Doğum Nedir

doğum Nedir

sağlıklı bir hamilelik geçirmek ve sağlıklı, bir çocuk sahibi olmak için doktor kontrolü altında planlı ve iyi takip edilen bir gebelik gereklidir Sağlıklı bir gebelik geçirmeyi planlayan anne adayları gebelikleri boyunca bir kadın doğum uzmanının takibi altında olmalıdırlar Bütün gebelikleri boyunca en az 6 – 10 kez uzman bir doktorun kontrolü gerekir Her takipte annenin kilo artışı, tansiyonu, genel Sağlık durumu incelendiği gibi bebeğin sağlığı, gelişmesi ve bir anomali olup olmadığının tespiti de ultrasonografi ile takip edilir

Gebelik takipleri sırasında belirli bir düzen ile annenin bazı tahlilleri yaptırması istenir. ilk yapılması gereken kan uyuşmazlığının olup olmadığını anlamak için anne ve baba adayının kan grupları tayinidir. Annenin kan sayımı da yapılarak bu arada varsa kansızlığının da tedavisi düzenlenir. Ayrıca anne kanında hepatit, Tokso plazma, Rubella (Kızamıkçık) hastalığına neden olan mikroorganizmalar aranarak bunların varlığında gerekli tedbirler alınır. Gebe yaklaşık 15-16 haftalık olunca ciddi bir zeka problemine neden olan Down Sendromu tespiti için Üçlü test olarak isimlendirilen bir kan tahlili yapılır. gebelikte şeker hastalığı da ortaya çıkabileceğinden tüm gebelere 28 haftalık olduklarında glikoz tarama testi yaptırmaları önerilir. Bütün bu tahlillerin sonuçlarına göre tedavisi düzenlenir. kansızlık gebeliklerin çoğunda olduğu için gebelerin hepsine tüm hamilelikleri boyunca ve lohusalık sırasında her gün almaları için özel hazırlanmış kan ve vitamin ilaçları verilir.

Doğum tarihi yaklaştıkça anne adayına gebeliği için en uygun olan doğum, şekli hakkında bilgi verilir ve en sağlıklı şekilde çocuğuna kavuşması sağlanır.

Doğum yaklaşık 28 haftalık bir gebelik sürecinden sonra bebeğin rahim dışına çıkması olarak tanımlanır. Daha erken doğmuşsa, rahim dışında yaşama yeteneğini kazanmamış olduğu için bu durum düşük olarak adlandırılır. Ancak günümüzde gelişen tıp ve teknoloji sayesinde erken haftalarda doğan bebeklerin de yaşama olasılığı artmıştır.

Nor mal doğum 38-42 gebelik haftaları arasında, kendiliğinden başlayan rahim kasılmalarıyla, başla gelen tek bir bebeğin anne ve bebeğe zarar vermeden vajinal yolla canlı olarak doğmasıdır.

Nor Mal doğumda, bebek doğduktan en geç otuz dakika sonra plasenta ve zarları da kendiliğinden rahimden dışarı atılır. normal bir doğumda yaklaşık 300 ml kadar kan kaybı olur. Doğum için geçen süre 24 saatten daha azdır. Sağlıklı bir doğum eylemi güç olmayan fizyolojik bir olaydır.

Normal bir gebelik süresi son adet başlangıç gününden itibaren 280 gün ya da 40 haftadır. Beklenen doğum tarihi, “son adet tarihi + 7 gün – 3 ay” formülüyle hesaplanabilir.

