<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Neden-Nasıl-Nedir &#187; NASIL</title>
	<atom:link href="http://www.nedennasilnedir.com/category/nasil/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.nedennasilnedir.com</link>
	<description>Daha Öğrenecek Çok Şey Var....</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Jul 2010 11:13:07 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kan Grupları</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/kan-gruplari.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/kan-gruplari.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 10:10:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[NASIL]]></category>
		<category><![CDATA[kan grubu]]></category>
		<category><![CDATA[kan grubu nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[kan grubu neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[kan grubu nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kan grubu neyle olur]]></category>
		<category><![CDATA[kan grupları nelerdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/kan-gruplari.html/</guid>
		<description><![CDATA[Kırmızı kan hücrelerinin üzerlerinde bulunan ve diğer kanlarda ?antijen? özelliği gösteren maddelere göre insan kanlarının gösterdiği farktan doğan sınıflar.
Yirminci yüzyıldan önceki kan nakli denemeleri vahim ve düş kırıklığına sebeb olacak sonuçlar vermişti. 1900 yıllarında Karl Landsteiner kanın dört ana grupta olduğunu, bu grupların kişiden kişiye farklı bulunduğunu gösterdi. Bu gruplama ABO sistemi olarak bilinir. Landsteiner?in [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/uploads/kan-grubu1.jpg" rel="thumbnail"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-3120" title="kan-grubu1" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-content/uploads/kan-grubu1-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Kırmızı kan hücrelerinin üzerlerinde bulunan ve diğer kanlarda ?antijen? özelliği gösteren maddelere göre insan kanlarının gösterdiği farktan doğan sınıflar.</p>
<p>Yirminci yüzyıldan önceki kan nakli denemeleri vahim ve düş kırıklığına sebeb olacak sonuçlar vermişti. 1900 yıllarında Karl Landsteiner kanın dört ana grupta olduğunu, bu grupların kişiden kişiye farklı bulunduğunu gösterdi. Bu gruplama ABO sistemi olarak bilinir. Landsteiner?in buluşu kan naklinde emniyetlilik yolunu açtı. 1940 yılında yine Landsteiner ve çalışma arkadaşı Amerikalı <span id="more-3123"></span>Patolog Alexander S.Wiener, kan gruplamada yeni bir sistem keşfettiler. Rhesus türü maymunlarda yapılan çalışmalarla ortaya çıkarılmasından dolayı bu sisteme ?Rh sistemi? denildi.</p>
<p>ABO sistemi: Bu sisteme göre her kişi dört kan grubundan birine girer. Gruplar A, B, AB ve 0?dır. Ayırma işi, kırmızı kan hücreleri ve plazmada bulunan özel proteinlere göredir. Plazmadaki proteinler ?aglutininler?, alyuvarların üzerindekiler ise ?aglutiojenler? olarak adlandırılırlar. A ve B diye adlandırılan iki cins aglutinojen, a (alfa) ve b (beta) olarak adlandırılan iki cins aglutinin vardır. A grubu bir kişi alyuvarlarında A aglutinojenini ve plazmasında b aglutinini taşır. Bu kişinin kanı B aglutinojeni ve a aglutinini taşıyan B grubu bir kişiye verilirse alcının kanındaki a aglutininleri verenin A aglutinojeniyle birleşir ve çöker. Bu çökme vücûdun her yanında olur ve hayatla bağdaşmaz. Verilen kan oldukça az miktardaysa ortaya çıkan az miktar çökelti, çeşitli damarları tıkayarak birçok organlarda hasar yapar.</p>
<p>AB grubundaki kişiler A ve B aglutinojenlerine sâhiptirler. Ancak bunların plazmasında aglutinin bulunmaz. 0 grubunda ise hiç aglutinojen olmayıp a ve b aglutininleri vardır. Tabloda kan gruplarına göre aglutinojen ve aglutininler gösterilmiştir.</p>
<p>Alyuvarlardaki Plazmadaki</p>
<p>Kan Grubu Aglutinojen Aglutinin</p>
<p>AAb (Anti A)</p>
<p>BBa (Anti B)</p>
<p>ABAB(-)</p>
<p>0(-) (Yok)a,b (Anti A ve B)</p>
<p>Tabloda görüldüğü gibi grupların adlandırılması aglutinojenlerine göre olmaktadır. Aglutinini olmayan AB grubuna ?genel alıcı? grup, aglutinojeni olmayan 0 grubuna da ?genel verici? grup isimleri verilmiştir. Tabloya bakarsak: Bir kan naklinde aynı harfli aglutinojen ve aglutinin karşılaşınca, çökelme (aglütine durumu) olacağı anlaşılır.</p>
<p>Rh sistemi: Rhesus proteini veya diğer adıyla Rh faktörü, kırmızı kan hücreleri üzerinde bulunan bir özel proteindir. Rh faktörüne göre iki tür kan ayrılır, Rh (+) ve Rh (-); yâni Rh proteinine sâhip veya sâhib olmayan kanlar. Rh (+) kişiye Rh (-) kan verilmesi hiçbir reaksiyon ortaya çıkarmaz. Rh (-) kişiye Rh (+) kan verilince ilk nakilde bir olay ortaya çıkmaz. Ancak bu sırada alıcının kanının serumunda verilen kanın Rh faktörüne karşı ortaya çıkan Anti Rh antikorları teşekkül eder. Aynı durum Rh (+) baba ile Rh (-) anneden doğan Rh (+) çocukta da söz konusudur. Çünkü Rh negatif olan annenin serumunda çocuğun Rh (+) antijenine karşı anti Rh antikorlar meydana gelir. Bu antikorlar müteakip hamileliklerde annenin kanıyla fetüsa geçtiğinde doğum sırasında veya hemen sonra hemolitik anemi ve buna bağlı ölümle biten durumlar ortaya çıkar. İkinci Rh (+) kan vermede birinci nakilde vücûdun meydana getirdiği anti Rh antikorları verici kanıyla reaksiyona girer ve damar içinde çökelme ortaya çıkar. Âcil kan değişimi uygulanmazsa bu durum hayatla bağdaşmaz.</p>
<p>Çocuğun kan grubu ana-babasına benzemeyebilir: Çocuğun kan grubu, baba veya anasınınkine benzer. Bâzan her ikisine de benzer veya her ikisine de benzemez. Eğer çocuğun kan grubu, ana-babasının kan grubundan başka türlü olmasaydı, yeryüzünde yalnız iki çeşit kan grubu bulunurdu. Çünkü bütün insanlar, bir erkekle bir kadından meydana gelmişlerdir.</p>
<p>Hamilelik, lohusalık, narkoz, radyoterapi ve arsenikli ilâçlar bâzan kan grubunu değiştirir. Bir insanın kan grubu değişince anasının da, babasının da kan grubuna benzemeyebilir. Bu bakımdan aynı ana-babadan meydana gelen çocukların kan grupları iki çeşit değildir. Kan grupları sistemler şeklinde incelenmektedir. Meselâ ABO, Rh sistemi gibi başka kan grubu sistemleri de bilinmektedir. Daha başka bilinmeyenlerin de bulunduğu söylenmektedir. Her kan grubu sistemi, diğer sistemlerden müstakil olarak çalışmaktadır.Tıbbî tatbikatta, yâni hastalık ve tedâviyi ilgilendiren kan grubu uyuşmazlıklarında herkesin bildiği yukarıdaki ABO ve Rh sistemleri önemlidir.</p>
<p>ABO sistemindeki kan gruplarından;</p>
<p>1. Sıfır (0) grubunda, kişiler 0 ve 0 genlerini taşır ve homozigottur (iki geni aynı).</p>
<p>2. A grubundakinin genleri, A ve 0?dır (heterozigot, yâni iki geni farklı) veya A ve A?dır (homozigot).</p>
<p>3. B grubundakilerin genleri, ya B ve B?dir (Homozigot) veya B ve 0?dır. (heterozigot).</p>
<p>4. AB grubundakinin genleri ise, A ve B?dir. (heterozigot).</p>
<p>Mesela, A grubundaki heterozigot bir erkeğin toplam spermlerinin yarısı A, yarısı da 0 genini taşır. B grubundaki heterozigot bir dişinin yumurta sayısının yarısı B, yarısı da 0 genini taşır. Bu vasfa hâiz kimseler, evlendiklerinde aşağıdaki şemada görüldüğü gibi, ABO sisteminin dört grubunda da, yâni A, B, AB, 0 gruplarında da çocukları olabilir.</p>
<p>Bunu açıklayalım:</p>
<p>1. Birinin A genini taşıyan yumurta veya sperm, diğerinin 0 genini taşıyan üreme elemanı ile bir embriyon yaparsa bundan A grubunda çocuk olur.</p>
<p>2. B geni 0 ile birleşince B grubunda,</p>
<p>3. A geni B geni ile birleşince AB grubunda,</p>
<p>4. 0 geni 0 geni ile birleşince 0 grubunda çocuk veya çocuklar olur. Rh sisteminde de Rh (+) olan bir kimse, heterozigot ise, yâni genlerinden biri (+), diğeri (-) ise, kan grubu Rh (-) olan biri ile evlenince, çocukların kan grubu Rh (+) da olabilir, Rh (-) de olabilir. Yukarıdaki sistemde genlerin A, B ve (+) genleri, 0 ve (-) genlere karşı baskın (dominant) olup, onların özelliklerini örter.</p>
<p>Diğer kan grubu sistemlerinde de durum böyledir.</p>
<p>Ülkemizde ve dünyada yaygın olarak kullanılmakta olan kan grup sistemleri, ABO ve Rh sistemleridir. ABO grup sistemine göre kan grupları, A, B, AB ve O grubu diye dörde ayrılırken, Rh sistemine göre ise, RhD Pozitif ve RhD Negatif diye ikiye ayrılır. Her iki sistem birlikte kullanıldığından, ortaya sekiz farklı kan grubu çıkar. Ancak kan grupları, sadece bununla sınırlı değildir. Bazı kişilerde hem ABO grup sistemine ait alt gruplar (A1,A2,gibi) ve hem de Rh sistemine ait alt gruplar (D,d,C,c,E,e,gibi) bulunmaktadır. Bir kanın &#8220;Rh Negatif&#8221; diye nitelenebilmesi için bu alt grup antijenlerinden hiçbirinin bulunmaması gerekir. Ülkemizde CD pozitifliğine oldukça sık rastlanırken, DE pozitifliği daha nadirdir.Genel olarak bakıldığında Rh D pozitifliği %85-90 arasında değişmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/kan-gruplari.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlenme Teklifi Nedir</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/evlenme-teklifi-nedir.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/evlenme-teklifi-nedir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2009 13:12:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[NASIL]]></category>
		<category><![CDATA[NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[evlenme teklifi]]></category>
		<category><![CDATA[evlenme teklifi amacı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[evlenme teklifi hakkında bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[evlenme teklifi nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[evlenme teklifi nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[evlenme teklifi neden yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[evlenme teklifi nerede yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[neden evlenme teklif edilir]]></category>
		<category><![CDATA[özel evlenme teklifileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=2736</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlar sürprizlerden hoşlanırlar, bu yüzden evlenme teklifinizi hiç beklenmedik bir anda yapabilirsiniz. Aman zamanlamaya dikkat edin; daha birinci ayda evlenme teklif etmeye kalkmayın. Aceleyle yapılmış bir teklif havası yaratabilirsiniz. Evlenme teklifinizi yapmanız için; bir süredir ilişkinizin devam etmesi, birbirinize aşkınızı ilan etmiş olmanız ve en önemlisi hayat görüşlerinizin uygun olması gerekir. Eğer durum böyleyse evlenme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="read"><img class="alignleft size-full wp-image-2737" title="evlenme-teklifi" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/evlenme-teklifi.jpg" alt="evlenme-teklifi" width="129" height="81" />Kadınlar sürprizlerden hoşlanırlar, bu yüzden evlenme teklifinizi hiç beklenmedik bir anda yapabilirsiniz. Aman zamanlamaya dikkat edin; daha birinci ayda evlenme teklif etmeye kalkmayın. Aceleyle yapılmış bir teklif havası yaratabilirsiniz. Evlenme teklifinizi yapmanız için; bir süredir ilişkinizin devam etmesi, birbirinize aşkınızı ilan etmiş olmanız ve en önemlisi hayat görüşlerinizin uygun olması gerekir. Eğer durum böyleyse evlenme teklifinizi <span id="more-2788"></span>planlamak için en doğru zaman.</p>
<p class="read"><strong>Ona hayallerindeki teklifi yapın&#8230;</strong></p>
<p class="read">Evlilik teklifiniz kız arkadaşınıza onu ne kadar sevdiğinizi, saygı duyduğunuzu, anladığınızı ve istediğinizi göstereceğiniz andır. Red cevap riskini minimuma indirmek için, teklifiniz, sizden ziyade hayalindeki gibi olmalı&#8230; Unutmayın yanlış bir teklif tarzı, belki de onun kararını bile etkileyebilir.</p>
<p class="read">Eğer sizinle evlenmeyi istiyorsa size mutlaka nasıl bir tekliften hoşlanacağının sinyallerini vermiştir. Tek yapmanız gereken onu dikkatle dinlemek, belki de tatlı tatlı ağzını aramak olacaktır. Böylece ona hayatı boyunca unutamayacağı ve sizin de gurur duyacağınız teklifi yapabilirsiniz.</p>
<p class="read"><strong>Mükemmel yeri seçin! </strong></p>
<p class="read">Evlenme teklifini yapacağınız yer de en az teklifiniz kadar önemlidir. O an ikiniz için de mükemmel olmalı. Tabii mükemmelden kastımız illa ki tropikal bir ada ya da Boğaz’da lüks bir restoran değil. Teklifi yapacağınız yer ikiniz için de özel olan ve önem taşıyan bir yer olmalıdır. Mesela, ilk tanışma mekanınız, ilk buluşmanızda gittiğiniz yer ya da ona hazırlayacağınız romantik bir akşam yemeği eşliğinde teklifinizi yapabilirsiniz. Teklifinizle kız arkadaşınızın gözünü boyamayı değil, ruhunu okşamayı hedefleyin. Zaten gerçekte önemli olan da bunu başarabilmektir.</p>
<p class="read"><strong>Teklifinizin saatini önceden belirleyin.</strong></p>
<p class="read">Evlenme teklifi için tek bir doğru zaman yoktur. Damat adayları kendine ve kız arkadaşına en uygun zamanı belirlemelidir. Bazıları için sabah uygunken, bazıları içinse mutlaka gece olmalıdır. Ama eğer gece teklif etmeyi düşünüyorsanız, kız arkadaşınızın ailesini arayıp bu mutlu haberi paylaşmak isteyeceğini de göz önünde bulundurun.</p>
<p class="read">Bizim size önerimiz romantik bir akşam yemeği ya da gün batımında deniz kenarı. Tabii illa ki onu yerinden sıçratmak istiyorsanız, gece yarısı arayıp telefonda da teklif edebilirsiniz!</p>
<p class="read"><strong>Kız arkadaşınız bundan hoşlanmayacaksa teklifinizi şahitler önünde yapmayın!!!</strong></p>
<p class="read">Bazı kadınlar duygularını insanların önünde yaşamaktan çekinmezler, hatta mutluluklarını şahitlerin önünde dile getirmek onlar için büyük bir hazdır. Eğer kız arkadaşınız bu kategoriye giriyorsa ona ailesinin ya da arkadaşlarının yanında beklenmedik bir teklif yapabilirsiniz. Ama eğer kız arkadaşınız çekingen bir yapıya sahipse, yalnız olduğunuz bir ortamı seçmenizi tavsiye ederiz. Hem sadece ikinizin olduğu ortamda daha romantik ve içten olabilirsiniz.</p>
<p class="read"><strong>Kalbinizin Sesini Duyurun!</strong></p>
<p class="read">Yapılabilecek en kötü evlenme tekliflerinden biri de yüzeysel ve şüpheci olanıdır. Teklifiniz spekülatif ya da şartlı olmamalıdır. &#8220;Sana evlenme teklif etseydim ne yapardın?&#8221; ya da &#8220;Evlenmek ister miydin?&#8221; gibi teklifler kız arkadaşınızı mutlu etmez sadece üzer, ve hakkınızda negatif bir etki yaratır. Teklifinizi yaparken kalbinizin sesini dinleyin.</p>
<p class="read">Dürüst olun, açık olun ve en önemlisi kendiniz olun.</p>
<p class="read"><strong>Bazı geleneklere önem verin.</strong></p>
<p class="read">Günümüzde kadınlar ne kadar modern görünseler de, duygusal beklentileri her çağdaki kadınlardan daha farklı değil. Ailesine saygı gösteren ve evlilik için onların rızasını alan bir erkek bütün kadınların hoşuna gider.</p>
<p class="read">Bir demet çiçek, baş başa yenilen bir yemek çok klasik gibi görünse de birçok kadın için gerçekten çok etkilidir.</p>
<p class="read">Eğer çekinmezseniz evlenme teklifinizi yapmadan önce, babasını arayıp onay alabilirsiniz. Bu davranışınızla hem babasının hem de müstakbel eşinizin gönüllerini fethetmiş olursunuz. ( Tabii babasından onay aldıktan sonra, kızına durumu belli etmemesini rica etmeniz gerekecektir.)</p>
<p class="read"><strong>Herşey mükemmel olmak zorunda değil&#8230;</strong></p>
