Merkür Gezegeni

Merkür (Utarit), GüneÅŸ sistemi‘nin GüneÅŸ’e en yakın gezegenidir. Büyüklük açısından 8 gezegen arasında sekizinci sırayı alır. Adını Roma mitolojisinde ticaret ve yolculuk tanrısı ve tanrıların habercisi olarak bilinen Merkür‘den alır. Çıplak gözle izlenebilen 5 gezegenden biri (diÄŸerleri Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn) olarak eski çaÄŸlardan beri insanoÄŸlunun dikkatini çekmiÅŸtir. Yer benzeri ya da ‘kaya’ yapılı gezegenler sınıfına girmektedir. GüneÅŸ’e yakınlığı nedeniyle yeryüzünden izlenmesi güçtür ve hakkında bilinenler sınırlıdır. Uydusu bulunmamaktadır

Merkür, GüneÅŸ’e uzaklığı yaklaşık 46 milyon ile 70 milyon kilometre arasında deÄŸiÅŸen oldukça eliptik bir yörünge izler. Plüton‘dan sonra GüneÅŸ sistemi‘nin gezegenleri arasında gözlenen en yüksek dışmerkezlik deÄŸerine sahip bu yörüngenin milyonlarca yıllık bir çevrim içinde zaman zaman daha da basıklaÅŸarak dışmerkezlik derecesinin günümüzdeki 0,21′den 0,5 düzeyine dek yükselebildiÄŸi sanılmaktadır.

Tüm gezegenlerin yörüngelerinde gözlenen günberi noktasının yer deÄŸiÅŸtirme hareketinin, Merkür yörüngesi sözkonusu olduÄŸunda klasik mekanik kuramının öngördüğünden daha hızlı olduÄŸu fark edilmiÅŸtir. Bu farklılık Einstein’ın görelilik kuramı ile açıklanabilmiÅŸ ve bu kuramı destekleyen bulgulardan biri chg olarak kabul edilmiÅŸtir.

Merkür, GüneÅŸ sistemi‘nin iç gezegenler olarak adlandırılan diÄŸer dört üyesi gibi katı bir yapıya sahiptir. 5,43 g/cm³ olan yoÄŸunluÄŸu Yer ile karşılaÅŸtırılabilecek denli yüksektir ve Yer’den sonra GüneÅŸ Sistemi’nde karşılaşılan en büyük deÄŸerdedir. Merkür GüneÅŸ’e yakınlığı nedeniyle güneÅŸ ışınlarının güçlü etkisi altındadır ve sıcak bir gezegendir. Yüzey ısısı uzun süren Merkür günü sırasında 450 °C üzerindeki düzeylere çıkabilirken, etkili bir atmosferin yokluÄŸu nedeniyle gece -170 °C’ye kadar düşmektedir. Gezegenin koyu bir yüzeyi vardır. Yüzeyin 0,11 albedo deÄŸeri vardır, yani üzerine düşen güneÅŸ ışınlarının ancak yaklaşık onda birini yansıtır.