Gebelerin beklenen doğum tarihini içine alan hafta doğum yapma olasılığı % 80′dir. Bebek 28-37. hafta doğarsa bu doğuma ‘erken doğum’ denir. 20-28. haftalarda sonuçlanan gebeliklere ‘immatür doğum’ yani olmamış doğum ismi verilir. 20. haftanın altında sonuçlanan gebelikler düşük olarak ele alınır. Normal miadında doğum 38 – 42. haftalar arasında herhangi bir zamanda gerçekleşebilir

Adet Görmeme Nedir

Adet Görmeme Nedir

Kadınların fizyolojik olarak hemen her ay düzenli şekilde gördükleri ay başı kanamasının olmayışına amenore veya adet görmeme denir Kız çocukları ergenlik çağına gelinceyo kadar adet görmezler. ilk adet, (menarche) iklime ve bünyeye göre değişmek üzere

10-14 yaşlarında başlar ve adetten kesilmeye yani menopoza (menopause) kadar düzenli bir şekilde devam eder. kadınlar 47-50 yaşlarirtdan sonra da bu sebeple nor mal olarak adet görmezler Kadınların gençlik ve olgunluk çağlarında adet görmemeleri halinde ilk akla gelen ihti Mal gebeliktir. gebelik süresince kadınlar 9-10 ay adet görmezler. Loğusalık dö-. neminde hormonal ilişkiler nedeniyle de bir süre adet görülmeyebilir ki buna lak-tasyon dmenoresi, hal kedilinde ise süt koruması denir.

Bunun dışında bütün amenoreler herhangi bir organik veya hormonal hastalık sebebi olarak veya alınan ilaçlara bağlı olarak meydana gelmiş olabilir. teşhis ve tedavi edilmek üzere kadın hastalıkları uzmanına gitmek doğru olur Aybaşı, Menstruasyon ya da Regl Kanaması

Adet Kanaması Nedir

Adet Kanaması Nedir

Adet Kanaması Kadınlarda doğurganlık döneminde 28 gün 4 hafta ara ile görülen uterustan kan gelmesi olayına adet kanaması menstruasyon veya halk diliyle ay başı adı verilir. ilk adet kanaması menarche kızlarda ergenliğin başladığı 12-14 yaşlarında görülür ve adetten kesilme menopoz yaşı olan 47-50 yaşlarına kadar sürer

Her ay görüldüğü için adet siklüsü mens-truel cycle denen ve kanama ile sonuçlanan aybaşı, Beyindeki hipotalamusun, hipofiz ön lobunun yumurtalıkların ve döl-yatağı iç katının rol aldığı karmaşık bir olaydır. adet kanaması sona erdiğinde kısa bir dinlenme süresinden sonra, ute-rusun iç yüzeyini döşeyen ve endometrium denilen mukoz zarda bazı değişmeler olur. Bazal ta bakanın üzerindeki salgı bezlerinin ve kan damarlarının yeniden geliştiği, zarın kalınlaştığı, salgı yapmaya başladığı görülür. Bu arada yumurtalıklarda, yumurta taslağını oluşturan ve folikül adını alan keseciklerden biri hipofiz ön lo-bunda salgılanan folikül stimulan hormonu FSH adını alan hormonun etkisi ile büyümeye, olgunlaşmaya, aynı zamanda bu folikülün çevresindeki granuloza hücreleri de öströjen dediğimiz hormonu salgılamaya başlar

Sonunda adetin 14. günü olgunlaşan yumurta karın boşluğuna atılır ki buna ovulasyon veya yumurtlama denir. Yumurtlamadan sonra yumurtalıktaki folikül, sarı cisim corpus luteum haline dönüşerek lutein hormonu progesteron salgılamaya başlar. Bu hormonun etkisiyle de endometriumda ikinci devre denilen sekresyon devresi luteal phase başlamış clur. Eğer yumurta sperm tarafından döllenecek olursa fertilization endometrium gelişmeye devam ederek desi dua şeklinde gebeliğe hazırlanmaya başlar. Eğer yumurta döllenmezse Sarı cisim atrofiye

adet fonksiyonunu beynin altında bulunan hipofiz bezi yönetmektedir Hipofizden salgılanan folikül stimulan hormon FSH yumurtayı olgunlaştırmaktadır. grafik te adetin günlerine göre serumda bulunan miktarı izlenmektedir.