<p class="read">Evlilik teklifi yapmak için kafanızda bir plan yapmış olabilirsiniz. Bu anı hayalinizde mükemmel bir mekanda, doğru zamanda canlandırmışsınızdır.</p>
<p class="read">Ancak, gerçek hayatta bazen ufak tefek aksilikler olabilir. Trafikte kalarak, günlerdir planladığınız o özel yemeğe gecikebilirsiniz, ya da Uludağ da bembeyaz karların arasında teklif yapmayı arzularken, oraya vardığınızda hiç kar yağmamış olduğunu görebilirsiniz. Boşverin tüm aksilikleri ; şartlar planladığınız gibi gitmese de unutmayın önemli olan sizin sevginiz, içtenliğiniz ve doğal olmanızdır.</p>
<p class="read"><strong>Eğer teklif etmeye karar verdiyseniz çok beklemeyin!</strong></p>
<p class="read">İşleri aceleye getirmek istemeyiz ama eğer evlenme teklifi sizi korkutuyorsa bunu mutlaka yenmelisiniz. Mesele ilk adımı atmakta, gerisi kendiliğinden gelir. Unutmayın zamanlama çok önemlidir; ilişkinizde artık o noktaya geldiyseniz kız arkadaşınız bunu sizden mutlaka bekliyordur ve her romantik ortamda ağzınızdan o iki kelimenin çıkacağını ümit ediyordur. Bunu her ertelemeniz onun bir kez daha hayal kırıklığına uğramasına sebep olacaktır. Hadi durmayın söyleyin: &#8220;Benimle Evlenir misin?&#8221;</p>
<p class="read"><strong>Her kadın farklı tepki verebilir&#8230;</strong></p>
<p class="read">O an büyük bir an. Bütün cesaretinizi toplayıp kız arkadaşınıza evlilik teklifinizi yaptınız. Ama heyecanınız hala sürüyor, çünkü onun cevabından emin değilsiniz. Bu konuda kendinizi fazla şartlandırmayın. Evlenme teklifine siz daha önceden hazırlanmıştınız, oysa kız arkadaşınız için bu tamamıyla büyük bir sürpriz. Beklenmedik bir teklif karşısında ilk tepkiler kişiden kişiye değişebilir.</p>
<p class="read">Kız arkadaşınız sevinçten ağlamaya ya da sinirleri bozulup gülmeye başlayabilir, hatta sessiz kalıp hiçbir tepki de vermeyebilir. Bu sizi hayal kırıklığına uğratmasın. Olabilecek en kötü şey kız arkadaşınızın sizi reddetmesidir. Durum böyle olsa bile hemen pes etmeyin ve ona bunun nedenlerini sorun. Zamana ihtiyacı varsa, ona zaman verin. Eğer umut yoksa yolunuza devam edin. Evlenmeye hazır ve hayatının kadınını arayan bir erkeği bekleyen birçok kadın bulunduğunu sakın unutmayın ve vazgeçmeyin.</p>
<p class="read">
<p class="read">Kaynak: www.moderngelin.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/evlenme-teklifi-nedir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğal gaz</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/dogal-gaz.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/dogal-gaz.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2009 15:09:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[NASIL]]></category>
		<category><![CDATA[NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[doğal gaz]]></category>
		<category><![CDATA[doğalgaz]]></category>
		<category><![CDATA[doğalgaz nasıl çıkar]]></category>
		<category><![CDATA[doğalgaz nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[doğalgaz ne işe yarar]]></category>
		<category><![CDATA[doğalgaz neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[doğalgaz nedir]]></category>
		<category><![CDATA[doğalgazıon faydaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=2512</guid>
		<description><![CDATA[Doğal gaz yerkabuğunun içindeki fosil kaynaklı bir çeşit yanıcı gaz karışımıdır. Bir petrol türevidir. Yakıt olarak önem sıralamasında ham petroldan sonra ikinci sırayı alır. Doğal gazın büyük bölümü (%70-90&#8242;ı), Metan gazı (CH4) adı verilen hidrokarbon bileşiğinden oluşur. Diğer bileşenleri; etan (C2H6), propan(C3H8), bütan (C4H10) gazlarıdır. İçeriğinde eser miktarda karbondioksit (CO2), azot (N2), helyum(He) ve hidrojensülfür [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-2513" title="dogalgaz" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/dogalgaz.jpg" alt="dogalgaz" width="115" height="103" />Doğal gaz</strong> yerkabuğunun içindeki fosil kaynaklı bir çeşit yanıcı gaz karışımıdır. Bir petrol türevidir. Yakıt olarak önem sıralamasında ham petroldan sonra ikinci sırayı alır. Doğal gazın büyük bölümü (%70-90&#8242;ı), Metan gazı (CH<sub>4</sub>) adı verilen hidrokarbon bileşiğinden oluşur. Diğer bileşenleri; etan (C<sub>2</sub>H<sub>6</sub>), propan(C<sub>3</sub>H<sub>8</sub>), bütan (C<sub>4</sub>H<sub>10</sub>) gazlarıdır. İçeriğinde eser miktarda karbondioksit (CO<sub>2</sub>), azot (N<sub>2</sub>), helyum(He) ve <span class="new">hidrojensülfür</span> (H<sub>2</sub>S) de bulunur.</p>
<p>Doğal gazı oluşturan hidrokarbon bileşikleri, yeraltındaki petrol&#8217;ün de bileşenleridir. Doğal gaz geçmişte petrol üretimi esnasında ortaya çıkan yararsız bir atık olarak görülmüş ve petrol üretim tesislerinde yakılarak uzaklaştırlmıştır. Günümüzde ise oldukça değerli ve stratejik bir enerji kaynağı olarak sıklıkla evlerde ve endüstride kullanılmaktadır.</p>
<p>Dünya üzerinde Antarktika dışında tüm kıtalarda doğal gaz üretilmektedir. Dünyadaki en büyük üretici Bağımsız Devletler Topluluğu&#8217;dur. ABD, Kanada ve Hollanda ve İran da önemli doğal gaz üreticileri ülkelerdendir.</p>
<p>Doğal gazı en verimli ve en ucuz taşıma yöntemi boru hattı kullanımıdır. ABD&#8217;de büyük bölümü II. Dünya Savaşı sırasında döşenmiş yaklaşık 3,2 milyon km doğalgaz boru hattı vardır. Bunun yanında doğal gaz basınçlı tanklarda sıvılaştırılmış olarak da taşınabilir. Sıvılaştırılmış doğal gazın (<span class="mw-redirect">LNG</span>) taşıma sırasında çok yüksek basınç altında ve düşük sıcaklıklarda tutulması zorunluluğu bu taşıma yöntemini boru hattı yöntemine göre daha az fizibl kılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/dogal-gaz.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enerjide Tasarruf Nasıl Yapılır.?</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/enerjide-tasarruf-nasil-yapilir.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/enerjide-tasarruf-nasil-yapilir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2009 11:23:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[NASIL]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik tasarrufu nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[enerji tasarrufu]]></category>
		<category><![CDATA[enerji tasarrufu için ne yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[enerji tasarrufu nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[enerji tasarrufu nasıl yapılmalı]]></category>
		<category><![CDATA[enerji tasarrufu neden yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[enerji tasarrufu yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[evde enerji tasarrufu nasıl yapılır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=2508</guid>
		<description><![CDATA[Enerjisini dikkatsizce harcayan, 120 metrekarelik bir evde yaşayan 4 kişilik ailenin, uygulayacağı basit önlemlerle yılda 1.650 TL kar edebileceği bildirildi.
Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİEİ) Tanıtım ve Bilinçlendirme Şube Müdürü ve Binalarda Enerji Verimliliğine Yönelik Toplum Bilincinin Artırılması (EnverIPAB) Projesi Koordinatörü Sebahattin Öz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye&#8217;yi de etkileyen global ekonomik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2509" title="et" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/et-150x150.jpg" alt="et" width="150" height="150" />Enerjisini dikkatsizce harcayan, 120 metrekarelik bir evde yaşayan 4 kişilik ailenin, uygulayacağı basit önlemlerle yılda 1.650 TL kar edebileceği bildirildi.</p>
<p>Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİEİ) Tanıtım ve Bilinçlendirme Şube Müdürü ve Binalarda Enerji Verimliliğine Yönelik Toplum Bilincinin Artırılması (EnverIPAB) Projesi Koordinatörü Sebahattin Öz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye&#8217;yi de etkileyen global ekonomik krizin, &#8221;tasarrufu&#8221; ön plana çıkardığını söyledi.</p>
<p>Çoğu vatandaşın enerji maliyetlerinde yaşanan artışların da etkisiyle fatura tutarlarını azaltmak için neler yapabileceğini sorgulamaya başladığını anlatan Öz, &#8221;Evlerimizde basit önlemler alarak ve en temel tüketimlerimizden enerjiyi verimli kullanarak yılda ortalama 1.650 TL tasarruf sağlamak mümkün&#8221; dedi.</p>
<p>Enerjisini dikkatsizce harcayan 120 metrekare evde yaşayan 4 kişilik bir ailenin, ısıtma-soğutma, aydınlatma ve elektrikli ev eşyalarını çalıştırmak için yılda 3 bin 300 TL ödediğine dikkati çeken Öz, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;Böyle bir ailenin harcadığı enerji yılda 2 bin kilovat civarında. Evlerimiz en az yüzde 30 oranında enerji tasarrufu potansiyeline sahip, sadece uygulamaya geçmemiz gerek. Enerjisini verimli kullanan bir aile yılda sadece 1.650 TL ödeyebilir. Bu kapsamda en büyük tasarruf kalemi yalıtım. Binalarımızda kullanılan enerjinin yüzde 82&#8217;sini ısınmak için tüketiyoruz. Bu nedenle faturalarda en büyük düşüş yalıtımla sağlanıyor. Yalıtım, ısıtmanın yanı sıra soğutma amacıyla harcadığımız enerjide de ortalama yüzde 50 tasarruf imkanı yaratıyor. Bu da bir ailenin yıllık ısıtma ve soğutma harcamalarında ortalama 1.300 TL tasarruf anlamına geliyor.&#8221;</p>
<p><strong>&#8221;ODALARI GEREĞİNDEN FAZLA ISITMAYIN&#8221;</strong></p>
<p>Oda sıcaklığı için en uygun değerin bulunması gerektiğini belirten Öz, &#8221;Oda sıcaklığını sadece 1 derece düşürmek bile yüzde 6&#8242;lık yakıt tasarrufu sağlar&#8221; dedi.</p>
<p>Öz, en uygun sıcaklık değerlerinin, oturma odasında 22, yatak odasında 20, antrelerde 18 derece, garaj ve depolarda ise 5-15 derece olduğunu bildirdi.</p>
<p>Pencerelerle kapıların, evlerdeki ısının dörtte birinin kaybına neden olduğunu ifade eden Öz, yalıtımsız bir evde meydana gelen ısı kaybının yüzde 20&#8217;sinin tek camlı pencerelerden kaynaklandığını belirtti.</p>
<p>Çift cam kullanarak bu kaybın yarı yarıya indirilebileceğini söyleyen Öz, pencere ve kapıların kenarlarından kaynaklanan hava sızıntılarını önlemek için pencere bandı ve sünger kullanılması, kapı çerçevesi kenarındaki çatlakların da onarılması gerektiğini kaydetti.</p>
<p>Kış aylarındaki güneşli günlerden, perdelerin açılarak daha fazla yararlanılmasını öneren Öz, &#8221;Güneş çekildikten sonra ise perdeleri mutlaka kapatın. Kapalı ve uygun perdeler pencerelerden ısı kaybını yüzde 25 oranında önlüyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8221;ISI AKIŞINA ENGEL OLMAYIN&#8221;</strong></p>
<p>Ev içinde ısıtıcıların ya da radyatörlerin önüne veya üzerine mermer, çamaşır ve eşya konulmaması gerektiğini belirten Öz, odalarda mümkün olduğunca çamaşır kurutulmamasını istedi.</p>
<p>Binalarda kullanılan elektriğin yaklaşık yüzde 20&#8217;sinin aydınlanmak için tüketildiğini belirten Öz, şunları söyledi:</p>
<p>&#8221;Her evde sadece iki adet 100 vattlık eski tip ampulü verimli ampullerle değiştirerek, yılda 750 milyon TL enerji tasarrufu sağlayabiliriz. Ayrıca bu sayede yılda 1,1 milyon tonluk ve 52 milyon ağaç tarafından temizlenebilen karbondioksit salınımının da önüne geçmek mümkün. 15 vatt enerji tasarruflu bir ampul, 75 vatt normal bir ampulden yüzde 80 oranında daha az elektrik harcar.&#8221;</p>
<p>Evlerde kullanılan elektriğin ortalama yüzde 80&#8242;inin de elektrikli aletler tarafından tüketildiğini bildiren Öz, enerji tüketimi düşük aletleri tercih etmenin elektrik faturalarında yüzde 30 tasarrufa imkan yarattığını söyledi.</p>
<p>Öz, tasarrufla ilgili diğer önerilerini ise şöyle sıraladı:</p>
<p>&#8221;Yemek pişirirken fırının kapağını gereğinden fazla açmayın, çünkü kapağın her açılmasında yüzde 20 ısı kaybı olur ve sıcaklık 25-30 derece düşer.</p>
<p>Bulaşık makinesi alırken kısa süreli yıkama ve durulama özellikli olanları tercih edin. Makinenizi tam dolu olarak çalıştırın. Buzdolabının içindeki nem oranının artması daha çok çalışmasına neden olur, bu nedenle buzdolabına koyduğunuz sıvıların ve sulu yiyeceklerin üstünü kapatın. Çamaşır makinenizi tam dolu olarak çalıştırın. Az kirli çamaşırlarda ekonomik programları kullanın. Çamaşırlarınızı kurutma makinesi yerine asarak kurutun.</p>
<p>Ütüleme işi bitmeden birkaç dakika önce fişi prizden çekin ve son çamaşırlarınızı ütünün içinde kalan ısıyla ütüleyin. Çünkü 1500 vatt bir ütüden 5 dakika tasarruf etmek, 15 vatt bir ampulü 8 saat bedava çalıştırmak demektir. Çamaşırları nemli olarak ütüleyin. Elektrik süpürgesi alırken su hazneli olanları tercih edin.&#8221;</p>
<p>A.A</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/enerjide-tasarruf-nasil-yapilir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saç Nedir.?</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/sac-nedir.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/sac-nedir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2008 10:50:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[NASIL]]></category>
		<category><![CDATA[NEDEN]]></category>
		<category><![CDATA[NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>
		<category><![CDATA[saç nasıl dökülür]]></category>
		<category><![CDATA[saç ne işe yarar]]></category>
		<category><![CDATA[saç neden çıkar]]></category>
		<category><![CDATA[saç neden dökülür]]></category>
		<category><![CDATA[saç neden kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[saç nedir]]></category>
		<category><![CDATA[saç rengi nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[saç rengi neden olur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=2262</guid>
		<description><![CDATA[Saç,  insanda, baş üzerinde bulunan kıl kümesine verilen genel isim Saç diğer kıl kümelerine göre daha hızlı uzar.  saçın, büyüme hızı ortalama günde 0,3 mm ile 0,4 mm&#8217;dir. Her saç kılının büyüme ve duraklama devreleri birbirinden bağımsız olduğu için bir kıl büyürken diğer kıl dökülebilir. Yeni doğan  bebeklerde bütün kıllar aynı devrede [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/sac.jpg" rel="thumbnail"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2263" title="sac" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/sac.jpg" alt="" width="118" height="118" /></a>Saç,  insanda, baş üzerinde bulunan kıl kümesine verilen genel isim Saç diğer kıl kümelerine göre daha hızlı uzar.  saçın, büyüme hızı ortalama günde 0,3 mm ile 0,4 mm&#8217;dir. Her saç kılının büyüme ve duraklama devreleri birbirinden bağımsız olduğu için bir kıl büyürken diğer kıl dökülebilir. Yeni doğan  bebeklerde bütün kıllar aynı devrede bulunur. Bu sebeple 2-3 haftalık bebeklerde aniden  Saç Dökülmesi görülür. 6 aydan sonra  Saçlar yetişkinlerin saç düzenine uyar</p>
<p>Yaş, ırk, cinsiyet ve  hormonların durumuna göre değişik saç şekilleri meydana gelir. Örneğin Afrika&#8217;lı birinin  saçları yaklaşık 3 kat dokudan meydana gelirken ve kıvrılmaya meyilliyken bu oran uzakdoğulularda 11 kata kadar çıkar ve  Saçlar, düz olma eğilimi gösterirler. Bunun nedeni  saçların, doğa koşulları nedeniyle adaptasyona uğramasıdır.</p>
<p>Kas  kök kılıfı 5.Sebaköz bezFolikül,  saçın içinde büyüdüğü yapıdır. Saçın, içinde bulunduğu gözenekli  yapı yağ üreterek deriyi ve s açı yağlandırır. Gözenekli  yapının dışında görülen kısımlarda özel  kaslar yer alır.</p>
