Ebru Sanatı
- Pazartesi, Aralık 29, 2008, 4:51
- NEDİR
- 1 views
- Henüz Yorum Yok
Ebru, yoğunlaştırılmış su üzerine resim yapma sanatıdır. Geleneksel Türk Sanatlarındandır Koyulaştırıcı bir madde ile kıvamı arttırılmış suyun üzerine, içine öd katılmış, suda erimeyen boyaların serpilmesi ve su yüzeyinde meydana gelen şekillerin bir kağıda geçirilmesiyle yapılır
Ebru malzemeleri Kitre Ebru yapımında kullanılan suyun belli bir yoÄŸunluÄŸa sahip olması ve özel olarak hazırlanan boyayı üzerinde tutabilmesi gerekmektedir, her hangi bir suyla ebru yapılamaz. Ebrunun suyuna bu özelliÄŸi veren maddenin ismi kitredir. Kitre, Türkiye’nin güney ve güneydoÄŸu bölgelerinde kırlarda yetiÅŸen yabani bir dikeningeven özsuyudur. Köylüler kırlarda geven dikeninin gövdesine bıçak la çizik atar, birkaç gün beklerler
bitkinin öz suyu çizik bölgeden akar ve kurur. Bir ağaç kabuğuna benzer görünüm alır. Bu kabuklar tek tek toplanır. Kabuk şeklinde olan kitre aktarlarda satılmaktadır. Ebrunun suyu hazırlanırken musluk suyunun içine belli ölçülerde kitre konulur. Su ağzı kapalı bir kapta bu şekilde bir süre bekletilir. Belli zaman aralıklarıyla çalkalanarak eriyen kitre özünün dağıtılması gerekir. Suyun yeterli yoğunluğa ulaşmasından sonra, içinde kalan erimemiş kitre kalıntılarını ayırmak için, ebru suyu iyice süzülmelidir.
Kitre ebru yapımında kullanılan, suyun belli bir yoğunlukta olması için suya karıştırılan maddelerden biridir. Ünlü Ebrucu Sacid Ok yay ebru yapımında en iyi sonucu salepin verdiğini ancak ki trenin daha ucuz olması sebebi ile kitre kullandığından bahseder.
Ebruda boyalar Ebruda çok çeşitli özellikte pigmentler kullanılmıştır. Geleneksel ebruda bitkisel esaslı lahor, demir oksitler ve ultramarin kullanılmaktadır. Toz pigment mermer veya cam tezgah üzerinde suyla ezilmelidir. Hazırlanan boyanın içine büyük baş hayvanlardan elde edilen öd suyu eklenip karıştırılarak, boyanın pişmesi için iki hafta yada daha uzun bekletildikten sonra kullanıma hazır hale gelir. Boyanın içine katılan öd, boyanın yüzey gerilimini arttırarak yayılmasını ve şekil verilecek hale gelmesini sağlar ne kadar çok katılırsa boya o kadar çok yayılacağından eklenen öd miktarına dikkat edilmelidir.
Fırça, tarak, bız Kullanılan fırçalar geleneksel ebrucuların kullandığı şekilde atkılı ve kuru ağaç dallarından imal edilebilir ya da ebru için satılan fırçalardan alınabilir. Ebru yapımında kullanılan diğer malzemelerden tarak ve bız ise evde imal edilebilir ya da tığ şiş gibi birçok araçla ikame olunabilir. Ebru için hazırlanmış tekneye aktarılan özel sudaki hava kabarcıkları bız denilen ve figür yapımında da kullanılan araçla alınmalıdır. Aksi takdirde kabarcık olan bölümde boya dağılamaz ve ebrunun alınacağı baskı yüzeyinin fonrengi yüzeyde leke şeklinde kalabilir
Tarihçe Ortaya çıkış yeri ve tarihine iliÅŸkin kesin bir delil bulunmamaktadır. Ancak, köklerinin 9. ve 10. yüzyıla kadar uzandığı varsayılmaktadır. Bilinen o ki, bu sanat, kağıdın tarih sahnesine girmesiyle geliÅŸmiÅŸtir. Çin’de liu-ÅŸa-cien XII. asırdan itibaren Japonya’da suminagaÅŸi ve beninagaÅŸi isimleriyle sulu vasatta yapılan bir takım çalışmaların mevcudiyeti, daha sonraki asırlardıı.uıp0pyuıi90y890y789lÅŸolpla ÇaÄŸatay Türkçesiyle ebre adını alarak Türkistan’da ortaya çıkan bu sanatın tarihi geliÅŸimi hakkında, müphem de olsa bir fikir vermektedir. Türkistan’dan en geç XVI
