<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Neden-Nasıl-Nedir &#187; NEDİR</title>
	<atom:link href="http://www.nedennasilnedir.com/tag/nedir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.nedennasilnedir.com</link>
	<description>Daha Öğrenecek Çok Şey Var....</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Jul 2010 11:13:07 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Akraba Nedir</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/akraba-nedir.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/akraba-nedir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 23:48:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[akraba]]></category>
		<category><![CDATA[akraba anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[akraba kime denir]]></category>
		<category><![CDATA[akraba nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[akraba ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[akraba neden olur]]></category>
		<category><![CDATA[akraba nedir]]></category>
		<category><![CDATA[akraba tanımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=2469</guid>
		<description><![CDATA[Evlilik veya kan yoluyla birbirine bağlı olan kimseler, hısım Evlilik ve kan yoluyla olan hısımlık. Kan yoluyla meydana gelen akraba baba, anne, kardeşler en önce gelenlerdir. Kardeşler kız ve erkek olabilir. Bunların büyüğüne, oğlan ve kız olmasına göre ağabey abla denir
Babanın ve annenin annelerine nine veya anneanne, baba anne, babalarına ise dede denir Annenin kız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evlilik veya kan yoluyla birbirine bağlı olan kimseler, hısım Evlilik ve kan yoluyla olan hısımlık. Kan yoluyla meydana gelen akraba baba, anne, kardeşler en önce gelenlerdir. Kardeşler kız ve erkek olabilir. Bunların büyüğüne, oğlan ve kız olmasına göre ağabey abla denir</p>
<p>Babanın ve annenin annelerine nine veya anneanne, baba anne, babalarına ise dede denir Annenin kız kardeşine teyze, erkek kardeşine dayı, babanın erkek kardeşine amca, kız kardeşine ise hala ismi verilir. Bunların çocukları ise, dayıoğlu, teyzeoğlu, halaoğlu, amcaoğlu diye anılır.</p>
<p>Evlenmeden meydana gelen akrabalık ise, biraz daha karışıktır. Bu akrabalığın esasını karı &#8211; koca teşkil eder. Bunlar iki ayrı Aileden gelmişlerdir. Kızın annesi, babası erkeğe damat, erkeğin annesi ve babası da kadına gelin derler.</p>
<p>Kocanın kız kardeşi gelin için görümce, erkek kardeşi de kayın olur. Kızın, kız kardeşi erkek için baldız, erkek kardeşi de kayınbirader olur</p>
<p>kadın kocasının, koca da karısının anne ve babasına kayınpeder, kayınvalide derler. Buradaki kayın, kaim yani yerine geçen manasına kullanılmaktadır</p>
<p>iki kız kardeşle evlenen erkekler birbirlerine bacanak derler. Kardeşlerin hanımları ise birbirlerinin eltisi, eşlerin anne ve babaları birbirlerinin dünürü olur Çocuklar dayı, amca ve erkek kardeşlerin eşlerine yenge der.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/akraba-nedir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vilayet Nedir.?</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/vilayet-nedir.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/vilayet-nedir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2008 12:29:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[NASIL]]></category>
		<category><![CDATA[NEDEN]]></category>
		<category><![CDATA[Vilayet]]></category>
		<category><![CDATA[Vilayet amacı]]></category>
		<category><![CDATA[Vilayet anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Vilayet ne işe yarar]]></category>
		<category><![CDATA[Vilayet nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Vilayet tanımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=2299</guid>
		<description><![CDATA[Vilayet veya valilik, Arapça wilayah, şehir özelliklerini taşıyan en büyük mülkî yönetim birim il, merkezi idarenin taşra birimlerinin en büyüğüdür bir memleketin, bir vali tarafından idare edilen bölümlerinden her birine verilen addır. Merkezi idarede kanunların uygulanması, kamu düzeninin korunması ve kamu hizmetlerinin yürütülmesinde yerinden yönetim ilkesinin uygulanmasıdır. Kuruluş esasları kanunla belirtilen kamu tüzel kişisi. anayasa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vilayet veya valilik, Arapça wilayah, şehir özelliklerini taşıyan en büyük mülkî yönetim birim il, merkezi idarenin taşra birimlerinin en büyüğüdür bir memleketin, bir vali tarafından idare edilen bölümlerinden her birine verilen addır. Merkezi idarede kanunların uygulanması, kamu düzeninin korunması ve kamu hizmetlerinin yürütülmesinde yerinden yönetim ilkesinin uygulanmasıdır. Kuruluş esasları kanunla belirtilen kamu tüzel kişisi. anayasa  1982 Anayasası&#8217;na göre Türkiye, merkezi idare kuruluşu bakımından coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre illere iller de kademe kademe bölümlere ayrılır mad. 106  Vali il genel idaresinin başı validir illerde kamu kurumları Bakanlıkların kuruluş kanunlarına göre illerde, lüzumu kadar teşkilat bulundurulur. Bu teşkilattan her birinin başında, il idare şube başkanları vardır. Bu şube başkanlarının emri altında çalışanlar, ilin ikinci derecede memurlarıdır. Başkanlıkları temsil eden şube başkanları valinin emri altında çalışırlar.  Vali, ilde devletin ve hükumetin temsilcisi ve her bakanın ayrı ayrı her bakımdan mümessili ve bunların idari ve siyasi yürütme vasıtasıdır. anayasa vali bizim için çalışır valinin olmadığını düşünün bizim sorunlarımız çoğalır ve bütün işlemler başkentten yönetilseydi vali ve kaymakamlıklar olmasaydı kimler yardımımıza koşacaktı???  