŸtur.</p>
<p>GÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ± DÃ¼nya&#8217;nÄ±n ana enerji kaynaÄŸÄ±dÄ±r. GÃ¼neÅŸ deÄŸiÅŸmezi, GÃ¼neÅŸ&#8217;in yeryÃ¼zÃ¼nde doÄŸrudan gÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ±na maruz kalan birim alana bÄ±raktÄ±ÄŸÄ± gÃ¼Ã§ miktarÄ±dÄ±r. GÃ¼neÅŸ&#8217;ten 1 gÃ¶kbirimi (GB) Ã¶tede GÃ¼neÅŸ deÄŸiÅŸmezi yaklaÅŸÄ±k olarak metrekareye 1.370 watttÄ±r. GÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ±nÄ±n atmosferden geÃ§erken gÃ¼cÃ¼nÃ¼n zayÄ±flamasÄ± sayesinde, gÃ¼neÅŸ tepe noktasÄ±ndayken ve hava aÃ§Ä±kken yeryÃ¼zÃ¼ne dÃ¼ÅŸen gÃ¼Ã§ miktarÄ± daha dÃ¼ÅŸÃ¼ktÃ¼r ve metrekareye 1.000 watt civarÄ±ndadÄ±r. Bu enerji doÄŸal ve yapay Ã§eÅŸitli yÃ¶ntemlerle toplanabilir. Bitkiler fotosentez yoluyla gÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ±nÄ± yakalar ve oksijen ile indirgenmiÅŸ karbon bileÅŸikleri olarak kimyasal enerjiye Ã§evirir. GÃ¼neÅŸ enerjisi kullanan ekipmanlar doÄŸrudan Ä±sÄ±tma ya da gÃ¼neÅŸ pili yardÄ±mÄ±yla elektrik Ã¼retmeye ya da diÄŸer iÅŸleri yapmaya yardÄ±mcÄ± olur. Petrol ve diÄŸer fosil yakÄ±tlar iÃ§inde bulunan enerji Ã§ok eskilerde gÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ±ndan fotosentez yoluyla Ã§evrilmiÅŸtir.</p>
<p>GÃ¼neÅŸ&#8217;ten yayÄ±lan morÃ¶tesi Ä±ÅŸÄ±k antiseptik Ã¶zelliklere sahiptir ve Ã¢letlerle suyu dezenfekte etmek iÃ§in kullanÄ±labilir. AynÄ± zamanda gÃ¼neÅŸ yanÄ±ÄŸÄ±na neden olur ve D vitamini Ã¼retilmesi gibi diÄŸer tÄ±bbi etkileri de bulunur. MorÃ¶tesi Ä±ÅŸÄ±k DÃ¼nya&#8217;nÄ±n ozon tabakasÄ± tarafÄ±ndan oldukÃ§a kuvvetli ÅŸekilde soÄŸurulur. DÃ¼nya&#8217;nÄ±n farklÄ± bÃ¶lgelerinde yaÅŸayan insanlarÄ±n deri renginin farklÄ± olmasÄ± gibi birÃ§ok deÄŸiÅŸik biyolojik adaptasyonun altÄ±nda yatan neden, enleme gÃ¶re farklÄ±lÄ±k gÃ¶steren morÃ¶tesi Ä±ÅŸÄ±k miktarÄ±dÄ±r.</p>
<p>DÃ¼nya&#8217;dan gÃ¶zlemlendiÄŸinde GÃ¼neÅŸ&#8217;in gÃ¶kyÃ¼zÃ¼nde izlediÄŸi yol yÄ±l boyunca deÄŸiÅŸir. Her gÃ¼n aynÄ± zamanda bakÄ±ldÄ±ÄŸÄ±nda GÃ¼neÅŸ&#8217;in bir yÄ±l boyunca izlediÄŸi yola gÃ¼nizi (<em>analemma</em>) denir ve kuzey/gÃ¼ney ekseni boyunca duran bir 8 ÅŸekline benzer. GÃ¼neÅŸ&#8217;in gÃ¶rÃ¼nen konumunda en Ã¶nemli farklÄ±lÄ±k DÃ¼nya&#8217;nÄ±n GÃ¼neÅŸ&#8217;e gÃ¶re 23,5 derecelik eÄŸikliÄŸinden kaynaklanan 47 derecenin Ã¼zerinde kuzey/gÃ¼ney salÄ±nÄ±mÄ±dÄ±r. Ancak bir doÄŸu/batÄ± salÄ±nÄ±mÄ± da vardÄ±r. DoÄŸu/batÄ± salÄ±nÄ±mÄ±nÄ±n nedeni <span class="mw-redirect">gÃ¼nberiye</span> gelirken DÃ¼nya&#8217;nÄ±n ivmesinin artmasÄ± ve uzaklaÅŸÄ±p <span class="mw-redirect">gÃ¼nÃ¶teye</span> giderken hÄ±zÄ±nÄ±n dÃ¼ÅŸmesidir. GÃ¼neÅŸ&#8217;in gÃ¶rÃ¼nen konumunun kuzey/gÃ¼ney salÄ±nÄ±mÄ±, DÃ¼nya Ã¼zerinde mevsimlerin oluÅŸumunun ana nedenidir.</p>
<p>GÃ¼neÅŸ manyetik olarak etkin bir yÄ±ldÄ±zdÄ±r. GÃ¼Ã§lÃ¼, yÄ±ldan yÄ±la deÄŸiÅŸen ve her on bir yÄ±lda bir, gÃ¼neÅŸ maksimumu civarÄ±nda yÃ¶n deÄŸiÅŸtiren bir manyetik alanÄ± destekler. GÃ¼neÅŸ yÃ¼zeyinde gÃ¼neÅŸ lekeleri, gÃ¼neÅŸ pÃ¼skÃ¼rtÃ¼sÃ¼, GÃ¼neÅŸ Sistemi boyunca madde taÅŸÄ±yan gÃ¼neÅŸ rÃ¼zgÃ¢rÄ±nÄ±n deÄŸiÅŸiklikleri gibi birÃ§ok gÃ¼neÅŸ etkinliÄŸinin arkasÄ±nda bu manyetik alan bulunur. GÃ¼neÅŸ etkinliklerinin yeryÃ¼zÃ¼ndeki etkileri orta ve yÃ¼ksek enlemlerde gÃ¶rÃ¼len kutup Ä±ÅŸÄ±klarÄ± ile radyo haberleÅŸmesi ve elektrik hatlarÄ±nda oluÅŸan kesintilerdir. GÃ¼neÅŸ etkinliÄŸinin GÃ¼neÅŸ Sistemi&#8217;nin oluÅŸumunda Ã¶nemli rol aldÄ±ÄŸÄ± dÃ¼ÅŸÃ¼nÃ¼lmektedir. GÃ¼neÅŸ etkinliÄŸi DÃ¼nya&#8217;nÄ±n dÄ±ÅŸ atmosfer tabakasÄ±nÄ±n yapÄ±sÄ±nÄ± deÄŸiÅŸikliÄŸe uÄŸratÄ±r.</p>
<p>DÃ¼nya&#8217;ya en yakÄ±n yÄ±ldÄ±z olan GÃ¼neÅŸ, biliminsanlarÄ± tarafÄ±ndan oldukÃ§a kapsamlÄ± olarak araÅŸtÄ±rÄ±lmÄ±ÅŸ olsa da hÃ¢lÃ¢ birÃ§ok sorunun cevabÄ± bulunamamÄ±ÅŸtÄ±r. GÃ¼nÃ¼mÃ¼zde GÃ¼neÅŸ ile ilgili en Ã¶nemli araÅŸtÄ±rma konularÄ± arasÄ±nda gÃ¼neÅŸ lekelerinin dÃ¼zenli devri, gÃ¼neÅŸ pÃ¼skÃ¼rtÃ¼lerinin kaynaÄŸÄ± ve fiziÄŸi, kromosfer ile korona arasÄ±nda manyetik etkileÅŸim ve gÃ¼neÅŸ rÃ¼zgÃ¢rÄ±nÄ±n kaynaÄŸÄ± bulunmaktadÄ±r.</p>
<p><a id="Ya.C5.9Fam_.C3.A7evrimi" name="Ya.C5.9Fam_.C3.A7evrimi"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">YaÅŸam Ã§evrimi</span><span class="editsection" style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px;"></span></h2>
<p>GÃ¼neÅŸ&#8217;in yÄ±ldÄ±z geliÅŸimi bilgisayar modellemesi ve nÃ¼kleokozmokronoloji yÃ¶ntemleri kullanÄ±larak ana dizi Ã¼zerinde hesaplanan yaÅŸÄ±nÄ±n 4,57 milyar yÄ±l olduÄŸu dÃ¼ÅŸÃ¼nÃ¼lmektedir.<sup id="cite_ref-Bonanno_14-0" class="reference">[15]</sup> Hidrojen molekÃ¼ler bulutun hÄ±zla kendi iÃ§ine Ã§Ã¶kmesi sonucu Ã¼Ã§Ã¼ncÃ¼ nesil, Ã–bek I, T Tauri yÄ±ldÄ±zÄ± olan GÃ¼neÅŸ&#8217;in doÄŸduÄŸu dÃ¼ÅŸÃ¼nÃ¼lmektedir. Bu doÄŸan yÄ±ldÄ±zÄ±n Samanyolu gÃ¶kadasÄ±nÄ±n Ã§ekirdeÄŸinden 26.000 Ä±ÅŸÄ±kyÄ±lÄ± uzakta hemen hemen dairesel bir yÃ¶rÃ¼ngeye girdiÄŸi varsayÄ±lmaktadÄ±r.</p>
<p>YÄ±ldÄ±z ana dizi Ã¼zerinde yÄ±ldÄ±z evrimi aÅŸamasÄ±nÄ±n yarÄ± yolundadÄ±r. Bu aÅŸamada Ã§ekirdekte oluÅŸan nÃ¼kleer fÃ¼zyon reaksiyonlarÄ± hidrojeni helyuma dÃ¶nÃ¼ÅŸtÃ¼rÃ¼r. Her saniye GÃ¼neÅŸ&#8217;in Ã§ekirdeÄŸinde 4 milyon ton madde enerjiye Ã§evrilir ve ortaya nÃ¶trinolarla radyasyon Ã§Ä±kar. Bu hÄ±zla gÃ¼nÃ¼mÃ¼ze kadar 100 DÃ¼nya kÃ¼tlesi kadar madde enerjiye Ã§evrilmiÅŸtir. GÃ¼neÅŸ yaklaÅŸÄ±k olarak 10 milyar yÄ±l ana dizi yÄ±ldÄ±zÄ± olarak yaÅŸamÄ±na devam edecektir.</p>
<p>GÃ¼neÅŸ sÃ¼pernova olarak patlayacak kadar fazla kÃ¼tleye sahip deÄŸildir. Bunun yerine 5-6 milyar yÄ±l iÃ§inde kÄ±rmÄ±zÄ± dev aÅŸamasÄ±na girecektir. Ã‡ekirdekte bulunan hidrojen yakÄ±tÄ± tÃ¼kendikÃ§e dÄ±ÅŸ katmanlarÄ± geniÅŸleyecek, Ã§ekirdeÄŸi bÃ¼zÃ¼ÅŸerek Ä±sÄ±nacaktÄ±r. Ã‡ekirdek Ä±sÄ±sÄ± 100 MK civarÄ±na ulaÅŸtÄ±ÄŸÄ±nda helyum fÃ¼zyonu tetiklenecek ve karbon ile oksijen Ã¼retmeye baÅŸlayacaktÄ±r. BÃ¶ylece 7,8 milyar yÄ±l iÃ§inde gezegen bulutsu aÅŸamasÄ±nÄ±n asimptotik dev koluna girerek iÃ§ sÄ±caklÄ±ÄŸÄ±nda oluÅŸan kararsÄ±zlÄ±klar nedeniyle yÃ¼zeyinden kÃ¼tle kaybetmeye baÅŸlayacaktÄ±r. GÃ¼neÅŸ&#8217;in dÄ±ÅŸ katmanlarÄ±nÄ±n geniÅŸleyerek DÃ¼nya&#8217;nÄ±n yÃ¶rÃ¼ngesinin bulunduÄŸu noktaya kadar gelmesi olasÄ±dÄ±r ancak son zamanlarda yapÄ±lan araÅŸtÄ±rmalar, GÃ¼neÅŸ&#8217;ten kÄ±rmÄ±zÄ± dev aÅŸamasÄ±nÄ±n baÅŸlarÄ±nda kaybolan kÃ¼tle nedeniyle DÃ¼nya&#8217;nÄ±n yÃ¶rÃ¼ngesinin daha uzaklaÅŸacaÄŸÄ±nÄ±, dolayÄ±sÄ±yla da GÃ¼neÅŸ&#8217;in dÄ±ÅŸ katmanlarÄ± tarafÄ±ndan yutulmayacaÄŸÄ±nÄ± Ã¶nermektedir. Ancak DÃ¼nya&#8217;nÄ±n Ã¼stÃ¼ndeki suyun tamamÄ± kaynayacak ve atmosferinin Ã§oÄŸu uzaya kaÃ§acaktÄ±r. Bu dÃ¶nemde oluÅŸan gÃ¼neÅŸ sÄ±caklÄ±klarÄ±nÄ±n sonucunda 900 milyon yÄ±l sonra DÃ¼nya yÃ¼zeyi bildiÄŸimiz yaÅŸamÄ± destekleyemeyecek kadar Ä±sÄ±nacaktÄ±r. Bir kaÃ§ milyar yÄ±l sonra da yÃ¼zeyde bulunan su tamamen yok olacaktÄ±r.</p>
<p>KÄ±rmÄ±zÄ± dev aÅŸamasÄ±nÄ±n ardÄ±ndan yoÄŸun termal titreÅŸimler GÃ¼neÅŸ&#8217;in dÄ±ÅŸ katmanlarÄ±ndan kurtularak bir gezegensel bulutsu oluÅŸturmasÄ±na neden olacaktÄ±r. Geride kalan tek cisim aÅŸÄ±rÄ± derecede sÄ±cak olan yÄ±ldÄ±z Ã§ekirdeÄŸi olacaktÄ±r. Bu Ã§ekirdek milyarlarca yÄ±l boyunca yavaÅŸ yavaÅŸ soÄŸuyup beyaz cÃ¼ce olarak yok olacaktÄ±r. Bu yÄ±ldÄ±z evrimi senaryosu dÃ¼ÅŸÃ¼k ve orta kÃ¼tleli yÄ±ldÄ±zlarÄ±n tipik geliÅŸim senaryosudur.<sup id="cite_ref-Sackmann_18-0" class="reference"></sup></p>