Yüzey şekilleri

Merkür yüzeyinin en dikkat çeken özelliÄŸi tüm gezegen üzerine dağılmış irili ufaklı çarpma kraterleridir. İlk bakışta Ay yüzeyine benzetilebilecek bu görünümün, daha dikkatli bir incelemede birçok farklılıklar içerdiÄŸi anlaşılır. Ay’da olduÄŸu gibi kraterlerin yoÄŸun bir ÅŸekilde iç içe geçtiÄŸi alanlar arasında, krater yoÄŸunluÄŸunun çok düşük olduÄŸu, yumuÅŸak engebeli geniÅŸ düzlükler yer alır. Bu bölgeler kraterlerin sık olduÄŸu bölgelere göre daha alçakta yer alırlar ve Ay’daki ‘deniz’lere benzer ÅŸekilde, büyük çarpmalar sonucunda gezegen içinden yüzeye çıkan lav akıntıları ile oluÅŸtukları sanılır. Gerek bu oluÅŸumların, gerekse büyük kraterlerin çoÄŸunun, GüneÅŸ Sistemi içinde büyük çarpışmaların sürdüğü 4,5 ile 3,8 milyar yıl öncesini kapsayan dönemde meydana geldiÄŸi düşünülür. 3,8 milyar yıl öncesinden günümüze kadar, GüneÅŸ Sistemi büyük çarpışmaların sıklığının azaldığı, nisbeten sakin bir döneme girmiÅŸtir. Merkür üzerindeki en büyük çarpışma izi, 1300 km. çapındaki Caloris Havzasıdır. Bu dev lav denizi 100 km. çapında bir gökcisminin çarpması ile gezegenin manto tabakasından yüzeye çıkan sıvılaÅŸmış materyel ile oluÅŸmuÅŸ, bu arada ÅŸok dalgalarının gezegen boyunca yayılarak diÄŸer yüzünde odaklanması sonucunda Caloris Havzasının tam karşı kutbunda 500.000 km.2 lik bir alan son derece engebeli bir hal almıştır. Ayrıca düzlükler üzerinde yüzlerce kilometre uzunluÄŸunda ve yüksekliÄŸi 2-3 km.yi bulan kırıklar dikkati çeker. Bunlara, gezegenin soÄŸuması sırasında küçülen hacminin neden olduÄŸu sanılmaktadır. Kırıkların bazı kraterlerin içinden de geçmeleri krater oluÅŸum döneminden daha sonra meydana geldiklerini düşündürür. Gezegen yüzeyinin en dışta kalan birkaç metre kalınlığındaki kısmının, Ay yüzeyindekine benzer biçimde çok küçük göktaÅŸlarının milyarlarca yıldır süren bombardımanı sonucunda ince bir toz haline gelmiÅŸ regolit tabakası olduÄŸu varsayılır. Aynı Ay’da gözlendiÄŸi gibi az sayıdaki genç kraterin, ışınsal olarak kendilerini çevreleyen parlak beyaz çizgilerin ortasında yer aldığı görülür. Bu çizgiler, çarpma sırasında ‘kirli’ regolitin üzerine sıçrayan taze materyel ile iliÅŸkilidir.

Yüzeyindeki Maddeler

Merkür’ün yüzeydeki kurtulma hızı gezegenin düşük kütlesi nedeniyle Yer’in ancak % 40′ı kadardır. Bu düzeydeki bir çekim gücü, gezegen yüzeyindeki 400 °C’yi aÅŸan sıcaklıklar karşısında gazların uzaya kaçmasına engel olamayacak denli güçsüzdür. Bu nedenle Merkür’ün çoÄŸunlukla orta ağırlıktaki elementler içeren (oksijen, sodyum, potasyum) son derece seyrek bir atmosferi bulunmaktadır. Bu atmosfer duraÄŸan olmaktan çok, Merkür’ün konumunda etkisi güçlü olan güneÅŸ rüzgarı ve yüksek yüzey ısıları nedeniyle gezegen yüzeyinden koparılan ve kısa sürede uzay boÅŸluÄŸuna kaybedilen atomlardan oluÅŸmuÅŸ, sürekli yenilenen bir yapıdadır. Bu ÅŸekliyle, Merkür atmosferini Yer’in egzosferi ile karşılaÅŸtırmak olasıdır. En ilginç olanı ise merkürün yerçekimi kuvvetinden kurtulmak dünyadakinden daha kolaydır.

Manyetik Alanı [değiştir]

Merkür’ün küçük boyutuna oranla önemli sayılabilecek bir manyetik alanı bulunmaktadır. Ekseni Merkür’ün dönüş eksenine 11° eÄŸimli, kutupları Yer’in manyetik kutuplarına göre ters yerleÅŸmiÅŸ durumda, yani kuzey manyetik kutbu gezegenin coÄŸrafi güney kutbuna komÅŸu olan ve gezegen yüzeyinde Yer manyetik alanının % 1′i kadar güçlü bu alan, Merkür çevresinde küçük bir manyetosfer oluÅŸturmaya yeterlidir. Manyetosfer, GüneÅŸ rüzgarı adı verilen ve güneÅŸ kökenli hızlı parçacıkların oluÅŸturduÄŸu plazma akımının, gezegenin manyetik alanın etkisi ile saptırılarak engellendiÄŸi bölgedir. Manyetosferin en dışında, plazma akımının yavaÅŸlayarak hızının ses hızının altına indiÄŸi ve yön deÄŸiÅŸtirdiÄŸi bir ÅŸok dalgası gözlenir. Merkür’ün manyetik alanı güneÅŸ rüzgarı ile gelen parçacıkları yakalayıp gezegen çevresinde tutacak kadar güçlü olmadığı için, Van Allen kuÅŸakları yoktur.