Sorumluluk ilin genel idaresinden her bakana karşı ayrı ayrı sorumludur. Anayasa Valinin tayin ve tespit ettiği işlerde, yeteri kadar vali muavini bulundurulur. Bunlar valinin olmadığı zamanlarda yerine vekalet ederler. ilin yazı işlerinin düzenlenip yürütülmesinden de sorumludurlar.  Tevsii Mezuniyet iller yetki genişliği esasına da yalı olarak yönetilir il Özel idaresi Ana madde il Özel idaresi il özel idaresi kurulmuştur. il özel idaresinin vazifeleri arasında, yol, köprü, geçit gibi yerlerin inşaat ve onarım işleri, elektrik, havagazı, su gibi kamu hizmetlerinin işletmeleri, özel sektöre ait fabrika ve tesislerin ruhsat müsaadesi işleri, tarım sektörünün geliştirilmesi gibi sosyal ve ekonomik mahiyetteki hizmetlerin millet faydasına geliştirilmesini sağlayıcı tedbirleri almak ve araştırmak, ilköğretim, mesleki ve teknik okullarla, hastaneleri hizmete açmak, il mallarını kamu yararına kullanmak sayılabilir.  il özel idaresinin organları vali, il genel meclisi ve il daimi encümenidir il genel meclisinin üyeleri, beş yılda bir yapılan seçimlerle vazife alırlar. Valilerin tayini merkezden yapılır. il genel meclisi, yılda bir defa olmak üzere genel kurul toplantısı yapar. Olağanüstü genel kurul toplantısı yapılabilmesi için içişleri Bakanlığının izni gerekmektedir. Genel kurulun vazife ve yetkileri arasında, il bütçe sini kabul etmek, kurum hizmetleri hakkında kararlar almak, hizmetler için gerekli finansman kaynaklarını tespit etmek gibi hususlar sayılabilir.  il daimi encümeni il genel meclisinin içinden seçilen dört üyeden meydana gelir. Vazife süreleri bir yıldıra il bütçe tasarısını inceleyerek müzakere etmek, gider cetvellerinin bütçeye uygun olması halinde tasdik etmek, bütçedeki artırma ve eksiltmeleri müzakere etmek, bütçede tespit edilen finansman kaynakları arasında aktarma yapmak, olağan dışı giderlerin kullanma durumlarını tespit etmek, il idaresinin hizmetleri ile ilgili mütalaalarını genel meclise bildirmek gibi hususlar, il daimi encümeninin vazifeleri arasında yer almaktadır.  il idare kurulu Vali veya vali muavininin başkanlığı altında hukuk işleri müdürü, defterdar, bayındırlık, Sağlık ve sosyal yardım, tarım, veteriner ile milli eğitim ve kültür müdürlüklerinden meydana gelir. idari ve istişari nitelikte kararlar almağa yetkili kuruldur.  Osmanlı idari teşkilatı Sultan ikinci Mahmud Han devrinde vil ayet, kaza, nahiye olarak hiyerarşik bir yapı şeklinde değiştirilmiş, Cumhuriyet döneminde de aynı esas kabul edilmiştir. Bugün Türkiye&#8217;de il idari teşkilatı 81 ile, iller de kaza ve nahiyelere bölünmüştür.  Bölge idareleri Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla birden çok ili içine alan merkezi idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve yetkileri, kanunla düzenlenir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/vilayet-nedir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adalet Nedir.?</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/adalet-nedir.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/adalet-nedir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2008 06:15:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[NEDEN]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet ne işe yarar]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet neden var]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet tanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Adaletin anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[NEDİR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=2285</guid>
		<description><![CDATA[Adalet kavramı temelde  hukuk kurallarına uygunluğu içerir.  insanların  toplum içindeki davranışlarıyla ilgili olduğundan  ahlak ve din kurallarıyla da ilişkilidir ve tarih boyunca tartışmalı bir alan olmuştur Düşünürler eski çağlardan beri adalet, kavramıyla ilgilenmişlerdir. Kutsal  Kitapların hepsinde  adalete ve adil olmaya ilişkin bölümler bulunur. Eski Yunanlı düşünür Platon’a göre adalet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/adalet.jpg" rel="thumbnail"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2286" title="adalet" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/adalet.jpg" alt="" width="124" height="93" /></a>Adalet kavramı temelde  hukuk kurallarına uygunluğu içerir.  insanların  toplum içindeki davranışlarıyla ilgili olduğundan  ahlak ve din kurallarıyla da ilişkilidir ve tarih boyunca tartışmalı bir alan olmuştur Düşünürler eski çağlardan beri adalet, kavramıyla ilgilenmişlerdir. Kutsal  Kitapların hepsinde  adalete ve adil olmaya ilişkin bölümler bulunur. Eski Yunanlı düşünür Platon’a göre adalet en yüce erdemlerden biri,  insanın ve  devletin temel davranış kuralıdır. Aristoteles’in  hareket noktasını ise eşitlik kavramı oluşturur. Ona göre, herkese eşit davranmak adalet için yeterli değildir</p>
<p>Bir hukuk düzeni güçsüzleri koruduğu ölçüde  adaletli olabilir. Örneğin, günümüzde kişinin tükettiği herhangi bir maldan alınan katma değer  vergisi adil bir  vergi değildir. Çünkü kişinin gelir düzeyini dikkate almaz. Buna karşılık, kişinin geliri üzerinden alınan ve gelir düzeyi yükseldikçe vergi oranının da arttığı gelir vergisi daha adil bir uygulamadır.</p>
<p>18. yüz yılda Aydınlanma Çağı düşünürleri adalet kavramını daha dar biçimde tanımladılar. Onlara göre  hukuka ve hukuksal eşitliğe uygunluk adalet için yeterlidir. Ne var ki, hukuk düzeni her  zaman adil olmayabilir. Çünkü hukuk yasaların her durumda aynı biçimde uygulanmasını gerektirir. Oysa yargıç herhangi bir olayda yasayı uygularken, durumun özelliklerini de göz önünde bulundurmak zorundadır. Böylece genel bir nitelik taşıyan yasanın eksik yanları uygulamada giderilebilir ve  adalete, daha çok yaklaşılabilir.</p>