Hipofizin salgıladığı luteinizan hormon LHun kan serumundaki değerleri adetin ikinci devresinde artmaktadır sıcaklık Bazal temparatür eğrisi adetin ikinci yansında progesteron hormonun etkisiyle artış gösterir. Ovulasyon olmadığında artış da görülmez.

Yumurtalığın yaptığı folikülün hormonu öströjen serumda adet günlerine göre değişik miktarda bulunur Sarı cismin yaptığı hormonun progesteron grafiği Primordial folikül ve adet boyunca gösterdiği değişimler rayarak büzülür, beyaz cisim corpus albi-cans halini alır. Sonunda progesteron düzeyi düşerek endometriumda da sekresyon evresi sona erer ve yumurtlamadan 14 gün sonra adet kanaması başlar. alyuvarlar, akyuvarlar, dökülen epitel hücreleri ve serviks salgısından oluşan toplam 50 cc. lik adet kanı 2-7 gün içinde kollumdan vaginaya, oradan da dışarıya akar. adet kanının kendine özgü bir kokusu vardır ve pıhtılaşmaz.

Bazı kadınlarda yumurtlama olmadan da adet siklüsü devam edebilir ve adet görülebilir. Bu durumda anovulatuvar sik-lüsten veya adetten anovular menstruati-on söz edilebilir ki kadınlarda kısırlık nedenlerinden biri sayılır.

adet, dönemi ve kanama bozukluklarını belirlemek için yapılan tanımlamalara göre adet görülmemesine amenora, ağrılı adet görmeye dismenora, adet zamanı kanın çok fazla gelmesine menoraji veya hipermenore az miktarda adet görmeye hipomenore, gününden evvel sık sık adet görmeye polimenore, seyrek adet görmeye oligomenore, adet dışı meydana gelen kanamaya ise metroraji adı verilmektedir. iki adet arasında yumurtlama zamanına rastlayan günlerde hafif ağrı ile birlikte görülen kanamaya ara kanaması adı verilir ve yumurtlama belirtisi olarak kabul edilir. Bu sırada bazal temperatür dediğimiz beden ısısının günlük değişimlerini gösteren ısı eğrisinde ufak bir düşüşten sonra adete kadar süren yüksek bir seyir izlenebilir

Ağrılı Adet Görme

Ağrılı adet Görme

Ağrılı Adet Görme Kadınların âdetlerini ağrılı görmelerine hekimlikte dismenore denir. Kadınların çoğu aybaşlarında hafif bir rahatsızlık duya bilir, ancak dismenorede kolik tarzında şiddetli bir ağrı, kusma, bulantı, başağrıs ve halsizlik vardır Dismenore kuvvetli kasılma yapan rahim adalesinin kansız kalmasından veya ender olarak rahmin arkaya dönük (retrover-sion) oluşundan kaynaklanır

Sonradan meydana çıkan dismenorelerde ise sebep olarak kronik pelvis iltihabı veya endomet-riosis bulunabilir. Ovulasyonsuz yani yumurtalıklardan yumurta atılmadan husule gelen âdet kanamalarında dismenore görülmez. Evlenmemiş veya çocuk yapamayan kısır kadınlarda ovulasyonsuz âdet sık görülen bir olaydır. Bu gözlemden yararlanılarak bazı dismenore vakalarının hormonlarla tedavisi yönüne gidilir.

Tedavide ağrı kesici ilaçlar ( aspirin, pa-racetamcl, kodein, mefenamik asit v.b.) hormonlar (kontraseptiv pillüler, progeste-rcn) kullanılır. Bazı hastalarda rahim ağzının genişletilmesi yani servikal diiatasyon gibi operasyonlar faydalı olmaktadır

Kürtaj Nedir

Kendiliğinden meydana gelen düşüklerden sonra veya tıbbi zorunluluk sonucu bir ge­beliğe son vermek amacıyla yapılan ope­rasyonlara kürtaj adı verilir. Bu operasyonda önce rahim ağzı geniş­letilmekte yani dilate edilmekte sonra de­ğişik büyüklükte küretler kullanılarak ra­him içi boşaltılmakta ve kazınmakta yani kürtaj, curretage yapılmaktadır. Rahim içine kanül şeklinde ince tüpler so­karak ve vakum temin ederek içerdekileri emmek aspirasyon kürtajı yöntemi de bazı vakalarda kullanılmaktadır