Küçük bir gezegen olan Merkür’ün çekirdek sıcaklığının bir manyetik alan oluÅŸturmak için gerekli olan sıvı demir kütlesini barındırmaya izin vermeyecek kadar düşük olduÄŸu düşünülmektedir. Bu nedenle, bugün gözlenen manyetik alanın gezegen içindeki aktif bir manyetik dinamo tarafından saÄŸlanmak yerine, çok önceleri mıknatıslanmış olan katı haldeki çekirdek tarafından sürdürüldüğü görüşü ortaya atılmıştır.

Merkür’ün kendi ekseni etrafında dönüşü

Gözlem koÅŸullarının güçlüğü, Merkür’ün teleskopla ayırdedilebilen yüzey yapılarının hareketlerine dayanarak dönüş periyodunun hesaplanmasını zorlaÅŸtırmıştır. 1960′lı yıllara gelinceye dek gezegenin kendi ekseni etrafında dönüşünün, GüneÅŸ çevresindeki hareketi ile ‘kilitlenmiÅŸ’ ÅŸekilde 88 günde tamamlandığına inanılıyordu. Gezegenin bir yüzünün sürekli karanlıkta kalarak çok düşük sıcaklıkta bulunması ile sonuçlanacak bu durum, 1962 yılında radyo gökbilim tekniklerinin Merkür’ün gece yüzünde sıcaklığın hiçbir zaman -160 °C’nin altına düşmediÄŸini ortaya koyması ile tartışmalı hale geldi. 1965 yılında radar incelemeleri, gezegenin dönüş hızının yaklaşık 59 günlük bir devir ile uyumlu olduÄŸunu gösterdi. İtalyan gökbilimci Giuseppe Colombo bu sürenin Merkür’ün yörünge periyodunun 2/3 ü kadar olduÄŸuna dikkati çekerek, gezegenin alışılmamış bir dönüş-yörünge kilitlenmesi olabileceÄŸini bildirdi. Bu, Mariner 10 uzay sondasının 1974 yılında Merkür’ü ziyareti sırasında doÄŸrulandı. Bugün, Merkür’ün kendi etrafındaki dönüşünü 58,65 günde tamamladığı bilinmektedir. Yörünge ve dönüş periyodlarının bu ÅŸekilde 3:2 oranındaki senkronizasyonu, gezegenin oldukça eliptik yörüngesinin yol açtığı önemli yörünge hızı deÄŸiÅŸimleri ile daha uyumlu görülür. Bu ÅŸekilde, 1:1 oranındaki bir kilitlenmenin özellikle günberi dönemindeki hızlanma sırasında yol açacağı librasyon hareketleri ve buna baÄŸlı güçlü gel-git etkileri ve iç gerilimler önlenmiÅŸ olmaktadır.

Merkür’ün bu dönüş biçimi ilginç sonuçlar doÄŸurur. Gezegen kendi ekseni etrafında bir dönüşünü tamamladığı 58,65 günlük süre içinde GüneÅŸ çevresindeki dönüşünün de üçte ikisini gerçekleÅŸtirdiÄŸi için, güneÅŸin görünür hareketi çok daha yavaÅŸ olmaktadır. Merkür’ün herhangi bir noktasında güneÅŸin iki doÄŸuÅŸu arasında geçen süre dünya ölçülerine göre 176 gündür; diÄŸer bir deyiÅŸle gezegenin bir günü iki yılına eÅŸittir. Bunun yanı sıra aşırı eliptik yörünge nedeniyle deÄŸiÅŸen yörünge hızı, gezegenin güneÅŸ çevresindeki açısal hızının bazen kendi etrafındaki açısal hızı aÅŸmasına, yani güneÅŸin görünür hareketinin ters yöne dönmesine yol açar; gezegenin bu eliptik çizgi üzerinde güneÅŸe yaklaşıp uzaklaÅŸmasıyla güneÅŸin görünür boyutunun da deÄŸiÅŸmesi tabloya eklendiÄŸinde Merkür üzerinde geçen bir günün öyküsü iyice renklenir:

Caloris Havzası, güneÅŸin meridyenden yani öğle noktasından geçiÅŸi ile günberi geçiÅŸinin aynı zamana geldiÄŸi bir konumdadır. Merkür’ün her iki yılında bir, bu bölge öğle ile yaz ortasını bir arada yaÅŸayarak gezegenin (ve GüneÅŸ Sistemi’nin) en sıcak yeri olur. Caloris Havzası’ndaki bir gözlemci güneÅŸin doÄŸudan yükseldikçe büyüdüğünü ve doÄŸudan batıya doÄŸru hareketinin yavaÅŸladığını görür. GüneÅŸ en yüksek noktayı geçtikten ve alçalmaya baÅŸladıktan kısa bir süre sonra durur ve geriye doÄŸru hareket etmeye baÅŸlar. En yüksek noktadan bu kez ters yönde ikinci geçiÅŸinde en büyük görünür çapa ulaşır ve batıdan doÄŸuya alçalırken yeniden küçülmeye baÅŸlar. Bir süre sonra tekrar yavaÅŸlayarak durur ve doÄŸudan batıya alışılmış hareketine döner. Batı-doÄŸu doÄŸrultusundaki bu geriye hareket dünya ölçüleriyle birkaç gün sürmüştür. GüneÅŸ öğle çizgisinden üçüncü kez geçer ve batıya doÄŸru alçalırken küçülmeye devam eder. GüneÅŸ battığında bir Merkür yılı dolmuÅŸtur. İkinci yıl Caloris Havzasının gecesi boyunca geçer, güneÅŸ doÄŸudan yükselmeye baÅŸladığında yeni bir yıla girilmiÅŸtir.

Caloris Havzasının 90 derece doğusunda bulunan bir gözlemci için gün çok farklı başlar. Büyük ve sıcak bir güneş doğudan yavaşça yükselmeye başlar, ancak bir süre sonra durarak yeniden alçalır, batarken en büyük çapa ulaşır, dünya ölçüleriyle 2 gün sonra tekrar doğar ve yükseldikçe görünür büyüklüğünün azaldığı gözlenir. Öğle çizgisinden geçerken en küçük halini almıştır, batıya doğru alçaldıkça tekrar büyümeye başlar. Batıdan battıktan kısa bir süre sonra aynı noktadan tekrar en büyük şekliyle doğduğu gözlenir, batı ufkundan bir süre yükseldikten sonra yeniden alçalır ve bir Merkür yılı boyunca görünmemek üzere batar

Merkür’ün tanınmasının tarihçesi

  • Eski çaÄŸlardan günümüze ulaÅŸan kaynaklarda Merkür Ay, GüneÅŸ, Venüs, Mars, Jüpiter, ve Satürn ile birlikte, görünür hareketlerinin diÄŸer yıldızlardan farklılığıyla tanınan 7 gökcisminden biri olarak gösterilir. Bu yönüyle, antik gökbilim için olduÄŸu kadar astroloji açısından da önem taşıyan gezegen, birçok dilde haftanın yedi gününe adını veren gökcisimlerinden biri olarak, tarihöncesinden günümüze insan kültüründe yerini korumuÅŸtur. Eski Yunan‘da sabah yıldızı olarak görüldüğünde Hermes, akÅŸam yıldızı olarak görüldüğünde ise Apollo olmak üzere iki ayrı ad taşımaktaydı. Pisagor sayesinde bu iki yıldızın aslında aynı gökcismi olduÄŸunu öğrenen ilkçaÄŸ dünyası, Merkür ve Venüs’ün GüneÅŸ çevresinde döndüğünü ileri süren Heraklit ile ilk kez güneÅŸmerkezli görüş ile tanıştı. Romalılar ise gezegene Hermes’in Roma mitolojisindeki eÅŸdeÄŸeri olan ayakları kanatlı haberci tanrı Merkür‘ün adını verirken büyük olasılıkla Merkür’ün sabah ufku ile akÅŸam ufku arasındaki hızlı geçiÅŸlerinden etkilenmiÅŸlerdi.
  • 1639′da İtalyan gökbilimci Giovanni Battista Zupi basit bir teleskop yardımı ile Merkür’ün evreleri olduÄŸunu farketti. Gezegenin GüneÅŸ etrafında döndüğünü bildirdi.
  • 1880′lerde İtalyan gökbilimci Giovanni Schiaparelli atmosferin olumsuz etkilerini en aza indirebilmek amacıyla, Merkür’ün gökyüzünde yüksekte bulunduÄŸu gündüz saatlerinde teleskopla yaptığı gözlemlerle, Merkür yüzeyindeki koyu ve açık renkli bölgeleri gösteren ilk ‘albedo haritası’nı çizdi ve Merkür’ün dolanma süresi ile kendi etrafında dönme süresinin eÅŸit olduÄŸunu iddia etti.
  • Yunan asıllı ve Türkiye doÄŸumlu Fransız gökbilimci Eugène Michel Antoniadi 1934 yılında yayınladığı kitabında Merkür’ün o zamana kadar yapılmış en ayrıntılı albedo haritasını sundu ve gezegenin dikkate deÄŸer bir atmosferi bulunduÄŸunu öne sürdü.
  • 1962 yılında Michigan Üniversitesinden W.E. Howard, gezegenin kızılötesi ve radyo ışınımları ölçümlerine dayanarak Merkür’ün gece yüzünün hiçbir zaman güneÅŸ ışığı almayan bir yüzeyden beklendiÄŸi kadar soÄŸuk olmadığını, bu nedenle 88 günlük dönüş süresi iddialarının akla yakın olmadığını ileri sürdü.
  • 1965′te Gordon H. Pettengil ve Rolff B. Dyce Porto Rico‘daki Arecibo radyoteleskopu yardımıyla yaptıkları radar incelemeleri ile gezegenden yansıyan ışınların Doppler kaymasını ölçerek Merkür’ün kendi ekseni etrafındaki dönüşünü yaklaşık 59 günde tamamladığını hesapladılar. Bu bulgu üzerine İtalyan bilim adamı Giuseppe Colombo bugün kabul edilen 3:2 yörünge-dönüş senkronizasyonu görüşünü ortaya attı.
  • 1991 yılında Arecibo radyoteleskopundan yapılan radar gözlemlerinde gezegenin kutup bölgelerinde donmuÅŸ halde su bulunabileceÄŸini düşündüren bulgular elde edildi.