<p>Günümüzde adalet kavramı sosyal  adaleti de kapsamaktadır. Sosyal adalet,  ekonomik, sosyal ve kültürel  değerlerin dağılımındaki dengesizliklerin giderilmesini, toplumdaki zayıf ve güçsüzlere devletçe yardım edilmesini içerir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/adalet-nedir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Polen Nedir.?</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/polen-nedir-2.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/polen-nedir-2.html/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2008 10:59:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[bal]]></category>
		<category><![CDATA[Çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[ne işe yarar]]></category>
		<category><![CDATA[nerede kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[Polen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=2270</guid>
		<description><![CDATA[Polen, çiçek tozu bitkinin erkek gametini bu nedenle erkek dna dişi gamete taşıyan bir yapıdır. Polen, bu taşınma sırasında erkek gametini çok iyi korumak zorundadır polenin dış duvarı eksin olarak adlandırılır. Bu tabaka çok nadir olarak bulunan ve çok dayanıklı olan sporopollenin denilen bir yapıdan oluşmaktadır. iç tabaka ise selülozdan yapılmış olup, tipik bitki hücre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/polen-resmi.jpg" rel="thumbnail"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2271" title="polen-resmi" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/polen-resmi.jpg" alt="" width="125" height="94" /></a>Polen, çiçek tozu bitkinin erkek gametini bu nedenle erkek dna dişi gamete taşıyan bir yapıdır. Polen, bu taşınma sırasında erkek gametini çok iyi korumak zorundadır polenin dış duvarı eksin olarak adlandırılır. Bu tabaka çok nadir olarak bulunan ve çok dayanıklı olan sporopollenin denilen bir yapıdan oluşmaktadır. iç tabaka ise selülozdan yapılmış olup, tipik bitki hücre duvarının yapısındadır. Polen taneleri mikroskobik olup- genellikle 15-100 mikron sıkıştırılmış polen tozu binlerce polen tanesi içermektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/polen-nedir-2.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çay</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/cay.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/cay.html/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2008 10:58:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİTKİLER]]></category>
		<category><![CDATA[çay]]></category>
		<category><![CDATA[çay çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[çay faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[çay hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[çay nedir]]></category>
		<category><![CDATA[çayın özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[çayın tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[çayın vatanı]]></category>
		<category><![CDATA[çayın zararları]]></category>
		<category><![CDATA[NASIL]]></category>
		<category><![CDATA[NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[nelerdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=2267</guid>
		<description><![CDATA[ 
Anavatanı Çin olan  çay bitkisi, önceleri keyif verici ve dinlendirici bir içecek olarak kullanılırken, içerdiği kafein, thea &#8211; flavin bileşikleri,  bakır ve demir  elementleri, B, E ve diğer vitaminlerden dolayı gıda maddesi olarak da önem kazanmış ve tüketimi artmıştır
Ancak bizim dosyamızda işleyeceğimiz konu sadece  çay, bitkisinin kendi değil. Yaygın kullanımı nedeniyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/cay.jpg" rel="thumbnail"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2268" title="cay" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/cay.jpg" alt="" width="130" height="87" /></a>Anavatanı Çin olan  çay bitkisi, önceleri keyif verici ve dinlendirici bir içecek olarak kullanılırken, içerdiği kafein, thea &#8211; flavin bileşikleri,  bakır ve demir  elementleri, B, E ve diğer vitaminlerden dolayı gıda maddesi olarak da önem kazanmış ve tüketimi artmıştır</p>
<p>Ancak bizim dosyamızda işleyeceğimiz konu sadece  çay, bitkisinin kendi değil. Yaygın kullanımı nedeniyle ça adı, çay bitkisiyle yapılanlar dışında da kullanılan bir terim haline geldi Çin çayı, bitkisel çay gibi terimler artık çok yaygın. işte bu  çayların yararlı ve şifalı olanlarından birkaçını dosyamızda incelemeye çalıştık.</p>
<p>Yaygın olarak bilinen ıhlamur, rezene, oğul otu melissa gibi şifalı çayların dışında,  baharat larla hazırlanan çayların da  Sağlık ve güzellik üzerinde önemli etkileri var. Bunların dışında  meyve özlerinden yapılan  çaylar genellikle aromaları nedeniyle oldukça revaçta.</p>
<p>Güzellik ve çaylar  cilt ile ilgili sorunlarda önemli  tedavi yollarının başında kanı temizleyen çayların kullanımı geliyor. Civan perçemi, portakal ve limon kabuğuyla çayırkarabaş otu çayı genellikle kanı arındırıcı özelliklere sahip. Şehtare ve  altın otlarından yapılan çaylar ise sadece kanı temizlemekle kalmıyor, aynı  zamanda  karaciğeri de dinlendiriyor. Aynı amaçla  ardıç meyvesi, ada çayı, ebegümeci ve kara hindiba  çayları da tüketilebiliyor.</p>
<p>Soluk bir cilde çare olarak  anason, rezene ve lavanta karışımı çayların tüketilmesi lazım. Bu karışım aynı zamanda sakinleştirici ve mide problemlerini yatıştırıcı etkilere sahip. Cildin soluk olmasının nedeni yorgunluk veya dolaşım bozukluğuysa  papatya ve biberiye çayları da tercih edilebiliyor.</p>
<p>Dikkat edilmesi gereken nokta, çaylar tüketilirken kişinin metabolizmasını tanıması yani  bilinçli olması. Örneğin, kuşburnunda yüksek miktarda  potasyum vardır dolayısıyla potasyum dengelerini bozabileceğinden böbrek hastalarının bu çayı tüketmemeleri gerekir. Aynı şekilde, kolitten yakınanların aşırı gaz oluşumuna neden olan sinameki ve funda yaprağını tüket memelerinde yarar vardır. Şifalı bitkilerle ilgili bu tür olumsuzluklar çok ciddi sonuçlar doğurmasa da, beden metabolizmasının tanınması için bir kere olsun bir uzmandan yardım alınması en doğru yol olacaktır.</p>