<p>Saç  renkleri   Saça rengini veren pigmentler  sarı,  kırmızı ve mavi renklidir.  sarı pigmentler en küçük, maviler en büyük hacme sahiptirler. Mavi pigmentler en dışta, kırmızı ortada ve  Sarı en içte yer alır. Bu nedenle  kimyasal yollarla saç rengi açılırken saç önce mavi rengini yitirerek kızıllaşır, son olarak da sarı hale gelir. işleme devam edilirse  beyaz veya beyaza çok yakın bir ton elde edilebilir.</p>
<p>Vücutta pigmentlerin yokluğu, albino denilen durumun ortaya çıkmasına neden olur. Albino canlılarda, genellikle tüm kıllar renksizdir.</p>
<p>Saç ağarması, saça renk veren pigment  boya maddesinin  zamanla azalmasından ileri gelir.  saçların birden beyazlaşması renk değişiminden olmayıp,  siyah kılların dökülmesi ve daha dayanıklı beyaz saçların, kalmasından ileri gelir.</p>
<p>Saç renkleri tanımlanırken, mavi ağırlıklı  renkler kül veya soğuk tonlar,  kızıl ağırlıklı  renkler  altın veya  sıcak tonlar olarak adlandırılır. Saç rengi tanımlanırken harf ve rakamlardan oluşmuş kodlar kullanılır. Numara küçüldükçe renk koyulaşır. Genellikle 1 numara siyah, 10 numara açık sarı saçları tanımlamak için kullanılır. Harfler ise genellikle rengin türünü  sıcak, soğuk, leylak vs. belirtmek için kullanılır.</p>
<p>Saç  hastalıkları Saçkıran Saçların dökülmesine, doğrudan saçlarla ilgili mikrobik  hastalıklar sebep olabildiği gibi vitaminsizlik,  açlık,  şeker hastalığı, akut,  hormon bozukluğu gibi, bünyedeki herhangi bir rahatsızlık da sebep olabilir.  kellik, saçkıran, kepek, dazlaklık belli başlı saç hastalıklarıdır.</p>
<p>Vücutta doğuştan pigment bulunmayan akşın kişilerin saçları ve vücutlarındaki bütün kıllar beyaz renktedir Saç dökülmesi  insan saçıSaç bir çok neden bağlı olarak dökülür. Dökülmenin nedeni tespit edilmeden doğru bir  tedavi yaklaşımı sağlanamaz. Bu nedenle dökülmenin hangi nedenle olduğununu bilmek önemlidir.</p>
<p>Saç dökülmesi hem erkeklerde hem de kadınlarda görülebilir. Erkeklerde daha sık olarak görülen  Saç Dökülmesi, 25 yaşına kadar erkeklerin %25&#8242;ini, 40 yaşına kadar %40&#8242;ını, 50 yaşına kadar %50&#8217;sini etkiler.</p>
<p>erkek tipi saç dökülmesi, alnın iki yanında ve tepede olabileceği gibi tamamen bütün başı da kapsayabilir. Kadınlarda ise dökülme daha çok, saçların seyrekleşmesi şeklinde kendini gösterir.</p>
<p>Bir tedaviye geçilmeden önce, saç dökülmesinin tipinin bir uzman hekim tarafından incelenmesi gerekmektedir. Birçok  hastalık, hormonal ve metobolik düzensizlikler ve besinsel etkiler  Saç Dökülmesini tetikleyebilir. Bu gibi sebepler ortadan kaldırılmadan tedavi hiçbir  zaman tam olarak gerçekleşmez.</p>
<p>Olağan saç dökülmesi Ömrünü tamamlamış saç kendiliğinden veya dış etkilerle tarama, şampuanla yıkama, fırçalama, saça şekil verme çalışmaları dökülür. Bunun yerine yeni saç çıkar. Günde ortalama 100 adet saç dökülür. Yeni doğan  bebekte ve hamilelikte görülen saç dökülmeleri kısmen olağan saç dökülmesi sayılabilir.</p>
<p>stres nedenli saç dökülmesi  deri hastalıkları ile stres ve ruhsal olaylar arasındaki ilişki öteden beri bilinir. Kişi psikolojik sıkıntılarını kişisel ya da ailsel sorunlarını bir dermatolojik problem halinde yansıtabilmektedir. Ayrıca kendiliğinden oluşmuş bir deri problemi saç dökülmesi kişide vücut imajını zedeleyecek bireysel, psikolojik bozukluklara ve hatta psikososyal olumsuzluklara  yol açabilmektedir. Kısaca, saç dökülmesi ve stres arasında iki çeşit ilişki söz konusudur</p>
<p>Birinci ilişki nörotik bir ruhsal yapının desteklediği görünürde organik bir neden olmaksızın,  stresin körüklediği saç dökülmeleri oluşabilir.</p>
<p>ikinci ilişki ise saç dökülmesi  sonucu oluşan görünüme karşı kişinin geliştirdiği psikolojik reaksiyonlardır  kellik Kelleşen bir adamKellik ırsi bir neden olup, yeniden çıkmayacak şekilde saçları döker. Kemoterapi  görmek veya diğer bazı  kanser ilaçlarını kullanmak da yeniden çıkmak üzere saçların dökülmesine sebep olabilir.</p>
<p>Andro genetik alopesinin ilk tıbbi tanımlamasını M.Ö. 4.yy&#8217;da Aristo&#8217;nun yaptığı söylenir. Filozof kellik ile cinsellik arasındaki ilişkiyi tarif etmiştir. Kellik konusundaki araştırmalar Osmanlılar zamanında da ve Mısır&#8217;da da görülmüştür. yıllar sonra bazı araştırmalar yine bu yönde çalışmışlar, kısırlaştırılan erkeklerin kelleşmediklerini tespit etmişler ve Abdülhamit&#8217;in döneminde araştırmalar yapmışlardır.</p>
<p>Kelleşme ile  erkeklik hormonu androgen arasında ilişki sözkonusudur. Bir androgen hormonu olan testosteron, Alfa-5 redüktaz isimli  enzim tarafından dihidrotestosterona DHT dönüştürülür. DHT de saç  kökleri üzerindeki reseptörlere baglanarak etkisini gösterir.</p>
<p>Son yıllarda halk arasında saç ekimi olarak bilinen saç nakli tekniğinde yaşanan gelişmeler kelliği gidermede en önemli metod olarak ortaya çıkmıştır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/sac-nedir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Feminizm</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/feminizm.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/feminizm.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 13:31:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dyler</dc:creator>
				<category><![CDATA[NASIL]]></category>
		<category><![CDATA[NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[Feminist]]></category>
		<category><![CDATA[Feminist nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[Feminist nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Feminizm]]></category>
		<category><![CDATA[Feminizm ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Feminizm nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dyler.net/nedennasilnedir/?p=168</guid>
		<description><![CDATA[Feminizm, sosyoloji, politik akım ve etik alanlarından oluşur, temeli ya da temel endişesi daha çok kadın özgürlüğüne dayanmaktadır. Bazı versiyonları geçmiş ve şimdiki toplumsal ilişkilere karşı eleştireldir. Çoğu toplumsal cinsiyet (gender) ve cinselliğe (sexuality) ilişkin toplumsal inşa olduğuna inandıkları unsurları analiz etmeye odaklanmıştır. Yine çoğu feminist cinsiyet eşitsizliği ve kadın hakları, ilgileri ve kadın sorunlarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/femi.jpg" rel="thumbnail"><img class="alignnone size-medium wp-image-2108" title="femi" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/femi.jpg" alt="" width="111" height="100" /></a><strong>Feminizm</strong>, <span class="mw-redirect">sosyoloji</span>, <span class="new">politik akım</span> ve etik alanlarından oluşur, temeli ya da temel endişesi daha çok kadın özgürlüğüne dayanmaktadır. Bazı versiyonları geçmiş ve şimdiki toplumsal ilişkilere karşı eleştireldir. Çoğu toplumsal cinsiyet (gender) ve cinselliğe (sexuality) ilişkin toplumsal inşa olduğuna inandıkları unsurları analiz etmeye odaklanmıştır. Yine çoğu feminist <span id="more-2057"></span>cinsiyet eşitsizliği ve kadın hakları, ilgileri ve kadın sorunlarını araştırmaya odaklanmıştır.</p>
<p>Feminist teori toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin doğasını anlamayı amaçlar ve toplumsal cinsiyet politikaları, iktidar ilişkileri ve cinsellik üzerine odaklaşır. Feminist hareket içinde kadın ve erkeğin eşitliğini savunan gruplar olduğu gibi kadının biyolojik ve duygusal olarak erkeğe üstün ve erkeğin &#8220;tamamlanmamış kadın&#8221; olduğunu savunan daha radikal gruplar da yer almaktadır.</p>
<h2><span class="mw-headline">Feminizmin Kökeni</span></h2>
<p>Modern anlamda bir felsefe ve bir hareket olarak feminizmin kökeni kadının eğitimi hakkını savunan <span class="mw-redirect">Lady Mary Wortley Montagu</span> ve Marquis de Condorcet gibi özgür düşünürlerin de içinde yer aldığı Aydınlanma dönemine götürülmektedir. Kadınlar için ilk bilimsel topluluk Hollanda Cumhuriyetinin güneyinde yer alan bir şehir olan Middelburg&#8217;de 1785 tarihinde kurulmuştur. İngiliz kadın yazar Mary Wollstonecraft&#8217;ın feminist olarak adlandırılabilen <em>A Vindication of the Rights of Woman</em> (Kadın Haklarının Müdafaası) (1792) adlı eseri bu konuda ilk çalışmalardan biridir. Feminizm 19.yüzyılda kadınlarda adaletsiz davranıldığına ilişkin inanç arttıkça organize bir hareket haline geldi. Feminist hareketin kökleri ilerlemeci hareket özellikle de 19.yüzyıldaki reform hareketi içinde yer almaktadır. Harekete féminisme adını veren kişi ütopyacı sosyalist Charles Fourier&#8217;dir(1837). Fourier, 1808 gibi erken bir tarihte kadın haklarının genişletilmesini tüm tüm toplumsal ilerlemenin genel prensibi olduğunu öne sürmüştür. İlk kadın hakları toplantısı New York, Seneca Falls&#8217;da 1848 yılında yapılmıştır. 1869 yılında John Stuart Mill <em>The Subjection of Women</em> (Kadınların Köleleştirilmesi) kitabını yayınlamıştır. Adı geçen kitabında Mill, &#8220;bir cinsin diğer bir cinse hakimiyeti yanlış&#8230;.ve&#8230;.insanoğlunun gelişmesinin önündeki en büyük engellerden biridir..&#8221; demiştir.</p>
<p>Pek çok ülke 20.yüzyılın ilk yıllarında özellikle de I. Dünya Savaşı &#8216;nın son yıllarında kadınlara oy hakkını tanımıştır.</p>
<h2><span class="mw-headline">Çeşitli Formlara Bürünen Feminizm</span></h2>
<p>Feminist teori içindeki cinsiyet, cinsiyet farklılıkları, cinsellik gibi terimler ve kadıngibi holistik terimler tartışma konusu olmuş hatta bazı feministler feminizmin herkesin kendisini %100 feminist olarak tanımladığı bir ideoloji olmadığını ileri sürmüşlerdir. Bu sebeple feminizmin alt türleri oluşmuştur. İlk dönem feministleri genellikle ilk-dalga feministleri 1960 sonrasındaki feministler ikinci-dalga feministleri olarak isimlendirilmiştir. Bazıları yeni kuşak feministleri üçüncü-dalga feminizmi içinde görmektedir.</p>
<p><strong>Farklı tür feminizmlerden bazıları</strong>:</p>
<ul>
<li><span class="mw-redirect">Eşitlikçi</span> Formlar:
<ul>
<li>Eşitlikçi Feminizm &#8211; Önde gelen feminist liderleri de içeren çoğunluk bunun feminizmin gerçek bir formu olmadığını öne sürmektedir.</li>
<li>Bireyci Feminizm &#8211; (Libertarian Feminizm olarak da bilinir) Yukarıdakiyle aynıdır.</li>
<li>Liberal Feminizm</li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul>
<li>Kadın Merkezli (Gynocentric) Formlar:
<ul>
<li>Kültürel Feminizm</li>
<li>Cinsiyet Feminizmi</li>
<li>Pop Feminizm</li>
<li>Radikal Feminizm</li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul>
<li>Baskının Ataerkillikten Kaynaklandığını Kabul Edenler:
<ul>
<li>Anarko-Feminizm</li>
<li>Radikal Feminizm</li>
<li>Fransız Feminizm</li>
<li>Seks Radikal Feminizm</li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul>
<li>Baskının Kapitalizmden Kaynaklandığını Kabul Edenler:
<ul>
<li>Marksist Feminizm</li>
<li>Sosyalist Feminizm</li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul>
<li>Ayırımcı (Segregationalist):
<ul>
<li>Lezbiyen Feminizm (Lezbiyen Ayrıkçılığı/Lesbian separatism) )</li>
<li>Ayrılıkçı Feminizm/Seperatist Feminizm</li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul>
<li>Afrikan-Amerikan
<ul>
<li>Siyah Feminizm / Black Feminism</li>
<li>Kadıncılık/Womanism</li>
</ul>
</li>
</ul>
<ul>
<li>Batı-Dışı :
<ul>
<li>Üçüncü Dünya Feminizm</li>
<li>Sömürge Sonrası Feminizm</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p><strong>ALT TÜRLER</strong></p>
<ul>
<li>Ekofeminizm</li>
<li><span class="mw-redirect">Fransız Feminizmi</span></li>
<li><span class="mw-redirect">Radikal Feminizm</span></li>
<li><span class="mw-redirect">Liberal Feminizm</span></li>
<li><span class="mw-redirect">Lezbiyen Feminizm</span></li>
<li><span class="mw-redirect">Marksist Feminizm</span></li>
<li><span class="mw-redirect">Sosyalist Feminizm</span></li>
<li><span class="mw-redirect">Pop Feminizm</span></li>
<li><span class="mw-redirect">İslamcı Feminizm</span></li>
<li><span class="mw-redirect">Ruhsal Feminizm</span></li>
<li><span class="new">Maddi Feminizm</span></li>
<li><span class="new">Postmodern Feminizm</span></li>
<li><span class="new">Varoluşçu Feminizm</span></li>
<li><span class="new">Pro-seks Feminizm</span>(seksüel açıdan liberal feminizm, seks-pozitif feminizm diye de bilinir)</li>
<li><span class="new">Post-Kolonyal Feminizm</span></li>
<li><span class="new">Amazon Feminizm</span></li>
<li><span class="new">Kültürel Feminizm</span></li>
<li><span class="mw-redirect">Anarko-Feminizm</span></li>
<li><span class="new">Üçüncü Dalga Feminizm</span></li>
<li>Kadınizm/Kadıncılık (Womanism)</li>
</ul>
<p><a id="Feminizmin_Etkisi" name="Feminizmin_Etkisi"></a></p>
<h2><span class="mw-headline">Feminizmin Etkisi</span></h2>
<p><strong>Sivil Haklar Üzerindeki Etkisi</strong></p>
<p>Feminizmin batı toplumlarında kadınlara oy hakkı, daha eşit ücret, &#8220;hata aranmayan&#8221; boşanma hakkı, çocukları babalarından uzak tutma hakkı, güvenli kürtaj elde etme hakkı, kadınların kendilerini tecavüzle suçladıkları erkeklerden uzak tutma hakkı, Amerika&#8217;da herhangi bir üniversiteye kabul edilme hakkı gibi hakların yürürlüğü koyulmasında büyük etkisi olmuştur.</p>
<p><strong>Din Üzerindeki Etkisi</strong></p>
<p>Feminizmin dinin çeşitli yönleri üzerinde büyük etkisi olmuştur. Protestanlığın liberal kollarında kadın din günümüzde din adamı olabilmektedir ve reform içindeki muhafazakar ve yeniden yapılanmacı Yahudilikte kadın, rabbi ve cantor olabilmektedir. Bu Hristiyan ve Yahudi gruplarında kadın gittikçe daha fazla iktidar sahibi olup erkekle eşit duruma gelmekte, bakış açıları inanca ait yeni ifadelerin ortaya çıkmasına sebebiyet vermektedir. İslam ülkelerinde de çoğu kadın alim her iki cins tarafından kendilerine yöneltilen İslamiyetle ilişkili soruları Arap televizyonlarında yanıtlamaktadırlar. İçinde bulunduğumuz günlerde İslam ülkelerinde kadınların imamlık sorunu tartışılmakta, müftü yardımcısı (Türkiye) olabilmektedir.</p>
<p>Feminizm aynı zamanda yeni dini formların doğuşunda da önemli bir role sahiptir. Neopagan dinler özellikle Tanrıça ruhsallığının önemini vurgulamaya meyil göstermekte ve kadına ve kutsal dişiye yönelik geleneksel dinlerin düşmanca tutumlarını sorgulamaktadırlar. Dianik Cadılık (Dianic Wicca) kaynağı radikal feminizmde olan bir dindir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/feminizm.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Futbol</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/futbol.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/futbol.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 13:29:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dyler</dc:creator>
				<category><![CDATA[NASIL]]></category>
		<category><![CDATA[NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol kuralları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol sahası ölçüleri]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[hakem ne iş yapar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dyler.net/nedennasilnedir/?p=166</guid>
		<description><![CDATA[Futbol (İngilizce: football), dünyada en yaygın takım sporudur. Başta Avrupa ve Güney Amerika ülkeleri olmak üzere hemen hemen tüm ülkelerde çok sevilir ve geniş bir izleyici kitlesi tarafından izlenir.