<p><a id="Yap.C4.B1s.C4.B1" name="Yap.C4.B1s.C4.B1"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">YapÄ±sÄ±</span><span class="editsection" style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px;"></span></h2>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 302px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/8/89/Solar_internal_structure.svg/300px-Solar_internal_structure.svg.png" border="0" alt="GÃ¼neÅŸ'in iÃ§ yapÄ±sÄ±" width="300" height="300" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>GÃ¼neÅŸ&#8217;in iÃ§ yapÄ±sÄ±</p></div>
</div>
</div>
<p>GÃ¼neÅŸ bir sarÄ± cÃ¼cedir. GÃ¼neÅŸ Sistemi&#8217;nin toplam kÃ¼tlesinin yaklaÅŸÄ±kÂ % 99&#8242;unu oluÅŸturur. GÃ¼neÅŸ hemen hemen mÃ¼kemmel bir kÃ¼re ÅŸeklindedir, basÄ±klÄ±ÄŸÄ± yalnÄ±zca 9 milyonda birdir, yani kutuplararasÄ± Ã§apÄ± ile ekvator Ã§apÄ± arasÄ±nda bulunan fark yalnÄ±zca 10 km.&#8217;dir. GÃ¼neÅŸ plazma hÃ¢lindedir ve katÄ± deÄŸildir; dolayÄ±sÄ±yla kendi ekseni etrafÄ±nda dÃ¶nerken kademeli olarak dÃ¶ner, yani ekvatorda kutuplarda olduÄŸundan daha hÄ±zlÄ± dÃ¶ner. Bu <em>gerÃ§ek dÃ¶nÃ¼ÅŸ</em>Ã¼n periyodu ekvatorda 25 gÃ¼n, kutuplarda 35 gÃ¼ndÃ¼r. Ancak DÃ¼nya GÃ¼neÅŸ&#8217;in etrafÄ±nda dÃ¶nerken gÃ¶zlem noktamÄ±z sÃ¼rekli deÄŸiÅŸtiÄŸi iÃ§in GÃ¼neÅŸ&#8217;in <em>gÃ¶rÃ¼nÃ¼r dÃ¶nÃ¼ÅŸ</em>Ã¼ ekvatorda yaklaÅŸÄ±k 28 gÃ¼n kadardÄ±r. Bu yavaÅŸ dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼n merkezkaÃ§ etkisi GÃ¼neÅŸ&#8217;in ekvatorunda yÃ¼zey Ã§ekiminden 18 milyon kat daha gÃ¼Ã§sÃ¼zdÃ¼r. AynÄ± zamanda gezegenlerden kaynaklanan gelgit etkisi GÃ¼neÅŸ&#8217;in ÅŸeklini belirgin derecede etkilemez.</p>
<p>KayalÄ±k gezegenlerde olduÄŸu gibi GÃ¼neÅŸ&#8217;in belirli sÄ±nÄ±rlarÄ± yoktur. DÄ±ÅŸ katmanlarÄ±nda, merkezinden uzaklaÅŸtÄ±kÃ§a gaz yoÄŸunluÄŸu Ã¼stel olarak azalÄ±r. Ancak aÅŸaÄŸÄ±da aÃ§Ä±klandÄ±ÄŸÄ± gibi GÃ¼neÅŸ&#8217;in belirgin bir iÃ§ yapÄ±sÄ± bulunur. GÃ¼neÅŸ&#8217;in yarÄ±Ã§apÄ± merkezinden Ä±ÅŸÄ±kyuvarÄ±nÄ±n (fotosfer) kenarÄ±na kadar Ã¶lÃ§Ã¼lÃ¼r. Bu hemen yukarÄ±sÄ±nda gazlarÄ±n Ã¶nemli miktarda Ä±ÅŸÄ±k saÃ§amayacak kadar Ã§ok soÄŸuk ya da Ã§ok ince olduÄŸu katmandÄ±r. IÅŸÄ±k yuvarÄ± Ã§Ä±plak gÃ¶zle gÃ¶rÃ¼len yÃ¼zeydir. GÃ¼neÅŸ Ã§ekirdeÄŸi toplam hacminin yÃ¼zde 10&#8242;una ama toplam kÃ¼tlesinin yÃ¼zde 40&#8242;Ä±na sahiptir.</p>
<p>GÃ¼neÅŸ&#8217;in iÃ§i doÄŸrudan gÃ¶zlemlenemez ve GÃ¼neÅŸ elektromanyetik Ä±ÅŸÄ±maya karÅŸÄ± opaktÄ±r. Ancak nasÄ±l sismoloji deprem tarafÄ±ndan Ã¼retilen dalgalarÄ± kullanarak DÃ¼nya&#8217;nÄ±n iÃ§ yapÄ±sÄ±nÄ± ortaya Ã§Ä±karÄ±yorsa helyosismoloji de GÃ¼neÅŸ&#8217;in iÃ§inden geÃ§en basÄ±nÃ§ dalgalarÄ±nÄ± kullanarak iÃ§ yapÄ±sÄ±nÄ± Ã¶lÃ§meye ve gÃ¶rÃ¼ntÃ¼lemeye Ã§alÄ±ÅŸÄ±r. GÃ¼neÅŸ&#8217;in bilgisayar modellemesi de iÃ§ katmanlarÄ± araÅŸtÄ±rmak amacÄ±yla kuramsal bir araÃ§ olarak kullanÄ±lÄ±r.</p>
<p><a name=".C3.87ekirdek"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Ã‡ekirdek</span></h3>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 302px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/d/da/Sun_parts_big.jpg/300px-Sun_parts_big.jpg" border="0" alt="GÃ¼neÅŸ tipi bir yÄ±ldÄ±zÄ±n kesiti. (NASA)" width="300" height="214" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><img src="http://tr.wikipedia.org/skins-1.5/common/images/magnify-clip.png" alt="" width="15" height="11" /></span></div>
<p>GÃ¼neÅŸ tipi bir yÄ±ldÄ±zÄ±n kesiti. (NASA)</p></div>
</div>
</div>
<p>GÃ¼neÅŸ Ã§ekirdeÄŸi merkezden 0,2 gÃ¼neÅŸ yarÄ±Ã§apÄ±na kadar uzanÄ±r. YoÄŸunluÄŸu 150.000 kg/mÂ³ (YeryÃ¼zÃ¼nde suyun yoÄŸunluÄŸunun 150 katÄ±) civarÄ±nda, sÄ±caklÄ±ÄŸÄ± da 13.600.000 kelvin kadardÄ±r (yÃ¼zey sÄ±caklÄ±ÄŸÄ± yaklaÅŸÄ±k 5.800 kelvindir). YakÄ±n zamandaki SOHO (Solar and Heliospheric Observatory) misyonunun getirdiÄŸi bilgiler Ã§ekirdekte iÅŸÄ±nsal bÃ¶lgeye doÄŸru daha hÄ±zlÄ± bir dÃ¶nme hÄ±zÄ± olduÄŸunu belirtmektedir GÃ¼neÅŸ&#8217;in yaÅŸamÄ±nÄ±n Ã§oÄŸunda enerji, proton-proton zincirleme tepkimesi diye adlandÄ±rÄ±lan aÅŸamalardan oluÅŸan ve hidrojeni helyuma Ã§eviren nÃ¼kleer fÃ¼zyon ile oluÅŸur. Ã‡ekirdek, fÃ¼zyon ile Ã¶nemli derecede Ä±sÄ± oluÅŸturulan tek yerdir. YÄ±ldÄ±zÄ±n geri kalanÄ± Ã§ekirdekten dÄ±ÅŸarÄ±ya doÄŸru transfer edilen enerjiyle Ä±sÄ±nÄ±r. Ã‡ekirdekte fÃ¼zyonla oluÅŸan tÃ¼m enerji arka arkaya gelen katmanlardan geÃ§erek gÃ¼neÅŸ Ä±ÅŸÄ±kyuvarÄ±na ulaÅŸÄ±r ve buradan uzaya gÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ± ve parÃ§acÄ±klarÄ±n kinetik enerjisi olarak yayÄ±lÄ±r.</p>
<p>GÃ¼neÅŸ&#8217;te serbest olarak bulunan toplam ~8.9Ã—10<sup>56</sup> proton (hidrojen Ã§ekirdeÄŸi) her saniye 3,4Ã—10<sup>38</sup> kadarÄ± helyum Ã§ekirdeÄŸine dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼r, saniyede 4,26 milyon ton madde-enerji dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼m oranÄ±yla saniyede 383 yottawatt (3,83Ã—10<sup>26</sup> W) ya da 9,15Ã—10<sup>10</sup> megaton <span class="mw-redirect">TNT</span> enerji aÃ§Ä±ÄŸa Ã§Ä±kar. Bu aslÄ±nda gÃ¼neÅŸ Ã§ekirdeÄŸinde 0,3 ÂµW/cmÂ³ ya da 6 ÂµW/kg madde gibi oldukÃ§a dÃ¼ÅŸÃ¼k bir enerji Ã¼retimi oranÄ±na karÅŸÄ±lÄ±k gelir. Ã–rneÄŸin insan vÃ¼cudu yaklaÅŸÄ±k olarak 1,2 W/kg Ä±sÄ± Ã¼retir, yani bu da GÃ¼neÅŸ&#8217;in birim kÃ¼tle baÅŸÄ±na milyonlarca katÄ± demektir. DÃ¼nya Ã¼zerinde benzer parametreler kullanÄ±larak plazma ile enerji Ã¼retilmesi tamamen mantÄ±ksÄ±z olacaktÄ±r Ã§Ã¼nkÃ¼ orta kapasitede 1 GW&#8217;lÄ±k bir fÃ¼zyon gÃ¼Ã§ santralÄ± bir kÃ¼p mil hacminde 170 milyar tonluk plazmaya ihtiyaÃ§ duyacaktÄ±r. DolayÄ±sÄ±yla yeryÃ¼zÃ¼nde bulunan fÃ¼zyon reaktÃ¶rleri, GÃ¼neÅŸ&#8217;in iÃ§indekinden Ã§ok daha yÃ¼ksek plazma sÄ±caklÄ±klarÄ± kullanmaktadÄ±r.</p>
<p>NÃ¼kleer fÃ¼zyon hÄ±zÄ±, yoÄŸunluk ve sÄ±caklÄ±ÄŸa Ã§ok yakÄ±ndan baÄŸlÄ±dÄ±r, dolayÄ±sÄ±yla Ã§ekirdekteki fÃ¼zyon hÄ±zÄ± kendi kendini dÃ¼zenleyen bir dengeye sahiptir. Biraz yÃ¼ksek bir fÃ¼zyon hÄ±zÄ± sonucunda Ã§ekirdek Ä±sÄ±narak dÄ±ÅŸ katmanlara doÄŸru hafifÃ§e geniÅŸleyecek, fÃ¼zyon hÄ±zÄ±nÄ± azaltacak ve kendini dÃ¼zenleyecektir. Biraz dÃ¼ÅŸÃ¼k bir fÃ¼zyon hÄ±zÄ± da Ã§ekirdeÄŸin soÄŸumasÄ±na ve daralmasÄ±na dolayÄ±syla da fÃ¼zyon hÄ±zÄ±nÄ±n artmasÄ±na neden olacaktÄ±r.</p>
<p>NÃ¼kleer fÃ¼zyon tepkimeleri sonucunda aÃ§Ä±ÄŸa Ã§Ä±kan yÃ¼ksek enerjili fotonlar (kozmik, gama ve X Ä±ÅŸÄ±nlarÄ±) gÃ¼neÅŸ plazmasÄ±nÄ±n yalnÄ±zca birkaÃ§ milimetresi tarafÄ±nda emilir ve tekrar rastgele yÃ¶nlerde Ã§ok az enerji kaybederek tekrar yayÄ±lÄ±r, bu nedenle de Ä±ÅŸÄ±manÄ±n GÃ¼neÅŸ&#8217;in yÃ¼zeyine ulaÅŸmasÄ± uzun zaman alÄ±r. &#8220;Foton yolculuk zamanÄ±&#8221; 10.000 ilÃ¢ 170.000 yÄ±l kadar sÃ¼rer.</p>
<p>IsÄ±yayÄ±msal dÄ±ÅŸ katmandan ÅŸeffaf &#8220;yÃ¼zey&#8221; Ä±ÅŸÄ±kyuvara doÄŸru son bir yolculuktan sonra fotonlar gÃ¶rÃ¼nÃ¼r Ä±ÅŸÄ±k olarak kaÃ§ar. GÃ¼neÅŸ&#8217;in merkezinde bulunan her gama Ä±ÅŸÄ±nÄ± uzaya kaÃ§madan Ã¶nce bir kaÃ§ milyon gÃ¶rÃ¼nÃ¼r Ä±ÅŸÄ±k fotonuna dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼r. NÃ¶trinolar da Ã§ekirdekteki tepkimelerde oluÅŸur ama fotonlarÄ±n aksine nadiren madde ile etkileÅŸime girer, dolayÄ±sÄ±yla hemen hemen hepsi GÃ¼neÅŸ&#8217;ten hemen kaÃ§abilir. Ã‡ok uzun yÄ±llar, GÃ¼neÅŸ&#8217;te Ã¼retilen nÃ¶trinolarÄ±n Ã¶lÃ§Ã¼mÃ¼ kuramlar sonucu tahmin edilenden 3 kat daha dÃ¼ÅŸÃ¼ktÃ¼. Bu tutarsÄ±zlÄ±k yakÄ±n zamanda nÃ¶trino salÄ±nÄ±m etkilerinin keÅŸfiyle Ã§Ã¶zÃ¼ldÃ¼. GÃ¼neÅŸ gerÃ§ekten de kuramlarca Ã¶nerilen miktarda nÃ¶trinoyu aÃ§Ä±ÄŸa Ã§Ä±karmakta ancak nÃ¶trino algÄ±layÄ±cÄ±larÄ± bunlarÄ±n Ã¼Ã§te ikisini kaÃ§Ä±rmaktadÄ±r Ã§Ã¼nkÃ¼ nÃ¶trinolar <span class="mw-redirect">kuantum</span> sayÄ±larÄ±nÄ± deÄŸiÅŸtirmektedir.</p>