<p>Yararlı bir çizelge  adaçayı Hazırlama Kaynar su döküp 2-3  dakika bekletin Doğru zamanUyarıcı özelliklerinden dolayı  sabah ve öğlen 2-3 çay fincanı.</p>
<p>Güzelliğe etkisi Cilt sağlığı ve güzelliğinde etkin bir role sahip. Cildi enfeksiyonlara karşı korur.  menopoz döneminde cildin yaşlanmasını yavaşlatır.</p>
<p>Sağlığa etkisi Doğal östrojen benzeri maddeleri içeren bir bitki. Vücudun direncini artırır, enfeksiyonlara karşı korur ve zihni açar. Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısına çare olduğu gibi hazım sisteminin düzgün çalışmasını da sağlar. Kanı temizler.</p>
<p>Dikkat Uzun süre kaynatılırsa toksik etki yaparak zararlı olabilir. Aşırı kullanımda tansiyonu yükseltebilir. Döl yatağı kaslarını uyardığı için hamilelikte fazla tüketilmesi önerilmez.</p>
<p>ıhlamur Hazırlama Hafifçe kaynattıktan sonra 10 dakika kadar demleyin Doğru  zaman gün içinde 2-3 çay fincanı Güzelliğe etkisi Vücudun terlemesine neden olarak zararlı toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar. Cildi nemlendirir.</p>
<p>Sağlığa etkisi Göğsü yumuşatır, balgam söktürücüdür.  bronşit ve  solunum yolu problemlerinde oldukça etkilidir. Vücuttaki her türlü salgıları artırır. Terletici ve sakinleştirici özellikleri vardır.</p>
<p>Dikkat Çok  sıcak havalarda aşırı terlemeyle  vücut ısısını ve salgıları daha da artırabilir ısırgan Otu Hazırlama Üzerine kaynar su dökerek 10 dakika kadar demleyin.</p>
<p>Doğru zaman Gün içinde 1-2 çay fincanı Güzelliğe etkisi  saçları ve cildi kuvvetlendirir.Kepek ve yağ bezlerine karşı etkilidir. Kepek oluşmasını önlerken cildin yağ  bezlerini dengeler. Cilde parlaklık ve canlılık kazandırır.</p>
<p>Sağlığa etkisi Gözleri kuvvetlendirir. Vücuda dirilik sağlar. iyi bir raşitizm ilacı ve etkin bir kan temizleyicidir. kemik iliğini ve vücudun kan yapan iç organlarını canlandırır  idrar söktürücüdür. Alerjilere,  gut hastalığına ve romatizmaya da iyi gelir.</p>
<p>Dikkat Genellikle 40  günlük bir kür yapılarak kesilmelidir.  mevsim geçişlerinde 2-3 hafta düzenli içilebilir Kuşburnu Hazırlama Suda 5 dakika kaynatın.</p>
<p>Doğru zaman Gün içerisinde tok karnına 2-3 çay fincanı Güzelliğe etkisi  c vitamini içerdiği için kolajen oluşumuna katkıda bulunur. Egzamalı ve  alerjik ciltleri sakinleştirir.</p>
<p>Sağlığa etkisi idrar söktürücü özellikleri vardır. Sivilce ve egzamaların iyileşmesine yardımcı olur. Hemoroid, enfeksiyon, soğuk algınlığı, yüksek  kolesterol,  varis, dolaşım bozukluklarına ve yorgunluğa karşı oldukça etkilidir.</p>
<p>Dikkat Mide asidi sorunu olanlarda çok açık ve tok karnına içilmelidir Melissa Oğul otu Hazırlama Üzerine kaynar su döküp 10 dakika demlenmeye bırakın Doğru zaman Gün içinde de içilebilir ama gevşetici özelliklerinden dolayı gece  yatmadan önce alınması daha faydalıdır. Günde 2-3 çay fincanı.</p>
<p>Güzelliğe etkisi  saçın güçlenmesine yardım eder,  strese bağlı olarak ortaya çıkan  Saç ve cilt problemlerine karşı oldukça etkilidir Sağlığa etkisi tansiyon düşürücü,  Sinir sistemini dengeleyici, yatıştırıcı,  uyku getirici, gaz söktürücü, terletici ve  antiseptik etkilere sahip. Hazımsızlık ve baş ağrısına karşı iyi, sıkıntı giderici ve  ödem söktürücü.</p>
<p>Dikkat  düşük tansiyonda ve aşırı uyku hallerinde tüketilmemelidir Papatya Hazırlama Üzerine kaynar su döküp 10 dakika demlenmeye bırakın Doğru zaman Gün içinde 2-3 çay fincanı, ancak gece tercih edilirse daha yararlı olur.</p>
<p>Güzelliğe etkisi Saç rengini açar, cildin gözeneklerini temizler Sağlığa etkisi Gevşetici, rahatlatıcı ve ağrı kesici özelliklere sahiptir.</p>
<p>Dikkat Aşırı miktarda tüketilirse uyuşukluk hissi verebilir  sarı Kantaron Hazırlama Üzerine kaynar su dökerek 5-10 dakika kadar demleyin.</p>
<p>Doğru zaman Gün içinde tok karnına 1-2 çay fincanıGüzelliğe etkisi Soluk ve cansız ciltlerde oldukça etkilidir cildin canlanmasına yardımcı olur.</p>
<p>Sağlığa etkisi içsel sıkıntılarda ve mide, sindirim sistemi rahatsızlıklarında etkilidir Dikkat Özellikle güneşsiz ve kısa kış günlerinde yararlıdır. Bu nedenle aşırı sıcak yaz günlerinde daha az tüketilmeli ya da gece içilmelidir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/cay.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haftanın Günleri</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/haftanin-gunleri.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/haftanin-gunleri.html/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2008 10:32:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[çarşamba]]></category>
		<category><![CDATA[cuma]]></category>
		<category><![CDATA[cumartesi]]></category>
		<category><![CDATA[günlerin anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[haftanın günleri]]></category>
		<category><![CDATA[neden olmuş]]></category>
		<category><![CDATA[nereden gelir]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[pazartesi]]></category>
		<category><![CDATA[perşembe]]></category>
		<category><![CDATA[salı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=2250</guid>
		<description><![CDATA[PAZARTESİ
Pazartesi,  pazar ve salı arasında haftanın bir günü Pazar ertesi, sonrası Bu gün için Anadolu&#8217;da kullanılan üç başka sözcükten birincisi Farsça-Süryanice ikinci gün anlamına gelen Düşanba sözcüğünden Çarşanba gün adına uyaklı olsun diye Turşamba, ikincisi Pazar gününe Girey ya da Gira denmesi yüzünden Gireyertesi ya da Giraertesi, üçüncüsü de Balat ya da Balad adıdır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>PAZARTESİ</strong></p>
