‘HAYVANLAR’ kategorisi için Arşiv

Anakonda

Cumartesi, 03 Ocak 2009

Boğagillerden, tropikal Güney Amerikada yaşayan, 8-10 m uzunlukta, avını sararak ve sıkarak öldüren yılan Eunectes murinus Yaşadığı yerler Tropik Güney Amerikada su kenarlarındaki ormanlarda bulunur Özellikleri 8-10 metre uzunluktadır. ağaçlara tırmanır, arasıra suya dalar. Bazan Bitkiler arasında yarı yarıya suya gömülü olarak saatlerce kalır. kuş ve memeli hayvanlarla beslenir. insanlara da saldırdığı olur. Avlarını suya çekerek veya sıkarak öldürür

anaconda

Ömrü 30-40 yıl Çeşitleri Boa yılanlarının Suda yaşayan tek türüdür Pullu sürüngenler takımının Boagiller familyasından bir yılan çeşidi. Güney Amerikada And dağlarının doğusundaki tropik ormanlardaki göl ve nehir kıyılarında yaşar. Beden rengi çevre renklere uyum sağlar. Derisi sarımsı yeşilden koyu yeşile kadar değişmektedir. Vücudunun her yanı, düzenli aralıklarla dizili yuvarlak, siyahımsı halka ve lekelerle bezenmiştir. Genelde boyu 8-10 metre olmakla beraber 12 metreyi bulanları da vardır. Ağaçlara iyi tırmanır ve suda iyi yüzücüdür. Bazan suyun yüzünde tembel tembel sürüklendiği görülür. Çoğunlukla kıyılardaki Ağaçların üzerinde bulunur. Diğer boa yılanları gibi zehirsizdir.

Suya gelen memeli ve kuşlara pusu kurar. Yakaladığı avlarını sıkarak öldürür. Daha irilerini ise suya sürükleyerek orada boğar. Sonra yutar. Rastgele insanlara da saldırdığından yerliler, bundan çok çekinir ve nefret ederler.

Yumurtalar dişi anakondan karnında açıldığından, yavrularını canlı olarak doğurur

Akbaba

Cumartesi, 03 Ocak 2009

Akbaba başı ve boynu genellikle çıplak veya ince seyrek tüylerle örtülü, dağlık yerlerde yaşayan, iri, yırtıcı bir kuş. gündüz avlanır ve çoğunlukla leş ile beslenir. Üst gagalarının ucu çengel gibi kıvrıktır. Gagada burun deliklerinin bulunduğu üst Kısım ince bir deri ile örtülüdür. ayak parmakları çok kuvvetli ve çengel tırnaklıdır. Büyük kanatlarıyla en yükseklere kadar uçarlar. Çoğunlukla 6500 metreye kadar çıktıkları olur. Erkekleri dişilerinden büyüktür

akbaba2

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes Vultur monachus Akbabagiller Vulturidae ve Yenidünya akbabasıgiller Cathartidae Yaşadığı yerler avrupa, asya, Afrika ve Güney Amerikanın Yüksek dağlık bölgeleri. Özellikleri 60-116 cm uzunlukta. iki kanat ucu arası 2,5 m, ağırlığı 7 kgdır. Ömrü 100-118 sene. Esaret hayatında 30 yıl kadar yaşar. Çeşitleri En meşhurları kara, kızıl, rahib, tepeli, leş akbabasıdır

Yırtıcı kuşlar içinde akbabalardan daha büyüğü yoktur. Görme ve koku alma duyusu çok kuvvetlidir. Gözlerinde biri uzağı, diğeri yakını görmeğe yarayan ayrı iki odak noktası vardır. Bıkıp usanmadan çok yükseklerde süzülüp leş ararlar. Sırtlanlar gibi bunlar da tabiatın sıhhıye memurlarıdır. Leşleri tüketerek salgın hastalıkları önlerler.

akbabaları tam manasıyla yırtıcı saymak zordur. Leş ve kemik iliklerini canlı yiyeceklere tercih ederler. Pek azı canlı hayvanlara saldırır. Aşırı açlık zamanlarında hasta sığırlara saldırdıkları ve kuzuları kaptıkları görülmüştür. zaman zaman bitkisel besinleri yiyenler de vardır. Palmiye akbabası, leş ve su yüzeyinde yüzen balıklarla beslenir. yağ palmiyelerinin meyvalarına da düşkündür. Kuzu akbabaları, kemiklerin içindeki iliği yemek için kemikleri yükseklerden kayalara bırakarak kırarlar. Kara kaplumbağalarının kabuklarını da bu usülle kırarak etlerini yerler.