<p><a id="I.C5.9F.C4.B1nsal_b.C3.B6lge" name="I.C5.9F.C4.B1nsal_b.C3.B6lge"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">IÅŸÄ±nsal bÃ¶lge</span></h3>
<p>YaklaÅŸÄ±k 0,2 gÃ¼neÅŸ yarÄ±Ã§apÄ±ndan 0,7 gÃ¼neÅŸ yarÄ±Ã§apÄ±na kadar bulunan madde, Ã§ekirdekteki yoÄŸun Ä±sÄ±yÄ± dÄ±ÅŸarÄ± doÄŸru temal radyasyonla taÅŸÄ±yacak kadar sÄ±cak ve yoÄŸundur. Bu bÃ¶lgede Ä±sÄ±yayÄ±m yoktur, yÃ¼kseklik arttÄ±kÃ§a madde soÄŸusa da sÄ±caklÄ±k dÃ¼ÅŸÃ¼mÃ¼ adyabatik sapma oranÄ±ndan dÃ¼ÅŸÃ¼k olduÄŸu iÃ§in Ä±sÄ±yayÄ±m oluÅŸamaz. IsÄ± Ä±ÅŸÄ±nÄ±m yoluyla iletilir. Hidrojen ve helyum iyonlarÄ± foton aÃ§Ä±ÄŸa Ã§Ä±karÄ±r. Fotonlar diÄŸer iyonlar tarafÄ±ndan emilmeden bir miktar yol alÄ±r. Bu ÅŸekilde enerji dÄ±ÅŸarÄ± doÄŸru Ã§ok yavaÅŸ bir hÄ±zla ilerler.</p>
<p>IÅŸÄ±nsal ile Ä±sÄ±yayÄ±msal bÃ¶lge arasÄ±nda &#8220;tachocline&#8221; adÄ± verilen bir geÃ§iÅŸ katmanÄ± bulunur. Burada Ä±ÅŸÄ±nsal bÃ¶lgenin tekdÃ¼ze dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼yle Ä±sÄ±yayÄ±msal bÃ¶lgenin kademeli dÃ¶nÃ¼ÅŸÃ¼ arasÄ±nda oluÅŸan ani deÄŸiÅŸiklik bÃ¼yÃ¼k bir kÄ±rÄ±lmaya neden olur.</p>
<p><a id="Is.C4.B1yay.C4.B1msal_b.C3.B6lge" name="Is.C4.B1yay.C4.B1msal_b.C3.B6lge"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">IsÄ±yayÄ±msal bÃ¶lge</span></h3>
<p>GÃ¼neÅŸ&#8217;in dÄ±ÅŸ katmanÄ±nda, yani yarÄ±Ã§apÄ±nÄ±nÂ % 70 aÅŸaÄŸÄ±sÄ±na kadar olan bÃ¶lgede plazma Ä±sÄ±yÄ± dÄ±ÅŸarÄ±ya doÄŸru Ä±ÅŸÄ±ma yoluyla iletecek kadar yoÄŸun ve sÄ±cak deÄŸildir. SonuÃ§ olarak sÄ±cak sÃ¼tunlarÄ±n yÃ¼zeye yani Ä±ÅŸÄ±kyuvara doÄŸru madde taÅŸÄ±dÄ±ÄŸÄ± Ä±sÄ±yayÄ±m oluÅŸur. YÃ¼zeye Ã§Ä±kan madde soÄŸuyunca tekrar Ä±sÄ±yayÄ±msal bÃ¶lgenin baÅŸladÄ±ÄŸÄ± yere Ã§Ã¶kerek Ä±ÅŸÄ±nsal bÃ¶lgenin Ã¼st kÄ±smÄ±ndan daha fazla Ä±sÄ± alÄ±r.</p>
<p>IsÄ±yayÄ±msal bÃ¶lgede bulunan termal sÃ¼tunlar GÃ¼neÅŸ&#8217;in yÃ¼zeyinde belirli bir iz bÄ±rakÄ±r. GÃ¼neÅŸ&#8217;in iÃ§ bÃ¶lgesinin dÄ±ÅŸ katmanÄ± olan bu bÃ¶lgedeki tÃ¼rbÃ¼lanslÄ± Ä±sÄ±yayÄ±m kÃ¼Ã§Ã¼k Ã¶lÃ§ekli bir dinamo yaratarak GÃ¼neÅŸ&#8217;in yÃ¼zeyinin tamamÄ±nda manyetik kuzey ve gÃ¼ney kutuplar yaratÄ±r.</p>
<p><a id="I.C5.9F.C4.B1kyuvar" name="I.C5.9F.C4.B1kyuvar"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">IÅŸÄ±kyuvar</span></h3>
<p>IÅŸÄ±kyuvar, GÃ¼neÅŸ&#8217;in gÃ¶rÃ¼nen yÃ¼zeyi, hemen altÄ±nda gÃ¶rÃ¼nen Ä±ÅŸÄ±ÄŸa opak olduÄŸu katmandÄ±r. IÅŸÄ±kyuvarÄ±n Ã¼zerinde gÃ¶rÃ¼nen gÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ± uzaya serbestÃ§e yayÄ±lÄ±r ve enerjisi GÃ¼neÅŸ&#8217;ten uzaklaÅŸÄ±r. OpaklÄ±kta olan deÄŸiÅŸiklik gÃ¶rÃ¼nen Ä±ÅŸÄ±ÄŸÄ± kolayca soÄŸuran H<sup>-</sup> iyonlarÄ±nÄ±n miktarlarÄ±nÄ±n azalmasÄ±dÄ±r. Buna karÅŸÄ±n gÃ¶rÃ¼nen Ä±ÅŸÄ±k elektronlarÄ±n hidrojen atomlarÄ±yla H<sup>-</sup> iyonu oluÅŸturmak iÃ§in tepkimeye girmesiyle oluÅŸur. IÅŸÄ±kyuvar on ile yÃ¼z kilometre arasÄ±ndaki kalÄ±nlÄ±ÄŸÄ±yla DÃ¼nya Ã¼zerinde bulunan havadan daha az opaktÄ±r. IÅŸÄ±kyuvarÄ±n Ã¼st kÄ±smÄ±nÄ±n alt kÄ±smÄ±ndan soÄŸuk olmasÄ± nedeniyle GÃ¼neÅŸ ortada kenarlara nazaran daha parlakmÄ±ÅŸ gibi gÃ¶rÃ¼nÃ¼r. GÃ¼neÅŸ&#8217;in kara cisim Ä±ÅŸÄ±nÄ±mÄ± 6.000 K sÄ±caklÄ±ÄŸÄ±nda olduÄŸunu gÃ¶sterir. IÅŸÄ±kyuvarÄ±n parÃ§acÄ±k yoÄŸunluÄŸu yaklaÅŸÄ±k 10<sup>23</sup> m<sup>âˆ’3</sup>&#8216;dir bu da DÃ¼nya havayuvarÄ±nÄ±n deniz dÃ¼zeyindeki parÃ§acÄ±k yoÄŸunluÄŸununÂ % 1&#8242;i kadardÄ±r.</p>
<p>IÅŸÄ±kyuvarÄ±n ilk optik tayf incelemeleri sÄ±rasÄ±nda bazÄ± soÄŸurma Ã§izgilerinin o zamanlar DÃ¼nya Ã¼zerinde bilinen hiÃ§bir elemente ait olmadÄ±ÄŸÄ± anlaÅŸÄ±ldÄ±. 1868 yÄ±lÄ±nda Norman Lockyer bunun yeni bir elemente ait olduÄŸu varsayÄ±mÄ±nÄ± Ã¶ne sÃ¼rdÃ¼ ve adÄ±nÄ± Yunan gÃ¼neÅŸ tanrÄ±sÄ± Helios&#8217;tan esinlenerek &#8220;helyum&#8221; koydu. Bundan ancak 25 yÄ±l sonra helyum yeryÃ¼zÃ¼nde izole edilebildi.</p>
<p><a id="Gazyuvar" name="Gazyuvar"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Gazyuvar</span></h3>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 202px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/3/3c/Solar_eclips_1999_4_NR.jpg/200px-Solar_eclips_1999_4_NR.jpg" border="0" alt="Tam gÃ¼neÅŸ tutulmasÄ± sÄ±rasÄ±nda gÃ¼neÅŸ koronasÄ± Ã§Ä±plak  gÃ¶zle gÃ¶rÃ¼ebilir." width="200" height="197" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Tam gÃ¼neÅŸ tutulmasÄ± sÄ±rasÄ±nda gÃ¼neÅŸ koronasÄ± Ã§Ä±plak gÃ¶zle gÃ¶rÃ¼ebilir.</p></div>
</div>
</div>
<p>GÃ¼neÅŸ&#8217;in Ä±ÅŸÄ±kyuvar Ã¼zerinde bulunan bÃ¶lÃ¼mlerine topluca <em>gÃ¼neÅŸ gazyuvarÄ±</em> denir. Radyo dalgalarÄ±ndan gÃ¶rÃ¼nÃ¼r Ä±ÅŸÄ±ÄŸa ve gama Ä±ÅŸÄ±nlarÄ±na kadar olan elektromanyetik spektrumda Ã§alÄ±ÅŸan teleskoplarlarla gÃ¶rÃ¼nebilir ve baÅŸlÄ±ca beÅŸ bÃ¶lgeden oluÅŸur: <em>SÄ±caklÄ±k ineci</em>, renkyuvar, geÃ§iÅŸ bÃ¶lgesi, korona ve gÃ¼nyuvar. GÃ¼neÅŸ&#8217;in dÄ±ÅŸ gazyuvarÄ± sayÄ±lan gÃ¼nyuvar PlÃ¼ton&#8217;un yÃ¶rÃ¼ngesinin Ã§ok Ã¶tesine gÃ¼ndurguna kadar uzanÄ±r. GÃ¼ndurgunda yÄ±ldÄ±zlararasÄ± ortam ile ÅŸok dalgasÄ± ÅŸeklinde bir sÄ±nÄ±r oluÅŸturur. Renkyuvar, geÃ§iÅŸ bÃ¶lgesi ve korona GÃ¼neÅŸ&#8217;in yÃ¼zeyinden daha sÄ±caktÄ±r. Sebebi tamamen kanÄ±tlanmasa da kanÄ±tlar AlfvÃ©n dalgalarÄ±nÄ±n koronayÄ± Ä±sÄ±tabilecek kadar enerjiye sahip olabileceÄŸini gÃ¶stermektedir.</p>
<p>GÃ¼neÅŸ&#8217;in en soÄŸuk bÃ¶lgesi Ä±ÅŸÄ±kyuvarÄ±n yaklaÅŸÄ±k 500Â km Ã¼zerindeki sÄ±caklÄ±k ineci bÃ¶lgesidir. SÄ±caklÄ±k yaklaÅŸÄ±k 4.000 K&#8217;dir. Bu bÃ¶lge karbonmonoksit ve su gibi basit molekÃ¼llerin soÄŸurma tayflarÄ±yla farkedilebileceÄŸi kadar soÄŸuktur.</p>
<p>SÄ±caklÄ±k ineci bÃ¶lgenin hemen Ã¼zerinde 2.000 km kalÄ±nlÄ±ÄŸÄ±nda, yayÄ±lÄ±m ve soÄŸurma Ã§izgilerinin egemen olduÄŸu ince bir katman bulunur. AdÄ±nÄ±n renkyuvar olmasÄ±nÄ±n nedeni, gÃ¼neÅŸ tutulmalarÄ±nÄ±n baÅŸÄ±nda ve sonunda bu bÃ¶lgenin renkli bir Ä±ÅŸÄ±k olarak gÃ¶rÃ¼lmesidir. RenkyuvarÄ±n sÄ±caklÄ±ÄŸÄ± yÃ¼kseldikÃ§e artar ve en Ã¼st bÃ¶lgede 100.000 K&#8217;e eriÅŸir.</p>
<div class="thumb tleft">
<div class="thumbinner" style="width: 352px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/d/da/171879main_LimbFlareJan12_lg.jpg/350px-171879main_LimbFlareJan12_lg.jpg" border="0" alt="Hinode'un GÃ¼neÅŸ Optik Teleskobuyla 12 Ocak 2007 tarihinde Ã§ekilen bu GÃ¼neÅŸ gÃ¶rselinde deÄŸiÅŸik manyetik polariteye sahip olan bÃ¶lgeleri baÄŸlayan plazmanÄ±n ipliksi yapÄ±sÄ± gÃ¶rÃ¼nmektedir." width="350" height="246" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Hinode&#8217;un GÃ¼neÅŸ Optik Teleskobuyla 12 Ocak 2007 tarihinde Ã§ekilen bu GÃ¼neÅŸ gÃ¶rselinde deÄŸiÅŸik manyetik polariteye sahip olan bÃ¶lgeleri baÄŸlayan plazmanÄ±n ipliksi yapÄ±sÄ± gÃ¶rÃ¼nmektedir.</p></div>
</div>
</div>
<p>IÅŸÄ±kyuvarÄ±n Ã¼zerinde, sÄ±caklÄ±ÄŸÄ±n Ã§ok hÄ±zla 100.000 K&#8217;den bir milyon K&#8217;e Ã§Ä±ktÄ±ÄŸÄ± geÃ§iÅŸ bÃ¶lgesi yer alÄ±r. SÄ±caklÄ±k artÄ±ÅŸÄ±nÄ±n nedeni bÃ¶lgede bulunan helyumun yÃ¼ksek sÄ±caklÄ±klar nedeniyle tamamen iyonize olarak faz geÃ§iÅŸidir. GeÃ§iÅŸ bÃ¶lgesi kesin belirli bir yÃ¼kseklikte oluÅŸmaz. Daha Ã§ok renkyuvarda bulunan iÄŸnemsi ve ipliksi yapÄ±larÄ±n Ã§evresinde bir ayÃ§a oluÅŸturur ve sÃ¼rekli kaotik bir hareket iÃ§indedir. GeÃ§iÅŸ bÃ¶lgesi yeryÃ¼zÃ¼nden kolay gÃ¶rÃ¼lmez ama uzaydan, elektromanyetik spektrumun morÃ¶tesi bÃ¶lÃ¼mÃ¼ne kadar hassas cihazlar tarafÄ±ndan kolayca gÃ¶zlemlenebilir.</p>