asır baÅŸlarında ipekyolu’nu takiben iran’a geçiÅŸinde ebri olarak isimlendirilen bu sanat, görünüşüyle gerçekten bulut kümelerine benzer ÅŸekiller taşıdığından, buluta nisbet ifade eden bu Farsça ismi doÄŸrulamaktadır. Osmanlı ülkesinde de revaç bulan aynı isim, telaffuz zorluÄŸundan son yüz yılda Türkçede ebru’ya dönüşmüştür
Galat olmakla beraber, kaÅŸ gibi ÅŸekiller de ihtiva ettiÄŸinden, bu sanata ebru denilmesi bir çeliÅŸki sayılmamalıdır çünkü ebru kelimesi Farsça’da kaÅŸ manasına gelmektedir. XVI. asır ortalarında Mir Muhammed Tahir tarafından Hindistan’da yapılmaya baÅŸlandığı riv ayet olunan ebruculuk, buradan iran’a ve sonra da istanbul’a kadar yayılmıştır. Aynı yüz yılın sonlarında, istanbul’dan Avrupalı seyyahlar tarafından kendi memleketlerine götürülen ebru kağıtları önce Almanya’da, sonra da Fransa ve italya’da mermer kağıdı veya Türk mermer kağıdı, hatta sadece Türk kağıdı adıyla tanınıp benimsenmiÅŸ ve oralarda da yapılmaya baÅŸlanmıştır
Zaman içinde ingiltere ve Amerika’ya da yayılan ebru kağıdı, her ülkenin sanat anlayışına göre bir baÅŸkalık gösterir. Bunda, kullanılan deÄŸiÅŸik malzemenin de rolü olmalıdır. Belgelenen en eski ebru örneÄŸi 16. yüzyıla aittir. Kağıdın süslenmesinde, kıt’a ve levhaların iç ve dış pervazlarında, yazma ciltlerinde yan kağıdı olarak sıkça kullanılmıştır. DermanØŒ M.UÄŸur Osmanlı Ansiklopedisi. C.11,s.189
Ebru hakkında türkçe kaleme alınmış bilinen en eski eser, 1615′ten sonra yazılan Tertib-i Risale-i Ebri 40 adlı yazma kitapçıktır. Günümüzde bilinen ebru tarzındaki eserler ilk kez Orta asya – Osmanlı coÄŸrafyasında ortaya çıkmıştır. Ebrunun tarihi ile ilgili olarak sayın UÄŸur Derman Türk Santında Ebrû, tarihi kestirilebilen en eski ebru olarak, üzerinde Maliki Deylemi’ye ait bir kıt’anın bulunduÄŸu ve Gürcistan’da yazılmış olan 1554 tarihli bir ebruyu gösterir. Bu ebrunun, hafif ebru olarak yapılmış olması ve hafif ebrunun ancak belli bir ustalaÅŸmadan sonra yapılabildiÄŸi gözönüne alınacak olursa, ebrunun orijinin çok daha eskilere dayandığı düşünülmektedir.
Osmanlı döneminde baÅŸlıbaşına bir sanat ve iÅŸ kolu olan ebruculuk, 20.yüzyıl baÅŸlarına gelindiÄŸinde unutulma noktasına gelmiÅŸtir. Bu sanatın tekrar hayat kazanması, ebru sanatına ‘çiçekli ebru’yu hediye eden büyük sanatçı Necmeddin Okyay sayesinde olmuÅŸtur. Okyay’dan sonraki büyük merhale Mustafa Düzgünman’dır. Mustafa Düzgünman’ın talebelerinden Niyazi Sayın, Sabri Mandıracı,Timuçin Tanarslan,Alparslan BabaoÄŸlu,Fuat BaÅŸar bu sanatın yeniden yaygınlaÅŸmasında büyük gayret sarfetmiÅŸlerdir. ebru sanatı, tanınması ebru sanatı birçok dizide filmde ve tanıtımlarda kullanılmıştır.Bu yüzden ülkemizde herkes ebru sanatını az da olsa bilir
Yazar Hakkında
Yorumunuzu Bırakın
Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.
Yorum yollayabilmek için giriş yapmalısınız.