Futbol kelimesi Türkçe&#8217;ye, İngilizce &#8220;foot (ayak)&#8221; ve &#8220;ball (top)&#8221; sözcüklerinin birleşiminden oluşmuş &#8220;football (ayaktopu)&#8221; kelimesinden geçmiştir. Futbol sözcüğü, ABD ve Kanada&#8217;da &#8220;Amerikan futbolu&#8221; anlamında kullanılır. Bu ülkelerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/futbol.jpg" rel="thumbnail"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2097" title="futbol" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/futbol-150x150.jpg" alt="" width="90" height="90" /></a><strong>Futbol</strong> (İngilizce: <em>football</em>), dünyada en yaygın takım sporudur. Başta Avrupa ve Güney Amerika ülkeleri olmak üzere hemen hemen tüm ülkelerde çok sevilir ve geniş bir izleyici kitlesi tarafından izlenir.<br />
Futbol kelimesi Türkçe&#8217;ye, İngilizce &#8220;<em>foot</em> (<em>ayak</em>)&#8221; ve &#8220;<em>ball</em> (<em>top</em>)&#8221; sözcüklerinin birleşiminden oluşmuş &#8220;<em>football (ayaktopu)</em>&#8221; kelimesinden geçmiştir. Futbol sözcüğü, <span class="mw-redirect">ABD</span> ve Kanada&#8217;da &#8220;Amerikan futbolu&#8221; anlamında <span id="more-2055"></span>kullanılır. Bu ülkelerde futbol için kullanılan isim &#8220;soccer&#8221; dır.</p>
<h2><span class="mw-headline">Tarihçe</span></h2>
<p>Eski çağlarda futbolu andıran oyunlar oynandığı bilinmektedir. <span class="mw-redirect">FIFA</span> Başkanı <span class="mw-redirect">Sepp Blatter</span>&#8216;in açıklamasına ve birçok tarihçiye göre Çinliler binlerce yıl önce deri toplarla futbolu oynayan ilk ulustur. Futbolu İngilizlerin bulduğu konusundaki yaygın anlayış yanlıştır. Sonuç olarak futbolu Çinliler icat etmiş, İngilizler kurumsallaştırmıştır. Avrupa&#8217;da M.Ö. 3. yüzyılda Romalılarca yaygınlaştırılan bir oyun futbola çok benziyordu. Bu oyun bugünkü futbolun öncüsü sayılır. Bu eski Roma oyunu Fransa&#8217;da öylesine sevilmişti ki, karşılaşmalar kentler arasında çatışmaya bile yol açmıştı. Bundan dolayı bu oyun 10. yüzyılda yasaklandı.Yasaklanmadan önce eskimolar bile bu sporu sevmişlerdi.Ancak onlar maçlarını top yerine ölmüş mors kafalaryla yaparlardı.Ama 10.yüzyılda yasaklanmasıyla eskimolar da oynayamadı.</p>
<p>Günümüzde oynanan [<span class="external text">Futbol</span>]İngiltere&#8217;de 19. yüzyılın sonlarında kurallara bağlandı. 1863&#8242;te kurulan Futbol Birliği bu kuralları belirledi. İlk takım ise Beşiktaş oldu. Oyunda sert, acımasız ve kırıcı hareketler yasaklandı. Bu anlayışı sürdürenler ise, futbolun değişik biçimi sayılan ragbiyi geliştirdiler. Futbol, 19. yüzyılın sonlarında İngiltere&#8217;den Avrupa&#8217;ya yayıldı. Kısa bir süre içinde de dünyanın birçok ülkesinde oynanan bir spor haline geldi. 1904&#8242;te <span class="mw-redirect">Uluslararası Futbol Federasyonu</span> (FIFA) kuruldu. FIFA’nın yönetiminde 1930’da ilk Dünya Kupası karşılaşmalarını düzenledi. Bu ilk kupayı ise Uruguay kazandı. Finalde Uruguay Arjantin&#8217;i 4-2 yendi.</p>
<h2><span class="mw-headline">Futbol kuralları ve ölçüler</span></h2>
<p>Futbolla ilgili kurallar <span class="new">Uluslararası Futbol Birliği Kurulu</span> (International Football Association Board–IFAB) tarafından belirlenir.</p>
<p><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/futbol-sahasi.png" rel="thumbnail"><img class="alignnone size-medium wp-image-2095" title="futbol-sahasi" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/futbol-sahasi-300x225.png" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Futbol sahası dikdörtgen biçiminde, uzunluğu 90-120 metre, genişliği ise 45-90 metredir. Ancak uluslararası maçlarda bu ölçüler uzunluk 100-110 metre, genişlik 64-76 metredir. Oyun alanı beyaz çizgilerle (karlı havalarda siyah çizgilerle) belirlenir. Bu çizgiler sınırladıkları alana dahildir. Bütün çizgiler &#8216;en fazla&#8217; 12 cm (5 inç) genişliğinde olmalıdır. Uzun kenarlara <em>taç çizgisi</em>, kısa kenarlara <em>kale çizgisi</em> denir. Futbol sahasında taç çizgisi kale çizgisinden daima uzun olmalıdır. İki taç çizgisi arasında uzanan ve alanı tam ortasından ikiye bölen çizgiye ise <em>orta çizgi</em>adı verilir. Orta çizginin tam ortasında <em>başlama noktası</em> bulunur. Başlangıç noktası merkezli 9,15 metre yarıçapında bulunan çembere de <em>orta yuvarlak</em> denir. Taç çizgisi ile kale çizgisinin birleştiği noktaya <em>köşe</em> denir. Her köşeye, en az 1.5 m. (5 ayak) yüksekliğinde, ucu sivri olmayan ve bayrak takılan bir direk dikilir. Bu direklere <em>bayrak direği</em> denir. Bayrak direkleri ayrıca, orta saha çizgisi hizasında, taç çizgisinin en az 1 m.(1 yarda) dışına dikilebilir. Köşe Yayı Her bir köşe Bayrak direğinden itibaren oyun alanı içine 1 m. (1 Yarda) yarıçaplı çeyrek daire yayı çizilir. Kale çizgilerinin tam ortasında birer <em>kale</em> bulunur. Kale iki <em>kale direği</em> ve bir <em>üst direk&#8217;</em>ten oluşur. İki direk arası 7,32 metre, üst direğin yerden yüksekliği ise 2,44 metredir. Her iki direk ile üst direk aynı kalınlıkta ve en çok 12 santimetre (5 inç) olmalıdır. Kale çizgileri de kale direkleri ile aynı genişlikte olurlar. Kale ağları, yan direklere, üst direğe ve yere iyice tutturulmak ve kaleciye hareket serbestisi vermek şartı ile kalelere takılabilir. Kale direkleri ve üst direk beyaz renkte olmalıdır. Kale önlerinde kale çizgisine bitişik olmak üzere 40,32 x 16,50 metre boyutlarında <em><span class="mw-redirect">ceza alanı</span></em> bulunur. Bu alan içinde, kalenin hemen önünde 18,32 x 5,50 metre boyutlarındaki başka bir alana da <em>kale alanı</em> (<span class="mw-redirect">altıpas</span>) denir. Ceza alanı içerisinde kalenin ortasından 11m. uzaklıkta <em>penaltı noktası</em> bulunur. Penaltı noktası merkezli 9,15 metre yarıçapında ceza sahası dışında yer alan ve ceza sahası çizgilerinde sonlanan yaya <em>Ceza yayı</em> denir.</p>
<dl>
<dd><strong>IFAB Kararları</strong></dd>
</dl>
<ul>
<li><strong>Karar 1:</strong> Eğer üst direk yerinden çıkar veya kırılırsa, oyun üst direk tamir edilip yerine takılıncaya kadar durdurulur. Eğer tamir imkanı yoksa, oyun tatil edilecektir. Üst direk yerine ip kullanılmasına izin verilmez. Eğer üst direk tamir edilebilirse oyun, oyunun durdurulduğu anda topun bulunduğu yerden yapılacak hakem atışı ile tekrar başlatılır.</li>
<li><strong>Karar 2:</strong> Kale direkleri ve üst direk tahta, metal veya onaylanmış diğer cins malzemeden yapılmalıdır. Şekilleri, kare, dikdörtgen, yuvarlak veya elips olabilir ve oyunculara tehlike yaratmamalıdır.</li>
<li><strong>Karar 3:</strong> Takımların oyun alanına giriş anından, devre arasında oyun alanından ayrılmalarına ve tekrar oyun alanına dönmelerinden maçın bitimine kadar, oyun alanına ve oyun alanıdaki gereçlere (kale direkleri ve kale ağları ile bunların sınırladığı alan da dahil) her türlü hakiki veya sanal ticari reklam koymak yasaktır. Özellikle kalelere, ağlara, bayrak direkleri ve bayraklarına hiç bir reklam malzemesi konamaz. Bu gereçlere hiç bir yabancı madde (kamera, mikrofon v.s.) takılamaz.</li>
<li><strong>Karar 4:</strong> Teknik alanın içinde veya taç çizgisinden bir metrelik mesafede olan oyun sahası dışındaki bölgenin zemini üzerinde herhangi bir reklam olmayacaktır. Ayrıca gol çizgisi ile fileler arasındaki bölgeye de reklam konulmasına izin verilmeyecektir.</li>
<li><strong>Karar 5:</strong> Karar 3&#8242;te belirtilen süreler dahilinde, oyun alanında ve oyun alanındaki gereçlerde (kale ağları ve çevirdikleri alanlar da dahil) FIFA&#8217;nın, konfederasyonların, ulusal federasyonların, liglerin, kulüplerin veya diğer kurumların hakiki veya sanal arma veya marka (logo veya amblem) reklamlarını yapmak yasaktır.</li>
<li><strong>Karar 6:</strong> Köşe vuruşu yapılırken gereken uzaklığı sağlayabilmek için, köşe yayından 9.15 m. (10 yarda) uzaklıkta kale çizgisine dik ve oyun alanı dışında bir çizgi çizilebilir.</li>
</ul>
<h3><span class="mw-headline">Futbol Topu</span></h3>
<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2096" title="ftop" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/ftop.gif" alt="" width="74" height="75" /><span class="mw-redirect">Futbol topu</span> yuvarlak, deriden veya bir diğer uygun malzemeden imal edilmiş, çevresi en çok 70 santimetre (28 inç), en az 68 santimetre (27 inç), oyunun başlangıcındaki ağırlığı ise en çok 450 gr (16 onz), en az 410 gr (14 onz) gram arasında, basıncı deniz seviyesinde 0.6-1.1 atmosfer (600 gr/cm² &#8211; 1100 gr/cm²; 8.5 lbs/sq.in. ­15.6 lbs/sq.in.) arasında değişir. <strong>IFAB Kararları</strong></p>
<ul>
<li><strong>Karar 1:</strong>Resmi maçlarda, sadece 2&#8242;nci kuralda belirtilmiş asgari teknik özelliklere uygun olan topların kullanılmasına izin verilir. FIFA&#8217;nın resmi maçlarında ve konfederasyonların sorumluluğu altında düzenlenen resmi maçlarda kullanılacak topun aşağıdaki yazılardan birini taşıması şarttır:</li>
</ul>
<dl>
<dd>&#8220;FIFA APPROVED&#8221; (FIFA ONAYLI)</dd>
<dd>&#8220;FIFA INSPECTED&#8221; (FIFA DENETLİ)</dd>
<dd>&#8220;INTERNATIONAL MATCHBALL STANDARD&#8221; (ULUSLARARASI MAÇ TOPU STANDARTI)</dd>
</dl>
<p>Topun üzerinde bulunan bu yazılar, topun resmi olarak test edildiğini ve 2 nci kuralda belirtilen asgari özelliklere ek olarak her bir kategori için farklı olan özel teknik şartlara uygun olduğunu göstermektedir. Her bir kategorinin özel olarak öngörülen ek teknikşartlarının IFAB tarafından onaylanması gerekir. Bu testleri yapacak kurumlar FIFA&#8217;nın onayına tabidir. Ulusal federasyonlar, resmi maçlarında yukarıdaki üç yazıdan birini taşıyan topların kullanılmasını isteyebilir. Diğer her türlü maçlarda, top 2 nci kuraldaki teknik özelliklere sahip olmalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Karar 2:</strong> FIFA&#8217;nın resmi maçlarında ve konfederasyonlarla ulusal federasyonların sorumluluğu altında düzenlenen resmi maçlarda topun üzerine, maçın, maçı düzenleyen kurumun, topu üreten firmanın arma ve markası (amblemi) dışında hiçbir ticari reklam konulamaz. Konulacak arma ve markaların boyutları ve çeşidi müsabaka yönetmeliği ile belirlenebilir.</li>
</ul>
<h3><span class="mw-headline">Oyuncular ve Teknik Kadro</span></h3>
<p>Futbol oyuncularına <em><span class="external text">futbolcu</span></em> denir. Futbol maçında oyun alanında biri <em>kaleci</em> olmak üzere 11&#8242;er kişilik iki takım bulunur. Eğer takımlardan birinde 7&#8242;den az oyuncu varsa, o maç başlatılamaz. Bütün maçlarda, yedek oyuncuların isimleri maç başlamadan önce hakeme verilmelidir. İsmi verilmeyen yedek oyuncular maçta oynayamazlar.</p>
<dl>
<dd><strong>Yedek Oyuncular</strong></dd>
</dl>
<ul>
<li>Resmi maçlarda yani FIFA&#8217;nın, konfederasyonların veya ulusal federasyonların düzenlediği maçlarda en çok üç oyuncu değiştirilebilir. Müsabaka yönetmeliğinde, 3 ile 7 arasında olmak üzere yedek oyuncu sayısı belirtilmelidir.</li>
<li>Diğer maçlarda, takımlar değiştirilecek azami oyuncu sayısında anlaşırlar ve hakeme maçtan önce bildirirlerse, anlaştıkları sayıda oyuncu değiştirebilirler. Eğer hakeme bildirilmezse veya değiştirilecek oyuncu sayısında anlaşma maç başlamadan sağlanamazsa, en çok 3 oyuncu değiştirilebilir.</li>
</ul>
<dl>
<dd><strong>Oyuncuların Giysileri</strong></dd>
</dl>
<p>Bir oyuncu, kendisine veya bir başka oyuncuya tehlikeli olabilecek herhangi bir giysi giymemeli veya {herçeşit takılar da dahil} gereçler taşımamalıdır. Oyuncular kendi takımının simgesi olan çoğunlukla <span class="new">forma</span> veya gömlek giyerler. Her oyuncunun forması üzerinde farklı bir numara yazılır. numaralar açık okunabilir şekilde olmalıdır. Yalnızca kaleciler, öbür oyunculardan kolayca ayırt edilebilmesi için farklı renkte forma giyerler. Alt giysi olarak şort giyerler. Eğer şortun altına tayt giyilirse şortun rengiyle aynı olması gerekir. Bütün futbolcular, bu oyun için uygun biçimde üretilmiş özel ayakkabılar yani krampon kullanırlar. Ayağa veya kaval kemiğine gelen tekmelerde yaralanmaları en aza indirmek için tekmelik ve tozluk(dize kadar örtebilen uzun spor çorabı) kullanırlar. Tekmelikler yeterli koruma sağlayan lastik plastik vb. malzemeden yapılmalı ve oyun sırasında tozluklarla tamamen örtülmelidir. Kaleciler çoğunlukla eldiven takarlar.</p>
<p><a id="Teknik_kadro" name="Teknik_kadro"></a></p>
<h4><span class="mw-headline">Teknik kadro</span> <span class="editsection" style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px;">[değiştir]</span></h4>
<p>Takımın yönetiminden ve çeşitli ihtiyaçlarını karşılamaktan sorumlu kişilerdir. Teknik Direktör, yardımcı antrenör, antrenörler, kaleci antrenörü, sağlık personeli, gerekli ise tercüman.</p>
<dl>
<dd><strong>IFAB Kararları</strong></dd>
</dl>
<ul>
<li><strong>Karar 1:</strong> Kural 3’ün kısıtları saklı kalmak üzere, bir takımdaki en az oyuncu sayısı ulusal federasyonların takdirine bırakılmıştır. Ancak, IFAB bir maçın bir takımda 7’den az oyuncu kaldığı hallerde devam etmemesi gerektiği kanısındadır.</li>
<li><strong>Karar 2:</strong> Maç süresince teknik direktör oyuncularına taktik direktifler verebilir. Ancak bu direktifleri verdikten sonra derhal yerine dönmelidir. Teknik direktör ve diğer görevliler, teknik alanın bulunduğu stadlarda teknik alan içinde kalmalı ve sorumlu bir şekilde davranmalıdır.</li>
</ul>
<h3><span class="mw-headline">Hakemler</span></h3>
<p><em>Futbol hakemi</em> maçı yönetmede ve oyun kurallarını uygulamada tam yetkili olarak atanmış kişidir. Futbol dört hakemin yönetiminde ve gözetiminde oynanır. Oyunu orta hakem yönetir ve verdiği kararları kesin olarak uygular. Taç çizgisi üzerinde her yarı saha için bir yardımcı hakem olmak üzere toplam iki yardımcı hakem vardır. Bunlar çapraz olarak yer alırlar. Yardımcı hakemler topun oyun alanının dışına çıkışını, ofsaytları işaret etmenin yanı sıra , elle oynamalarda, golü belirlemede, oyuncu değişikliklerinde orta hakeme yardımcı olurlar. Oyun alanının yarısından sorumlu olan yardımcı hakemler, orta hakemi ellerindeki küçük bayraklarla uyarırlar. Dördüncü hakem oyunu gözler, oyuncu giriş çıkışlarını kontrol eder ve herhangi bir sakatlık durumunda orta hekemin yerini alır.</p>
<dl>
<dd><strong>Orta Hakemin Yetkileri ve Görevleri</strong></dd>
</dl>
<ul>
<li>oyun kurallarını uygular,</li>
<li>oyunu, yardımcı hakemler ve varsa dördüncü hakem ile işbirliği içinde yönetir,</li>
<li>kullanılan her topun Kural 2&#8242;de belirtilen özelliklere uygun olup olmadığını kontrol eder.</li>
<li>oyuncuların giysilerinin 4’üncü kuralda belirtilen özelliklere uygunluğuna karar verir,</li>
<li>oyunun süresini belirler ve oyun ile ilgili kayıtlarını tutar,</li>
<li>kuralların herhangi bir şekilde ihlalinde veya diğer bir sebepten gerekli görürse, oyunu durdurur, geçici olarak erteler veya tatil eder,</li>
<li>herhangi bir harici müdahele halinde, oyunu durdurur, geçici olarak erteler veya tatil eder,</li>
<li>bir oyuncunun ciddi sakatlandığı kanısına varırsa oyunu durdurur ve o oyuncunun oyun alanından çıkarılmasına sağlar,</li>
<li>bir oyuncunun hafıf sakatlandığı kanısına varırsa oyunu top oyundışı oluncaya kadar devam ettiıir,</li>
<li>kanayan yarası olan bir oyuncunun oyun alanından çıkarılmasını sağlar. Bu oyuncu ancak hakemin kanamanın durduğuna kanaat getirmesi halinde hakemin işareti ile oyun alanına dönebilir.</li>
<li>oyunu durdurmakla, ihlali yapan takıma bir avantaj sağlayacağı hallerde oyunu devam ettirir. Düşündüğü avantajın oluşmaması halinde yapılan ihlali cezalandırır.</li>
<li>bir oyuncunun aynı anda birden fazla ihlal yaptığı durumlarda daha ağır olan ihlali cezalandırır.</li>
<li>ihtar veya ihraç gerektiren bir ihlali yapan oyuncuyu gerekli şekilde cezalandırır. Gerekeni o anda yapmazsa, topun oyundışı olduğu ilk anda yapmalıdır.</li>
<li>sorumlu bir şekilde hareket etmeyen takım yetkililerini cezalandırır ve gerekirse oyun alanından ve çevresinden uzaklaştırır,</li>
<li>kendisinin göremediği olaylarda, yardımcı hakemlerin verdiği bilgiye göre hareket eder,</li>
