Olimpiyat Oyunları
- Cuma, AÄŸustos 8, 2008, 0:30
- NASIL, NEDİR
- 1 views
- Henüz Yorum Yok
Olimpiyat Oyunları, veya kısaca Olimpiyatlar, dört yılda bir yapılan geniş kapsamlı bir spor organizasyonudur.
Antik ÅŸekli Eski Yunan‘da yapılan oyunlar Fransız soylusu Pierre Frèdy, Baron de Coubertin tarafından 19. yüzyıl’ın sonlarında modernize edilmiÅŸtir.
Olimpiyat Oyunları’nın yaz sporlarını içeren ve daha iyi bilineni olan Yaz Olimpiyatları, 1896′dan beri Dünya SavaÅŸları istisnaları hariç her dört yılda bir yapılagelmiÅŸtir. Kış Oyunları ise 1924′te yapılmaya baÅŸlanmıştır ve 1994′ten beri Yaz Oyunlarının yapıldığı yıllardan iki sene sonra yapılmaktadır.
5 kıtayı temsilen ilk kez 1920 Olimpiyatlarında kullanılan Olimpiyat Bayrağı.Mavi daire Avrupa’yı, sarısı Asya’yı, siyahı Afrika’yı, kırmızı Amerika’yı, yeÅŸil de Avustralya’yı temsil eder. Bu beÅŸ kıtanın üzerinde bir tek güneÅŸ parlar. GüneÅŸ ışınlarından yararlanılarak bir büyüteçle yakılan olimpiyat meÅŸalesi de oyunlar devam ettiÄŸi sürece söndürülmez.
Antik (Klasik) Olimpiyatlar
Antik Olimpiyatların tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte hakkında pek çok söylenti vardır. Olimpiyatların tarihinin MÖ XIV. yüzyıla kadar uzandığı tahmin edilmektedir. Oyunların Yunanistan’ın Olympia yöresinde baÅŸladığı tahmin edilmektedir. MÖ 776 yılından itibaren ise oyunların tarihi kesin olarak tutulmaya baÅŸlanmıştır.
Oyunlar 12 yüzyıl boyunca hiç ara verilmeden, her dört yılda bir yapıldı. Bir süre Yunan yarımadasının, daha sonraları da Yunanistan’ı ele geçiren Romalılar yoluyla tüm Roma İmparatorluÄŸu’nun katılması ile devam etti.
Tanrılar veya yöresel bir kahraman adına yapıldığı tahmin edilen bu büyük şölenin, ilkel de olsa, mutlaka dine dayalı bir baÅŸlangıcı bulunuyor. MÖ 776 yılında yapılan ve I. Olimpiyatlar olarak adlandırılan bu oyunların programında yer alan ve 192 metrelik sahanın boyuna eÅŸit “Stadion” olarak tanımlanan yarışmanın galibi Coroebus da ilk Olimpiyat Åžampiyonu’dur. Geleneklere göre, her Olimpiyat Oyunu bu yarışı kazanan atletin adı ile anılıyor.
Zamanla, yarışma sayısı artırıldı, program bir günden beş güne uzatıldı.
XIV. Olimpiyatları’ndan sonra, sahanın geliÅŸ – gidiÅŸini kapsayan bir yarış eklendi. Sonraları mesafe koÅŸuları, boks, güreÅŸ, boks ve güreÅŸ karışımı Pankration/Pentatlon denen 5′li yarışma, zırhları ile yarışan askerlerin koÅŸuları ve atlı araba yarışları ile program geniÅŸletildi.
Olimpiyat Oyunları’nın ilk 600 yılı içinde, Yunan günlük hayatının vazgeçilmez unsuru olan kölelerin yarışmalara katılmasına izin verilmedi. Katılacak yarışmacıların tamamının Yunan kanından gelmesine özen gösterildi.
Yunan yarımadasının Romalılar eline geçmesi ile durum deÄŸiÅŸti ve İmparatorluk sınırları içinde yaÅŸayan herkese Olimpiyatlar’a katılma hakkı tanındı. MÖ 146 yılından itibaren, o zamana kadar genellikle Peloponez yörelerinden gelen Olimpiyat ÅŸampiyonları, zamanla, “Küçük Asya” denen Anadolu’dan gelenlere boyun eÄŸdiler.
Antik Olimpiyatlar’da kadın sporcular yer alamıyordu. Hatta kadınlar, seyirci olarak dahi sahaya giremiyorlardı. Zaman içinde Olimpiyatlar sırasında, ancak olimpiyat alanı dışında olmak üzere Tanrıça Hera adına bayanlar için yarışmalar düzenlendi.