Bir-iki yumurta yumurtladıklarından çoğalmaları yavaştır. akbabaların çoğunun gagaları o kadar zayıftır ki, et çürümemiş ise parçalayamazlar. akbabaların, her türü, ölü hayvanların belli bir kısmıyla beslenir. Dolayısıyla türlerin beraber yaşadığı bölgelerde bir leşin başına üşüştüklerinde, birbirleriyle yiyecek çekişmesi olmaz. boyun ve başları kel olduğundan, leşleri didiklerken tüylerine kan ve pislik yapışmamış olur. Çıplak boyunlarına ve başlarına bulaşan mikroplar güneş ışınları tarafından öldürülür.

akbabalar ürkek hayvanlardır. Diğer yırtıcı kuşlardan çekinirler. Leşin başında başka bir yırtıcı kuş veya çakal, sırtlan gibi bir hayvan varsa onun çekilmesini beklerler. Ancak o gittikten sonra leşin yanına sokulurlar.

Leşçil akbabalar, eski Mısırlılar tarafından mukaddes sayılırdı. Bugün de Hindistanda Zerdüşt inancındaki insanlar, akbabayı göklerin kutsal kuşu olarak kabul eder. Ölülerinin vücudunu günahlara bulaşmış kabul ettiklerinden, akbabaların yemesi için yüksek dağ doruklarına bırakırlar.

Yeni dünya Amerika akbabaları Cathartidae Hepsi leş yiyici ve yağmacıdır. En yükseklerde uçan kara kuşlarıdır. 7000 metreden daha yükseklere çıkanları vardır. En önemli özellikleri yuva yapmamalarıdır. Yumurtalarını dağ ve kuru ağaç zirvelerindeki kovuklara bırakırlar. 1-2 yumurta yumurtlarlar. Tepeli akbabaya kondor da denir

Andrean kondoru Vultur gryphus ve Kaliforniya kondoru Gymnogyps californianus 7.500 metreden daha yükseklere çıkabilirler. Kanat açıklıkları 3 metre kadar olup vücut ağırlıkları 10 kg kadardır. iyi bir hedef olduğu için avcılar tarafından kolaylıkla avlanır. Bu bakımdan nesli hayli azaltılmıştır. Yediği leşlerden saatlerce ayrılmaz. O kadar çok yer ki, havalanması için koşması gerekir. Leş hayvanı olmalarına rağmen bazan kuzu ve süt danalarına da saldırdıkları olur.

Kral akbaba, kara akbaba, hindi akbaba en iyi bilinen Yeni Dünya türleridir Eski Dünya akbabaları Vulturidae Akbabagiller olarak da bilinirler.Yeni dünya akbabalarına benzer görünürlerse de Anatomik olarak kartallarla akrabadırlar. Yeni dünya akbabalarından en önemli farkları yuva yapmalarıdır. erkekler dişiden daha büyüktür. kaz akbabası, leşçil akbaba, kuzu akbabası, rahip akbabası ve palmiye akbabası meşhur türleridir

Güvercin

Cuma, 26 Aralık 2008

Güvercinlerin vücut Yapıları Kuluçka Eşleştikten bir hafta sonra genelde bir gün arayla yumurtlanan iki yumurta 17-19 gün sonra kırılır. Güvercin yumurtası ilk yumurtlandığında 15 gram kadardır. 11 gram kadar doğan yavruların 7. günde ağırlıkları 70, 14. günde 170 g.’a kadar ulaşır. Yavrular 20 günlük olduğunda önlerine yem konulmalı ve yemi görmelidirler. 24-25 günlükken konulan yemleri yemeğe başlamaktadırlar