<li>yetkili olmayan kişileıin oyun alanına girmemesini sağlar,</li>
</ul>
<p>durmuş olan oyunu tekrar başlatır,</p>
<ul>
<li>oyunculara ve/veya takım yetkililerine ve maç öncesinde, maç sırasında ve maç sonrasında meydana gelen olaylara karşın alınan disiplin tedbirleri hakkında bilgi içeren maç raporunu ilgili kurumlara verir.</li>
</ul>
<p>Hakemin oyun ile ilgili kararları nihaidir. Hakem verdiği bir kararı, ancak doğru olmadığını anladığı durumlarda veya gerekli görürse, yardımcı hakemin verdiği bilgiye göre, oyunu tekrar başlatmadan önce değiştirebilir.</p>
<dl>
<dd><strong>Yardımcı Hakemlerin Yetkileri ve Görevleri</strong></dd>
</dl>
<p>Karar yetkisi hakemde olmak üzere, aşağıdaki durumları işaret etmek için iki yardımcı hakem atanır:</p>
<ul>
<li>topun ne zaman tamamıyla oyun alanından çıktığını,</li>
<li>hangi takımın köşe vuruşu, kale vuruşu veya taç atışı yapacağını,</li>
<li>bir oyuncunun pozisyonu dolayası ile ne zaman ofsayt olarak cezalandarılacağını,</li>
<li>oyuncu değişikliği istendiğini,</li>
<li>hakemin göremediği fena hareketleri ve diğer olayları</li>
<li>pozisyona hakemden daha yakın olduklarında meydana gelen ihlalleri (bu, bazı özel durumlarda, ceza alanı içinde meydana gelen ihlalleri de kapsar)</li>
<li>penaltı vuruşlarında kalecinin topa vurulmadan önce ileri hareket ettiğini ve topun gol çizgisini geçtiğini orta hakeme bildirirler.</li>
</ul>
<p>Ayrıca yardımcı hakemler, hakemin maçı oyun kurallarına göre yönetmesine yardımcı olurlar. Bazı durumlarda 9,15 m. mesafenin kontrolü için oyun alanına girebilirler. Bir yardımcı hakemin gereksiz müdahale veya yakışıksız hareketleri olduğunda, hakem onun görevine son verecek ve durumu yetkili konumlara rapor edecektir.</p>
<dl>
<dd><strong>IFAB Kararları</strong></dd>
</dl>
<ul>
<li><strong>Karar 1:</strong> Bir hakem (veya görevliyse bir yardımcı hakem veya Dördüncü hakem) aşağıdaki durumlardan sorumlu tutulamaz:</li>
</ul>
<p>Bir oyuncu, yönetici veya seyircinin herhangi bir şekilde yaralanmasından veya sakatlanmasından, herhangi bir mala gelebilecek zararlardan, oyun kurallarına dayalı olarak, hakemin bir maçı durdurması, oynatması veya yönetmesi ile ilgili alacağı kararlar dolayısıyla herhangi bir kişi, kulüp, şirket dernek veya diğer kuruluşların uğradıkları veya uğrayacakları kayıplardan. Bunun kapsamı içinde olanlar:</p>
<dl>
<dd>• oyun alanının veya çevresinin durumu veya koşullarından veya hava şartlarından dolayı bir maçın oynanıp oynanmaması ile ilgili alacağı karar,</dd>
<dd>• herhangi bir nedenle bir maçın tatil edilmesi ile ilgili alacağı karar,</dd>
<dd>• bir oyunda kullanılan bütün gereç ve malzemenin (kale direkleri, bayrak direkleri ve top dahil) durumu ile ilgili alacağı karar,</dd>
<dd>• sakatlanan bir oyuncunun tedavi maksadı ile oyun alanından çıkarılması için oyunun durdurulup durdurulmaması ile ilgili alacağı karar,</dd>
<dd>• sakatlanan bir oyuncunun tedavi maksadı ile oyun alanından çıkarılmasını istemesi ve ısrar etmesi ile ilgili alacağı karar,</dd>
<dd>• bir oyuncunun herhangi bir gereç veya giysisinde izin verilip verilmemesi ile ilgili alacağı karar,</dd>
<dd>• oyun alanı çerçevesinde herhangi bir kimsenin (takım ve stad görevlileri, güvenlik personeli, fotoğrafçılar veya diğer medya mensupları dahil) bulunmasına müsaade edilip edilmemesi (bu konuda yetkili ise) ile ilgili alacağı karar,</dd>
<dd>• oyun kurallarına göre verdiği veya FIFA, konfederasyon, ulusal federasyon veya lig yöntem ve yönetmeliklerine göre oynanan bir maçtaki yetkilerine bağlı olarak verdiği herhangi bir karar.</dd>
</dl>
<p>Oyunun amacı, topu rakip kaleye atmaktır. Topu elle ve kolla oynamak kesinlikle yasaktır, ama kafa ile ya da kurallara uygun olarak bedenin herhangi bir yeriyle topa vurulabilir. Yalnızca kaleci belirlenmiş bir alan içinde topu elle tutabilir.</p>
<p>Karşılaşma çemberin içinden yapılan vuruşla başlar.Karşılaşma başlamadan önce oyuncular, kendi yarı alanlarında yer alırlar.</p>
<p>Gol, aut, taç gibi durumların oluşabilmesi için topun &#8220;büyük bir kısmının&#8221; çizgiyi geçmesi yeterlidir.</p>
<p>Kalecilerin topu elle tutabildikleri tek yer ceza alanıdır. Ceza alanı içinde rakip oyuncuya yapılan fauller ve kaleci dışındaki futbolcuların elle topa dokunmaları dahil 9 kusurlu hareket olarak nitelendirilen hareketler penaltı ile cezalandırılır. Penaltı atışı, ceza alanı içinde kale çizgisinin ortasından 9 metre uzaklıktaki penaltı noktasından yapılır. Kaleci, top penaltıyı atan oyuncunun ayağından çıkmadan öne doğru hareket edemez, yalnızca kale çizgisi üzerinde sağa sola hareket edebilir. Hakem kuralları çiğneyen takımı serbest vuruş kararıyla da cezalandırabilir. Serbest vuruşlarda, rakip takımın oyuncularının topa vuruş noktasından en az 9,15 metre uzakta durmaları gerekir. Eğer bir oyuncu rakip oyuncuyu sakatlayacak ölçüde sert ve kasıtlı faul yaparsa, orta hakem bu oyuncuyu sarı ya da kırmızı kartla cezalandırır. Kırmızı kart gören oyuncu oyundan çıkarılır ve takımı eksik oyuncuyla oyunu sürdürmek zorunda kalır. Üst üste iki sarı kart gören oyuncu da kırmızı kart görmüş durumuna düşer. Futbol oyununda bir başka ceza atışı da ofsayttır. Top hücuma geçen takımın oyuncusuna atıldığı sırada, o oyuncu ile kale çizgisi arasında, kaleci ya da karşı takım oyuncusu dışında karşı takımdan en az bir oyuncu yoksa ofsayt kararı verilir. Ofsayt yalnızca karşı takımın oyun alanı içinde gerçekleşir. Top hücumdaki takımının oyuncusunun ayağından aut çizgisi dışına çıkarsa dışarı çıkmış olur. Bu durumda top altı pas içinden yeniden oyuna sokulur. Top savunma durumundaki takımın oyuncusuna çarparak aut çizgisinden dışarı çıkarsa köşe vuruşu olur. Bu durumda hücum etmekte olan takım tarafından topun çıktığı bölümdeki köşeden kaleye köşe vuruşu ya da köşe atışı denen bir atış yapılır. Top taç çizgisi üzerinden oyun alanının dışına çıkarsa taç olur ve top karşı takımın oyuncusu tarafından dışarı çıktığı noktadan oyuna sokulur. Taç atışı elle yapılır. Taç ve köşe vuruşu atışlarından ofsayt kuralı uygulanmaz. Futbol karşılaşması, her biri 45&#8242;şer dakikalık iki devrede oynanır. İki devre arasında 15 dakikalık ara verilir. Oyun içinde çeşitli nedenlerin yol açtığı duraklamaların süresi orta hakem tarafından belirlenip dördüncü hakeme iletilir, dördüncü hakem bu uzatmaları ışıklı tabela ile taraflara bildirir ve bu süreler her devrenin sonuna eklenir. Eğer bir karşılaşmada yitiren takım elenecekse ve maç berabere biterse; ya da iki karşılaşma şeklinde oynanan (iki takımın sahasında birer maç) bir eleme turu sonucunda takımların yengi (galibiyet), beraberlik, yenilgi ve gol averajları aynı ise 90 dakika sonuna 15&#8242;er dakikalık iki devre eklenir. Bu iki devrenin sonunda herhangi bir takım diğerine skor ya da averaj üstünlüğü (iki karşılaşma şeklinde oynanan eleme turlarında) sağlamışsa karşılaşma bu takımın lehine sonuçlanır. Eğer eşitlik bozulmamışsa seri penaltı atışlarına geçilir ve bir takım yenene kadar karşılıklı penaltı atışları kullanılır. Futbolun Kuralları Direkt, endirekt ya da penaltı vuruşu ile cezalandırılan faul ve fena hareketler, karşı tarafa zarar verme amacı taşıması halinde ihtar ve ihraçla da sonuçlanabilir. Fauller ve Fena Hareketler aşağıdaki şekillerde cezalandırılır: Direkt Serbest Vuruş Eğer, bir oyuncu aşağıda belirtilen 6 ihlalden birisini hakemin kanaatince dikkatsiz, kontrolsüz veya aşırı güç kullanarak yaparsa rakip takım lehine bir direkt serbest vuruş verilir:</p>
<p>1- Rakibe tekme atarsa veya tekme atmaya teşebbüs ederse, 2- Rakibi çelmelerse veya çelmelemeye teşebbüs ederse, 3- Rakibin üstüne sıçrarsa, 4- Rakibe şarj yaparsa, 5- Rakibe vurursa veya vurmaya teşebbüs ederse, 6- Rakibini iterse. Ayrıca, eğer bir oyuncu aşağıdaki 4 ihlalden birini yaparsa, rakip takım lehine bir direkt serbest vuruş verilir: 7- Topu kazanmak için ayakla müdahale ederken (tackle) topa dokunmadan önce rakibe dokunursa, 8- Rakibini tutarsa, 9- Rakibe tükürürse, 10- Topu eliyle bilerek oynarsa (kendi ceza alanındaki kaleci hariç). Direkt serbest vuruş ihlalin olduğu yerden yapılır.</p>
<p><strong>Penaltı Vuruşu</strong> Eğer yukarıda belirtilen 10 ihlalden birisi bir oyuncu tarafından kendi ceza alanı içinde yapılırsa, topun oyunda olması koşuluyla, topun pozisyonuna bakılmaksızın bir penaltı vuruşu verilir.</p>
<p><strong>Endirekt Serbest Vuruş</strong> Kaleci, kendi ceza sahasında, aşağıdaki 5 ihlalden birini yaparsa, rakip takım lehine bir endirekt serbest vuruş verilir: Topu eliyle kontrol ettikten sonra altı saniye içinde oyuna bırakmazsa Topu oyuna bıraktıktan sonra, top başka bir oyuncuya değmeden önce, topa tekrar eliyle dokunursa, Takım arkadaşı tarafından ayakla bilerek kendisine verilen topa eliyle dokunursa, Takım arkadaşının taç atışından doğrudan gelen topa eliyle dokunursa, Zaman geçirirse. Eğer bir oyuncu hakemin kanatına göre aşağıdaki ihlallerden birini yaparsa rakip takım lehine bir endirekt serbest vuruş verilir: Tehlikeli tarzda oynarsa, Rakibinin ilerlemesine mani olursa, Kalecinin elindeki topu oyuna sokmasına engel olursa, 12.madede belirtilmeyen bir nedenden dolayı oyuncunun ihtar veya ihraç edilmesi için oyun durdurulduğunda. Endirekt serbest vuruş ihlalin olduğu yerden yapılır.</p>
<p><strong>Disiplin Cezaları</strong> İhtar Verilecek Haller Eğer, bir oyuncu aşağıdaki 7 ihlalden birini yaparsa ihtar verilip sarı kart gösterilir: 1- Sportmenliğe aykırı davranıştan suçlu ise, 2- Hakeme veya hakemin kararlarına sözle veya hareketle itiraz ederse, 3- Oyun kurallarını devamlı ihlal ederse, 4- Oyunun tekrar başlamasını geciktirirse, 5- Oyun bir köşe vuruşu veya serbest vuruş ile tekrar başlarken gerekli mesafeye açılmaz ise, 6- Hakemin izni olmaksızın oyun alanına ilk kez girer veya tekrar girerse, 7- Hakemin izni olmaksızın oyun alanını kasıtlı olarak terk ederse.</p>
<p>İhraç Verilecek Haller Eğer, bir oyuncu aşağıdaki 7 ihlalden birini yaparsa ihraç edilip kırmızı kart gösterilir: 1- Ciddi faullü oyundan suçlu ise, 2- Şiddetli hareketten suçlu ise, 3- Rakibe veya bir başkasına tükürürse, 4- Topa bilerek elle oynayıp rakip takımın bariz golünü veya gol atma şansını önlerse (kendi ceza alanındaki kaleci hariç) 5- Kaleye doğru ilerleyen rakibin bariz gol atma şansını serbest vuruş veya penaltı vuruşu gerektiren bir ihlal ile önlerse, 6- Saldırgan, hakaret edici veya küfürlü bir şekilde konuşursa ve/veya jest ve el kol hareketleri yaparsa, 7- Aynı maçta ikinci bir ihtar alırsa.</p>
<p>IFAB Kararları Karar 1 Eğer kaleci, top oyunda iken, kendi ceza alanı içinde topu rakibe atarak ona vurursa veya vurmaya teşebbüs ederse bir penaltı vuruşu cezası verilir. Karar 2 Bir oyuncu oyun alanı içinde veya dışında rakibe, takım arkadaşına, hakeme, yardımcı hakeme veya herhangi bir diğer kişiye karşı ihtar veya ihraç gerektiren bir ihlal yaparsa ihlalin şekline göre cezalandırılır. Karar 3 Kaleci topa eli veya kolu ile dokunduğundan topu kontrol altına almış sayılır. Topa sahip olmak kalecinin topu bilerek elle veya kolla kontrol etmesi durumunu da kapsar. Fakat hakem, kaleci bir kurtarış yaparken topu çeldiğinde veya topun kaleciden sektiğine kanaat getirirse bu durumda kaleci topu kontrol etmiş sayılmaz. Eğer kaleci topu 5-6 saniyeden fazla elle veya kolla tutarsa zaman geçiriyor olarak değerlendirilecektir. Karar 4 12.Kurala uygun olarak, bir oyuncu kafasını veya göğsünü veya dizini v.s. kullanarak kendi kalecisine pas verebilir. Fakat, hakemin kanısınca, bir oyuncu bu kuralın boşluğundan faydalanmak için bilerek hile yapıyorsa, o oyuncu sportmenlik dışı davranıştan suçludur. Oyuncuya ihtar verilip sarı kart gösterilir ve ihlalin yapıldığı yerden rakip takım lehine bir endirekt serbest vuruş verilir. Bir serbest vuruş yaparken, bu kuralın boşluğundan faydalanmak için bilerek hile yapan bir oyuncuya sportmenliğe aykırı davranışı için ihtar verilip sarı kart gösterilir. Serbest vuruş tekrarlanır. Bu durumlarda, kalecinin daha sonra topu elle oynayıp oynamadığı önemli değildir. İhlal 2 nci Kuralın lafzını ve ruhunu bozmaya çalışan oyuncu tarafından yapılmıştır. Karar 5 Rakip takımın oyuncusunun sağlığını tehlikeye sokan arkadan müdahaleler ciddi faullü oyun olarak değerlendirilecektir. Karar 6 Oyun alanı üzerinde herhangi bir yerde hakemi aldatmaya yönelik yapıldığı tespit edilen her türlü hareket sportmenlik dışı olarak değerlendirilecektir.</p>
<h2><span class="mw-headline">Dünya&#8217;da futbol</span></h2>
<p>Bütün ülkelerin futbol federasyonları <span class="mw-redirect">FIFA</span>’ya bağlıdır ve FIFA’nın merkezi İsviçre&#8217;nin Zürih şehrindedir. Ayrıca Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (<span class="mw-redirect">UEFA</span>) gibi beş tane de kıta konfederasyonu vardır. (AFC, <span class="mw-redirect">CAF</span>, CONCACAF, CONMEBOL ve <span class="mw-redirect">OFC</span>). Ulusal futbol karşılaşmaları, her ülkenin kendi futbol federasyonunun yönetiminde yapılır. Olimpiyat Oyunları&#8217;ndaki futbol karşılaşmaları ile <span class="mw-redirect">Dünya Kupası</span> gibi karşılaşmalar ise FIFA düzenler. Ayrıca her kıta konfederasyonu da kendi yetki alanında karşılaşmalar düzenler. UEFA&#8217;nın düzenlediği, UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Kupası, <span class="mw-redirect">İntertoto Kupası</span> ve şu anda düzenlenmeyen <span class="mw-redirect">Kupa Galipleri Kupası</span> bu tür turnuvalardır.</p>
<p><a id="FIFA_D.C3.BCnya_Kupas.C4.B1" name="FIFA_D.C3.BCnya_Kupas.C4.B1"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">FIFA Dünya Kupası</span></h3>
<p>FIFA Dünya Kupası dört yılda bir düzenlenir. İlk Dünya Kupası şampiyonu Uruguay&#8217;dır. Son Dünya Kupası 9 Haziran- 9 Temmuz 2006 tarihleri arasında Almanya&#8217;da yapılmış ve kupayı finalde Fransa&#8217;yı penaltılarda yenen İtalya kazanmıştır. Dünya Kupası’nda en başarılı ülke olan Brezilya, bu kupayı beş kere (1958, 1962, 1970, 1994, 2002) kazanmıştır.Dünyada en iyi futbol oynayan milli takım Brezilya&#8217;dır .Ünlü futbolcu Pele&#8217;de bu ülkede doğmuştur</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/futbol.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk oyunları</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/cocuk-oyunlari.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/cocuk-oyunlari.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 13:09:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dyler</dc:creator>
				<category><![CDATA[NASIL]]></category>
		<category><![CDATA[Amiral Battı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilye oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[Bitki]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk oyunları nasıl oynanır]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk oyunları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[ev içi çocuk oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Gölge kovalamacası]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[İğne-İplik Oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[İp atlama oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[İsim]]></category>
		<category><![CDATA[İstop]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe kapmaca]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl oynanır]]></category>
		<category><![CDATA[nerede oynanır]]></category>
		<category><![CDATA[Saklambaç]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[Sıcak soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[Top Yetiştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ satarım]]></category>
		<category><![CDATA[Yakan Top]]></category>
		<category><![CDATA[Yerden Yüksek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dyler.net/nedennasilnedir/?p=162</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk oyunları, genel anlamda çocukların oynadığı oyunlardır. Ama bazı oyunları çocuklar ile büyükler birlikte oynayabilir. Bazı oyunlar için geniş bir alan ve çok sayıda oyuncu gerekirken, öbürleri yalnızca birkaç kişiyle, küçük bir odada da oynanabilir.