<p>Korona hacim olarak GÃ¼neÅŸ&#8217;ten Ã§ok daha bÃ¼yÃ¼k olan dÄ±ÅŸ gazyuvarÄ± katmanÄ±dÄ±r. Korona tÃ¼m GÃ¼neÅŸ Sistemi&#8217;ni ve gÃ¼nyuvarÄ±nÄ± kaplayan gÃ¼neÅŸ rÃ¼zgÃ¢rÄ±na pÃ¼rÃ¼zsÃ¼zce geÃ§iÅŸ yapar. Korona&#8217;nÄ±n GÃ¼neÅŸ yÃ¼zeyine yakÄ±n olan alt katmanlarÄ±nÄ±n parÃ§acÄ±k yoÄŸunluÄŸu 10<sup>14</sup>â€“10<sup>16</sup> m<sup>âˆ’3</sup>&#8216;dur. SÄ±caklÄ±ÄŸÄ± birkaÃ§ milyon kelvin civarÄ±ndadÄ±r.</p>
<p>GÃ¼nyuvar ise yaklaÅŸÄ±k 20 gÃ¼neÅŸ yarÄ±Ã§apÄ±nden (0,1 GB) GÃ¼neÅŸ Sistemi&#8217;nin en son noktasÄ±na kadar uzanÄ±r. Ä°Ã§ sÄ±nÄ±rlarÄ±nÄ±n tanÄ±mÄ± gÃ¼neÅŸ rÃ¼zgÃ¢rÄ±nÄ±n <em>sÃ¼peralfvÃ©nik</em> akÄ±ÅŸa sahip olmasÄ± yani bu akÄ±ÅŸÄ±n AlfvÃ©n dalgalarÄ±nÄ±n hÄ±zÄ±ndan daha fazla olmasÄ± ile belirlenir. Bu sÄ±nÄ±rÄ±n dÄ±ÅŸÄ±ndaki tÃ¼rbÃ¼lans ya da dinamik kuvvetler GÃ¼neÅŸ koronasÄ±nÄ±n ÅŸeklini etkilemez Ã§Ã¼nkÃ¼ bilgi ancak AlfvÃ©n dalgalarÄ±nÄ±n hÄ±zÄ±yla yayÄ±labilir. GÃ¼neÅŸ rÃ¼zgÃ¢rÄ±, sÃ¼rekli olarak gÃ¼nyuvar boyunca dÄ±ÅŸa doÄŸru akar, GÃ¼neÅŸ&#8217;ten 50 GB Ã¶tede gÃ¼ndurguna Ã§arpana kadar gÃ¼neÅŸ manyetik alanÄ±nÄ± spiral bir ÅŸekle sokar. AralÄ±k 2004&#8242;te Voyager 1 uzay sondasÄ±nÄ±n, gÃ¼ndurgun olduÄŸuna inanÄ±lan bir ÅŸok dalgasÄ± cephesini geÃ§tiÄŸi bildirildi. Her iki Voyager sondasÄ± da sÄ±nÄ±ra yaklaÅŸtÄ±kÃ§a daha yÃ¼ksek dÃ¼zeyde enerji yÃ¼klÃ¼ parÃ§acÄ±klarÄ±n varlÄ±ÄŸÄ±nÄ± kaydetti.</p>
<p><a id="Kimyasal_bile.C5.9Fimi" name="Kimyasal_bile.C5.9Fimi"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">Kimyasal bileÅŸimi</span></h2>
<p>GÃ¼neÅŸ, atomdan bÃ¼yÃ¼k her nesne gibi kimyasal elementlerden oluÅŸmuÅŸtur. Bir Ã§ok biliminsanÄ± bu elementlerin bolluklarÄ±nÄ±, gezegenlerdeki elementlerle olan baÄŸlantÄ±larÄ±nÄ± ve gÃ¼neÅŸin iÃ§indeki daÄŸÄ±lÄ±mlarÄ±nÄ± araÅŸÄ±rmÄ±ÅŸtÄ±r.</p>
<p><a id="Element_bolluklar.C4.B1" name="Element_bolluklar.C4.B1"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Element bolluklarÄ±</span></h3>
<p>BazÄ± elementlerin karakteristik kÃ¼tle oranlarÄ± ÅŸÃ¶yledir.</p>
<ul>
<li>Hidrojen: 34%</li>
<li>Helyum: 64%</li>
<li>Oksijen: 1%</li>
</ul>
<p>1968 yÄ±lÄ±nda BelÃ§ikalÄ± bir biliminsanÄ± lityum, berilyum, ve bor bolluklarÄ±nÄ±n Ã¶nceden dÃ¼ÅŸÃ¼nÃ¼ldÃ¼ÄŸÃ¼nden daha fazla olduÄŸunu bulmuÅŸtur. 2005 yÄ±lÄ±nda Ã¼Ã§ biliminsanÄ± neon bolluÄŸunun Ã¶nceden dÃ¼ÅŸÃ¼nÃ¼ldÃ¼ÄŸÃ¼nden daha fazla olabileceÄŸini helyosismolojik gÃ¶zlemlere dayanarak Ã¶nermiÅŸlerdir. 1986&#8242;ya kadar GÃ¼neÅŸ&#8217;in helyum iÃ§eriÄŸinin Y=0,25 olduÄŸu genel kabul gÃ¶rmÃ¼ÅŸtÃ¼ ancak bu tarihte iki biliminsanÄ± Y=0,279 deÄŸerinin daha doÄŸru olduÄŸunu iddia etmiÅŸtir.. 1970&#8242;lerde bir Ã§ok araÅŸtÄ±rma GÃ¼neÅŸ&#8217;te bulunan demir grubu elementlerin bolluÄŸuna odaklandÄ±. Tek iyonlu demir grubu elementlerinin <em>gf</em> deÄŸerlerinin ilk 1962&#8242;de bulunmuÅŸ<sup> </sup>ve geliÅŸtirilmiÅŸ <em>f</em> deÄŸerleri 1976&#8242;da hesaplanmÄ±ÅŸtÄ±r.. kobalt]] ve mangan gibi bazÄ± demir grubu elementlerinin bolluk tespitleri, Ã§ok ince yapÄ±ya sahip olmalarÄ±ndan Ã¶tÃ¼rÃ¼ zordur.</p>
<p><a id="Element_da.C4.9F.C4.B1l.C4.B1mlar.C4.B1" name="Element_da.C4.9F.C4.B1l.C4.B1mlar.C4.B1"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Element daÄŸÄ±lÄ±mlarÄ±</span></h3>
<p>GÃ¼neÅŸ iÃ§inde bulunan elementlerin daÄŸÄ±lÄ±mÄ± bir Ã§ok deÄŸiÅŸkene baÄŸlÄ±dÄ±r, Ã¶rneÄŸin kÃ¼tleÃ§ekimi nedeniyle aÄŸÄ±r elementler (Ã¶rneÄŸin helyum) gÃ¼neÅŸ kÃ¼tlesinin merkezine yakÄ±n dururken, aÄŸÄ±r olmayan elementler (Ã¶rneÄŸin hidrojen) GÃ¼neÅŸ&#8217;in dÄ±ÅŸ katmanlarÄ±na doÄŸru yayÄ±lÄ±r. Ã–zellikle GÃ¼neÅŸ&#8217;in iÃ§inde helyumun daÄŸÄ±lÄ±mÄ± Ã¶zel olarak ilgi Ã§ekmektedir. Helyumun daÄŸÄ±lma sÃ¼recinin zamanla hÄ±zlandÄ±ÄŸÄ± ortaya Ã§Ä±karÄ±lmÄ±ÅŸtÄ±r. <sup id="cite_ref-noerdlinger1977_34-0" class="reference">[35]</sup> GÃ¼neÅŸ&#8217;in dÄ±ÅŸ katmanÄ±nÄ± oluÅŸturan Ä±ÅŸÄ±kyuvarÄ±n bileÅŸimi, iÃ§inde bulunan dÃ¶teryum, lityum, bor ve berilyum dÄ±ÅŸÄ±nda, GÃ¼neÅŸ Sistemi&#8217;nin oluÅŸumundaki kimyasal bileÅŸime Ã¶rnek olarak alÄ±nmaktadÄ±r.</p>
<p><a id="G.C3.BCne.C5.9F_d.C3.B6ng.C3.BCleri" name="G.C3.BCne.C5.9F_d.C3.B6ng.C3.BCleri"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">GÃ¼neÅŸ dÃ¶ngÃ¼leri</span></h2>
<p><a id="G.C3.BCne.C5.9F_lekeleri_ve_g.C3.BCne.C5.9F_lekesi_d.C3.B6ng.C3.BCs.C3.BC" name="G.C3.BCne.C5.9F_lekeleri_ve_g.C3.BCne.C5.9F_lekesi_d.C3.B6ng.C3.BCs.C3.BC"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">GÃ¼neÅŸ lekeleri ve gÃ¼neÅŸ lekesi dÃ¶ngÃ¼sÃ¼</span></h3>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 252px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/0/0d/Solar-cycle-data.png/250px-Solar-cycle-data.png" border="0" alt="Son 30 yÄ±lda oluÅŸan gÃ¼neÅŸ dÃ¶ngÃ¼sÃ¼ deÄŸiÅŸiklikleri Ã¶lÃ§Ã¼mleri." width="250" height="166" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Son 30 yÄ±lda oluÅŸan gÃ¼neÅŸ dÃ¶ngÃ¼sÃ¼ deÄŸiÅŸiklikleri Ã¶lÃ§Ã¼mleri.</p></div>
</div>
</div>
<p>Uygun filtrelemeyle GÃ¼neÅŸ gÃ¶zlemlendiÄŸinde ilk dikkati Ã§eken etrafÄ±na gÃ¶re daha soÄŸuk olmasÄ± nedeniyle daha koyu gÃ¶rÃ¼ken belirli sÄ±nÄ±rlara sahip gÃ¼neÅŸ lekeleridir. GÃ¼neÅŸ lekeleri, gÃ¼Ã§lÃ¼ manyetik kuvvetlerin Ä±sÄ±yayÄ±mÄ± engellediÄŸi ve sÄ±cak iÃ§ bÃ¶lgeden yÃ¼zeye doÄŸru enerji transferinin azaldÄ±ÄŸÄ± yoÄŸun manyetik etkinliÄŸin olduÄŸu bÃ¶lgelerdir. Manyetik alan koronanÄ±n aÅŸÄ±rÄ± Ä±sÄ±nmasÄ±na neden olur ve yoÄŸun gÃ¼neÅŸ pÃ¼skÃ¼rtÃ¼leri ile koronada kÃ¼tle fÄ±rlatÄ±lmasÄ±na neden olan etkin bÃ¶lgeler oluÅŸturur.</p>
<p>GÃ¼neÅŸ&#8217;in Ã¼zerinde gÃ¶rÃ¼nÃ¼r gÃ¼neÅŸ lekelerinin sayÄ±sÄ± sabit deÄŸildir ama GÃ¼neÅŸ dÃ¶ngÃ¼sÃ¼ denen 11 yÄ±llÄ±k bir dÃ¶ngÃ¼ iÃ§inde deÄŸiÅŸiklik gÃ¶sterir. DÃ¶ngÃ¼nÃ¼n tipik minimum dÃ¶neminde Ã§ok az gÃ¼neÅŸ lekesi gÃ¶rÃ¼nÃ¼r ve hatta bazen hiÃ§ gÃ¶rÃ¼nmez. GÃ¶zÃ¼kenler yÃ¼ksek enlemlerde bulunur. GÃ¼neÅŸ dÃ¶ngÃ¼sÃ¼ ilerledikÃ§e SpÃ¶rer yasasÄ±nÄ±n aÃ§Ä±kladÄ±ÄŸÄ± gibi gÃ¼neÅŸ lekelerinin sayÄ±sÄ± artar ve ekvatora doÄŸru yaklaÅŸÄ±r. GÃ¼neÅŸ lekeleri genelde zÄ±t manyetik kutuplara sahip Ã§iftler olarak bulunur. Ana gÃ¼neÅŸ lekesinin manyetik polaritesi her gÃ¼neÅŸ dÃ¶ngÃ¼sÃ¼nde deÄŸiÅŸir, dolayÄ±sÄ±yla bir dÃ¶ngÃ¼de kuzey manyetik kutba sahip olan leke bir sonraki dÃ¶ngÃ¼de gÃ¼ney manyetik kutba sahip olur.</p>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 252px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/c/c7/Sunspot-number.png/250px-Sunspot-number.png" border="0" alt="Son 250 yÄ±lda gÃ¶zlemlenen gÃ¼neÅŸ lekelerinin tarihi, ~11 yÄ±llÄ±k gÃ¼neÅŸ dÃ¶ngÃ¼sÃ¼ gÃ¶rÃ¼lebilmektedir." width="250" height="175" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Son 250 yÄ±lda gÃ¶zlemlenen gÃ¼neÅŸ lekelerinin tarihi, ~11 yÄ±llÄ±k gÃ¼neÅŸ dÃ¶ngÃ¼sÃ¼ gÃ¶rÃ¼lebilmektedir.</p></div>
</div>
</div>
<p>GÃ¼neÅŸ dÃ¶ngÃ¼sÃ¼nÃ¼n uzayÄ±n durumu Ã¼zerinde bÃ¼yÃ¼k etkisi vardÄ±r, ve DÃ¼nya&#8217;nÄ±n iklimi Ã¼zerinde de Ã¶nemli bir etki yapar. GÃ¼neÅŸ etkinliÄŸinin minimumda olduÄŸu dÃ¶nemler soÄŸuk hava sÄ±caklÄ±klarÄ±yla, normalden daha uzun sÃ¼ren gÃ¼neÅŸ dÃ¶ngÃ¼leri de daha sÄ±cak hava sÄ±caklÄ±klarÄ±yla iliÅŸkilndirilir. 17. yÃ¼zyÄ±lda gÃ¼neÅŸ dÃ¶ngÃ¼sÃ¼nÃ¼n bir kaÃ§ on yÄ±l boyunca tamamen durduÄŸu gÃ¶zlemlenmiÅŸtir; bu dÃ¶nemde Ã§ok az gÃ¼neÅŸ lekesi gÃ¶rÃ¼lmÃ¼ÅŸtÃ¼r. KÃ¼Ã§Ã¼k Buz Ã‡aÄŸÄ± ya da Maunder minimumu diye bilinen bu dÃ¶nemde Avrupa&#8217;da Ã§ok soÄŸuk hava sÄ±caklÄ±klarÄ±yla karÅŸÄ±laÅŸÄ±lmÄ±ÅŸtÄ±r. Daha da Ã¶nceleri benzer minimum dÃ¶nemler aÄŸaÃ§ halkalarÄ±nÄ±n analiziyle ortaya konmuÅŸtur ve bu dÃ¶nemler normalden daha dÃ¼ÅŸÃ¼k global hava sÄ±caklÄ±klarÄ±yla eÅŸleÅŸmektedir.</p>