Sinir sistemi güvercinlerde kafatası ile beyin arasında bulunan ferromanyetik bazı tanecikler, yerin manyetik alanına karşı duyarlı birimler haline gelmişlerdir. Güver cinler bu sistem sayesinde yerin manyetik alanındaki değişimleri hissedebilmektedirler. Bu sistem güvercinlerin, çok uzaklardan uçurulduklarında bile yönlerini kolaylıkla bulabilmelerine yardımcı olmaktadır. omurilik omurga kanalının son ucuna kadar uzanır. Omurilikten ayrılan Sinir sistemi, bütün organlara ve kaslara kadar dağılır.

güvercin, ırkları adana adana, ceyhan, Mersin, Tarsus gibi yerleşim birimlerimizde yoğun olarak bulunan ve Adana Dewlap adı ile tanılan bu güver cinler, Adana adı ile bilinmektedirler. Almanya’da “Adana wammen” ya da küpeli dewlap adı ile tanınırlar. Ülkemizde ağırlıklı olarak Çukurova bölgesinde yetiştirilmektedirler.

Bu güvercinler tam bir performans kuşudurlar. Adana güver cinleri diğer dewlaplardan uçuş özellikleri bakımından farklı özelliklere sahiptir. Özellikle dalış şekilleri farklıdır. Adana güver cinleri, fazla uzun süreli ve büyük gruplar halinde uçurulmazlar.

mardin dış özelliği geniş ve uzubir yapıya sahiptir göğüs yapısı diğer kuşlara oranla daha geniştir.uçuş özellği nerden geldiği belli olmaz uzun mesafeli ve seri çeker kanat sesi diğer kuşlara göre fazladır

bursa Sadece katrani ve parlak bir siyah renkte olan bu ırk sadece Türkiye’ye ve özellikle Bursa ilimize ve Marmara bölgesine has son derece kıymetli bir güvercindir Oynar diye de isimlendirilir.Kanat uçları, kuyrukları ya da her ikisi birden beyaz olabilir.Kendine has uçuşu ile hayranlık uyandırn bu tür adeta rüzgarla dalga geçer gibi uçar.Asla küme olarak uçmaz, daima dağınık uçar ve birbirlerine nispet yaparcasına kanat çırpar, birbirlerine teğet geçer ya da yarış yaparcasına hızlanıp aniden yön değiştirirler.Bu türün kuyruk teleği sayısı onikiyi geçmemelidir

Yarasa

Cuma, 26 Aralık 2008

El parmakları uzamış ve esnek uçma derisiyle çevrilmiş canlılardır. Çoğu tür, baş aşağı tutunarak uyurlar. gece leri aktif olan bu canlıların koklama ve tat alma duyuları çok iyi gelişmiştir. Meyveyle beslenen türler haricinde, görme duyuları iyi gelişmemiştir. Çıkardıkları çok yüksek frekanslı ses dalgalarının, etraflarındaki cisimlere çarpıp geri dönmesi yardımıyla yönlerini bulurlar ekolokasyon. Bu sesler, çoğunlukla insanlar tarafından duyulamaz

Sınıflandırma Dünyada 18 familyaya bağlı, 986 tür yarasa varken Türkiyede 4 familyaya bağlı, 30 tür yarasa bulunmaktadır. Türkiye’de yaşayan yarasa, familyaları şunlardır

Uçan köpekler Pteropodidaa Gözleri oldukça büyüktür, dış kulakları huni şeklindedir. Meyvelerle beslenirler Nal burunlu yarasalar Rhinolophidae Burunları atnalı şeklinde, gözleri küçüktür. kış uykusu sırasında serbest olarak baş don ve uçma derisiyle bütün vücutlarını örterler. Böceklerle beslenirler.