<p>Pazartesi,  pazar ve salı arasında haftanın bir günü Pazar ertesi, sonrası Bu gün için Anadolu&#8217;da kullanılan üç başka sözcükten birincisi Farsça-Süryanice ikinci gün anlamına gelen Düşanba sözcüğünden Çarşanba gün adına uyaklı olsun diye Turşamba, ikincisi Pazar gününe Girey ya da Gira denmesi yüzünden Gireyertesi ya da Giraertesi, üçüncüsü de Balat ya da Balad adıdır. Pazar gününü Pazartesi gününe bağlayan gece ye Balat akşamı ya da Turşamba akşamı denir.</p>
<p><strong>SALI</strong></p>
<p>Salı,  pazartesi ile Çarşamba arasında haftanın ikinci ya da üçüncü günüdür salı gün adı dilimize iki ayrı dilden gelmiştir ilki Arapça üçüncü gün anlamında Sellase, Selase sözcüğü, ikincisi de Farsça-Süryanice gene üçüncü gün anlamında Seşenbe sözcüğüdür</p>
<p><strong>ÇARŞAMBA</strong></p>
<p>Çarşamba, haftanın üçüncü günüdür. salı, dan sonra  Perşembe ‘den önce gelir. Sözcük, Farsça Süryanice dördüncü gün anlamında çıhar şenbe çeharşenbe çarşanba sözcüğünden gelir.</p>
<p><strong>PERŞEMBE</strong></p>
<p>Perşembe  çarşamba ile Cuma arasında olan, haftanın dördüncü günüdür  Perşembe, Farsça Süryanice beşinci gün anlamındaki Penc şenbe sözcüğünden gelir, Çarşamba sözcüğüne uyaklı olarak Perşembe olarak söylenir.</p>
<p><strong>CUMA</strong></p>
<p>Cuma,  Perşembe Pençşenbe ile  cumartesi Cumaertesi, arasında kalan, haftanın beşinci günüdür.  kelime, Türkçeye Kur&#8217;an yoluyla Arapçaya, oradan da bize gelmiştir. Bu günün  türkçe adı, Altıncı gün, Eski Türkçe Altınç tır Cuma sözcüğünün kökünün Arapça olduğu varsayımına göre Kur&#8217;an bu günü haftalık toplantı günü sayması ile de uyuşarak CM&#8217;A toplanmak kökünden gelir. Kur&#8217;an&#8217;dan önce bu gün için Araplar arübe, yewm ül arübe ya da altıncı gün anlamında yewm üs sâdis derlerdi</p>
<p>Ayrıca  erkek ismi olarak da kullanılmaktadır islam&#8217;da Cuma toplu ibadet günüdür. Cuma Suresi Müslümanlarda mübarekkutsal&#8217; gündür.</p>
<p><strong>CUMARTESİ</strong></p>
<p>Cumartesi, Cuma ile  pazar arasında haftanın altıncı günüdür  cuma, Cuma&#8217;dan sonra gelen gün Yahudiler için Cumartesi günü Şabat günüdür. Geleneğe göre bu günde çalışılmaz. Tevrat yaz Gök ve yer bütün öğeleriyle tamamlandı. Yedinci güne gelindiğinde Tanrı yapmakta olduğu işi bitirdi. Yaptığı işten o gün dinlendi. Yedinci günü kutsadı. Onu kutsal bir gün olarak belirledi. Çünkü Tanrı o gün yaptığı, Yarattığı bütün işi bitirip dinlendi. islam&#8217;a gore ise haftanin ilk gunudür.</p>
<p><strong>PAZAR</strong></p>
<p>Pazar,  cumartesi ile  pazartesi arasında, haftanın yedinci ve son günüdür Eski medeniyetlerde  yılın ilk günü olarak kabul edilmiştir. Örneğin, birçok  avrupa dilinde bu gün güneş Günü anlamında sözcükler af-Sondag, als-Sonntag, ang-Sunnandæg, da-Søndag, de-Sonntag, cy-Dydd Sul, is-Sunnudagur, kw-Dy&#8217; Sul, la-Dies solis, lb-Sonndeg kullanılır. Anadolu&#8217;da Girey ya da Gira kullanıldığı da görülmektedir</p>
<p>Eski Türkçe&#8217;de bu günün adı Yetinç Yedinci dir Pazar günü birçok ülkede  tatil günüdür. Uluslararası normlara uygun olması için Türkiye&#8217;de de Pazar günü tatil günü olarak kabul edilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/haftanin-gunleri.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker Nedir.?</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/seker-nedir.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/seker-nedir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2008 09:03:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[sakkaroz]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker ne işe yarar]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker nerede kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=2223</guid>
		<description><![CDATA[Şeker veya sakkaroz çoğu  bitkinin bünyesinde bulunur. Fakat bünyesinde  ekonomik olarak  şeker, elde edilebilecek kadar  şeker bulunduran iki  bitki vardır Şeker Kamışı, şeker pancarı Ana vatanı Hindistan ve Arap ülkeleri olan şeker kamışı dünyada tropikal ve yarı tropikal bölgelerde yetiştirilmektedir. Türkiye&#8217;de şeker kamışı tarımı yapılmamaktadır
Şeker kamışının bünyesinde yaklaşık olarak % [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/seker.jpg" rel="thumbnail"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2224" title="seker" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/seker.jpg" alt="" width="94" height="100" /></a>Şeker veya sakkaroz çoğu  bitkinin bünyesinde bulunur. Fakat bünyesinde  ekonomik olarak  şeker, elde edilebilecek kadar  şeker bulunduran iki  bitki vardır Şeker Kamışı, şeker pancarı Ana vatanı Hindistan ve Arap ülkeleri olan şeker kamışı dünyada tropikal ve yarı tropikal bölgelerde yetiştirilmektedir. Türkiye&#8217;de şeker kamışı tarımı yapılmamaktadır</p>
<p>Şeker kamışının bünyesinde yaklaşık olarak % 12 &#8211; 16 şeker bulunur. Şeker, yüzyıllardan beri  insanların önemli gıda maddelerinden birisi olmuş ve 18. yüz yılın sonuna kadar sadece şeker kamışından üretilmiştir. Şeker pancarı tarımı ve şeker pancarından şeker üretimi ise 19. yüz yılda başlamıştır. Dünyada üretilen  şekerin yaklaşık %74,4&#8242;ü şeker kamışından, %25,6&#8217;sı ise şeker pancarından elde edilmektedir.</p>
<p>Şeker kamışı tropik ve subtropik bölgelerde, şeker pancarı ise daha ılıman bölgelerde yetişmektedir. Şeker pancarından şeker üretimi, şeker kamışından yapılan üretime göre daha pahalı olmasına karşın, birçok ülkede hem şeker sanayine ekonomik katkıları, hem de tarımsal ve sosyal nedenlerden dolayı, çeşitli önlemler alınarak devamlılığı sağlanmaktadır. Türkiye&#8217;de de geçmişte şeker kamışı tarımı için Denemeler yapılmış, ancak ekonomik olmayacağı anlaşıldığı için vazgeçilmiştir.</p>