<p><a id="Olas.C4.B1_uzun_d.C3.B6nem_d.C3.B6ng.C3.BC" name="Olas.C4.B1_uzun_d.C3.B6nem_d.C3.B6ng.C3.BC"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">OlasÄ± uzun dÃ¶nem dÃ¶ngÃ¼</span></h3>
<p>Ã‡ok yeni bir teori GÃ¼neÅŸ&#8217;in Ã§ekirdeÄŸindeki manyetik kararsÄ±zlÄ±klarÄ±n 41.000 ya da 100.000 yÄ±llÄ±k periyotlarda deÄŸiÅŸikliklere sebep olduÄŸunu Ã¶ne sÃ¼rmektedir. Bu kuram, buzul Ã§aÄŸlarÄ±nÄ± Milankovitch dÃ¶ngÃ¼lerinden daha iyi aÃ§Ä±klayabilir. Astrofizik alanÄ±ndaki bir Ã§ok kuram gibi bu da doÄŸrudan test edilemez.</p>
<p><a id="Kuramsal_sorunlar" name="Kuramsal_sorunlar"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">Kuramsal sorunlar</span></h2>
<p><a id="G.C3.BCne.C5.9F_n.C3.B6trino_problemi" name="G.C3.BCne.C5.9F_n.C3.B6trino_problemi"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">GÃ¼neÅŸ nÃ¶trino problemi</span></h3>
<p>Uzun yÄ±llar boyunca DÃ¼nya Ã¼zerinde tespit edilen GÃ¼neÅŸ&#8217;ten gelen nÃ¶trinolarÄ±n sayÄ±sÄ± standart GÃ¼neÅŸ modeline gÃ¶re tahmin edilenin yarÄ±sÄ± ile Ã¼Ã§te biri arasÄ±nda deÄŸiÅŸmekteydi. Bu aykÄ±rÄ± sonuÃ§ GÃ¼neÅŸ nÃ¶trino problemi olarak bilinir. Problemi Ã§Ã¶zmek iÃ§in Ã¶ne sÃ¼rÃ¼len kuramlar ya GÃ¼neÅŸ&#8217;in iÃ§ sÄ±caklÄ±ÄŸÄ±nÄ± azaltarak daha dÃ¼ÅŸÃ¼k bir nÃ¶trino akÄ±sÄ±nÄ± aÃ§Ä±klamaya Ã§alÄ±ÅŸÄ±yordu, ya da nÃ¶trinolarÄ±n GÃ¼neÅŸ&#8217;ten DÃ¼nya&#8217;ya gelirken salÄ±nÄ±ma uÄŸradÄ±ÄŸÄ±nÄ± yani varlÄ±ÄŸÄ± tespit edilemeyen tau ve muon nÃ¶trino parÃ§acÄ±klarÄ±na dÃ¶nÃ¼ÅŸtÃ¼ÄŸÃ¼nÃ¼ Ã¶neriyordu.1980&#8242;lerde nÃ¶trino akÄ±sÄ±nÄ± olabildiÄŸince tam olarak Ã¶lÃ§ebilmek iÃ§in Sudbury NÃ¶trino GÃ¶zlemevi ve Kamiokande gibi birkaÃ§ nÃ¶trino gÃ¶zlemevi kuruldu. Bu gÃ¶zlemevlerinden gelen sonuÃ§lar sonunda nÃ¶trinolarÄ±n Ã§ok kÃ¼Ã§Ã¼k durak kÃ¼tlesi (&#8220;rest mass&#8221;) olduÄŸunu ve gerÃ§ekten de salÄ±ndÄ±klarÄ±nÄ± gÃ¶sterdi.Hatta, 2001 yÄ±lÄ±nda Sudbury NÃ¶trino GÃ¶zlemevi doÄŸrudan Ã¼Ã§ tip nÃ¶trinoyu da tespit etmeyi baÅŸardÄ± ve GÃ¼neÅŸ&#8217;in <em>toplam</em> nÃ¶tino Ä±ÅŸÄ±ma oranÄ±nÄ±n standart GÃ¼neÅŸ modeli ile uyumlu olduÄŸunu ortaya Ã§Ä±kardÄ±. NÃ¶trino enerjisine baÄŸlÄ± olarak DÃ¼nya&#8217;da gÃ¶rÃ¼nen nÃ¶trinolarÄ±n Ã¼Ã§te biri elktron nÃ¶trino tipindedir. Bu oran maddede nÃ¶trino salÄ±nÄ±mÄ±nÄ± aÃ§Ä±klayan, madde etkisi de diye bilinen Mikheyev-Smirnov-Wolfenstein (MSW) etkisi ile tahmin edilen oranla uyumludur. DolayÄ±sÄ±yla problem artÄ±k Ã§Ã¶zÃ¼lmÃ¼ÅŸtÃ¼r.</p>
<p><a id="Korona_.C4.B1s.C4.B1nma_problemi" name="Korona_.C4.B1s.C4.B1nma_problemi"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Korona Ä±sÄ±nma problemi</span></h3>
<p>GÃ¼neÅŸ&#8217;in optik yÃ¼zeyi Ä±ÅŸÄ±kyuvar yaklaÅŸÄ±k 6.000 K&#8217;lik bir sÄ±caklÄ±ÄŸa sahiptir. Bunun Ã¼zerinde 1.000.000 K&#8217;lik gÃ¼neÅŸ koronasÄ± bulunur. KoronanÄ±n bu aÅŸÄ±rÄ± yÃ¼ksek sÄ±caklÄ±ÄŸÄ±, Ä±ÅŸÄ±kyuvardan doÄŸrudan Ä±sÄ± iletimi dÄ±ÅŸÄ±nda baÅŸka bir kaynaktan Ä±sÄ±tÄ±ldÄ±ÄŸÄ±nÄ± gÃ¶sterir.</p>
<p>KoronayÄ± Ä±sÄ±tmak iÃ§in gerekli olan enerjinin Ä±ÅŸÄ±kyuvarÄ±n altÄ±nda bulunan Ä±sÄ±yayÄ±msal bÃ¶lgedeki tÃ¼rbÃ¼lanslÄ± hareketten kaynaklandÄ±ÄŸÄ± dÃ¼ÅŸÃ¼nÃ¼lmÃ¼ÅŸ ve koronanÄ±n nasÄ±l Ä±sÄ±ndÄ±ÄŸÄ±na dair iki ana iÅŸleyiÅŸ Ã¶nerilmiÅŸtir. Bunlardan birincisi dalga Ä±sÄ±nmasÄ±dÄ±r. IsÄ±yayÄ±msal bÃ¶lgedeki tÃ¼rbÃ¼lanslÄ± hareket ses, kÃ¼tleÃ§ekim ve manyetohidrodinamik dalgalar Ã¼retir. Bu dalgalar yukarÄ± doÄŸru hareket eder ve koronada daÄŸÄ±larak enerjilerini ortamdaki gaza Ä±sÄ± olarak verir. Ä°kincisi ise manyetik Ä±sÄ±nmadÄ±r. IÅŸÄ±kyuvarÄ±nda hareketin sÃ¼rekli olarak oluÅŸturduÄŸu manyetik enerji gÃ¼neÅŸ pÃ¼skÃ¼rtÃ¼sÃ¼ gibi bÃ¼yÃ¼k ve buna benzer bir Ã§ok kÃ¼Ã§Ã¼k olayla yayÄ±lÄ±r.</p>
<p>Åžu anda dalgalarÄ±n etkin bir Ä±sÄ± yayma iÅŸleyiÅŸi olup olmadÄ±ÄŸÄ± Ã§ok aÃ§Ä±k deÄŸildir. AlfvÃ©n dalgalarÄ± dÄ±ÅŸÄ±nda tÃ¼m dalgalarÄ±n koronaya ulaÅŸmadan Ã¶nce daÄŸÄ±ldÄ±klarÄ± ortaya Ã§Ä±karÄ±lmÄ±ÅŸtÄ±r. AlfvÃ©n dalgalarÄ± da korona da kolayca daÄŸÄ±lmamaktadÄ±r. GÃ¼nÃ¼mÃ¼zde araÅŸtÄ±rma daha Ã§ok pÃ¼skÃ¼rtÃ¼ yolu ile Ä±sÄ±nma iÅŸleyiÅŸine doÄŸru yÃ¶nelmiÅŸtir. Korona Ä±sÄ±nmasÄ±nÄ± aÃ§Ä±klamak iÃ§in olasÄ± bir gÃ¶rÃ¼ÅŸ sÃ¼rekli kÃ¼Ã§Ã¼k Ã¶lÃ§ekli pÃ¼skÃ¼rtÃ¼lerdir ve hÃ¢lÃ¢ araÅŸtÄ±rÄ±lmaktadÄ±r.</p>
<p><a id="S.C3.B6n.C3.BCk_gen.C3.A7_G.C3.BCne.C5.9F_problemi" name="S.C3.B6n.C3.BCk_gen.C3.A7_G.C3.BCne.C5.9F_problemi"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">SÃ¶nÃ¼k genÃ§ GÃ¼neÅŸ problemi</span></h3>
<p>GÃ¼neÅŸ geliÅŸiminin kuramsal modelleri 3,8 ile 2,5 milyar yÄ±l Ã¶nce Arkeyan Devir&#8217;de GÃ¼neÅŸ&#8217;in bugÃ¼nkÃ¼nden 75% daha az parlak olduÄŸunu Ã¶nerir. Bu kadar zayÄ±f bir yÄ±ldÄ±z DÃ¼nya Ã¼zerinde su varlÄ±ÄŸÄ±nÄ± destekleyemeyeceÄŸinden hayatÄ±nda geliÅŸememesi gerekirdi. Ancak jeolojik kayÄ±tlar DÃ¼nya&#8217;nÄ±n tarihi boyunca oldukÃ§a sabit bir sÄ±caklÄ±kta kaldÄ±ÄŸÄ±nÄ± gÃ¶sterir, hatta genÃ§ DÃ¼nya bugÃ¼nden biraz daha sÄ±caktÄ±r. BiliminsanlarÄ± arasÄ±nda varÄ±lan gÃ¶rÃ¼ÅŸbirliÄŸi genÃ§ DÃ¼nyanÄ±n atmosferinde oldukÃ§a fazla miktarda sera gazlarÄ±nÄ±n (<span class="mw-redirect">karbon dioksit</span>, metan ve/veya amonyak) bulunmasÄ± nedeniyle GÃ¼neÅŸ&#8217;ten gelen az enerjiyi atmosferde hapsettikleri fazla Ä±sÄ±yla dengelediÄŸidir.</p>
<p><a id="Manyetik_alan" name="Manyetik_alan"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">Manyetik alan</span></h2>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 222px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/b/b6/Heliospheric-current-sheet.gif/220px-Heliospheric-current-sheet.gif" border="0" alt="GÃ¼neÅŸ'in dÃ¶nen manyetik alanÄ±nÄ±n gezegenlerarasÄ± ortamda bulunan plazma Ã¼zerindeki etkisinden kaynaklanan GÃ¼nyuvar akÄ±m katmanÄ± GÃ¼neÅŸ Sistemi'nin en uÃ§ noktalarÄ±na kadar uzanÄ±r." width="220" height="172" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>GÃ¼neÅŸ&#8217;in dÃ¶nen manyetik alanÄ±nÄ±n gezegenlerarasÄ± ortamda bulunan plazma Ã¼zerindeki etkisinden kaynaklanan GÃ¼nyuvar akÄ±m katmanÄ± GÃ¼neÅŸ Sistemi&#8217;nin en uÃ§ noktalarÄ±na kadar uzanÄ±r.</p></div>
</div>
</div>
<p>GÃ¼neÅŸ iÃ§inde bulunan tÃ¼m madde yÃ¼ksek sÄ±caklÄ±klardan Ã¶tÃ¼rÃ¼ gaz ve plazma hÃ¢lindedir. Bu nedenle GÃ¼neÅŸ ekvatorda yukarÄ± enlemlerde olduÄŸundan daha hÄ±zlÄ± dÃ¶ner. Ekvatorda dÃ¶nÃ¼ÅŸ hÄ±zÄ± 25 gÃ¼n iken kutuplarda 35 gÃ¼nde kendi etrafÄ±nda dÃ¶ner. Bu kademeli dÃ¶nÃ¼ÅŸ sonucunda manyetik alan Ã§izgilerinin zamanla kÄ±vrÄ±larak manyetik alan halkalarÄ± oluÅŸturmasÄ± GÃ¼neÅŸ&#8217;in yÃ¼zeyinden patlamalarla ayrÄ±larak gÃ¼neÅŸ lekeleri ve gÃ¼neÅŸ pÃ¼skÃ¼rtÃ¼leri oluÅŸumuna neden olur. Bu kÄ±vrÄ±lma hareketi solar dinamonun oluÅŸmasÄ±na ve 11 yÄ±llÄ±k GÃ¼neÅŸ dÃ¶ngÃ¼sÃ¼ ile GÃ¼neÅŸ&#8217;in manyetik alanÄ±nÄ±n yÃ¶n deÄŸiÅŸtirmesine neden olur.</p>
<p>GÃ¼neÅŸ&#8217;in dÃ¶nen manyetik alanÄ±nÄ±n gezegenlerarasÄ± ortamda bulunan plazma Ã¼zerindeki etkisi GÃ¼nyuvar akÄ±m katmanÄ±nÄ± oluÅŸturur. Bu katman farklÄ± yÃ¶nleri gÃ¶steren manyetik alanlarÄ± ayÄ±rÄ±r. GezegenlerarasÄ± ortamda bulunan plazma aynÄ± zamanda DÃ¼nya&#8217;nÄ±n yÃ¶rÃ¼ngesinde GÃ¼neÅŸ&#8217;in manyetik alanÄ±nÄ±n kuvvetinden de sorumludur. EÄŸer uzay bir vakum olsaydÄ± GÃ¼neÅŸ&#8217;in10<sup>-4</sup> tesla manyetik dipol alanÄ± uzaklÄ±ÄŸÄ±n kÃ¼bÃ¼yle azalarak 10<sup>-11</sup> tesla olacaktÄ±. Ancak uydu gÃ¶zlemleri bunun 100 kat daha fazla kuvvetli olduÄŸunu ve 10<sup>-9</sup> tesla civarÄ±nda olduÄŸunu gÃ¶stermektedir. Manyetohidrodinamik (MHD) kuram manyetik alan iÃ§indeki iletken bir akÄ±ÅŸkanÄ±n (Ã¶rneÄŸin gezegenlerarasÄ± ortam) yine manyetik alan yaratan elektrik akÄ±mlarÄ± indÃ¼klediÄŸini sÃ¶yler, dolayÄ±sÄ±yla bir MHD dinamo gibi hareket eder.</p>