Düz burunlu yarasalar, Vespertilionidae Burunları düz, gözleri küçüktür. Sadece böceklerle beslenirler. Koloniler halinde yaşarlar Kuyruklu yarasalar Buldok yarasalar Molossidae Kuyrukları oldukça uzun, kulakları büyük ve köşelidir. Kanatları dar ve uzundur. Pis kokarlar

Ceylan

Salı, 23 Aralık 2008

Ceylan boynuzlugiller (Bovidae) familyasından Gazella cinsini oluşturan çift toynaklılara verilen isim Uzunluğu 200-230, yüksekliği 60, kuyruğu 20 cm’dir. Boynuzları yay biçiminde, gözleri iridir. Rengi toprak rengine benzer. ince ve güzel görünüşlü , çevik bir hayvandır. 10 yıl kadar yaşar, kolay evcilleşir (daha fazla…)

Fare

Salı, 23 Aralık 2008

Fare, kemiriciler (Rodentia) takımının Myomorpha alt takımından, başta ev faresi (Mus musculus) olmak üzere çok sayıda küçük memelinin ortak adı Lağım faresiBelirli bir taksonomik gruba karşılık gelmeyen fare adı, bilimsel (daha fazla…)

Çita

Salı, 23 Aralık 2008

Çita (Sanskritçede benekli anlamına gelen Çitraka sözcüğünden gelir) (Acinonyx jubatus) kedigiller ailesinin ilginç bir üyesi olup, aslanlar gibi sürü halinde veya saklanarak avlanmak yerine, yüksek hızının avantajını kullanarak avlanan bir hayvandır. Kısa mesafede (460 metreye kadar) 120km/saatlik bir hızı tutturabildiği gibi, sıfırdan 100 km/ saat hıza sadece 3,1 saniyede erişebilmektedir.Eğer 460 metreden fazla koşarsa vücut ısısı 46 derecenin üstüne çıkar ve bu da çitanın beynine zarar verir. Vücudunda benekli olup başı küçüktür.Gözlerinin altından ağzına ve çenesine inen siyah çizgiler bulunur.Bu çizgiler güneş ışınlarını çeker ve böylece av için daha rahat bir görüş sağlar. En önemli özelliği de dünyanın en hızlı koşan memelisi olmasıdır.

Dişi çitalar yirmi ila yirmi dört aylıkken ergenliğe erişirler. Öte yandan erkek çitalar bu sürece on iki aylıkken ulaşırlar. Buna karşılık cinsel birleşme üç yaşından evvel nadiren gerçekleşir.

Çita, yavrularında ölüm oranı yüzde 90′dır. Genellikle sırtlan ve kartalların saldırılarına kurban giderler. Yavrular genellikle 13-20 aylıkken annelerinden ayrılırlar. Çitalar, 20 yıldan daha uzun süre yaşayabilirlerse de çoğu zaman (daha fazla…)

Horoz

Salı, 23 Aralık 2008

Kümes hayvanlarından tavuğun erkeğine verilen isim Dişi tavuğa göre kuyruk ve boyun tüyleri daha uzun ve parlaktır. ibiği büyük ve gösterişlidir. Kendine has, ahenkli bir ötüşü vardır. Ağırlığı 3,5 4,5 kilo kadardır. Tabii ortamda beslenenlerin eti lezzetlidir. Çok güzel ve uzun süre ile ötenleri Denizli horozu, olduğu gibi, özel olarak horoz dövüşü için yetiştirilen ispenç horozu cinsleri vardır.

Keçi

Salı, 23 Aralık 2008

Keçi, boynuzlugiller (Bovidae) familyasının sığırlar (Bovinae) alt familyasından Capra cinsini oluşturan memelilere verilen isim dillere destandır. Mesela Açılır sandık, dökülür fındık bilmecesinin cevabı keçi
Sarp yamaçlara rahat tırmanır, patika ve uçurumlar kenarında dolaşmaktan çekinmezler. Bundan dolayı zor geçitlere keçiyolu denir. Evcil olanları (daha fazla…)

Fil

Salı, 23 Aralık 2008

Filgiller (Elephantidae), hortumlular (Proboscidea) takımından bir familya. Familyanin günümüzde varligini sürdüren asya fili (Elephas maximus) ve Afrika fili, (Loxodonta africana) olarak iki türü bulunmaktadir.
Özellikleri Her iki türün ayırt edici özellikleri gövdelerinin çok iri, burunlarının hortum biçiminde uzamış, bacaklarının kalın ve sütun (daha fazla…)