Mariner 10 uzay sondası

Bugüne dek Merkür’e gönderilen tek uzay aracı 1973 yılında fırlatılan Mariner 10 uzay sondasıdır. Sonda, Åžubat 1974′te Venüs yakın geçiÅŸini gerçekleÅŸtirdikten ve gezegenle ilgili bilimsel gözlemler yaptıktan sonra, GüneÅŸ çevresinde Merkür yörüngesi ile kesiÅŸen ve yörünge dönemi Merkür’ün periyodunun tam iki katı olan eliptik bir yörüngeye girerek bu çizgi üzerinde her 176 günde bir Merkür’le karşılaÅŸmaya baÅŸladı. 29 Mart 1974, 21 Eylül 1974 ve 16 Mart 1974 tarihlerinde gerçekleÅŸen üç yakın geçiÅŸte gezegen hakkında çok deÄŸerli bilgiler elde edildi:

  • Merkür’ün kütlesi, çapı, dönüş süresi duyarlı olarak ölçüldü.
  • Gezegenin daha önce bilinmeyen manyetosferi keÅŸfedildi, ince atmosferi hakkında veriler toplandı.
  • Ayrıntılı fotoÄŸraflar çekildi, gezegenin yüzey haritası çıkarıldı. Ancak sondanın her geçiÅŸinde Merkür aynı konumda bulunduÄŸundan, yüzeyin ancak yarıya yakın bölümü haritalanabildi.

Üçüncü geçişte gezegene 327 km. yaklaşan sonda, bu geçişten kısa bir süre sonra yakıtının bitmesi ile görevini sonlandırdı. 1975 yılından bu yana bağlantı kurulamayan Mariner 10, sabit yörüngesinde her iki Merkür yılında bir gezegenle aynı noktada buluşmaya devam etmektedir.

MESSENGER uzay sondası

Yer’den Merkür’e gönderilen uzay araçları, gezegenin GüneÅŸ’e yakın konumu nedeniyle, gezegen çevresinde yörüngeye girebilmek için çok yüksek enerjiye gereksinim duymaktadır. Bu nedenle, Mariner 10 programında, gözlemler için çok az zaman tanıyan hızlı yakın geçiÅŸler ile yetinmek zorunda kalınmıştır.