<p><a id="G.C3.BCne.C5.9F_g.C3.B6zleminin_tarih.C3.A7esi" name="G.C3.BCne.C5.9F_g.C3.B6zleminin_tarih.C3.A7esi"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">GÃ¼neÅŸ gÃ¶zleminin tarihÃ§esi</span></h2>
<p><a name=".C4.B0lk_.C3.A7a.C4.9Flarda_G.C3.BCne.C5.9F"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Ä°lk Ã§aÄŸlarda GÃ¼neÅŸ</span></h3>
<div class="thumb tleft">
<div class="thumbinner" style="width: 202px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/c/ca/Solvogn.jpg/200px-Solvogn.jpg" border="0" alt="Ä°skandinav Bronz Ã‡aÄŸ mitolojisinin Ã¶nemli bir parÃ§asÄ± olduÄŸuna inanÄ±lan, bir at tarafÄ±ndan Ã§ekilen Trundholm GÃ¼neÅŸ arabasÄ± heykeli." width="200" height="139" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>Ä°skandinav Bronz Ã‡aÄŸ mitolojisinin Ã¶nemli bir parÃ§asÄ± olduÄŸuna inanÄ±lan, bir at tarafÄ±ndan Ã§ekilen Trundholm GÃ¼neÅŸ arabasÄ± heykeli.</p></div>
</div>
</div>
<p>GÃ¶kyÃ¼zÃ¼&#8217;nde bulunan parlak bir disk olan GÃ¼neÅŸ, ufuÄŸun Ã¼zerindeyken gÃ¼n, ortada yokken de gece olur kavrayÄ±ÅŸÄ± Ä°nsanoÄŸlu&#8217;nun GÃ¼neÅŸ hakkÄ±ndaki en temel gÃ¶rÃ¼ÅŸÃ¼dÃ¼r. TarihÃ¶ncesi ve antik Ã§aÄŸ dÃ¶nemi kÃ¼ltÃ¼rlerde GÃ¼neÅŸ&#8217;in bir tanrÄ± olduÄŸuna ya da diÄŸer doÄŸaÃ¼stÃ¼ olaylara neden olduÄŸuna inanÄ±lÄ±rdÄ±. GÃ¼ney Amerika&#8217;daki <span class="mw-redirect">Ä°nka</span> ve gÃ¼nÃ¼mÃ¼z Meksika&#8217;sÄ±ndaki <span class="mw-redirect">Aztek</span> uygarlÄ±klarÄ±nÄ±n merkezinde GÃ¼neÅŸ&#8217;e tapÄ±nma bulunmaktadÄ±r. Bir Ã§ok antik anÄ±t GÃ¼neÅŸ ile ilgili fenomenlere gÃ¶re yapÄ±lmÄ±ÅŸtÄ±r. Ã–rneÄŸin taÅŸ megalitler oldukÃ§a doÄŸru bir ÅŸekilde gÃ¼ndÃ¶nÃ¼mÃ¼nÃ¼ iÅŸaret eder. En tanÄ±nmÄ±ÅŸ megalitler Nabta Playa, MÄ±sÄ±r, Ä°ngiltere&#8217;de Stonehenge&#8217;dedir. Meksika&#8217;da ChichÃ©n ItzÃ¡&#8217;da bulunan El Castillo piramidi, ilkbahar ve sonbahar ekinokslarÄ±nda merdivenlerden yukarÄ± yÄ±lanlarÄ±n Ã§Ä±ktÄ±ÄŸÄ±nÄ± gÃ¶steren gÃ¶lgeler verecek ÅŸekilde tasarlanmÄ±ÅŸtÄ±r. Sabit yÄ±ldÄ±zlara gÃ¶re GÃ¼neÅŸ tutulum boyunca zodyaktan geÃ§erek bir yÄ±l iÃ§inde tam tur atÄ±yormuÅŸ gibi gÃ¶rÃ¼nÃ¼r, dolayÄ±sÄ±yla da Yunan gÃ¶kbilimciler tarafÄ±ndan yedi gezegenden biri olarak sayÄ±lÄ±rdÄ±. HaftanÄ±n gÃ¼nlerine de bu yedi gezegenin adÄ± verilmiÅŸtir.</p>
<p><a id="Bilimsel_bak.C4.B1.C5.9Fla_G.C3.BCne.C5.9F" name="Bilimsel_bak.C4.B1.C5.9Fla_G.C3.BCne.C5.9F"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">Bilimsel bakÄ±ÅŸla GÃ¼neÅŸ</span></h3>
<p>GÃ¼neÅŸ hakkÄ±nda ilk bilimsel aÃ§Ä±klamayÄ± yapan insanlardan birisi <span class="mw-redirect">YunanlÄ±</span> filozof <span class="mw-redirect">Anaxagoras</span> GÃ¼neÅŸ&#8217;in tanrÄ± Helios&#8217;un arabasÄ± olmadÄ±ÄŸÄ±nÄ± Peloponnez&#8217;den bile bÃ¼yÃ¼k devasa yanan bir metal top olduÄŸunu sÃ¶ylemiÅŸtir. Bu sapkÄ±n dÃ¼ÅŸÃ¼nceyi Ã¶ÄŸrettiÄŸi iÃ§in iktidardakiler tarafÄ±ndan tutuklanmÄ±ÅŸ ve Ã¶lÃ¼m cezasÄ±na Ã§arptÄ±rÄ±lmÄ±ÅŸtÄ±r ancak Perikles&#8217;in araya girmesiyle daha sonra serbest bÄ±rakÄ±lmÄ±ÅŸtÄ±r. DÃ¼nya ile GÃ¼neÅŸ arasÄ±ndaki uzaklÄ±ÄŸÄ± tam olarak ilk hesaplayan insan 3. yÃ¼zyÄ±lda Eratosthenes olmuÅŸtur. BulduÄŸu 149 milyon km uzaklÄ±k gÃ¼nÃ¼mÃ¼zde kabul edilen uzaklÄ±k ile aynÄ±dÄ±r.</p>
<p>Gezegenlerin GÃ¼neÅŸ&#8217;in etrafÄ±nda dÃ¶ndÃ¼ÄŸÃ¼ kuramÄ± <span class="mw-redirect">Yunan</span> Samoslu Aristarchus ve Hintliler tarafÄ±ndan Ã¶nerilmiÅŸtir. Bu gÃ¶rÃ¼ÅŸ 16. yÃ¼zyÄ±lda <span class="mw-redirect">Nicolaus Copernicus</span> tarafÄ±ndan tekrar ele alÄ±nmÄ±ÅŸtÄ±r. 17. yÃ¼zyÄ±lÄ±n baÅŸÄ±nda teleskobun bulunuÅŸuyla gÃ¼neÅŸ lekeleri Thomas Harriot, Galileo Galilei ve diÄŸer gÃ¶kbilimcileri tarafÄ±ndan detaylÄ± olarak gÃ¶zlemlenebilmiÅŸtir. Galileo, gÃ¼neÅŸ lekelerinin BatÄ± uygarlÄ±ÄŸÄ±nda bilinen ilk gÃ¶zlemlerini yapmÄ±ÅŸ ve bunlarÄ±n GÃ¼neÅŸ ile DÃ¼nya arasÄ±nda dolaÅŸan kÃ¼Ã§Ã¼k gÃ¶kcisimleri olmadÄ±ÄŸÄ±nÄ± aksine GÃ¼neÅŸ&#8217;in yÃ¼zeyinde olduÄŸunu varsaymÄ±ÅŸtÄ±r. GÃ¼neÅŸ lekeleri Han hanedanÄ±ndan beri gÃ¶zlemlenmekte ve Ã‡inli gÃ¶kbilimciler tarafÄ±ndan yÃ¼zyÄ±llardÄ±r kayÄ±tlarÄ± tutulmaktaydÄ±. 1672&#8242;de Giovanni Cassini ve Jean Richer mars olan uzaklÄ±ÄŸÄ± belirledi, dolayÄ±sÄ±yla da GÃ¼neÅŸ&#8217;e olan uzaklÄ±ÄŸÄ± hesap edebildiler. Isaac Newton bir prizma kullanarak gÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ±nÄ± inceledi ve Ä±ÅŸÄ±ÄŸÄ±n birÃ§ok renkten oluÅŸtuÄŸunu gÃ¶sterdi. 1800&#8242;de <span class="mw-redirect">William Herschel</span> gÃ¼neÅŸ tayfÄ±nÄ±n kÄ±rmÄ±zÄ± bÃ¶lÃ¼mÃ¼nÃ¼n Ã¶tesinde kÄ±zÄ±lÃ¶tesi Ä±ÅŸÄ±mayÄ± keÅŸfetti. 1800&#8242;lerde GÃ¼neÅŸ&#8217;in spektroskopik incelenmesinde ilerlemeler kaydedilmiÅŸtir. Joseph von Fraunhofer tayf Ã¼stÃ¼nde <span class="mw-redirect">soÄŸurma Ã§izgilerinin</span> ilk gÃ¶zlemlerini gerÃ§ekleÅŸtirmiÅŸtir. Tayf Ã¼zerindeki en kuvvetli soÄŸurma Ã§izgilerinin adÄ± gÃ¼nÃ¼mÃ¼zde Fraunhofer Ã§izgileri olarak bilinir. GÃ¼neÅŸ&#8217;ten gelen Ä±ÅŸÄ±ÄŸÄ± tayfÄ± geniÅŸletildiÄŸinde kayÄ±p birÃ§ok renk bulunabilir.</p>
<p>Modern bilimsel dÃ¶nemin baÅŸlarÄ±nda GÃ¼neÅŸ enerjisinin kaynaÄŸÄ± hÃ¢lÃ¢ bir bilmeceydi. <span class="mw-redirect">Lord Kelvin</span>, GÃ¼neÅŸ&#8217;in iÃ§erisinde barÄ±ndÄ±rdÄ±ÄŸÄ± Ä±sÄ±yÄ± Ä±ÅŸÄ±yan, soÄŸuyan sÄ±vÄ± bir nesne olduÄŸunu Ã¶nerdi. Kelvin ve Hermann von Helmholtz daha sonra enerji Ã§Ä±ktÄ±sÄ±nÄ± aÃ§Ä±klamak iÃ§in Kelvin-Helmholtz iÅŸleyiÅŸini Ã¶nerdi. Maalesef ortaya Ã§Ä±kan yaÅŸ tahmini jeolojik kanÄ±tlarÄ±n Ã¶nerdiÄŸi bir kaÃ§ milyon yÄ±ldan Ã§ok daha az olan 20 milyon yÄ±l kadardÄ±. In 1890&#8242;da gÃ¼neÅŸ tayfÄ±nda helyumu keÅŸfeden Joseph Norman Lockyer, GÃ¼neÅŸ&#8217;in oluÅŸumu ve geliÅŸimi iÃ§in kuyrukluyÄ±ldÄ±zlara dayanan bir varsayÄ±m Ã¶ne sÃ¼rdÃ¼.</p>
<p>1904 yÄ±lÄ±na kadar kanÄ±tlanmÄ±ÅŸ bir Ã§Ã¶zÃ¼m getirilemedi. Ernest Rutherford GÃ¼neÅŸ&#8217;in enerji Ã§Ä±ktÄ±sÄ±nÄ±n iÃ§ Ä±sÄ± kaynaÄŸÄ±yla devam ettirilebileceÄŸini ve bunun da radyoaktif bozulma olabileceÄŸini Ã¶nerdi. Ancak GÃ¼neÅŸ enerjisinin kaynaÄŸÄ± hakkÄ±ndaki en Ã¶nemli ipucunu saÄŸlayan kiÅŸi Ã¼nlÃ¼ kÃ¼tle-enerji denkliÄŸi baÄŸÄ±ntÄ±sÄ± <em>E</em> =Â <em>mc</em>Â² ile Albert Einstein olmuÅŸtur.</p>
<p>1920&#8242;de Arthur Eddington GÃ¼neÅŸ&#8217;in Ã§ekirdeÄŸinde bulunan basÄ±nÃ§ ve sÄ±caklÄ±klarÄ±n hidrojeni helyuma dÃ¶nÃ¼ÅŸtÃ¼recek bir nÃ¼kleer fÃ¼zyon tepkimesi iÃ§in yeterli olduÄŸunu, kÃ¼tledeki net deÄŸiÅŸiklikten de enerji oluÅŸacaÄŸÄ±nÄ± Ã¶nermiÅŸtir. GÃ¼neÅŸ&#8217;te bulunan hidrojenin baskÄ±nlÄ±ÄŸÄ± 1925 yÄ±lÄ±nda Cecilia Payne-Gaposchkin tarafÄ±ndan doÄŸrulanmÄ±ÅŸtÄ±r. Kuramsal fÃ¼zyon kavramÄ± 1930&#8242;larda astrofizikÃ§iler Subrahmanyan Chandrasekhar ve Hans Bethe tarafÄ±ndan geliÅŸtirilmiÅŸtir. Hans Bethe, GÃ¼neÅŸ&#8217;in enerjisini saÄŸlayan iki ana nÃ¼kleer tepkimeyi hesaplamÄ±ÅŸtÄ±r.</p>
<p>1957 yeni ufuklar aÃ§an, &#8220;YÄ±ldÄ±zlarda Elementlerin Sentezi&#8221; baÅŸlÄ±klÄ± bir bilimsel makale Margaret Burbridge tarafÄ±ndan yayÄ±mlandÄ± Makale evrende bulunan elementlerin GÃ¼neÅŸ gibi yÄ±ldÄ±zlarÄ±n iÃ§inde sentezlendiÄŸini kanÄ±tlarÄ±yla gÃ¶sterdi. Bu aÃ§Ä±klamalar gÃ¼nÃ¼mÃ¼zde bilimin Ã¶nemli ilerlemelerinden biri olarak sayÄ±lmaktadÄ±r.</p>
<p><a id="G.C3.BCne.C5.9F_uzay_g.C3.B6revleri" name="G.C3.BCne.C5.9F_uzay_g.C3.B6revleri"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">GÃ¼neÅŸ uzay gÃ¶revleri</span></h3>