Ayrıca rahim içinden teşhis amacıyla par­ça almaya da endometrial biopsi veya probe kürtaj denilmektedir. Eskiden kürtaj operasyonunun gebe kadı­nın sağlığı açısından tehlikeli olduğu dü­şünülürdü. Oysa günümüzde uzmanlar ta­rafından gerekli koşullar altında yapılması halinde doğumdan bile daha az tehlikeli olduğu kabul edilmektedir

gebelik ayı ilerledikçe kürtajın tehlikesi artar. Gebe­liğin kadının sağlığını tehdit ettiği durum­larda kalp akciğer ve böbrek hastalığı, rahim kanseri vb veya doğacak çocuğun tehlikeli fiziksel veya akli bozukluklarla karşılaşacağı durumlarda gebeliğin ilk haftalarında bazı ilaçların bilinmeden alınması, ışın tedavisi görmüş olmak veya rahim içi araca rağmen gebe kalmış olmak vb doktor raporu ile tıbbi tahliyeye yani çocuğun alınmasına karar verilebilir

Gü­nümüzde birçok ülkeler kürtajı, bazı şart­lar altında kanunen serbest bırakmış bu­lunmaktadır. Kürtaj operasyonunda önce rahim ağzı kollum genişletilir. Aspirasyon kuretaj aletiyle plasenta hücreleri emilir. Daha sonra kuret denilen aletle kalan parçalar kazınır

Adet Nedir

Bir kadının çocuk doğurma yeteneği olduğu süre içerisinde aşağı yukarı muntazam aralıklarla dölyolundan kan ifraz etmesidir. Her ay kadının rahmi, zar dokularında bazı değişiklikler yaparak doğuma hazırlanır. Eğer dölyatağı çeperine döllü bir yumurta yapışmazsa, çeper açılır ve dölyatağmdan adet kanı halinde dışarı çıkar

Rahim iç yüzeyinde her ay dölenmiş yumurtanın gebeliğin gelip yapışmasına ve buradan beslenmesi için damarlanmasını sağlayacak bir tabaka oluşur ve eğer döllenme yoksa bu duvar görevini tamamlayıp yerini alttan gelen yeni dokuya bırakarak dökülür, rahimden dolayısıyla vücuttan dışarıya atılır. Her ay bu işlem aynı şekilde tekrarlanır biz bu sürece menstürel siklus adet, düzeni, işlevini yitirerek yerini yeni oluşan yapıya bırakıp dışarıya atılan bu dokuya da adet kanı, mentürasyon kanaması diyoruz.

Her insanın vücudundaki her düzenin birbirinden farklı olduğu gibi adet düzeni de kişiden kişiye göre farklılık gösterir Yılardan beri yapılan çalışmalar ve elde edilen veriler sonucunda ideal sürenin 28 ± 7 gün olduğu yani bir kanamanın ilk gününden, sonraki kanamanın ilk gününe kadar geçen sürenin en az 21 en fazla 35 gün olmasını nor mal kabul etmekteyiz.

Ortalama menstürel kanama süresi de 5 ± 3 gün olarak kabul edilmektedir. Yani en az 2 gün, en fazla 8 gün süren adet kanaması nor Mal sınırlar içindedir.

Kanamanın miktarı da önemlidir, bir adet kanması boyunca kaybedilen kan miktarı ortalama 40 ml olup, en fazlası 80 ml en azı 20 ml dir.(basitce üç ile beş pet normal kabul edilmektedir)

Bunların dışındaki kanamaları normal dışı kabul etmekteyiz ve bu anormal kanama dediğimiz kanamalar kadınlarımızın jinekolojik şikayetlerinin % 10 ila 15’ini oluşturmaktadır.