Birçok ülkede bazı farklılıklara karşın çocuklar tarafından aynı oyunlar oynanır. Zaman içinde bazı oyunların yerini yenileri alırken, &#8220;Aç kapıyı bezirgan başı&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/coyun.jpg" rel="thumbnail"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2110" title="coyun" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/coyun.jpg" alt="" width="127" height="121" /></a><strong>Çocuk oyunları</strong>, genel anlamda çocukların oynadığı oyunlardır. Ama bazı oyunları çocuklar ile büyükler birlikte oynayabilir. Bazı oyunlar için geniş bir alan ve çok sayıda oyuncu gerekirken, öbürleri yalnızca birkaç kişiyle, küçük bir odada da oynanabilir.</p>
<p>Birçok ülkede bazı farklılıklara karşın çocuklar tarafından aynı oyunlar oynanır. Zaman içinde bazı oyunların yerini yenileri alırken, &#8220;Aç kapıyı bezirgan başı&#8221; gibi geleneksel oyunlardan bazıları varlığını sürdürmüştür.</p>
<p>Pekçok oyun yüzyıllar öncesinden günümüze ulaşmıştır. Günümüzdeki seksek, körebe, <span class="new">ip çekme</span> gibi oyunların <span class="mw-redirect">Eski Roma</span> döneminde de çocukların sevdiği oyunlar olduğu bilinmektedir. Dünyadaki<span id="more-2051"></span> bütün oyunlarda, atlama, atma, koşma, sallanma ve çeşitli toplar gibi ortak öğeler bulunmaktadır.</p>
<p>Çocuk oyunları, &#8220;Açık Hava Oyunları&#8221; ve &#8220;Ev İçi Oyunları&#8221; başlıkları altında toplanabilir.</p>
<h2><span class="mw-headline">Açık hava oyunları</span></h2>
<h4><span class="mw-headline">Saklambaç</span></h4>
<p>Saklambaç en az 4 kişiyle oynanır.Bir ebe bir tane duvara önünü dönerek sayar. Ebe en az 50 ye kadar dışından sayar. Bu sırada diğer oyuncularda ebe sayana kadar farklı veya aynı yerlere saklanırlar. Ebe dışından saymayı bitirince oldu diye bağırır ve gözünü açar. Ve diğer oyuncuları bulmaya çalışır.Diğer oyuncular ise ebe kalenin başından ayrıldığını görünce ebenin saydığı yere sobe diyerek ebeler.Ebeliyen kişiler ebe olmaz. Ondan sonra ebe diğerlerini bulmaya çalışır. Eğer ebe bir kişiyi görüpte onun adını yanlış söylerse diğer oyuncular saklandığı yerden çıkar ve çanak <span class="mw-redirect">çömlek</span> patladı diye bağırırlar. Ve ebe olan kişi yeniden ebe olur. Bu oyunu oynarsanız eğer akşam oynamayı tercih edin&#8230;Bu oyunda ebe birisini uzun süre aradıysa ve bulamadıysa o kişinin ismini söyleyip kurt diye bağırır ve ismini söylediği oyuncu tek ayak üstünde gelerek sobeler fakat ebe kurt dediği zaman oyuncuyu sobeleyemez&#8230;</p>
<h4><span class="mw-headline"><span class="new">Köşe kapmaca</span></span></h4>
<p>Genellikle sokakta oynanır. Çünkü sokaklar, oyuncuların kendilerine köşe olarak tutmaları gereken bina kapıları, iki ağaç ya da pencere arası gibi yerler açısından daha zengindir. “Köşe Kapmaca” az sayıda kişiyle oynanır. Ebe diğer oyunculara göre ortada bir yerde durur. Oyuncular ebeye yakalanmadan, birbirleriyle köşeleri sürekli değiştirmeye çalışırlar. Bu değiştirme sırasında ebeye yakalanan oyuncu köşesini kaybeder ve kendisi ebe olur. Oyuncular, sözde yer değiştiriyormuş gibi hareket edip ebeyi yanıltabilir.</p>
<h4><span class="mw-headline"><span class="new">Gölge kovalamacası</span></span></h4>
<p>Gölge Kovalamacası&#8217;nı oynayabilmek için güneşli bir hava gerekir. Bu oyun, ebe olan oyuncunun öbür oyuncuların gölgelerine basma esasına dayanır. Bu oyunda, ebenin gölgeye basıp basamadığına karar verecek bir de hakem seçilir.Oyun bu şekilde devam eder.En son kalan kişi 1. seçilir.Bir el boyunca dokunulmazlık kazanır</p>
<p><strong><span class="new">Yağ satarım </span></strong>Yağ satarım oyununda önce bir ebe belirlenir. Oyuncular yüzleri birbirine dönük halka oluşturacak biçimde yere otururlar. Ebe bir <span class="new">mendilin</span> ucunu düğümleyerek eline alır. Bunu arkasında saklayarak halkanın çevresinde dolaşmaya başlar. Bu sırada da oyuna adını veren şarkıyı söyler:</p>
<dl>
<dd>Yağ satarım, bal satarım,</dd>
<dd>Ustam öldü, ben satarım.</dd>
<dd>Ustamın kürkü sarıdır.</dd>
<dd>Satsam 15 liradır</dd>
<dd>Zam-bak Zum-bak</dd>
<dd>Dön arkana iyi bak.</dd>
</dl>
<p>Dolaşırken mendili belli etmeden oyunculardan birinin arkasına yere koyar. Arkasına mendil bırakılan oyuncu, bunun farkına vardığı anda mendili alarak ebeyi kovalamaya başlar. Ebe, yakalanmadan onun yerine oturursa, mendili alan çocuk ebe olur; yakalanırsa, oyun aynı ebeyle devam eder. ZEVKLİ VE HEYCANLIDIR</p>
<h3><span class="mw-headline">Topla oynanan oyunlar</span></h3>
<h4><span class="mw-headline"><span class="new">Yakan Top</span></span></h4>
<p>Yakantop oyunu sayıları eşit iki grup ile oynanır (en az dört kişi iki kişi bir gruba iki kişi de bir gruba). Sonra ikiye bölünen bir uzunluğu kapsayan iki çizgi çizilir bu çizgiler eşit aralıkta olmak üzere ortadan bir çizgi ile ayrılır. Oyun sahası çizildi&#8230; Sıra oynamakta. İlk önce yazı tura atılarak topun hangi gruptan başlayacağı seçilir. Sonra herkes istediği sahaya geçer (tabi herkes kendi grubunun sahasına geçer). Her grubun bir kalecisi olur. Kaleciler orta çizginin ayırdığı iki çizgiden birine geçer ama grubunu vurmamak için grubunun olmadığı tarafa geçer. Bu oyunda en önemlisi kimse can veremez vurulan kaleye geçer topu havadan kapan can tutmuş olmaz yere değdikten sonra top size değerse vurulmuş sayılmazsınız vuruldunuzda herhangi bir kişi yere değmeden o topu kaparsa vurulmuş olmazsınız ve kaleciniz topu size yollarken topu tuttuktan sonra yere düşürmüş veya bir yerinize değip topun yere düşmesi sizin oyundan çıkmanızı sağlamaz çünkü kendi kaleciniz.</p>
<h4><span class="mw-headline">İstop </span></h4>
<p>İstop’ta oyuncular bir daire oluşturur. Oyunu başlatmak için oyunculardan biri ebe olur. Ebe, oyunculardan birinin adını söyleyerek topu havaya atar. Top yere düşerken, adı söylenen oyuncu topu havada yakalarsa, başka birinin adını söyleyerek topu yeniden havaya atar. Topu havada tutamayan oyuncu, topu yerden eline agjffdjhgkehkjsdhksghkjdhsfkjghdskjhgkajpsdıyaıajyjdashjkdshaskdhfkasjfhkjhfhgjfghfjghfjghVurulan oyuncu bir puan kaybeder ve ebe olur. Üç kere vurulan kişiye bir ad takılır.Ve oyuna o adı ile devam eder. Top atılırken gene aynı isim söylenir.Altı kez vurulan kişiye ise bir ceza verilir.Oyuncunun bir eşyası saklanır ve oyuncu o eşyayı ip uçları ile bulur.Oyuncu eşyaya yaklaşınca sıcak uzaklaşınca soguk denir.Ve böylece oyun devam eder. bu oyun oynanırken oyuncular arkasına bakamazlar sadece elleriyle yeri yoklayabilirler</p>
<h4><span class="mw-headline"><span class="new">Top Yetiştirme</span></span></h4>
<p>Öğretmen öğrencileri iki gruba ayırır.Gruplar arka arkaya sıraya dizilir. Öğrenciler bacaklarını omuz genişliğinden biraz fazla açarak beklerler. Grupların başındaki öğrencilerde bir tane top vardır. Öğretmen başla deyince öndeki öğrenci topu bacak arasından arkadaki öğrenciye verir. Bu şekilde öğrenciler topu yere düşürmeden en arkadaki öğrenciye ulaştırır. Topu alan arkadaki öğrenci öne gelerek bacak arasından topu arkadaşına verir oyun bu şekilde devam eder. İlk baştaki öğrenciye top tekrar geldiğinde topu öğretmene getirir.</p>
<h4><span class="mw-headline">On pas</span></h4>
<p>Sınıf mevcudu iki grup oluşturacak şekilde ayrılır. Kura çekilir. Kurayı kazanan grup oyuna başlar. Topu alan takım kendi takım arkadaşlarıyla paslaşmaya başlar. Kendi aralarında paslaşırken yüksek sesle birer birer ona kadar bu paslaşmaya devam eder. Paslaşma devam ederken topun yere düşmesi, rakip takımın eline değmesi veya rakip takımın eline değip yere düşmesi halinde saymaya sıfırdan başlanır. On pası tamamlayan takıma bir puan verilir. Topu puan alan takım oyuna sokar. Grup içinde paslaşırken rakibi de tutma, çekme ve itme olmayacaktır.</p>
<h4><span class="mw-headline"><span class="new">Yerden Yüksek</span></span></h4>
<p>Bu oyun için en az 4 kişi olmalıdır.Oyuncular eşit bir çizgide durarak yüksek bir yere koşar.En son giden ebe olur.Ebe diğer oyuncuları yüksekteyken yakalayamaz.Ama oyuncular alçak yere inerse ebe onları ebeleyebilir.Oyuncular sık sık koşarak başka yere gitmelidir.Çok eğlenceli bir oyundur.</p>
<h4><span class="mw-headline"><span class="mw-redirect">Bilye</span> oyunu</span></h4>
<p>En eski çocuk oyunlarından biridir. Bilye denen küçük, sert küre biçiminde toplarla oynanır. <span class="mw-redirect">Roma İmparatoru</span> Augustus Caesar’ın da çocukluğunda bilye oynadığı bilinmektedir. Eskiden yuvarlak çakıllar ya da meyve çekirdekleri bilye olarak kullanılırken, 18. yüzyılda mermer bilyeler yapıldı. Bilye oyunlarının adı ve kuralları oynandığı ülkeye göre değişiklik gösterir. Türkiye&#8217;de renkli cam bilyelere &#8220;misket&#8221; denir. En çok oynanan bilye oyunları ise “tumba”, “kuyu” ve “Üçgen”dir.</p>
<p>Bilye oyunlarında ortak nokta, bilyeyi yuvarlayarak başka bir bilyeye çarptırmak ve onu kazanmaktır. Bilye, kıvrılan işaret parmağının içine oturtulur ve başparmakla itilerek atılır. &#8220;Kaptan Oyunu&#8221;nda, bilyeler yerde açılan belirli sayıda çukura önceden saptanmış bir sıraya göre sokulmaya çalışılır. Bunu başaran oyuncu, rakibinin bilyesine atış yapma hakkı kazanır.</p>
<p><strong><span class="mw-headline">İp atlama oyunu</span></strong></p>
<p>İp atlama 2 türden oluşan erkek ve kızların beraber oynadığı bir spor dalıdır. Genelikle bu sporu kızlar yapar ama bazı erkeklerde yapabilir. Unutmayın bu spor çok önemlidir. Nasıl Oynanır? bu oyun 1 kişi veya 3 kişi ile oynanır. 3 kişilikte 2 kişi ipi tutar. diğeri ise atlar.1 kişilikte ise ipin bir ucunu sağ ele diğer ucunu sol ele alarak atlanır.</p>
<p><strong><span class="mw-headline">21 oyunu</span></strong></p>
<p>5 kişi ile oynanır.Herkes tektir.Bu oyunda 1&#8242;lik 2&#8242;lik 3&#8242;lük vardır.Eğer kim 21&#8242;e kadar sayı yaparsa o kazanır.Bu oyun basketbol topu ile oynanır.</p>
<h2><span class="mw-headline">Ev içi oyunları</span></h2>
<p>Ev içi oyunları çoğunlukla bir halka oluşturarak oynanır. &#8220;Nesi var?&#8221; oyununda bir kişi ebe seçildikten sonra, diğerleri birlikte bir nesne ya da kişi belirlerler. Ebe her çocuğa sırayla &#8220;Nesi var?&#8221; diye sorarak, aldığı dolaylı yanıtlarla belirlenmiş nesnenin ne olduğunu anlamaya çalışır. Bir bilgisayarın nesne olarak belirlendiğini varsayalım:</p>
<p>- Nesi var?</p>
<p>- Camı var.</p>
<p>- Nesi var?</p>
<p>- Yazısı var.</p>
<p>Ebe kimin yanıtı üzerine tutulan nesneyi bilirse, o ebe olur ve oyun böyle devam eder. Ebenin daha önceden saptanan sayıda soru sormasına karşın nesneyi bilememesi durumunda, ebeliği sürer.</p>
<p>&#8220;Körebe&#8221; oyunu, 10-12 çocukla oynanır. Önce ebe belirlenir ve ebenin gözleri bir bezle bağlanır. Oyun adını, ebenin gözlerinin bağlanmasından alır. Ebe ortada kalacak biçimde oyuncular bir halka oluştururlar.</p>
<dl>
<dd>Türkü söyler döneriz</dd>
<dd>Bil bakalım biz kimiz</dd>
<dd>Elindeki değnekle</dd>
<dd>Göster bizi körebe</dd>
</dl>
<p>Sözlerini yinelerken halkayı bozmadan el çırparak ebenin çevresinde dönerler. Ebe bu sırada kollarını öne doğru uzatarak dokunduğu kişinin başını, yüzünü ve üstünü elleriyle yoklar. Kim olduğunu anlayabilirse adını söyler. Eğer tanırsa, dokunduğu oyuncu ebe olur. Tanıyamazsa, oyun aynı ebeyle sürer. Körebe evin içinde oynandığı gibi dışarıda da oynanır.</p>
<h3><span class="mw-headline">Sıcak soğuk</span></h3>
<p>&#8220;<span class="new">sıcak soğuk oyunu</span>&#8220;, küçük çocukların sevdiği bir oyundur. Ebe seçiminden sonra cisim bir yere saklanır. Ebe cisime yaklaşırsa, çocuklar hep bir ağızdan &#8220;sıcak&#8221;, uzaklaşırsa da &#8220;soğuk&#8221; derler. Bu oyun, cisimin yerini belirtmek için el çırparak da oynanır. Ebe saklanan cisime yaklaştıkça el çırpma kuvvetlenir, uzaklaştıkça yavaşlar.</p>
<p>&#8220;<span class="new">Cicoz</span>&#8221; da denen “sıcak soğuk oyunun yüzük uzun bir sicime geçirilir ve sicimin iki ucu birbirine bağlanır. Oyuncular bir halka oluşturarak otururlar, bir elleriyle ipi tutarken öbürüyle cismi ebeye göstermeden birbirlerine geçirirler. cisim elden ele geçerken, &#8220;Al cicozu, ver cicozu, geldi cicoz, gitti cicoz. Haniya cicoz, işte cicoz. Kimde cicoz, bende cicoz&#8221; diye bir türkü tuttururlar. Ortada duran ebe cismin kimin avucunda olduğunu tahmin etmeye çalışır; şüphelendiği oyuncuya elini açtırır. cismi bulursa ebeler değişir. Bulamazsa oyun sürer.</p>
<p>“Bom Oyunu&#8221;nda, gene 8-10 ya da daha çok sayıda kişi oturarak bir halka oluşturur. Oyunculardan biri &#8220;Bir&#8221;den itibaren sırayla saymaya başlar. Sayarken oyuncunun, beş, on, on beş gibi beşin katlarının yerine &#8220;Bom&#8221; demesi gerekir. &#8220;Bom&#8221; demeyi unutarak sayı söyleyen oyuncu oyundan çıkar. Hiç yanlış yapmayarak sona kalan kişi oyunu kazanır. Oyunu biraz zorlaştırmak için üçün ya da yedinin katları da “Bom” olabilir.</p>
<p>&#8220;Estepeta&#8221; denen oyunda da önce bir ebe seçilir. Ebe çocukların dalgın bir anını kollar ve &#8220;Estepeta!&#8221; diye bağırır. Ebeyi duyan çocuklar, oldukları yerde kalmak zorundadırlar. Ne kımıldayabilir, ne de konuşabilirler. Bu durum ebenin &#8220;Boz!&#8221; demesine kadar sürer. Ebe &#8220;Boz&#8221; demeden kımıldayan ya da konuşan olursa, bu kez o ebe olur. Bazı yörelerde bu oyuna &#8220;Tıp&#8221; denir.</p>
<h3><span class="mw-headline">İğne-İplik Oyunu</span></h3>
<p>&#8220;İğne-İplik Oyunu&#8221;, eşit sayıda oyuncudan oluşan iki grupla oynanır. Her gruba bir dikiş iğnesi ve iplik verilir. &#8220;Başla!&#8221; uyarısıyla birlikte, her iki grubun ilk oyuncuları ipliği iğneye geçirir. İkinciler çıkarır, üçüncüler geçirir, böylece sonuncu oyuncuya kadar oyun sürer. Önce bitiren grup oyunu kazanır.</p>
<p>&#8220;Sözcük Bulma&#8221;, çocuklar ile yetişkinlerin birlikte oynayabildiği bir oyundur. İki takım arasında oynanır. Sözcüğü seçen takımdan seçilen bir oyuncu, sözcüğü karşı takıma pantomimle anlatmaya çalışır. &#8220;Keçiboynuzu&#8221; gibi bileşik sözcükler bölünerek anlatılabilir.</p>