1980′lerin sonlarına doÄŸru NASA bilim adamlarından Chen-Wan Yen, bir uzay sondasını Merkür çevresinde yörüngeye sokmaya olanak tanıyabilecek ekonomik uçuÅŸ yolları tasarladı. MESSENGER bu plan üzerine kurulmuÅŸ karmaşık ve uzun bir rota izleyerek Mart 2011′de Merkür etrafında yörüngeye girmek üzere, 3 AÄŸustos 2004′te fırlatıldı. GeliÅŸmiÅŸ bilimsel aygıtlarla donatılan sonda, yörüngeye girmeye uygun bir açı ve hız elde edebilmek için gerekli kütleçekim yardım manevralarını 1 kez Yer, 2 kez Venüs ve 3 kez de Merkür yakın geçiÅŸi ile gerçekleÅŸtirecektir. 1 yıl sürmesi planlanan yörünge etkinlikleri ÅŸu konular üzerinde yoÄŸunlaÅŸacaktır:

  • Merkür’ün tüm yüzeyinin yüksek çözünürlüklü (250 metre/piksel) görüntülerinin elde edilmesi
  • En azından gezegenin bir bölümünün topografik haritasının çıkarılması
  • Yüzey bileÅŸenlerinin gezegen üzerinde dağılımı
  • Çekim alanının ayrıntılı haritası
  • Manyetik alanın 3-boyutlu modeli
  • ÇeÅŸitli elementlerin yüksekliÄŸe göre dağılımı
  • Kutuplarda kraterlerin güneÅŸ almayan alanlarında korunmuÅŸ uçucu bileÅŸenlerin araÅŸtırılması

Adlandırma

Uluslararası Gökbilim Birliği (IAU), Merkür üzerindeki yüzey şekillerine verilen adların belli kurallara göre seçilmesini önermektedir:

  • Kraterler: Ölmüş sanatçıların (besteci (örnek: Vivaldi, ressam, yazar) adları
  • DaÄŸlar: ‘Caloris’ (Latince ‘sıcak’ sözcüğünden)
  • Sırtlar: Merkür araÅŸtırmalarına katkıda bulunmuÅŸ ölmüş bilim adamları
  • Ovalar: Merkür gezegeninin veya tanrı Merkür‘ün çeÅŸitli dillerde adları
  • Uçurumlar: KeÅŸiflerde veya bilimsel araÅŸtırmalarda kullanılan ünlü gemilerin adları
  • Vadiler: Radyoteleskop adları

Gözlem koşulları

Merkür, GüneÅŸ çevresinde yaklaşık 88 gün süren dolanma süresi ve 116 günlük kavuÅŸum dönemi ile, gökyüzündeki görünür hareketini yılda üç kez yineler. Bir alt gezegen olması nedeniyle ile her zaman GüneÅŸ’e yakın konumdadır ve gözlenmesi GüneÅŸ’in parlak ışığı nedeniyle oldukça güçtür. -1,9 kadir derecesine varabilen parlaklığı ile en parlak yıldızlardan ve bazen Satürn, Mars ve hatta Jüpiter’den daha ışıklı olabilmesine karşın hiçbir zaman karanlık bir zemin üzerinde izlenemediÄŸi için, her kavuÅŸum döneminin en fazla birkaç gün süren bir kısmında, en yüksek batı ya da doÄŸu uzanımı esnasında çıplak gözle görülebilir. Bu gözlem koÅŸulları, doÄŸu uzanımı için güneÅŸin batışını izleyen, batı uzanımı için ise güneÅŸin doÄŸuÅŸundan az önceki kısa bir süre için gerçekleÅŸir. Bu nedenle her 116 günlük dönemde Merkür bir kez ‘akÅŸam yıldızı’, bir kez de ‘sabah yıldızı’ olarak izlenir. En yüksek uzanım, yörünge dışmerkezliÄŸinin yüksek olması nedeniyle 18° ile 28° arasında deÄŸiÅŸir, ancak 28° bile rahat bir gözlem için yeterli deÄŸildir. Özellikle tutulum düzleminin ufka daha yakın olduÄŸu yüksek enlemlerden gezegenin görülmesi çok zordur. Gözlem noktası Yer ekvatoruna yaklaÅŸtıkça Merkür’ün sabah ya da akÅŸam alacakaranlığında ufuktan yüksekliÄŸi artacağı için çıplak gözle görülebilmesi daha kolay olur. Merkür’ün oldukça eliptik yörüngesinin uzun ekseninin Yer yörüngesine göre konumuna baÄŸlı olarak, dünyanın güney yarıküresinin sonbahar baÅŸlangıcına denk gelen döneminde, gezegenin olası en yüksek batı uzanımı ile 7°’lik yörünge eÄŸikliÄŸinin üst üste gelmesi sayesinde Merkür için en uygun gözlem koÅŸulları oluÅŸur. Aynı ÅŸekilde olası en yüksek doÄŸu uzanımı ile yörünge eÄŸikliÄŸi açısının birbiri üzerine eklenmesi, yine güney yarıküreden bu kez kış aylarında gezegenin rahat gözlenmesine olanak saÄŸlar. Yüksek dışmerkezlik nedeniyle yörünge hızı dolanma sırasında çok deÄŸiÅŸir ve kavuÅŸum süresi Yer’in Merkür yörüngesine oranla konumuna göre birkaç gün kayabilir.