Kanamanızın normalden çok veya az miktarda olması, daha sık veya daha uzun aralıklarla gelmesi, ara kanamaların olması yaşam kalitenizi bozacağı gibi, sinir sisteminizi de etkileyecektir. Hemen ekliyelim ilerideki sayfalarımızda adet sancıları ve adet öncesi gerginlik dediğimiz premenstural sendrom ve yapılması gerekenlerden bahsedeceğiz, çünkü bu da hanımlarımız için ciddi sıkıntılar oluşturmaktadır.

Adet düzeni niçin bozulur ve neler bozar, normal dışı kanama, vücudun hem biz doktorlara hem de siz hanımlara bir işaretidir. Bu tip problemlerin çok basit nedenlerden oluşabileceği ve basit bir tedavi ile çözülebileceği gibi, altında yatan çok büyük problemlerden oluşabileceği gerçeği de göz ardı edilmemelidir. Problem ne kadar büyük olursa olsun erken teşhisin başarısı çok yüksektir. Onun için kanama bozukluklarımızı ihmal etmiyelim, en kısa sürede bir jinekoloğa baş vuralım, sorun basitse çözümlendirip hayat kalitemizi yükseltelim, eğer ciddi bir neden varsa vakit kaybetmeden tedavimizi olup zarar görmeden veya en az zararla çözüme ulaşalım.

Neler adet düzenini bozabilir yeni adet görmeye başlıyan genç kızlarımızda da ilk adet yılındaki kanamaları düzenli aralıklarla gelmeyebilir, biz gerekli muayeneyi yapıp altında herhangi bir başka neden yoksa hormonal düzen oturuncaya kadar beklenmesini tavsiye ederiz. Adetten kesilmek üzere olan hanımlarımızda da düzen bozulmaya başlar.

Başka nedenler ne olabilir dersek

Gebelik

Üzüntü

Stress

Hormonal problemler

iyi huylu tümörler

Kanserler

doğum kontrol hapı gibi hormon haplarının yanlış kullanımı

Spiral

Enfeksiyon

Kan Hastalıkları

Tiroid hastalıkları gibi bir çok neden adet düzenini bozabilir

Vajina Nedir.?

Vajina ya da vajen (Latince kın anlamına gelir), vajina vajen girişi ile başlayan ve üst uç kısmında rahimağzının yer aldığı içi boş silindir şeklinde ve nor mal halde yaklaşık 7-10 santimetre uzunluğunda, 3 santimetre genişliğinde bir yapı vajina, vajen girişinde bulunan Bartholin adı verilen salgı bezleri cinsel ilişki sırasında vajina girişinin ve vajina duvarlarının kayganlaşmasını sağlar

Normalde ön ve arka duvarları birbiri üzerine katlanmış olarak duran bu Yapı, doğum eyleminde doğum kanalının yumuşak kısmının yapısında yer alır ve bebeğin başının geçmesine müsaade edecek kadar esner.

Vajen yüksek derecede esneyebilme yeteneğine sahip bir organdır. Bu özelliğini üç katmanından orta katmanını oluşturan kas katmanına borçludur. Cinsel ilişki esnasında genişliğini ve uzunluğunu duhul olan (giren) penisin çapına ve uzunluğuna göre belli oranlarda arttırabilmektedir

vajinal hastalıkları frengi Zührevi bir hastalıktır. Bulaşıcıdır. tıp dilinde sifilis denir. frengili kadının doğurduğu çocuğa, doğuştan geçmesi şekli istisna edilirse; hemen hemen her zaman cinsel ilişkiyle geçer. mikrop vücuda girdikten 3 hafta sonra belirtilerini göstermeye başlar. Mikrobun vücuda girdiği yerde, yani erkeklerde peniste, kadınlarda vajinada Şankr adı verilen bir yara meydana gelir. Bu yara dudakta, meme ucunda, makatta veya parmaklarda da görülebilir. zamanla akıntılı bir yara haline gelip; çevresi kızarır ve sertleşir. Mikrobun vücuda girmesinden 6-12 hafta sonra hastada; baş ağrıları, ateş, boğaz ağrısı, deri döküntüleri ve iştahsızlık, görülmeye başlar. 6 ay sonra ise, mikrop vücudun belli başlı organlarına oturur. Tedaviye en kısa zamanda başlanması gerekir.