<p>GÃ¼neÅŸ&#8217;i gÃ¶zlemlemek iÃ§in tasarlanmÄ±ÅŸ ilk uydular NASA&#8217;nÄ±n 1959 ile 1968 yÄ±llarÄ± arasÄ±nda fÄ±rlatÄ±lan Pioneer 5, 6, 7, 8 ve 9 uzay sondalarÄ±dÄ±r. Bu sondalar, DÃ¼nya&#8217;nÄ±nkine benzer bir uzaklÄ±kta GÃ¼neÅŸ&#8217;in yÃ¶rÃ¼ngesinde kaldÄ±lar ve gÃ¼neÅŸ rÃ¼zgÃ¢rÄ± ile gÃ¼neÅŸ manyetik alanÄ±nÄ±n ilk detaylÄ± Ã¶lÃ§Ã¼mlerini gerÃ§ekleÅŸtirdiler. Pioneer 9 Ã¶zellikle uzun bir zaman Ã§alÄ±ÅŸÄ±r durumda kaldÄ± ve 1987&#8242;ye kadar data gÃ¶ndermeye devam etti.</p>
<p>1970&#8242;lerde Helios 1 uzay sondasÄ± ve Skylab Apollo Teleskobu biliminsanlarÄ±na gÃ¼neÅŸ rÃ¼zgÃ¢rÄ± ve korona hakkÄ±nda yeni data saÄŸladÄ±. <span class="mw-redirect">ABD</span> &#8211; Almanya ortak giriÅŸimi olan Helios 1 uzay sondasÄ±, <span class="mw-redirect">gÃ¼nberi</span> rotasÄ±nda MerkÃ¼r&#8217;Ã¼n yÃ¶rÃ¼ngesine giren bir yÃ¶rÃ¼ngedeydi. NASA tarafÄ±ndan 1973&#8242;te fÄ±rlatÄ±lan Skylab uzay istasyonunun iÃ§inde Apollo Teleskobu denen bir gÃ¼neÅŸ gÃ¶zlem modÃ¼lÃ¼ de bulunmaktaydÄ±. Skylab GÃ¼neÅŸ geÃ§iÅŸ bÃ¶lgesinin ve koronanÄ±n morÃ¶tesi Ä±ÅŸÄ±nÄ±mÄ±nÄ±n ilk zamanlamalÄ± gÃ¶slemlerini gerÃ§ekleÅŸtirdi. BuluÅŸlar arasÄ±nda koronodan kÃ¼tle fÄ±rlatÄ±lmasÄ± ve ÅŸimdilerde gÃ¼neÅŸ rÃ¼zgÃ¢rÄ±yla yakÄ±n iliÅŸkisi olduÄŸu bilinen korona delikleri olmuÅŸtur.</p>
<p>1980&#8242;de NASA tarafÄ±ndan Solar Maksimum uzay uydusu fÄ±rlatÄ±ldÄ±. Bu uzay aracÄ± yÃ¼ksek gÃ¼neÅŸ etkinliÄŸi sÄ±rasÄ±nda gÃ¼neÅŸ pÃ¼skÃ¼rtÃ¼lerinde ortaya Ã§Ä±kan gamma Ä±ÅŸÄ±nÄ±, X Ä±ÅŸÄ±nÄ± ve <span class="mw-redirect">UV</span> Ä±ÅŸÄ±masÄ±nÄ± gÃ¶zlemlemek iÃ§in tasarlanmÄ±ÅŸtÄ±. Ancak fÄ±rlatmadan bir iki ay sonra bir elektronik hata sonucu sonda bekleme moduna girdi ve sonraki Ã¼Ã§ yÄ±lÄ±nÄ± bu ÅŸekilde geÃ§irdi. 1984 yÄ±lÄ±nda uzay mekiÄŸi Challenger STS-41C gÃ¶revi uyduyu bularak onardÄ±. Haziran 1989&#8242;da DÃ¼nya atmosferine girene kadar Solar Maximum sondasÄ± binlerce korona gÃ¶rseli Ã§ekebildi.</p>
<p>Japonya&#8217;nÄ±n 1991&#8242;de fÄ±rlatÄ±lan Yohkoh (<em>GÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ±</em>) uydusu X Ä±ÅŸÄ±nÄ± dalgaboyunda gÃ¼neÅŸ pÃ¼skÃ¼rtÃ¼lerini gÃ¶zlemledi. Sondadan gelen datalar sayesinde biliminsanlarÄ± deÄŸiÅŸik tipte gÃ¼neÅŸ pÃ¼skÃ¼rtÃ¼lerini tanÄ±mlayabildiler. AyrÄ±ca doruk etkinlik bmlgelerinden uzakta olan koronanÄ±n da eskiden dÃ¼ÅŸÃ¼nÃ¼ldÃ¼ÄŸÃ¼nÃ¼n aksine daha dinamik ve etkin olduÄŸu ortaya Ã§Ä±karÄ±ldÄ±. Yohkoh tam bir gÃ¼neÅŸ dÃ¶ngÃ¼sÃ¼nÃ¼ gÃ¶zlemledi ancak 2001de gÃ¼neÅŸ tutulmasÄ± sÄ±rasÄ±nda bekleme moduna girdi ve GÃ¼neÅŸ ile olan baÄŸlantÄ±sÄ±nÄ± yitirdi. 2005 yÄ±lÄ±nda atmosfere yeniden girerken yokoldu.</p>
<p>GÃ¼nÃ¼mÃ¼ze kadar en Ã¶nemli gÃ¼neÅŸ uzay gÃ¶revlerinden biri Avrupa Uzay AjansÄ± ile NASA ortak projesi olan ve 2 AralÄ±k 1995&#8242;te fÄ±rlatÄ±lan SOHO (Solar and Heliospheric Observatory) gÃ¶revidir. BaÅŸlangÄ±cÄ±nda iki yÄ±llÄ±k bir gÃ¶rev iÃ§in planlanan SOHO 2007 itibariyle on yÄ±lÄ± aÅŸkÄ±n bir sÃ¼re etkinlik gÃ¶stermiÅŸtir. Ã‡ok yararlÄ± olduÄŸunu kanÄ±tlamasÄ±ndan 2008&#8242;de fÄ±rlatÄ±lacak devam gÃ¶revi <em>Solar Dynamics Observatory</em> planlanmÄ±ÅŸtÄ±r. DÃ¼nya ile GÃ¼neÅŸ arasÄ±nda Lagrange noktasÄ±na yerleÅŸtirilen SOHO fÄ±rlatÄ±ldÄ±ÄŸÄ±ndan beri deÄŸiÅŸik dalgaboylarÄ±nda GÃ¼neÅŸ&#8217;in gÃ¶rÃ¼ntÃ¼sÃ¼nÃ¼ sÃ¼rekli olarak iletmektedir. DoÄŸrudan GÃ¼neÅŸ&#8217;i gÃ¶zlemleyebilmesinin yanÄ± sÄ±ra SOHO Ã¶zellikle GÃ¼neÅŸ&#8217;in yanÄ±ndan geÃ§erken yanan bir Ã§ok kÃ¼Ã§Ã¼k <span class="mw-redirect">kuyrukluyÄ±ldÄ±z</span> dahil bir Ã§ok kuyrukluyÄ±ldÄ±zÄ±n keÅŸfine yaradÄ±.</p>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 202px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/c/c2/174719main_LEFTREDSouthPole304.jpg/200px-174719main_LEFTREDSouthPole304.jpg" border="0" alt="GÃ¼neÅŸ'in gÃ¼ney kutbu. STEREO gÃ¼neÅŸ gÃ¶zlem misyonu tarafÄ±ndan Ã§ekilmiÅŸtir. GÃ¶rselin saÄŸ alt kÄ±smÄ±nda fÄ±rlatÄ±lan madde gÃ¶rÃ¼lebilir." width="200" height="113" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>GÃ¼neÅŸ&#8217;in gÃ¼ney kutbu. STEREO gÃ¼neÅŸ gÃ¶zlem misyonu tarafÄ±ndan Ã§ekilmiÅŸtir. GÃ¶rselin saÄŸ alt kÄ±smÄ±nda fÄ±rlatÄ±lan madde gÃ¶rÃ¼lebilir.</p></div>
</div>
</div>
<p>TÃ¼m bu uydular GÃ¼neÅŸ&#8217;i tutulum dÃ¼zlemi Ã¼zerinden gÃ¶zlemlemiÅŸtir, yani yalnÄ±zca ekvator bÃ¶lgelerinin detaylarÄ± mevcuttur. 1990 yÄ±lÄ±nda GÃ¼neÅŸ&#8217;in kutup bÃ¶lgelerini incelemek iÃ§in Ulysses uzay sondasÄ± fÄ±rlatÄ±ldÄ±. Ã–nce JÃ¼piter&#8217;e kadar giderek burada &#8216;sapan&#8217; etkisinden faydalanarak tutulum dÃ¼zleminin Ã¼stÃ¼nde bir yÃ¶rÃ¼ngeye oturdu. TesadÃ¼fen Ã§ok yakÄ±ndan 1994 yÄ±lÄ±nda Shoemaker-Levy 9 kuyrukluyÄ±ldÄ±zÄ±nÄ±n JÃ¼piter ile Ã§arpÄ±ÅŸmasÄ±nÄ± izleyebildi. Ulysses planlanan yÃ¶rÃ¼ngesine girdikten sonra gÃ¼neÅŸ rÃ¼zgÃ¢rÄ±nÄ± gÃ¶zlemlemeye ve yÃ¼ksek enlemlerde manyetik alan kuvvetini belirlemeye baÅŸladÄ±. YÃ¼ksek enlemlerden Ã§Ä±kan gÃ¼neÅŸ rÃ¼zgÃ¢rÄ±nÄ±n beklenenden daha dÃ¼ÅŸÃ¼k olarak 750 km/s hÄ±zla hareket ettiÄŸini buldu. AyrÄ±ca yÃ¼ksek enlemlerden Ã§Ä±kan, galaktik kozmik Ä±ÅŸÄ±nlar saÃ§an bÃ¼yÃ¼k manyetik dalgalarÄ±n varlÄ±ÄŸÄ±nÄ± keÅŸfetti.</p>
<p>IÅŸÄ±kyuvar&#8217;da bulunan elementlerin bolluÄŸu gÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ± tayflarÄ±ndan Ã§ok iyi bilinmektedir ancak GÃ¼neÅŸ&#8217;in iÃ§inin bileÅŸimi Ã§ok iyi anlaÅŸÄ±lamamÄ±ÅŸtÄ±r. Bir gÃ¼neÅŸ rÃ¼zgÃ¢rÄ± Ã¶rnek getirme gÃ¶revi iÃ§in kullanÄ±lan Genesis uzay aracÄ±, gÃ¶kbilimcilerinin gÃ¼neÅŸ maddesi bileÅŸimini doÄŸrudan Ã¶lÃ§ebilmesi iÃ§in tasarlanmÄ±ÅŸtÄ±. Genesis 2004 yÄ±lÄ±nda DÃ¼nya&#8217;ya dÃ¶ndÃ¼ ancak iniÅŸ sÄ±rasÄ±nda paraÅŸÃ¼tlerinden biri aÃ§Ä±lmadÄ±ÄŸÄ± iÃ§in zarar gÃ¶rdÃ¼. AÅŸÄ±rÄ± derecede zarara raÄŸmen bazÄ± iÅŸe yarar Ã¶rnekler ele geÃ§irildi ve analizleri devam etmektedir.</p>
<p>STEREO (The Solar Terrestrial Relations Observatory) gÃ¶revi Ekim 2006&#8242;da fÄ±rlatÄ±lmÄ±ÅŸtÄ±r. Ä°ki eÅŸlenik uzay aracÄ± GÃ¼neÅŸ&#8217;in ve koronadan kÃ¼tle fÄ±rlatÄ±mÄ± gibi olaylarÄ±n stereoskopik fotoÄŸrafÄ±nÄ± Ã§ekebilecek ÅŸekilde yÃ¶rÃ¼ngeye sokulmuÅŸlardÄ±r.</p>
<p><a id="G.C3.BCne.C5.9F_g.C3.B6zlemi_ve_g.C3.B6ze_gelen_zarar" name="G.C3.BCne.C5.9F_g.C3.B6zlemi_ve_g.C3.B6ze_gelen_zarar"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">GÃ¼neÅŸ gÃ¶zlemi ve gÃ¶ze gelen zarar</span></h2>
<div class="thumb tright">
<div class="thumbinner" style="width: 182px;"><span class="image"><img class="thumbimage" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/6e/The_sun1.jpg/180px-The_sun1.jpg" border="0" alt="YeryÃ¼zÃ¼nde, bir fotoÄŸraf makinesi lensinden gÃ¶rÃ¼ndÃ¼ÄŸÃ¼ ÅŸekliyle GÃ¼neÅŸ." width="180" height="135" /></span></p>
<div class="thumbcaption">
<div class="magnify"><span class="internal"><br />
</span></div>
<p>YeryÃ¼zÃ¼nde, bir fotoÄŸraf makinesi lensinden gÃ¶rÃ¼ndÃ¼ÄŸÃ¼ ÅŸekliyle GÃ¼neÅŸ.</p></div>
</div>
</div>
<p>GÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ± Ã§ok parlaktÄ±r ve Ã§Ä±plak gÃ¶zle kÄ±sa sÃ¼reler iÃ§in GÃ¼neÅŸ&#8217;e bakmak acÄ± verici olabilir ama Ã¶zel olarak normal gÃ¶zler iÃ§in zararlÄ± deÄŸildir.GÃ¼neÅŸ&#8217;e doÄŸrudan bakÄ±ldÄ±ÄŸÄ±nda gÃ¶zde yÄ±ldÄ±z gibi parlamalar oluÅŸur ve geÃ§ici olarak yarÄ± kÃ¶rlÃ¼ÄŸe sebep olur. AynÄ± zamanda retinaya 4Â milliwatt gÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ± dÃ¼ÅŸmesine, bÃ¶ylece retinanÄ±n hafifÃ§e Ä±sÄ±narak, potansiyel olarak gÃ¶zlerin zarar gÃ¶rmesine neden olur.UV Ä±ÅŸÄ±nlarÄ±na maruz kalma sonucu aÅŸamalÄ± olarak gÃ¶zÃ¼n lensi yÄ±llar sonra sararÄ±r ve katarakt oluÅŸumuna neden olabilir.DoÄŸrudan GÃ¼neÅŸ&#8217;e bakÄ±ldÄ±ÄŸÄ±nda yaklaÅŸÄ±k 100 dakika sonra UV kaynaklÄ± gÃ¼neÅŸ yanÄ±ÄŸÄ± benzeri lezyonlar retina Ã¼zerinde oluÅŸur, Ã¶zellikle morÃ¶tesi Ä±ÅŸÄ±nlar yoÄŸun ise. GÃ¶zler genÃ§ ise durum daha da kÃ¶tÃ¼leÅŸir, Ã§Ã¼nkÃ¼ yaÅŸlanan gÃ¶zlerden daha fazla UV&#8217;den etkilenir.</p>