Yer atmosferinin olumsuz etkilerini en aza indirebilmek amacıyla, teleskop kullanılarak yapılan profesyonel gözlemler Merkür’ün ufuktan iyice yüksekte bulunduÄŸu gün ortası saatlerinde gerçekleÅŸtirilir. Tam güneÅŸ tutulmaları çok kısa süre için de olsa güneÅŸe çok yakın konumdaki gezegenin gün ortasında çıplak gözle izlenebilmesine olanak saÄŸlar.

Kısıtlayıcı etmenler nedeniyle, yeryüzünden yapılan gözlemler en güçlü teleskoplar kullanıldığında dahi Merkür’ün yüzey ÅŸekilleri hakkında yeterli bilgi saÄŸlayamamış ve elimizdeki bilgilerin büyük kısmı Mariner 10 uzay sondası tarafından saÄŸlananlarla sınırlı kalmıştır.

Evreler

Bir teleskopla izlendiÄŸinde Merkür’ün Ay ve Venüs gibi evreleri olduÄŸu görülür. Gezegenin yeryüzüne en uzak ve GüneÅŸ’in arkasında bulunduÄŸu üst kavuÅŸum anında görünen yüzeyinin tümü aydınlandığından ışıklı bir daire ÅŸeklinde ‘dolun’ evresi söz konusudur. Bu aynı zamanda uzaklık nedeniyle Merkür’ün görünür çapının en az olduÄŸu dönemdir. En iyi gözlem koÅŸullarının oluÅŸtuÄŸu en yüksek uzanım anında gezegen bir yarımdaire ÅŸeklinde görülür. GüneÅŸ ile Yer arasında kaldığı dönemlerde ise karanlık yüzünü göstererek bir ‘hilal’ ÅŸekli alır. Hilalin en ince olduÄŸu dönemler gezegenin dünyaya en yakın olduÄŸu ve görünür çapının en büyük olduÄŸu dönemlerdir, ancak bu esnada güneÅŸ ışınları gezegenin görülmesini engeller.

Merkür’ün GüneÅŸ geçiÅŸleri

Merkür her yıl ortalama:) üç kez alt kavuÅŸum konumundan geçtiÄŸi halde, yörüngesinin tutulum düzlemine 7 derecelik bir açı yapması nedeniyle güneÅŸ diskinin önünden geçiÅŸi nadiren gerçekleÅŸir. Merkür yörüngesinin tutulum düzlemini kestiÄŸi noktalar, yani yörüngenin çıkan ve inen düğümleri ile GüneÅŸ ve Yer’in düz bir çizgi üzerinde yer almasını gerektiren bu durum her yüzyılda 12-14 kez ve yalnız Mayıs ve Kasım ayları içinde gözlenir. GüneÅŸ diski üzerinde küçük bir siyah beneÄŸin ilerlemesi ÅŸeklinde izlenen bu olay, Merkür’ün yörünge hızının daha düşük olduÄŸu günöte noktasına daha yakın olan Mayıs geçiÅŸlerinde daha yavaÅŸ olur ve 9 saat kadar sürebilir.

Yazar Hakkında

admin Sitede 943 konusu bulunmakta.

Yorumunuzu Bırakın

Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.

Yorum yollayabilmek için giriş yapmalısınız.

Copyright © 2012 Neden-Nasıl-Nedir. All rights reserved.
Tüm yazı ve görseller çeşitli kaynaklardan derlenmiştir. www.nedennasilnedir.com bu bilgilerin kesin doğruluğunu kabul etmez...