Rahim egzaması Rahimden gelen cerahatli akıntının neden olduğu bir çeşit egzamadır. Rahimde veya vajina çevresinde kızarma ve şişlikler görülür. Bu şişlikler bir süre sonra su toplayıp, kabuklanır. Kaşıntı, zonklama ve yanma hissedilir.

Rahim iltihabı Rahimim iç yüzünün iltihaplanmasına tıp dilinde endometri denir. Nedeni, belsoğukluğu, doğumdan ve çocuk düşürdükten sonra rahimde parça kalması veya rahim düşüklüğüdür. Hastanın karın bölgesi hassastır, vajinadan cerahatli ve sümüğe benzer akıntı gelir. Ay başı kanamaları fazla olur. Bacaklarda ve leğen kemiği bölgesinde ağrı vardır. Bu ağrılar dinlenmekle geçer. doktora başvurmak gerekir.

rahim kanseri Çoğunlukla rahim boynunda ve vajinanın başlangıç kısmında meydana gelen bir hastalıktır. Çok düşük yapan veya çok doğuran kadınlarda daha fazla görülür. Tıp dilinde uterus kanseri denir. vajinadan, kan veya fena kokulu akıntı gelir. Böyle durumlarda, vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.

Rahim sarkması Bazı kadınların vajina veya rahimleri bacaklarının arasına doğru sarkar. Bu durum, yaşlı kadınlarda görüldüğü gibi gençlerde de görülebilir. Nedenleri, müzmin öksürük, ıkınma, ağır şeyler kaldırma, aşırı yorgunluk, rahim ur veya polipleri, doğum sırasında destekleyici kas ve bağların zayıflamış olması veya aileden gelen eğilimdir.

Vajinismus Nedir

Rahmin kas dokusunun 1/3 dış kısmına ait kas grubunun ilşkiyi önleyecek biçimde sürekli olarak ya da mütemadiyen tekrarlayarak , kadının iradesi dışında kasılması haline Vajinismus denir . Bu hal bayanda ciddi bir gerilime veya karşısındakilerle ilişkilerinde zorluklara neden olur. vajinismus, bayanların en çok karşılaştığı cinsel işlev bozuklukları arasındadır Türkiye’de ve Uzak Doğu ülkelerinde vaginismus, avrupada yaşayan kadınlardan çok daha fazla görülmektedir. Her yüz bayandan 2’sinde bu hastalığa rastlanmaktadır

vaginismus nasıl oluşur Vajinismusun en önemli tarafı vajinaya giriş yapılmak istendiğinde, vajinanın dış üçte birini çevreleyen kaslarda tekrarlayıcı veya devamlı bir şekilde istek dışı olarak kasılmalar meydana gelmesidir. Vajinaya girişi önleyen, cinsel birleşmeye imkan tanımayan bu kasılmayı bayan kendisi yapmaz ve kendi isteği ile de maalesef çözüm bulamaz. vajina girişindeki bu söz konusu kasılmaya, daha çok bütün vücuttaki kasılmalar, bacakların kapanması, korku, girişin olamayacağı yönündeki inanç eşlik eder

Vajinismus rahatsızlığına sahip olan bayanların pek çoğu, kendi cinsel organlarında bir a normallik bulunduğuna, vajinanın veya kızlık zarının bir duvar oluşturduğuna, oraya herhangi bir şeyin girmesinin imkansız olduğuna inanırlar. Kimi bayanlarda bulantı, kusma, bayılma, kollarda ya da bacaklarda titremeler, çarpıntı, terleme, ağlama da kasılmaya beraber olur. Hatta kimi bayanlarda ilşki olmadan, cinsellik olacağı düşüncesi dahi bu hastalığı meydana getirebilmektedir. Bu tür kadınlarda cinsel birleşme olmadan cinsel arzu ve orgazm belirtileri nor mal bir şekilde sürmektedir.