<h2><span class="mw-headline">Müzikli oyunlar</span></h2>
<p>Müzikli oyunlar, müzik eşliğinde oynanır. <strong>Paketi Geçir</strong> oyunu, ödülle sonuçlanan bir oyundur. Ödül olarak belirlenen bir nesne kâğıtla birkaç kat sarılır. Oyuncular bir halka oluşturacak biçimde otururlar ve müzik çalarken paketi birbirlerine geçirirler. Müzik durduğu anda elinde paket kalan oyuncu onu açmaya başlar, ama müzik yeniden başlar başlamaz paketi diğerine geçirir. Paketin en son katını açan oyuncu oyunu kazanır ve ödülü alır.</p>
<p><strong>Müzikli Sandalyeler Oyunu</strong>nda, sandalyeler halka oluşturacak biçimde sırt sırta dizilir. Sandalyelerin sayısı oyuncuların sayısından her zaman bir eksiktir. Oyuncular müzik çalarken sandalyelerin çevresinde müziğin ritmine uyarak yürürler. Müzik durunca en yakın sandalyeye otururlar. Açıkta kalan oyundan çıkar ve her duruştan sonra da bir sandalye eksiltilir. Böylece sonunda bir sandalyenin çevresinde dönen iki oyuncu kalır. Sandalyeyi kapan kazanır.</p>
<p>Küçük çocukların oynadığı <strong>Müzikle Zıplama Oyunu</strong>nda, oyuncular müzik çalarken zıplarlar. Müzik durduğunda yere oturup bağdaş kurarlar. Bağdaş kurmada sona kalan oyuncu oyundan çıkar.</p>
<h3><span class="mw-headline">Şarkılı yerden yüksek</span></h3>
<p>Bu oyun aynı yerden yüksek oyunu gibidir.Ancak bu oyunda ebe alfabeden bir harf söyler(Ğ hariç).Oyuncular ebenin söylediği harf ile başlayan bir şarkı söyleyerek karşıya geçmelidir.Ebe diğer oyuncuları şarkı söylerken ebeliyemez ama şarkı bulamayan ve söyleyemeyen kişiler karşıya kaçabilir ve ebe onları ebeleyebilir.Karşıda tek bir kişi varsa ebe çok az bekler ve 10&#8242;dan geriye sayar.Ebe saymayı bitirdiği zaman karşıda tek kalan kişi ebe olur.Bu oyunda kurtarma da vardır.Kurtarma şöyle olur:Söylenen harfle bir şarkı bilen kişi karşıdan bir kişiyi kendi şarkısıyla karşıya geçirir.Oyun böyle devam eder.</p>
<h2><span class="mw-headline">Bellek oyunları</span></h2>
<p><strong>Teyzem Çarşıya Gitti</strong> oyununda ilk oyuncu &#8220;Teyzem çarşıya gitti ve&#8230; (A harfi ile başlayan bir nesne) aldı&#8221; der. İkinci oyuncu bu cümleyi tekrarlayıp, A harfi ile başlayan yeni bir nesnenin adını söyler. Oyuncuların &#8220;Teyzem çarşıya gitti ve bir ananas, bir atkı, bir ayakkabı, bir anahtar, &#8230; aldı&#8221; gibi önceden söylenen nesneleri anımsaması ve her seferinde yeni bir nesne adı söylemesi gerekir. Sözcük bulamayan ya da geciken oyundan çıkar.</p>
<p><strong>Babam Çin&#8217;den Geldi</strong> oyununda, oyunu başlatan oyuncu <strong>Babam Çin&#8217;den geldi</strong> dedikten sonra, yanındaki &#8220;Ne getirdi?&#8221; diye sorar. Yanıt &#8220;Bisiklet&#8221;se, tüm oyuncular sözde pedal çevirmeye başlar. İkinci oyuncu da, &#8220;Babam Çin&#8217;den geldi&#8221; der ve &#8220;Ne getirdi?&#8221; sorusuna, örneğin &#8220;Yelpaze&#8221; yanıtı verdikten sonra, oyuncular pedal çevirmeyi sürdürürken, bir yandan da yelpazelenmeye başlar. Oyun bunun gibi, hareketle anlatılabilecek yanıtlarla sürer.</p>
<h3><span class="mw-headline">Çağrışım Oyunları</span></h3>
<p>Oyununda oyunculardan biri aklına ilk gelen sözcüğü (örneğin, deniz) söyler. Sonraki oyuncu bu sözcüğün çağrıştırdığı bir başka sözcüğü söyler (örneğin, balık). Oyun bu şekilde birbirini çağrıştıran sözcüklerle sürer ve böylece bir sözcükler zinciri oluşur. İlgisiz sözcük söyleyen kişi oyun dışı kalır. Her oyuncu üçer sözcük söyledikten sonra oyun durur ve zincirin hiçbir halkasını atlamadan geriye doğru, yeniden &#8220;deniz&#8221; sözcüğüne ulaşmaya çalışılır.</p>
<p><strong>Bellek Oyunu</strong>nda, içinde 20 değişik nesne bulunan bir tepsi, herkese bir dakika süreyle gösterilir. Seçilen nesnelerin kolay akılda kalacak türden olmamasına dikkat edilir. Tepsi ortadan kaldırıldıktan sonra, her oyuncu aklında kalan nesnelerin adlarını yazar. Nesnelerin çoğunu hatırlayan kişi oyunu kazanır.</p>
<p><strong>Tadını Anlama</strong> oyununda, yarım düzine kadar bardak değişik içeceklerle doldurulur. Oyuncuların gözleri bağlanır ve yalnızca tadına bakarak bardaklardaki içeceklerin ne olduğunu anlamaları istenir.</p>
<p><strong>Ne Kokuyor?</strong> da buna benzer bir oyundur. Fincan tabaklarına adaçayı, nane, kekik, tütün gibi şeyler koyulur. Her tabağın üzeri bir bez parçasıyla örtülür. Oyuna katılanlar kokularından tabaktakilerin ne olduğunu anlamaya çalışır.</p>
<p><strong>Ses Algılama</strong>da, oyuncuların gözü bağlanır. Oyuncular, tahta bir yüzeye yüksekten bırakılan nesnelerin çıkardığı sesten ne olduğunu anlamaya çalışırlar.</p>
<h2><span class="mw-headline">Kâğıt ve kalem oyunları</span></h2>
<p>&#8220;SOS&#8221;, kâğıt kalemle oynanan en basit oyunlardan biridir. İki oyuncuyla oynanır. Kâğıda karşılıklı dört çizgi çizilir ve ilk oyuncu karelerden birine bir &#8220;artı&#8221;, öbürü ise başka bir kareye bir &#8220;sıfır&#8221; koyar. Oyun böylece sürer ve oyuncular dikey, yatay ya da çapraz sırada üç artı ya da üç sıfır elde etmeye çalışırlar.</p>
<h3><span class="mw-headline"><span class="new">Amiral Battı</span></span></h3>
<p>İki oyuncuyla oynanır. İki oyuncu da kağıtlarına iki büyük kare çizer. Bunları enine ve boyuna 10’ar çizgiyle 100 kareye bölerler. Küçük kareleri tanımlamak amacıyla, büyük karelerin üst tarafına A’dan başlayarak harfler, sol kenarın da 1’den 10’a kadar rakamlar yazılır. Büyük karelerden biri oyuncunun kendi savaş alanı, diğeri rakibinin savaş alanıdır. Her oyuncu kendi savaş alanının kareleri içine gemilerini yerleştirir: Bir adet Amiral (XXXX ile gösterilir), iki adet Kruvazör (XXX ile gösterilir), üç adet Muhrip (XX ile gösterilir) ve dört adet Denizaltı (X ile gösterilir). Oyunculardan biri, elindeki boş kareler üzerinden, önce bir rakam sonra da bir harf söyleyerek rakibinin gemilerinin karesini bulmaya çalışır (oyundaki ifadesiyle rakibinin bir karesine ateş eder). Bulduğunda (isabetli atışta) da gemiyi batırmış olur. Örneğin 6’nın C’si, 2’nin F’si, 10’nun D’si gibi. Gemileri saldırıya uğrayan oyuncu da karşısındakine, &#8220;Amiral yara aldı&#8221;, &#8220;Bir denizaltı battı&#8221; türünden bilgi verir. Üç atıştan sonra sıra öbür oyuncuya geçer. Oyunu, tüm gemileri önce kim batırırsa o kazanır.<br />
Kareli ya da düz bir kâğıda, düzenli aralıklarla soldan sağa ve yukarıdan aşağıya, hayali bir kare oluşturacak biçimde eşit sayıda noktalar koyulur. Örneğin, 10 x 10 bir kare oluşturacak gibi 100 adet nokta işaretlenir. Oyun iki kişiyle oynanır. Oyunu başlatan kişi, iki noktayı birleştiren bir çizgi çeker. Amaç çizgileri kareye tamamlayarak, en çok kutuyu elde etmektir. Son çizgiyi çizip kareyi tamamlayan oyuncu, karenin içine kendi işaretini koyar (örneğin, adının baş harfini). Rakipler birbirlerine kutu kaptırmamaya bakarlar. 100 karelik bir bir oyunda 51 ve daha fazla kare alan oyunu kazanır.</p>
<h2><span class="mw-headline">İsim,Şehir,Bitki,Hayvan</span></h2>
<p>Önce bir tablo çizersin bu tabloya İsim,şehir,hayvan,bitki,eşya,artist ve sonuna not yazarsın bir kişi içinden alfebeyi sayar yanındaki kişi ona dur değince sayan kişi durur kaldığı harfi söyler bununla ilgili İsim, şehir bitki hayvan eşya artist bulunur eğer doğru bulduysan sana 10 puan gelir. .eğer karşındaki bir soruyu boş bırakırsa ya da yanlış yazarsa,sen yazarsan onun da 10 puanı sana geçer ve toplam 20 puanın olur.sen boş bırakırsan senin 10 puanın ona geçer.ama ikiniz de aynı şeyi yaparsanız yani mesela isim yerine ikinizde a harfinden ayşe yazanız ikiniz de 5 puan alırsınız.</p>
<h2><span class="mw-headline">Tren oyunu</span></h2>
<p>İki kişiyle oynanır. Oyuncular kendi kâğıtlarına birden dokuza kadar sırayla rakamlar yazarlar. Oyunu başlatan, tuttuğu bir sayıyı gizlice yazarak, arkadaşından bunu tahmin etmesini ister. Sözgelimi &#8220;5&#8243;i tutmuşsa ve arkadaşı bunu bilememişse, 5 rakamının üzerine bir çizgi çeker. Eğer bilirse çizgi çizemez. Oyun sırası karşı tarafa geçer. Bir rakam dört çizgi çizilerek kareyle çevrilince, o rakam &#8220;vagon&#8221; olur. Dokuz rakamın da çevresi kapatılınca tren kalkar. Treni kaldıran kişi oyunu kazanır.</p>
<h2><span class="mw-headline">Telgraf oyunu</span></h2>
<p>Oyunda önce bir sözcük seçilir ve her oyuncu, her biri seçilen sözcüğün harfleriyle başlayan sözcüklerden oluşan bir telgraf yazmak zorundadır. Örneğin &#8220;BOYACI&#8221; sözcüğü ile &#8220;Bütün Oyuncular Yarın Artık Cem&#8217;i Isırabilirler&#8221; gibi bir telgraf oluşturulabilir. Telgrafı yazmak için beş dakika süre verilir ve en komiğini yazan oyuncu ödüllendirilir. &#8220;Sözcük Uydurmaca&#8221; oyunu, bir sözcük seçimiyle başlar. Sonra belli bir süre içinde, seçilen bu sözcüğün harfleriyle olabildiğince çok yeni sözcük türetilir. En çok sözcük türeten oyuncu başarılı olur.</p>
<p>Kim kiminle ne zaman nerede ne yapıyorlar? Kim kiminle ne zaman nerede ne yapıyorlar? Oyunu kâğıt ile oynanır. Kâğıda kim kiminle ne zaman nerede ne yapıyorlar? Yazılır. Kelimeleri ayırmak için çizgiler çizilir. Kaç kişi varsa o kadar kâğıt harcanır. Kimse birbirine göstermeden kim bölümünü doldurur(örneğin hasan) Sonra kim bölümü katlanır, kâğıtlar oyuncularla değiştirilir. Bu böyle devam eder. Bittiğinde kâğıtlar açılır. Hepsi okunur. Kelimeler birleştirilir. Ortaya garip veya komik cümleler çıkar.</p>
<h2><span class="mw-headline">Sözcük oyunları</span></h2>
<p>&#8220;Gezginin Masalları Oyunu&#8221;nda ilk oyuncu yanındakine &#8220;Duyduğuma göre A&#8230;.&#8217;ya geziye gidiyormuşsun. Orada ne yapacaksın?&#8221; diye sorar. Yanındaki oyuncunun, sözcükleri &#8220;A&#8221; harfiyle başlayan bir yanıt vermesi gerekir. Örneğin, &#8220;Anneme çiçek alacağım&#8221; gibi. Bundan sonra ikinci oyuncu, üçüncüye aynı soruyu &#8220;B&#8221; ile başlayan bir yer söyleyerek sorar ve oyun böylece sürer.</p>
<p>&#8220;Ünlüler Oyunu&#8221;nda, oyunu yöneten bir harf söyler. Amaç, o harfle başlayan bilim adamı, devlet adamı, sanatçı, sporcu gibi ünlü kişilerin adlarını sıralamaktır. Örneğin &#8220;A&#8221; ile başlayan Atatürk, Aristo, Andersen, Arşimed gibi. En çok ad yazan oyunu kazanır.</p>
<p>&#8220;Hece Oyunu&#8221;nda ilk oyuncu bir sözcük söyler. Yanındaki bu sözcüğün son hecesiyle başlayan yeni bir sözcük türetir. Örneğin &#8220;reklam&#8221;dan sonra &#8220;lamba&#8221;. Bundan sonraki oyuncu &#8220;başak&#8221; dedikten sonra, yanındaki oyuncunun &#8220;şak&#8221; hecesiyle başlayan bir sözcük bulması gerekir. Bulamayan kişi oyundan çıkar. Sona kalan oyuncu oyunu kazanır.</p>
<p>&#8220;Hortlak&#8221; oyununda her oyuncu, özel adlar dışında bir sözcük oluşturmak için sırayla alfabeden bir harf söyler. Ama sözcüğün kendisinde bitmesini engellemeye çalışır. İlk oyuncu &#8220;s&#8221;, ikinci &#8220;i&#8221;, üçüncü &#8220;n&#8221;, dördüncü &#8220;e&#8221; diyebilir. Beşinci eğer &#8220;k&#8221; derse, sözcük tamamlanmış (sinek) olur ve beşinci oyuncu bir “can” kaybeder. Oyunda üç can kaybeden oyuncu &#8220;hortlak&#8221; olur. Üç harfli bir sözcük için ceza uygulanmaza.</p>
<p>&#8220;Dedektif Oyunu&#8221;nda, bir şapkanın içine oyuncu sayısı kadar katlanmış kâğıtlar koyulur. İki kâğıttan birine &#8220;Katil&#8221;, öbürüne de &#8220;Dedektif&#8221; yazılır. Bu ikisi dışında kâğıtların tümü boş bırakılır. Her oyuncu şapkanın içindeki kâğıtlardan birer tane çeker. Dedektifi çeken oyuncu kimliğini açıklar. Tüm ışıklar söndürülür ve oyuncular evin içine dağılırlar. Bir süre sonra &#8220;Katil&#8221; kendine bir kurban seçer ve ona sarılır. Kurban &#8220;Katil var!&#8221; diye bağırarak kendini yere atar. Katilden başka herkes olduğu yerde kalır. Katil yerini değiştirebilir. Bundan sonra ışıklar açılır ve dedektif sorguya başlar. Sorgu sırasında katil dışındaki oyuncular doğruyu söylemek zorundadır. Katil ise istediği kadar yalan söyleyebilir. Dedektifin katili bulabilmesi için iki hakkı vardır, bulamazsa katil serbest kalır.</p>
<h2><span class="mw-headline">Masa oyunları ve taşlı oyunlar</span></h2>
<p>İki tür masa oyunu vardır: Taş hareketlerinin zar atmayla belirlendiği şans oyunları (bak. ZAR) ve taşların belli kurallara göre hareket ettirilmesiyle oynanan yetenek oyunları.</p>
<p>En çok bilinen yetenek oyunları, satranç, dama ve dominodur . Yetenek oyunlarının çoğunda amaç, karşı oyuncunun taşlarını almak ya da taşları özel bir biçime göre düzenleyerek sayı kazanmaktır.</p>
<p>&#8220;Dokuz Taş&#8221; iki kişi arasında oynanır. Her oyuncunun dokuz tane taşı bulunur. Bir kâğıda şekil çizildikten sonra, taşlarını sırayla bu şekil üzerine yerleştirirler. Yeni bir taş koyma ya da bir taşı hareket ettirme yoluyla, üç taşı aynı sıraya dizmeyi başaran oyuncu öbürünün bir taşını alır. Oyunculardan birinde iki taş kalınca oyun biter.</p>
<p>&#8220;<span class="new">Dilmece</span>&#8221; oyunu en çok dört kişi, kullanım sıklığına göre sayısal değeri belirlenmiş olan harflerle oynar. Çapraz bulmaca gibi karelere ayrılmış bir tablo üzerinde oynanır. Tabloda, çaprazlama yerleştirilmiş renkli karelerin de ayrı değerleri vardır. Oyuncular yedişer harfle oyuna başlarlar. Tablonun ortasında yer alan renkli kare başlangıç noktasıdır. Amaç soldan sağa ve yukarıdan aşağı anlamlı sözcükler yazmaktır. Yazdığı sözcüklerle en çok sayıyı toplayan oyunu kazanır.</p>
<p>&#8220;<span class="mw-redirect">Mikado</span>&#8221; oyunu küçük çubuklarla (örneğin, kibrit çöpleriyle) oynanır. Düz bir yüzey üzerine atılan bu çubuklar, öbürlerini oynatmadan teker teker alınmaya çalışılır (alınırken çubuklardan birinden yararlanılabilir).</p>
<h2><span class="mw-headline">Cezalar</span></h2>
<p>Bazı oyunların sonunda, gülmek ve eğlenmek amacıyla oyunu kaybeden kişilere cezalar verilir. Bu cezalar zamanla değişebilir ve yenileri ortaya çıkabilir. Belli başlı cezalar aşağıda sıralanmıştır:</p>
<ul>