Oyunlar kademeli olarak Romalılar Yunanistandaki gücünü arttırdıkça etkisini kaybetmeye baÅŸladı. Hristiyanlık Roma İmparatorluÄŸu’nun resmi dini olunca oyunların din dışı ve Hristiyan etkisine karşı bir durum olduÄŸu düşünülmeye baÅŸladı. 393 yılında İmparator Theodosius bin yılı aÅŸkın tarihi olan oyunları kaldırdı.
Modern Olimpiyatlar
Pierre de Coubertin
393 yılında Olimpiyat oyunları tam olarak bitmedi.17. yüzyılda dahi İngiltere’de bu isimle bir spor festivali gerçekleÅŸmekteydi. Bu arada Fransa ve Yunanistan gibi ülkelerde pek çok festival düzenlenmekteydi. Ama bu organizasyonlar daha ufak boyutlu ve yerel düzeydeydi.
Oyunları tekrar organize etme çabası 19. yüzyılın ortalarında Alman arkeologların Olimpia antik kentinin kalıntılarını bulmasından itibaren arttı.
Bu dönemde, Baron de Coubertin 1870-1871 yıllarında Almanya ve Fransa arasındaki savaşı neden Fransa’nın kaybettiÄŸini araÅŸtırıyordu. Baron de Coubertin’in düşüncesine göre yenilginin sebebi Fransa’da gerçek anlamda fiziksel eÄŸitimin verilmemesidir. Bunu sporla aÅŸma düşüncesine girer. Ona göre gençlik sadece kapalı sınıflarda deÄŸil aynı zamanda, açık havada spor yaparak yetiÅŸmelidir. Baron, Fransa’da çağın gerisinde kalan eÄŸitim ve spor kuruluÅŸlarına yeni bir sistem getirmek istedi. Aynı zamanda ülkeleri spor ile daha yakınlaÅŸtırarak ve sporla yapılan rekabet ile savaÅŸları önlemenin daha doÄŸru yol olduÄŸunu düşündü.
16 Haziran – 23 Haziran 1894 arasında Paris, Sorbonne Üniversitesi‘nde düzenlenen bir kongrede bu düşüncelerini farklı ülkelerden dinleyicilere aktardı. Kongrenin son gününde ilk modern olimpiyat oyunlarının da antik oyunların doÄŸum yeri olan Atina’da, 1896 yılında yapılmasına karar verildi. Oyunları organize etmek için Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) kuruldu. Komitenin ilk baÅŸkanı olarak Yunan Demetrius Vikelas seçildi.
Kongrede kabul edilen ilkeler şöyle sıralandı:
- Olimpiyatlar, eskiden olduğu gibi, her dört yılda bir yapılacak.
- Olimpiyatlar, Klasik Yunan’da olduÄŸunun aksine, tüm dünya sporcularına açık olacak ve yarışma programı, günün sporlarını içerecek.
- Yarışmalarda sadece büyükler yer alacak.
- Amatörlük kuralları, kesinlikle uygulanacak.
- Olimpiyat organizasyonu “gezici” olacak ve her olimpiyat baÅŸka bir ülkede yapılacak.
İlk oyunlar Atina’da 1896′da baÅŸarı ile tamamlandı. Toplam katılan sporcu sayısı 250′den az olmasına raÄŸmen, oyunlar o tarihe kadar yapılan en çok katılımlı spor organizasyonu oldu. Ve ikinci oyunların düzenlenmesi için IOC, Paris’i tercih etti.
1896 yılında 15 ülkeden 245 sporcu ile baÅŸlayan oyunlar, 2002 yılına gelindiÄŸinde Sidney’de 200′ü aÅŸkın ülkeden 10.500 katılımcıya kadar çıktı. Yine Sidney’de 16.000 gazeteci ve televizyon muhabiri bu organizasyonu takip etti. Bu ÅŸekilde oyunlar dünyanın en büyük medya olaylarından biri durumuna geldi. Bugün oyunları 4 milyara aÅŸkın kiÅŸinin televizyonlardan izleyebildiÄŸi bilinmektedir.
Bu denli büyük büyüme yine de sorunlara sebep olmaktadır. 1980′lerdeki finansal sorunlar sponsorlar ve yayın hakları ile bir ÅŸekilde çözülsede bu denli yüksek sayıda katılımcı, medya ve seyirciyi konuk etmek ÅŸehirler için oldukça büyük yük getirmektedir.
Yazar Hakkında
“Olimpiyat Oyunları” İçin Yorum Yok
Yorumunuzu Bırakın
Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.
Yorum yollayabilmek için giriş yapmalısınız.



çook güüüzelllll
ya o kadr ihtiyacım vardı ki size çoooooookkkk teÅŸekkür ederim………
çok güsel olmus
çok güzel bilgiler verdiğiniz için size minnettarım