Vajinizmus Nedenleri Nedir Türkiyede çok fazla rastlanan bu hastalığın çoğunlukla ruhsal olduğu ifade edilmektedir. Bunun dışında cinsel eğitimsizliğin, bayanların kendi cinsel organlarını tanımamalarının, bekaret anlayışına verilen aşırıı önemin, cinsel deneyimin kademeli olarak gelişmeyip direkt cinsel birleşmeyle başlamasının, genel cinsellik anlayışımızdaki tabuların önemi olduğu söylenmektedir. Daha çok eğitimli ve sosyo ekonomik düzeyi yüksek kişilerde görüldüğü yolunda yayınlar bulunmaktadır. Daha önce herhangi bir nedenle ameliyat edilenlerde veya bedensel travma geçirip yaralanan kişilerde daha sonraları cinsel ilişkiyle bu durumun oluşabildiği tespit edilmiştir. Vaginismuslu hastaların bilinç altında cinsellikle ilgili bir korku olduğu bilinmektedir. Bu korkunun nedenleri:

Yetişme çağındaki kızların cinsellik konusunda yanlış bilgilendirilmesi Cinsel taciz veya tecavüz Hamile kalma korkusu ilk ilişkiye girme korkusu ve ilk ilişkinin ağrılı olması

Cinselliğin kadınlar için zarar verici olduğu düşüncesi Kızlık zarının yırtılması sırasında korkunç bir ağrı duyulacağının sanılmasıdır

Vaginismus bayanın aile hayatını nasıl etkiler vajinismusla karşılaşan çiftlerin pek çoğu, bunun sadece kendi başlarına gelen bir felâket olduğunu düşünür, problemi hiç kimseye söylemez, kime başvuracağını senelerce bilemez. Kendi durumlarında çok kişi olduğunu, bunun tanınan ve kısa sürede düzelebilen bir cinsel sorun olduğunu öğrenmek onları biraz rahatlatır. Bu sorun kadının hem kendi kadınlığında eksiklik olduğunu düşünmesine hem de eşine karşı suçluluk hissetmesine neden olur. Erkekte eşine karşı öfke, istenmeme ve reddedilme olarak yaşadığı için kırgınlık, sertleşme güçlüğü, bazen bekaret konusunda şüphe yaratabilir

Bazen adli olaylara, boşanmaya veya tecavüz girişimi ya da fiziksel şiddet davranışlarına neden olur. Birçok çift bir süre sonra cinsel birleşmeyi denemekten vazgeçer. Bu çiftin ilişkisi açısından daha olumlu bir durumdur, çünkü tekrarlanan Denemeler ve her seferinde yaşanan hayal kırıklığı, çiftin cinsellikten uzaklaşmasına ve kavgalara yol açar. ailelerin durumu biliyor olması sıklıkla sorunu ağırlaştırır, en azından çift üzerinde baskı oluşturur.

Vaginismus olan bayan hamile kalabilir mi vajinismusu olan bir bayan, cinsel birleşme gerçekleşmeden, ihti Mal düşük olmakla beraber, hamile kalabilir. Fakat tedavi görmeden önce, vajinal girişteki kasılma bebeğin çıkışına da izin vermeyeceği için, çoğunlukla normal doğum yapamaz, fakat sezeryanla bebek sahibi olabilir. gebelik ya da çocuk sahibi olmak vajinismusu, düzeltmez.Çocuk arzulayıp cinsel birleşme olamadığı için gebe kalamayan çiftlere ,gebeliğin oluşumuna yardımcı olmak için kadın doğum uzmanı tarafından hafif bir anestezi ile aşılama (inseminasyon) veya tüp bebek uygulaması mümkün olmaktadır.

