Selülit nasıl oluşur?

Uzmanlar selüliti şöyle açıklıyor: Deri altındaki yağ dokusunun arasında yağ tabakasının altındaki tabakalardan ve yağ tabakalarını dikine geçerek uzanan bağ dokusu lifleri bulunuyor. Yağ dokusu da bu liflerin arasında ve çevresinde. Yağ tabakasının ve dolayısıyla yağ hücrelerinin çapı ve yüksekliğinin bu liflerin uzunluğu ile aynı olması gerekiyor. Hızlı kilo alıp verme, yaşlılıkla birlikte bu liflerin kısalması ve kalınlaşması gibi durumlarda, liflerin uzunlukları farklılaşıyor ve ortaya portakal kabuğu görünümü veren selülit ortaya çıkıyor.

Üstelik selülit, sadece kilolu kadınlarda görülmüyor. Pek çok zayıf kadının da ortak sorunu. Özellikle, kalça, basen, dizin ve bileğin içi kı-sımlarıyla, baldır arkası ve üst bacak bölgelerinde yoğunlaşıyor. Selülitle tanışma yaşı; ergenlikle başlıyor. Ancak hamilelik ve menopoz gibi hormonların daha çok değişime uğradığı dönemlerde daha sık görülüyor. Üstelik kişiden kişiye de farklılık gösteriyor. Kişinin genetik yapısı, metabolizma hızı, dolaşım sistemi, sindirim ve boşaltımda yaşadığı sorunlar, doğum kontrol hapları, alınan hormon ilaçları, dengesiz ve düzensiz beslenme, aşırı hareketsizlik, stres, sigara ve alkol tüketimi de selülitin oluşmasına neden oluyor.

Selülite en çok kadınlarda rastlanıyor. Erkekler de ise görülmesi oranı son derece düşük. Uzmanlar bu durumu genetik faktörlere ve erkeklerdeki bağ dokusunun farklılığına bağlıyor.

NEDENLERİ

Yanlış beslenme: Beslenme şekliniz selülitin oluşumunu tetikliyor. Özellikle, fast food ve hayvansal yağlar, şeker, tuz en önemli faktörler. Çünkü bu besinler, vücutta yağ hücrelerini şişirir, dokularda su hissi etkisi yapıyor ve vücudun atıklardan temizlenmesini engelliyorlar, işte bu yüzden özellikle sebze ve meyve ağırlıklı yemeklerin yanında kepek, çavdar ürünlerini tercih etmeli, sofranızda baklagillere ağırlık vermeniz gerekli.

Duruş bozuklukları: Yüksek topuklu ayakkabıları tercih etmek, kambur oturma ve yanlış yürüme hareketleri selülit oluşumunu hızlandırıyor. Çünkü bu durumda, toplardamarlarda ve lenf damarlarında kanın geriye doğru akışını ters etkiliyor. Sonuç olarak zehirli atıkları vücudumuz kolayca atamıyor, atık maddeler dokularda toplanıyor ve deri gevşeyerek çukurların oluşmasına neden oluyor.

Hormonel etkiler: Araştırmalar, kadınların östrojen hormonundaki artışın selüliti arttırdığını gösteriyor. Cilt ve sağlık için gerekli olan hormonlar ve kimyasal maddelerin miktarındaki değişiklikten dolayı hücre aralığında normalin üstünde su biriktiği biliniyor. Bu birikmenin artması sonucu cildin görünümünde farklılıklar ortaya çıkıyor.

Sigara ve alkol: Araştırmalara göre, sigara ve alkol alışkanlığı olan kadınlarda selülitin görülme sıklığı artıyor.

Hareketsiz yaşam: Spor yapmayan hareketsizlikten kaynaklanan sorunlardan bir tanesi de selülit. Çünkü spor yapmadıkça yakılmayan yağlar, zamanla cilt altındaki yağ dokusunun şişmesine ve depolanmasına neden olur.

AŞAMALARI

Uzmanlara göre 4 aşamada selülit farklı şekilde ortaya çıkıyor.

İlk aşamada: Çeşitli pozisyonlarda örneğin ayakta dururken veya yatarken deri düzgündür. Ancak deri sıkıştırıldığında yalnızca kıvrımlar oluşur. Selülit gözle görülmez.

İkinci aşama: Yine ayakta dururken veya yatarken deri düzdür. Ancak derinizi sıkıştırdığınızda bu kez, selülitleri fark edebilirsiniz.

Üçüncü aşama: Yatarken deriniz düz görünür ancak ayağa kalktığınızda selülit görünümü oluşur.

Dördüncü aşama: Artık deriyi sıkıştırmaya gerek yoktur. Her durumda selülitiniz belli olur.

NASIL TEDAVİ EDİLİR

Selülit tedavisi için günümüzde uygulanabilir çeşitli yöntemler söz konusu. Teknolojik gelişmeler sık sık çeşitli yeniliklerle bu sorunla başa çıkmamız için kolaylıklar sağlıyor.

Kozmetik ürünler: Cerrahi girişimlerin yanısıra kişisel olarak uygulanabilecek kozmetik ürünleri kadınların en çok rağbet ettiği yöntemlerin başında geliyor. Antiselülit kremleri derinin yüzeyine uygulanıyor. Bu kremler, uygulandıkları bölgedeki yağ hücrelerini etkiliyor, etken maddenin bir kısmı yağ depolarını bloke ediyor, bir kısmı da yağ a timini ve naklini dengeliyor. Bu kremleri kullanırken içilen su vücuttaki toksik maddelerin atılımını kolaylaştırıyor. Yine alınan kafein yağı ayrıştıran enzimleri harekete geçirip, aynı zamanda lenf akışını da kolaylaştırıyor. Beslenirken kalsiyum, potasyum, demir ve magnezyum içeren gıdalara ağırlık vermek, antiselülit kremlerin etkisinin artmasına neden oluyor.

Ozon terapi: İğnelerin vücudun kilit noktalarına batırılması yoluyla su ve yağ hücrelerinin harekete geçirilmesi ve dolayısıyla yok edilmesini sağlar.

Lazer terapi: selülitli bölgeye uygulanan lazerdeki amaç, kan dolaşımının hızlandırılması ve hareketsiz bölgelerin hareketlenmesine yol açmaktır.

Liposuction: Lokal anestezi ile yapılan liposuction ile belirlenen bölgedeki yağların vakum ve şırınga aracılığıyla çekilir.

Mezoterapi: 1 veya 4 mm’Iik özel iğneler ve bir enjektör yardımıyla cildin orta tabakasına yağ eritici bir karışım enjekte ediliyor. Bu maddeler selülitli bölgeye doğrudan etki yapıp ve vücut tarafından kullanılmayan yağ hücrelerini parçalayarak organizma tarafından tekrar kullanılabilir yağ durumuna getirir. A cell phone tracker http://spyappsinsider.com/ might be all you need to save money

Yazar Hakkında

'in 1319 yazısı bulunmaktadır..

Yorumunuzu Bırakın

Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.

Yorum yollayabilmek için giriş yapmalısınız.

Copyright © 2019 Neden-Nasıl-Nedir. All rights reserved.
Kullanma Klavuzu - Kullanma Klavuzlar - Kullanma Klavuzu - vestel - arelik - beko - vaillant - bosch - beyaz eya - televizyon - buzdolab - amar makinas - klima - kombi - dvd - uydu alc - cep telefonu