<p>GÃ¼neÅŸ&#8217;i dÃ¼rbÃ¼n gibi Ä±ÅŸÄ±ÄŸÄ± yoÄŸunlaÅŸtÄ±ran optik cihazlarla izlemek eÄŸer UV Ä±ÅŸÄ±nlarÄ± filtre edecek uygun bir filtre yoksa Ã§ok zararlÄ±dÄ±r. Filtresiz dÃ¼rbÃ¼nler Ã§Ä±plak gÃ¶zÃ¼n aldÄ±ÄŸÄ±ndan 500 kat daha fazla enerjinin retinaya gelmesini saÄŸlayacaÄŸÄ±ndan retina hÃ¼crelerinin hemen Ã¶lmesine neden olur. Ã–ÄŸlen gÃ¼neÅŸine filtresiz dÃ¼rbÃ¼nle Ã§ok kÄ±sa bir sÃ¼re bakmak bile kalÄ±cÄ± kÃ¶rlÃ¼ÄŸe neden olur. GÃ¼neÅŸ&#8217;i izlemenin gÃ¼venli bir yolu teleskop kullanarak gÃ¶rÃ¼ntÃ¼sÃ¼nÃ¼ bir ekrana yansÄ±tmaktÄ±r.</p>
<p>KÄ±smi gÃ¼neÅŸ tutulmalarÄ±nÄ± izlemek zararlÄ±dÄ±r, Ã§Ã¼nkÃ¼ gÃ¶zbebekleri aÅŸÄ±rÄ± yÃ¼ksek kontrasta uyumlu deÄŸildir. GÃ¶zbebeÄŸi ortamda bulunan toplam Ä±ÅŸÄ±k miktarÄ±na gÃ¶re geniÅŸler, ortamda bulunan en parlak nesneye gÃ¶re deÄŸil. KÄ±smi tutulmalarda gÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ±nÄ±n Ã§oÄŸunluÄŸu <strong class="selflink">GÃ¼neÅŸ</strong>&#8216;in Ã¶nÃ¼nden geÃ§en Ay tarafÄ±ndan engellenir ama Ä±ÅŸÄ±kyuvarÄ±n Ã¶rtÃ¼lmemiÅŸ kÄ±sÄ±mlarÄ±nÄ±n yÃ¼zey parlaklÄ±ÄŸÄ± normal gÃ¼nlerdeki ile aynÄ±dÄ±r. OrtamÄ±n loÅŸ olmasÄ± nedeniyle gÃ¶zbebeÄŸi ~2Â mm&#8217;den ~6Â mm&#8217;ye bÃ¼yÃ¼r, ve gÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ±na maruz kalan her retina hÃ¼cresi tutulmayan normalin on katÄ± Ä±ÅŸÄ±k alacaktÄ±r. Bu gÃ¶zlemcinin gÃ¶zÃ¼nde kalÄ±cÄ± kÃ¶r noktalara neden olacak ÅŸekilde hÃ¼creleri Ã¶ldÃ¼rebilir ya da hÃ¼crelere zarar verebilir. Hemen acÄ± oluÅŸmadÄ±ÄŸÄ± iÃ§in tecrÃ¼besiz gÃ¶zlemciler ve Ã§ocuklar bu zararÄ±n farkÄ±na varamaz, bir kiÅŸinin gÃ¶rÃ¼ÅŸÃ¼nÃ¼n bozulmasÄ± hemen farkedilmez.</p>
<p>GÃ¼ndoÄŸumu ve gÃ¼nbatÄ±mÄ± esnasÄ±nda gÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ± Rayleigh saÃ§Ä±lÄ±mÄ± ve Mie saÃ§Ä±lÄ±mÄ± nedeniyle azalÄ±r. DÃ¼nya atmosferinden geÃ§erken aldÄ±ÄŸÄ± uzun yol nedeniyle Ã§Ä±plak gÃ¶zle rahat bir ÅŸekilde seyredilebilecek kadar sÃ¶nÃ¼ktÃ¼r. Pus, duman, toz ve yÃ¼ksek nem Ä±ÅŸÄ±ÄŸÄ±n azalmasÄ±na yardÄ±mcÄ± olur.</p>
<p>GÃ¼neÅŸi izlemek iÃ§in kullanÄ±lan Ä±ÅŸÄ±k azaltÄ±cÄ± filtreler bu nedenle tasarlanÄ±r. Uydurularak yapÄ±lan filtreler UV ve IR Ä±ÅŸÄ±nlarÄ± geÃ§irebilir dolayÄ±sÄ±yla yÃ¼ksek parlaklÄ±k dÃ¼zeylerinde gÃ¶ze zararlÄ± olabilir. Teleskoplarda kullanÄ±lan filtreler lensin ya da aÃ§Ä±klÄ±ÄŸÄ±n Ã¼zerinde olmalÄ± ama okÃ¼ler mercekte olmamalÄ±dÄ±r. Ã‡Ã¼nkÃ¼ emilen gÃ¼nÄ±ÅŸÄ±ÄŸÄ±ndan kaynaklanan aÅŸÄ±rÄ± Ä±sÄ± bu filtrelerin aniden Ã§atlamasÄ±na neden olabilir. 14 numaralÄ± kaynak camÄ± kabul edilebilir bir gÃ¼neÅŸ filtresidir ama negatif siyah fotoÄŸraf filmi deÄŸildir Ã§Ã¼nkÃ¼ Ã§ok fazla kÄ±zÄ±lÃ¶tesi Ä±ÅŸÄ±nÄ± geÃ§irir.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fgunes-nedir.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/gunes-nedir.html/" target="_blank"><img src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook da Paylas" title="Facebook da Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/gunes-nedir.html/" target="_blank" title="Facebook da Paylas">Facebook da Paylas</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/gunes-nedir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neptün Gezegeni</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/neptun-gezegeni.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/neptun-gezegeni.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2008 06:58:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[UZAY]]></category>
		<category><![CDATA[Neptün]]></category>
		<category><![CDATA[Neptün gezegeni]]></category>
		<category><![CDATA[Neptün nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=711</guid>
		<description><![CDATA[Neptün, Güneş sisteminin Güneş&#8217;ten uzaklık sırasına göre 8. gezegenidir. Kütle açısından Jüpiter ve Satürn&#8217;den sonra üçüncü, çap açısından bu iki gezegen ve Uranüs&#8217;ün ardından dördüncü sırada gelir. Adını Roma deniz tanrısı Neptunus&#8216;tan alır. 1846 yılında Urbain Le Verrier ve Johann Gottfried Galle tarafından bulunmuştur. Gaz devleri sınıfına girmektedir. Güneş&#8217;e olan uzaklığından dolayı Neptün gezegeni hakkında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fneptun-gezegeni.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/neptun.jpg" rel="thumbnail"><img class="alignleft size-medium wp-image-712" title="neptun" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/neptun-300x295.jpg" alt="" width="143" height="141" /></a><strong> Neptün</strong>, <span class="mw-redirect">Güneş sisteminin</span> Güneş&#8217;ten uzaklık sırasına göre 8. gezegenidir. Kütle açısından Jüpiter ve Satürn&#8217;den sonra <span class="new">üçüncü</span>, çap açısından bu iki gezegen ve Uranüs&#8217;ün ardından <span class="new">dördüncü</span> sırada gelir. Adını Roma deniz tanrısı <span class="mw-redirect">Neptunus</span>&#8216;tan alır. 1846 yılında <span class="new">Urbain Le Verrier</span> ve <span class="new">Johann Gottfried Galle</span> tarafından bulunmuştur. Gaz devleri sınıfına girmektedir.</p>
<p>Güneş&#8217;e olan uzaklığından dolayı <span class="mw-redirect">Neptün</span> gezegeni hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır. Fakat gezegenin yakınlarından geçen <span class="new">Voyager</span> 2 uzay sondasından alınan bilgilere göre, gezegen 22300 km lik yarı çapa sahiptir ve kendi ekseni etrafındaki dönüşünü 17.24 saatte tamamlamaktadır.<span id="more-711"></span></p>
<p>Neptün’ün yüzeyinde en yüksek sıcaklıklar -220° C’a yaklaşır ve astronom <span class="new">A. Dollfus</span>, gezegenin üstünde, hareketsiz gibi görünen düzensiz lekeler gözlemiştir. Buna dayanılarak, her şeyin don olayı nedeniyle hareketsizleştiği ve atmosfer akımları bulunmadığı sanılmaktaydı. Ancak Voyager 2 yolculuğu sırasında bu gezegenin yakınından geçtiği sırada çekirdeğinin hala çok sıcak olduğunu, dolayısıyla şiddeti 1000 mil&#8217;e varan fırtınalar olduğunu saptadı. Gezegenin göğünde, Triton ve <span class="new">Nereid</span> adları verilen, çok soluk renkli 2 ay vardır; daha büyük olan birincisinin boyutları Dünya&#8217;nın uydusu Ay’ınkinden büyüktür. Ayrıca 13 tane bilinen küçük uydusu vardır.
<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nedennasilnedir.com%2Fneptun-gezegeni.html%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=548&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:548px; height:25px"></iframe></div>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/neptun-gezegeni.html/" target="_blank"><img src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook da Paylas" title="Facebook da Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.nedennasilnedir.com/neptun-gezegeni.html/" target="_blank" title="Facebook da Paylas">Facebook da Paylas</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/neptun-gezegeni.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