<li>Arkadaşlarının en güzelinin önünde diz çök, en akıllısının önünde eğil ve içlerinden en çok sevdiğini öp.</li>
<li>Yerde duran kabın içindeki sütü yalayarak iç.</li>
<li>Ayna ol: Cezalı arkadaşların önüne gidilir, onlar ne yaparsa taklit edilir.</li>
<li>Tek elinle bir paketi sarıp iple bağla.</li>
<li>Odanın bir köşesinde şarkı söyle, öteki köşesinde dans et, üçüncüsünde ağla ve dördüncüsünde gül.</li>
<li>Alfabeyi tersten oku.</li>
<li>Bir tekerleme söyle.</li>
<li>Bir elmanın kabuğunu hiç koparmadan soy.</li>
<li>Tek ayak durarak ayakkabını çıkar, giy.</li>
<li>Dört ayak yürü.</li>
<li>Kollarını kavuşturup yere boylu boyunca uzan ve kollarını açmadan ayağa kalk.</li>
<li>Amuda kalk.</li>
<li>Takla at.</li>
<li>Odadan iki bacaklı çık ve altı bacakla geri gel (bir sandalye ya da sehpa taşıyarak).</li>
<li>Öyle bir soru sor ki, tek cevabı &#8220;Evet&#8221; olsun.</li>
<li>Ceza alacak kişinin ayakkabısı alınarak catıya atılır ve kişi seksek ayakla gider alır.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/cocuk-oyunlari.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstiklal Marşı</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/istiklal-marsi.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/istiklal-marsi.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 12:41:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dyler</dc:creator>
				<category><![CDATA[NASIL]]></category>
		<category><![CDATA[NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[İstiklal Marşı]]></category>
		<category><![CDATA[İstiklal Marşı kim yazdı]]></category>
		<category><![CDATA[İstiklal Marşı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[İstiklal Marşının anlamı nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dyler.net/nedennasilnedir/?p=148</guid>
		<description><![CDATA[Mehmet Akif Türk milletine cesaret,ve tahammül aşılamak için ve onda bulunan duyguları harekete geçirmek için şiirine korkma sözüyle başlıyor.  bayrak bir  Milletin bir milletin geleceğinin ve bağımsızlığının sembolüdür. Bayrağın sönmesi türk  milletinin istiklalini kaybetmesidir.  Şair ülkemizde tek bir  insan kalana kadar bu vatanı savunacağımızı belirtiyor. O halde en son Türk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Akif Türk milletine cesaret,ve tahammül aşılamak için ve onda bulunan duyguları harekete geçirmek için şiirine korkma sözüyle başlıyor.  bayrak bir  Milletin bir milletin geleceğinin ve bağımsızlığının sembolüdür. Bayrağın sönmesi türk  milletinin istiklalini kaybetmesidir.  Şair ülkemizde<span id="more-2037"></span> tek bir  insan kalana kadar bu vatanı savunacağımızı belirtiyor. O halde en son Türk bireyi son nefesini vermeden türk istiklal ve bağımsızlığını yok etmek, Türk bayrağını söndürmek mümkün değildir. Zira bayrağımız milletimizin yıldızıdır. Bayrağın kaderi ile milletimizin kaderi birbirine bağlıdır. Bayrak bizimdir, biz yaşadıkça onu elimizden kimse alamaz. Türk milletinin bütün fertlerini öldürmedikçe bağımsızlığını kimse yok edemez.</p>
<p>Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak<br />
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak<br />
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak<br />
O benimdir, o benim milletimindir ancak</p>
<p>Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilal<br />
Kahraman ırkıma bir gül Ne bu şiddet, bu celal<br />
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal<br />
Hakkıdır, Hakka tapan milletimin istiklal</p>
<p>Şair ikinci kıtada bayrağımızın o  zaman ki kırgın, küskün,  öfkeli halini dile getiriyor. Türk vatanının bazı parçaları, işgal edilmiştir. Bu yüzden bazı bölgelerde bayraklarımız indirilmiş yerine düşman  bayrakları asılmıştır. Kaş çatmak  öfke halini ifade eder. Kaş ayrıca edebiyatımızda hilale benzetilir. Sevgilinin kaşları daima hilal şeklinde gösterilmiştir. Bayraktaki hilal de tıpkı nazlı bir sevgilinin kaşı gibi çatılmıştır. Kahraman türk milletini üzmektedir</p>
<p>türkün beklediği, özlediği gülen bir bayraktır. Türk bayrağının gülmesi göklerde dalgalanmasıdır. Bir aşığın sevgilisinden güler yüz beklemesi gibi bağımsızlığa aşık Türk milletide özgürlüğün  sembolü olan bayraktan gülmesini beklemektedir. Bu milletimizin en doğal hakkıdır. Çünkü türkler bağımsızlıkları ve bayrakları uğruna pek çok kan dökmüşlerdir. Bu kanları bayrağa helal etmeleri için onun da nazlanmayı bırakıp göklerde dalgalanması gerekir. Türk  milleti daima  allaha inandığı ve taptığı için özgürlük onun hakkıdır.</p>
<p>Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım<br />
Hangi çılgın bana z incir vuracakmış Şaşarım<br />
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım<br />
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım</p>
<p>Şair ben diyor.Ancak kast ettiği mana aslında bizdir türk milleti adına konuşmaktadır Türk milleti ezelden beri hür yaşamıştır,hür yaşayacaktır. Onun özgürlüğünü elinden almak isteyen ancak çıldırmış olmalı,zira böyle bir harekete kalkışanlar ağır bir şekilde cezalandırılır. Türk milleti bağımsızlığı uğrunda önüne çıkacak her engeli aşacak güçtedir. O böylesine yüce bir amaç için dağları delecek, enginlere sığmayıp,denizleri taşıracaktır güçtedir.</p>
<p>Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar<br />
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var<br />
Ulusun, korkma Nasıl böyle bir imanı boğar<br />
Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar</p>
<p>Bu kıtada  şair vatanımızı istilaya kalkışan avrupalılara meydan okuyor. 20. asrın başında  avrupa medeniyeti 19.yy. deki görkeminden oldukça uzaktır. O sebeple şair bayıyı tek dişi kalmış canavara benzetiyor. Ancak avrupa mevcut teknik imkanlarını seferber ederek topuyla, tüfeğiyle, tankıyla bizi yok etmeye çalışmaktadır. Mehmetçik ise bu güce topla, tüfekle, mızrakla, kılıçla cevap vermeye çalışmaktadır. Avrupalı kendini çelik zırhla korurken mehmetçik ona iman dolu altın göğsüyle karşılık vermektedir.</p>
<p>Arkadaş Yurdumu alçakları uğratma, sakın<br />
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın<br />
Doğacaktır sana vadettiği Günler Hakkın<br />
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın</p>
<p>Şair kahraman Türk askerine hitap ediyor. Türk yurdunu alçakları uğratmaması için gerekirse canını feda etmesini öneriyor. Şehit gövdelerinin meydana getireceği siperler düşmana mani olacaktır. Mehmet Akif düşmanın çok kısa bir süre içinde bu hayasızca akına son vereceği allahın Türk milletine Kuran-Kerimde vaad ettiği zafer gününün yarından bile daha yakın bir  zamanda doğacağına inanmaktadır.</p>
<p>Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı<br />
Düşün  altındaki binlerce kefensiz yatanı<br />
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı<br />
Verme, dünyaları alsan da, bu  cennet vatanı</p>
<p>Şair Türk ordusuna vatanın kutsallığını hatırlatıyor. Toprak ile vatan arasında büyük bir fark vardır. toprağı vatan haline getiren onu elde etmek ve korumak için savaşan fertlerin varlığıdır. Kısacası sıradan bir toprak büyük bir değer taşımaz ama vatan toprağı uğrunda şehit olan atalarımızın o topraktaki mezarlarıdır. Bu kutsal vatanı dünyalara değişmeyiz. Toprak dünyanın dünyanın her yerinde bulunur. Ancak atalarımızın kanlarıyla sulanan Topraklar vatanımız üzerindedir.</p>
<p>Kim bu cennet vatanının uğruna olmaz ki feda<br />
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda<br />
Canı, cananı, bütün varımı alsında Huda<br />
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda</p>
<p>Bu vatan cennet kadar kıymetlidir. Şehit olanların  ruhu dini inanışımıza göre doğrudan doğruya cennete gider. Şehitlerimiz bu vatan toprağında yattığı için cennetten farksızdır. Bir avuç toprağı sıksak şehitler fışkıracak sanırız. Canımızdan çok sevdiğimiz insanları varımızı yoğumuzu allah alsında yalnız yaşadığımız sürece bizi vatanımızdan ayrı düşürmesin.</p>
<p>Ruhumun senden,  ilahi, şudur ancak emeli<br />
Değmesin mabedimin göğsüne na mahrem eli<br />
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli<br />
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli</p>
<p>Allaha şair hitap ediyor. Mehmet Akifin  allahtan tek dileği ibadet yerlerinin göğsüne düşman elinin değmemesidir. Camilerimizden okunan ezanlar sonsuza kadar türk yurdunun üstünde inlemelidir. Çünkü bu ezanlar dinimizin temelidir.</p>
<p>O zaman vecd ile bin  secde eder-varsa-taşım<br />
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım<br />
Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden naşım<br />
O zaman yükselerek arşa değer belki başım</p>
<p>ezan sesleri yurdumuzun üstünde inledikçe şehitlerimizinde  ruhları şaad olacaktır.  Ezan sesi sadece yaşayanlara değil, ölülere hatta onların mezar taşlarına bile tesir eden yüce bir anlam taşır. Şehit atalarımızın her şeyden arınmış ruhları yerden fışkıracak, ezan sesiyle ayağa kalkacak ve dışa yükselecektir.</p>
<p>Dalgalan sen de şafakalar gibi ey şanlı hilal<br />
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal<br />
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal<br />
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet<br />
Hakkıdır, Hakka tapan, milletimin istiklal</p>
<p>Şair zafer gününün heyecanını yaşıyor. Şanlı bayrağımız dalgalandıkça gökyüzünü şafakla yarış edercesine gökyüzünü  kızıl renge boyamaktadır. Türk milleti yeniden bağımsızlığına kavuşmuştur. Atrık onun için yok olma  korkusu kalmamıştır. Bayrağımız şehitleri mizin kanlarını hak etmiştir. Bağımsızlık Allaha tapan ve doğruluktan ayırmayan Türk milletinin en doğal hakkıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/istiklal-marsi.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlkyardım</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/ilkyardim.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/ilkyardim.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 12:39:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dyler</dc:creator>
				<category><![CDATA[NASIL]]></category>
		<category><![CDATA[NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[ilkyardım]]></category>
		<category><![CDATA[ilkyardım nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[ilkyardım neden yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[ilkyardım nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ilkyardımın önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dyler.net/nedennasilnedir/?p=146</guid>
		<description><![CDATA[ilkyardım bir  hastalık veya kaza durumunda hastanın veya yaralının  Sağlık durumunun daha kötüye gitmesini engellemek ve yasam kalitesini üst seviyede tutmak için yapılan ilaçsız girişimlerdir
Ani olarak hastalanan veya kazaya uğrayan kimseye anında, olay yerinde ve  çevre imkanlarından yararlanılarak yapılan, tıbbi olmayan geçici müdahaleye iLKYARDIM denir.
ilkyardımda Amaçlar
Hayat kurtarmak
Durumunu korumak
Sakatlıkları önlemek
ilk yardımda 6 Devre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ilkyardım bir  hastalık veya kaza durumunda hastanın veya yaralının  Sağlık durumunun daha kötüye gitmesini engellemek ve yasam kalitesini üst seviyede tutmak için yapılan ilaçsız girişimlerdir<br />
Ani olarak hastalanan veya kazaya uğrayan kimseye anında, olay yerinde ve  çevre imkanlarından yararlanılarak yapılan, tıbbi olmayan geçici müdahaleye<span id="more-2035"></span> iLKYARDIM denir.</p>
<p>ilkyardımda Amaçlar<br />
Hayat kurtarmak<br />
Durumunu korumak<br />
Sakatlıkları önlemek</p>
<p>ilk yardımda 6 Devre edbir ilkyardımcının kendisinin ve kazazedenin güvenliğinin sağlanması Teşhis  tedavi Telekomünikasyon haberleşme Triaj öncelikli kazazedenin belirlenmesi Taşıma</p>
<p>ilkyardımca&#8217;da bulunması gereken özellikler<br />
Her  zaman tedbirli olmalıdır<br />
Soğukkanlılığını korumalıdır<br />
Cesaret gösterilerinden ve emin olmadığı uygulamalardan kaçınmalıdır</p>
<p>ilk yardımda, haberleşebilecek  telefon numaraları<br />
110 itfaiye<br />
112 Ambulans<br />
114  zehir Danışma Merkezi Sağlık Bakanlığı<br />
154 trafik Polisi<br />
155 polis imdat<br />
156 Jandarma imdat</p>
<p>Eczadolabında bulundurulması gereken malzemeler Üçgen sargı  bezleri  1, 2 , 3 , 4Rulo sargı bezleri Steril gazlı  bezler Flaster Çengelli iğneler Pamuk Yara bandları  antiseptik solüsyonlar Batikon/Mersol 50 ml/100 ml  Turnike lastiği ilkyardım rehberi ağrı kesici</p>
<p>ilk yardım çantasında yukarıdaki malzemelere ek olarak bulundurulacaklar   tebeşir Makas Cep feneri  kağıt,  kalem Boyunluk servikal kollar</p>
<p>Turnike lastiği gerekli değildir onun yerine, üçgen sargı bezi, kravat veya herhangi bir kumaş parçasını kullanmak daha uygundur Bu müdahalenin ilaçsız olması, bir sağlık personeli tarafından uygulanma gereğini ortadan kaldırmaktadır.</p>
<p>ilkyardım bu özelliklerinden dolayı, yakında bir sağlık personeli yoksa, ilkyardım  eğitimi görmüş, bilgili ve deneyimli bir kişi tarafından yapılabilir.</p>
<p>ilkyardımın Temel ilkeleri Olayın geçtiği yeri inceleyin Önce kendinizin, ardından  çevrenin ve hastanın can güvenliğini sağlayın Derhal  ambulans çağırın veya çağrılmasını sağlayın Kendinizi tanıtarak bu konuda  eğitim aldığınızı çevrenize açıklayın ya da etrafta ilk yardim konusunda daha bilgili biri varsa müdahaleyi ona bırakıp, yardımcı durumuna geçin.</p>
<p>Soğukkanlı ve çevrenizi sakinleştirici şekilde davranınn Saniyelerin önemli olduğu bu durumda hastayı, soğukkanlı ve hızlı bir şekilde değerlendirin Gereken müdahaleyi yapın Bilmediğiniz bir konuda müdahale etmeyin, veya yanlış ve bilinçsiz bir müdahale edilmesini engelleyin hastayı sakinleştirici ve yumuşak bir ses tonuyla konusun Olay yerine ulasan sağlık personeline doğru ve detaylı bilgi verin</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/ilkyardim.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