<p>Türkiyede  şekerin, ana hammaddesi şeker pancarıdır.  nişasta Bazlı Şekerler, şeker pancarı ve şeker kamışından üretilen  şekerlerin sakaroz dışında, nişasta bazlı ham maddelerden  mısır, buğday,  patates çeşitli  kimyasal yollarla üretilen genel olarak glikoz, izoglikoz, fruktoz ve türevlerinden oluşur. Nişasta bazlı  şekerler doğrudan tüketilmemekte, daha çok  şekerli ürünler sanayiinde girdi olarak kullanılmaktadır. Bu tatlandırıcıların başlıca kullanım  alanları şekerlemeler,  şekerli, ve unlu ürünler, dondurma, helva, reçel, marmelat, alkollü ve alkolsüz içeceklerdir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/seker-nedir.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıcaklık Ölçü Birimleri</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/sicaklik-olcu-birimleri.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/sicaklik-olcu-birimleri.html/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2008 20:52:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[derece nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Kelvin]]></category>
		<category><![CDATA[Kelvin ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[Kelvin nedir]]></category>
		<category><![CDATA[nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[santigrat]]></category>
		<category><![CDATA[santigrat ne anlama gelir]]></category>
		<category><![CDATA[santigrat ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[santigrat nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Sıcaklık Ölçü Birimleri]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklık ölçüleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nedennasilnedir.com/?p=2212</guid>
		<description><![CDATA[
Santigrat
Santigrat, iki ölçme değeri arasının 100&#8242;e bölümüyle elde edilen değer. Terim, Metrik sistem ile birlikte 18. yüzyılda Fransa&#8217;da ortaya çıkmıştır
Tanımdan anlaşılabileceği gibi santigrat, grat&#8217;ın (grad = derece) yüzde biridir. Yüz anlamındaki centum ve derece anlamındaki gradus Latince sözcüklerinin birleştirilmesi ile türetilmiştir.[1] Sözcük günümüzdeki kullanım biçimi ile dilimize Fransızcadan girmiştir.[2]
1954&#8242;te Kelvin ölçeğinden 273,15 çıkararak tanımlanan Celsius [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2213" title="derece" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/derece.jpeg" alt="" width="139" height="104" /><br />
<strong>Santigrat</strong><br />
Santigrat, iki ölçme değeri arasının 100&#8242;e bölümüyle elde edilen değer. Terim, <span class="mw-redirect">Metrik sistem</span> ile birlikte 18. yüzyılda Fransa&#8217;da ortaya çıkmıştır</p>
<p>Tanımdan anlaşılabileceği gibi <strong class="selflink">santigrat</strong>, grat&#8217;ın (grad = derece) yüzde biridir. Yüz anlamındaki <em>centum</em> ve derece anlamındaki <em>gradus</em> Latince sözcüklerinin birleştirilmesi ile türetilmiştir.<sup id="ref_1" class="plainlinks"><span class="external autonumber">[1]</span></sup> Sözcük günümüzdeki kullanım biçimi ile dilimize Fransızcadan girmiştir.<sup id="ref_2" class="plainlinks"><span class="external autonumber">[2]</span></sup></p>
<p>1954&#8242;te Kelvin ölçeğinden 273,15 çıkararak tanımlanan Celsius ölçeği, 1887&#8242;de tanımlanan santigrat ölçeğine çok yakındır. Arada günlük kullanımda gözardı edilebilecek bir fark olduğundan <em>derece Celsius</em> ile <em>santigrat</em> dönüşümlü olarak kullanılabilir. Santigrat aynı zamanda açı ölçmekte de kullanıldığı için birçok dilde kullanımını aynı zamanda da daha kesin bir ölçek olan derece Celsius&#8217;a bırakmışsa da dilimizde yaygın olarak kullanılmaktadır.<br />
<strong>Kelvin<br />
K</strong> harfi ile gösterilen ve birim aralığı Santigrat (Celsius) derecesiyle aynı olan, ancak sıfır noktası olarak mutlak sıfırı (<strong>–273.15 °C</strong>) alan sıcaklık ölçüsü birimi. İsmini, termodinamikteki mutlak sıfır kavramını ilk kez gazlardan tüm maddelere uygulayan İskoç asıllı bilimadamı Lord Kelvin&#8217;den (1824-1907) alır. 1954&#8242;teki onuncu <span class="new">Ağırlık ve Ölçüler Genel Konferansı</span>&#8216;nda (Conférence Générale des Poids et Mesures) suyun <span class="new">üçlü noktasının</span> termodinamik sıcaklığının (mutlak sıfırla olan farkının) 273.16&#8242;da biri olarak tanımlanmıştır.</p>
<p>Santigrat derecesi sıfır noktasını suyun donma noktası olarak aldığından, 0 °C 273.15 K&#8217;e eşit olur. Benzeri şekilde Santigrat derece olarak ifade edilen herhangi bir sıcaklığı kelvine çevirmek için söz konusu değere 273.15 eklenir. Örneğin: 22 °C=295.15 K (22+273.15)</p>
<p>Kelvin sıcaklık birimi 1967&#8242;deki 13. Ağırlık ve Ölçüler Genel Konferansı&#8217;ndan beri &#8220;derece&#8221; sözcüğü kullanılmadan tanımlanmakta ve dolayısıyla derece işareti (°) olmadan yazılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/sicaklik-olcu-birimleri.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Futbol</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/futbol.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/futbol.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 13:29:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dyler</dc:creator>
				<category><![CDATA[NASIL]]></category>
		<category><![CDATA[NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol kuralları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol sahası ölçüleri]]></category>
		<category><![CDATA[Futbol tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[hakem ne iş yapar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dyler.net/nedennasilnedir/?p=166</guid>
		<description><![CDATA[Futbol (İngilizce: football), dünyada en yaygın takım sporudur. Başta Avrupa ve Güney Amerika ülkeleri olmak üzere hemen hemen tüm ülkelerde çok sevilir ve geniş bir izleyici kitlesi tarafından izlenir.
