İnsülin Nedir. Ne işe yarar

İnsülin, moleküler ağırlığı 5.8 kilodalton (kDa) olan, polipeptit yapılı ve vücuttaki karbonhidrat özüştürmesinin düzenlenmesinde glukagon ile birlikte rol alan bir hormondur. Kan ÅŸekerini düşürücü etki yapar. Pankreasın hormonal salgı birimleri olan Langerhans adacıklarından salgılanan insülinin adı da Latince’de “ada” anlamına gelen “insula” sözcüğünden türetilmiÅŸtir.

İnsülinin, karbonhidrat özüştürmesinin birincil dengeleyicisi olmanın yanında, karbonhidrat metabolizması ile ilişki içinde bulunan yağ ve protein metabolizmaları üzerinde de önemi vardır ve kandaki insülin derişimi değişikliklerinin tüm bedende yaygın etkileri bulunur. Bu hormonun tam yokluğu, şeker hastalığının 1. tipine (yüksek şeker); görece azlığı ya da insüline karşı direnç ya da her ikisinin birlikte olması ise 2. tip şeker hastalığına(düşük şeker) yol açar. Bu doğrultuda, endüstriyel olarak üretilmiş olan insülin, 1. tip şeker hastalığında ve başka ilaçların yetersiz kaldığı 2. tip şeker hastalığı vakalarında ilaç olarak da kullanılır.

İnsülinin yapısı hayvanlar arasında görece küçük farklara bağlı bir çeşitlilik gösterir ve insan insülinine en benzer yapıdaki insülin, arada tek bir aminoasit biriminin faklı oluşuyla, domuz insülinidir. İnsülinin karbonhidrat metabolizması üzerindeki düzenleyici işlevinin etkinliği de insandan insana değişkenlik gösterebilmektedir.

KeÅŸfi ve nitelendirilmesi

1869 yılında Berlin’de bir tıp öğrencisi olan Paul Langerhans, mikroskopla pankreasın yapısını incelerken, pankreasın dış salgı (ekzokrin) dokusunun içinde yayılmış ve daha önce belirlenememiÅŸ hücre kümelerine rastlamıştır. Bir süre sonra Eduard Laguesse, daha sonraları “Langerhans adacıkları” diye adlandırılacak olan ve o dönemde iÅŸlevleri bilinmeyen bu hücreler için, sindirimde rolü olan bir salgı üretiyor olabilecekleri fikrini öne sürmüştür.

1889′da Polonya asıllı Alman tıp doktoru Oscar Minkowski, Joseph von Mehring ile birlikte yürüttükleri bir çalışmada, pankreasın sindirim üzerindeki bu öngörülmüş rolünü gösterebilmek için saÄŸlıklı bir köpeÄŸin pankreasını çıkarmıştır. Bundan birkaç gün sonra, Minkowski’nin hayvan bakıcısı tarafından köpeÄŸin idrarının üzerinde sineklerin uçuÅŸtuÄŸunu farkedilmiÅŸ ve köpeÄŸin idrarı test edildiÄŸinde de içinde ÅŸeker olduÄŸu ortaya çıkmıştır. Bu, pankreas ve ÅŸeker hastalığı arasındaki iliÅŸkiyi ortaya koyan ilk bulgu olmuÅŸtur. 1901 yılında ise, Eugene Opie‘nin Langerhans adacıkları ile ÅŸeker hastalığı arasındaki iliÅŸkiyi “Åžeker hastalığının nedeni, Langerhans adacıklarındaki harabiyettir ve yalnızca bu adacıkların kısmen ya da tamamen harabolmasıyla geliÅŸir” cümlesi ile açıkça ortaya koymasıyla, bir baÅŸka önemli adım atılmıştır.

Ondan sonraki 20 yıl boyunca, adacıkların salgılarını toplayıp, ilaç olarak kullanmak için birçok çalışma yapılmıştır. 1906 yılında, George Ludwig Zuelzer köpeklerin pankreas özütüyle iyileştirilmesinde kısmen başarı sağlamış, fakat çalışmalarını sürdürememiştir.

1911′le 1912 yılları arasında, Åžikago Üniversitesi’nden E. L. Scott sulandırılmış pankreas özütlerini kullanmış ve glikozüride hafif bir azalma gözlediÄŸini not etmiÅŸtir ama ÅŸefini ikna edememiÅŸ ve araÅŸtırması da durdurulmuÅŸtur.

1919′da ise Rockefeller Üniversitesi‘nden Israel Kleiner benzer etkileri göstermiÅŸtir ama o da I. Dünya Savaşı nedeni ile kesilen çalışmalarına bir daha dönememiÅŸtir.

Romen Tıp Okulu‘nda fizyoloji profesörü olan Nicolae Paulescu, Fransa’da sürdürülüp Romanya’da da patenti alınmış benzer bir çalışmayı 1921′de yayımlamıştır ve o zamandan beri de Romenler, insülini keÅŸfeden kiÅŸi olma unvanının Nicolae Paulescu’ya ait olduÄŸunu savunagelmiÅŸlerdir.


Yazar Hakkında

admin Sitede 943 konusu bulunmakta.

Yorumunuzu Bırakın

Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.

Yorum yollayabilmek için giriş yapmalısınız.

Copyright © 2012 Neden-Nasıl-Nedir. All rights reserved.
Tüm yazı ve görseller çeşitli kaynaklardan derlenmiştir. www.nedennasilnedir.com bu bilgilerin kesin doğruluğunu kabul etmez...