Vajinismusun, tedavisi var mıdır Vajinismuz tedavi edilebilen bir hastalıktır. Vajinizmus davranışçı tedavi ve psikoterapi ile rahatsızlık normale dönmektedir. Başlangıçta kişinin kendi başına yapacağı ev ödevleri , daha sonra eşi ile birlikte devam ederek, eşler arasında karşılıklı güven ortamının sağlanması tedaviye yardımcı olmaktadır. Cinsel tedaviye en iyi ve en kısa sürede yanıt veren cinsel işlev bozukluğu olduğunu da söyleyebiliriz

Vajinismusun cinsel tedavisi, genellikle 2-3 ayda, 6-8 terapi oturumu ile, tam düzelme ile sonlanır. 2-3 görüşme ile 3 haftada düzelen nadir hafif vakalar olduğu gibi, 15-20 oturum ile tedavileri 6 ay devam eden zor vakalar da görülebilir. Vaginismus bir Sağlık sorunudur. Bu nedenle,tedavisine diğer sağlık sorunlarına yaklaşıldığı gibi yaklaşılmalıdır. Vajinismus sorununun çözümü için eşlerin desteği ve katılımı çok önemlidir. Hastalığın nedeni çoğunlukla psikolojik kökenli olup tedavisi de bu yönde olmalıdır.

Vaginismusu olan kadınların bunun bir aile sorunu olmadan doktora başvurmaları gerekmektedir. Bu sağlık probleminin başarılı ve doğru bir tedavi ile çözüldüğünü göz ardı etmemeleri gerekmektedir.

Vajinizmuz tedavisinde hangi teknikler denenmektedir Vaginismus tedavisi için öncelikle özel ilgi alanı cinsel bozukluklar olan bir doktora müracaat etmek gerekmektedir. hekim tarafından çiftin cinsel hikayesi alınır ve gerekli gördüğü hallerde tam bir jinekolojik muayene yapılır. Fakat vaginizmus problemi olan bayanların büyük çoğunluğu jinekolojik muayene olmak istemezler, hatta muayene ile ilgili oalrak konuşulması dahi aynen ilişkide olduğu gibi panik ve korkuya neden olabilir. Daha sonra bilinç altındaki gereksiz korkuları yenmek için danışanların rahatlatılması, gevşemesi, heyecan ve korkuları yatıştıracak ruhsal bir ortam oluşturulması için cinsel terapiye geçilir.

Cinsel terapi esnasında danışanlara ayna tutma egzersizleri, idrar tutma egzersizleri, çatı kaslarını gevşetme ve kasma egzersizleri, Kegel egzersizleri, parmak egzersizleri, çubuklarla genişletme egzersizleri, sınırlı penis girişi egzersizleri öğretilir. Hekim tarafından gerekli görülürse vajinanın plastik kanüller ya da parmaklarla genişletilmesi yapılabilir. egzersizler esnasında yapay kayganlaştırıcılar kullanılmalıdır. Cinsel terapide kadının kocasından gelen psikolojik destek çok mühimdir. Cinsel terapide ilişki öncesi ön sevişmenin uzun tutulması ve kadının iyice uyarılmasının üzerinde durulur.Uygun görmesi durumunda ilaç tedavisi de uygulanabilir

Cinsel terapi süresi hastalığın şiddetine göre birkaç seanstan on- on iki seansa kadar değişebilir. Son günlerde vajinismus tedavisinde botoks tedivisi de yapılmaktadır. Uygun tedavi yöntemleri ve tecrübeli bir cinsel terapist ile tedavi şansı % 90 -95′tir. Tüm bunlara ek olarak vajinismus kızlık zarının kalın olmasına bağlıysa ya da hasta bunu bilinç altında bir engel olarak kabul ediyorsa , cerrahi bir yöntemle bu zarın kesilmesi yapılabilmektedir

ileVajinismus Nedir | Yenibilgiler.Com.