Futbol kelimesi Türkçe&#8217;ye, İngilizce &#8220;foot (ayak)&#8221; ve &#8220;ball (top)&#8221; sözcüklerinin birleşiminden oluşmuş &#8220;football (ayaktopu)&#8221; kelimesinden geçmiştir. Futbol sözcüğü, ABD ve Kanada&#8217;da &#8220;Amerikan futbolu&#8221; anlamında kullanılır. Bu ülkelerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/futbol.jpg" rel="thumbnail"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2097" title="futbol" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/futbol-150x150.jpg" alt="" width="90" height="90" /></a><strong>Futbol</strong> (İngilizce: <em>football</em>), dünyada en yaygın takım sporudur. Başta Avrupa ve Güney Amerika ülkeleri olmak üzere hemen hemen tüm ülkelerde çok sevilir ve geniş bir izleyici kitlesi tarafından izlenir.<br />
Futbol kelimesi Türkçe&#8217;ye, İngilizce &#8220;<em>foot</em> (<em>ayak</em>)&#8221; ve &#8220;<em>ball</em> (<em>top</em>)&#8221; sözcüklerinin birleşiminden oluşmuş &#8220;<em>football (ayaktopu)</em>&#8221; kelimesinden geçmiştir. Futbol sözcüğü, <span class="mw-redirect">ABD</span> ve Kanada&#8217;da &#8220;Amerikan futbolu&#8221; anlamında <span id="more-2055"></span>kullanılır. Bu ülkelerde futbol için kullanılan isim &#8220;soccer&#8221; dır.</p>
<h2><span class="mw-headline">Tarihçe</span></h2>
<p>Eski çağlarda futbolu andıran oyunlar oynandığı bilinmektedir. <span class="mw-redirect">FIFA</span> Başkanı <span class="mw-redirect">Sepp Blatter</span>&#8216;in açıklamasına ve birçok tarihçiye göre Çinliler binlerce yıl önce deri toplarla futbolu oynayan ilk ulustur. Futbolu İngilizlerin bulduğu konusundaki yaygın anlayış yanlıştır. Sonuç olarak futbolu Çinliler icat etmiş, İngilizler kurumsallaştırmıştır. Avrupa&#8217;da M.Ö. 3. yüzyılda Romalılarca yaygınlaştırılan bir oyun futbola çok benziyordu. Bu oyun bugünkü futbolun öncüsü sayılır. Bu eski Roma oyunu Fransa&#8217;da öylesine sevilmişti ki, karşılaşmalar kentler arasında çatışmaya bile yol açmıştı. Bundan dolayı bu oyun 10. yüzyılda yasaklandı.Yasaklanmadan önce eskimolar bile bu sporu sevmişlerdi.Ancak onlar maçlarını top yerine ölmüş mors kafalaryla yaparlardı.Ama 10.yüzyılda yasaklanmasıyla eskimolar da oynayamadı.</p>
<p>Günümüzde oynanan [<span class="external text">Futbol</span>]İngiltere&#8217;de 19. yüzyılın sonlarında kurallara bağlandı. 1863&#8242;te kurulan Futbol Birliği bu kuralları belirledi. İlk takım ise Beşiktaş oldu. Oyunda sert, acımasız ve kırıcı hareketler yasaklandı. Bu anlayışı sürdürenler ise, futbolun değişik biçimi sayılan ragbiyi geliştirdiler. Futbol, 19. yüzyılın sonlarında İngiltere&#8217;den Avrupa&#8217;ya yayıldı. Kısa bir süre içinde de dünyanın birçok ülkesinde oynanan bir spor haline geldi. 1904&#8242;te <span class="mw-redirect">Uluslararası Futbol Federasyonu</span> (FIFA) kuruldu. FIFA’nın yönetiminde 1930’da ilk Dünya Kupası karşılaşmalarını düzenledi. Bu ilk kupayı ise Uruguay kazandı. Finalde Uruguay Arjantin&#8217;i 4-2 yendi.</p>
<h2><span class="mw-headline">Futbol kuralları ve ölçüler</span></h2>
<p>Futbolla ilgili kurallar <span class="new">Uluslararası Futbol Birliği Kurulu</span> (International Football Association Board–IFAB) tarafından belirlenir.</p>
<p><a href="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/futbol-sahasi.png" rel="thumbnail"><img class="alignnone size-medium wp-image-2095" title="futbol-sahasi" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/futbol-sahasi-300x225.png" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Futbol sahası dikdörtgen biçiminde, uzunluğu 90-120 metre, genişliği ise 45-90 metredir. Ancak uluslararası maçlarda bu ölçüler uzunluk 100-110 metre, genişlik 64-76 metredir. Oyun alanı beyaz çizgilerle (karlı havalarda siyah çizgilerle) belirlenir. Bu çizgiler sınırladıkları alana dahildir. Bütün çizgiler &#8216;en fazla&#8217; 12 cm (5 inç) genişliğinde olmalıdır. Uzun kenarlara <em>taç çizgisi</em>, kısa kenarlara <em>kale çizgisi</em> denir. Futbol sahasında taç çizgisi kale çizgisinden daima uzun olmalıdır. İki taç çizgisi arasında uzanan ve alanı tam ortasından ikiye bölen çizgiye ise <em>orta çizgi</em>adı verilir. Orta çizginin tam ortasında <em>başlama noktası</em> bulunur. Başlangıç noktası merkezli 9,15 metre yarıçapında bulunan çembere de <em>orta yuvarlak</em> denir. Taç çizgisi ile kale çizgisinin birleştiği noktaya <em>köşe</em> denir. Her köşeye, en az 1.5 m. (5 ayak) yüksekliğinde, ucu sivri olmayan ve bayrak takılan bir direk dikilir. Bu direklere <em>bayrak direği</em> denir. Bayrak direkleri ayrıca, orta saha çizgisi hizasında, taç çizgisinin en az 1 m.(1 yarda) dışına dikilebilir. Köşe Yayı Her bir köşe Bayrak direğinden itibaren oyun alanı içine 1 m. (1 Yarda) yarıçaplı çeyrek daire yayı çizilir. Kale çizgilerinin tam ortasında birer <em>kale</em> bulunur. Kale iki <em>kale direği</em> ve bir <em>üst direk&#8217;</em>ten oluşur. İki direk arası 7,32 metre, üst direğin yerden yüksekliği ise 2,44 metredir. Her iki direk ile üst direk aynı kalınlıkta ve en çok 12 santimetre (5 inç) olmalıdır. Kale çizgileri de kale direkleri ile aynı genişlikte olurlar. Kale ağları, yan direklere, üst direğe ve yere iyice tutturulmak ve kaleciye hareket serbestisi vermek şartı ile kalelere takılabilir. Kale direkleri ve üst direk beyaz renkte olmalıdır. Kale önlerinde kale çizgisine bitişik olmak üzere 40,32 x 16,50 metre boyutlarında <em><span class="mw-redirect">ceza alanı</span></em> bulunur. Bu alan içinde, kalenin hemen önünde 18,32 x 5,50 metre boyutlarındaki başka bir alana da <em>kale alanı</em> (<span class="mw-redirect">altıpas</span>) denir. Ceza alanı içerisinde kalenin ortasından 11m. uzaklıkta <em>penaltı noktası</em> bulunur. Penaltı noktası merkezli 9,15 metre yarıçapında ceza sahası dışında yer alan ve ceza sahası çizgilerinde sonlanan yaya <em>Ceza yayı</em> denir.</p>
<dl>
<dd><strong>IFAB Kararları</strong></dd>
</dl>
<ul>
<li><strong>Karar 1:</strong> Eğer üst direk yerinden çıkar veya kırılırsa, oyun üst direk tamir edilip yerine takılıncaya kadar durdurulur. Eğer tamir imkanı yoksa, oyun tatil edilecektir. Üst direk yerine ip kullanılmasına izin verilmez. Eğer üst direk tamir edilebilirse oyun, oyunun durdurulduğu anda topun bulunduğu yerden yapılacak hakem atışı ile tekrar başlatılır.</li>
<li><strong>Karar 2:</strong> Kale direkleri ve üst direk tahta, metal veya onaylanmış diğer cins malzemeden yapılmalıdır. Şekilleri, kare, dikdörtgen, yuvarlak veya elips olabilir ve oyunculara tehlike yaratmamalıdır.</li>
<li><strong>Karar 3:</strong> Takımların oyun alanına giriş anından, devre arasında oyun alanından ayrılmalarına ve tekrar oyun alanına dönmelerinden maçın bitimine kadar, oyun alanına ve oyun alanıdaki gereçlere (kale direkleri ve kale ağları ile bunların sınırladığı alan da dahil) her türlü hakiki veya sanal ticari reklam koymak yasaktır. Özellikle kalelere, ağlara, bayrak direkleri ve bayraklarına hiç bir reklam malzemesi konamaz. Bu gereçlere hiç bir yabancı madde (kamera, mikrofon v.s.) takılamaz.</li>
<li><strong>Karar 4:</strong> Teknik alanın içinde veya taç çizgisinden bir metrelik mesafede olan oyun sahası dışındaki bölgenin zemini üzerinde herhangi bir reklam olmayacaktır. Ayrıca gol çizgisi ile fileler arasındaki bölgeye de reklam konulmasına izin verilmeyecektir.</li>
<li><strong>Karar 5:</strong> Karar 3&#8242;te belirtilen süreler dahilinde, oyun alanında ve oyun alanındaki gereçlerde (kale ağları ve çevirdikleri alanlar da dahil) FIFA&#8217;nın, konfederasyonların, ulusal federasyonların, liglerin, kulüplerin veya diğer kurumların hakiki veya sanal arma veya marka (logo veya amblem) reklamlarını yapmak yasaktır.</li>
<li><strong>Karar 6:</strong> Köşe vuruşu yapılırken gereken uzaklığı sağlayabilmek için, köşe yayından 9.15 m. (10 yarda) uzaklıkta kale çizgisine dik ve oyun alanı dışında bir çizgi çizilebilir.</li>
</ul>
<h3><span class="mw-headline">Futbol Topu</span></h3>
<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2096" title="ftop" src="http://www.nedennasilnedir.com/wp-upload/ftop.gif" alt="" width="74" height="75" /><span class="mw-redirect">Futbol topu</span> yuvarlak, deriden veya bir diğer uygun malzemeden imal edilmiş, çevresi en çok 70 santimetre (28 inç), en az 68 santimetre (27 inç), oyunun başlangıcındaki ağırlığı ise en çok 450 gr (16 onz), en az 410 gr (14 onz) gram arasında, basıncı deniz seviyesinde 0.6-1.1 atmosfer (600 gr/cm² &#8211; 1100 gr/cm²; 8.5 lbs/sq.in. ­15.6 lbs/sq.in.) arasında değişir. <strong>IFAB Kararları</strong></p>
<ul>
<li><strong>Karar 1:</strong>Resmi maçlarda, sadece 2&#8242;nci kuralda belirtilmiş asgari teknik özelliklere uygun olan topların kullanılmasına izin verilir. FIFA&#8217;nın resmi maçlarında ve konfederasyonların sorumluluğu altında düzenlenen resmi maçlarda kullanılacak topun aşağıdaki yazılardan birini taşıması şarttır:</li>
</ul>
<dl>
<dd>&#8220;FIFA APPROVED&#8221; (FIFA ONAYLI)</dd>
<dd>&#8220;FIFA INSPECTED&#8221; (FIFA DENETLİ)</dd>
<dd>&#8220;INTERNATIONAL MATCHBALL STANDARD&#8221; (ULUSLARARASI MAÇ TOPU STANDARTI)</dd>
</dl>
<p>Topun üzerinde bulunan bu yazılar, topun resmi olarak test edildiğini ve 2 nci kuralda belirtilen asgari özelliklere ek olarak her bir kategori için farklı olan özel teknik şartlara uygun olduğunu göstermektedir. Her bir kategorinin özel olarak öngörülen ek teknikşartlarının IFAB tarafından onaylanması gerekir. Bu testleri yapacak kurumlar FIFA&#8217;nın onayına tabidir. Ulusal federasyonlar, resmi maçlarında yukarıdaki üç yazıdan birini taşıyan topların kullanılmasını isteyebilir. Diğer her türlü maçlarda, top 2 nci kuraldaki teknik özelliklere sahip olmalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Karar 2:</strong> FIFA&#8217;nın resmi maçlarında ve konfederasyonlarla ulusal federasyonların sorumluluğu altında düzenlenen resmi maçlarda topun üzerine, maçın, maçı düzenleyen kurumun, topu üreten firmanın arma ve markası (amblemi) dışında hiçbir ticari reklam konulamaz. Konulacak arma ve markaların boyutları ve çeşidi müsabaka yönetmeliği ile belirlenebilir.</li>
</ul>
<h3><span class="mw-headline">Oyuncular ve Teknik Kadro</span></h3>
<p>Futbol oyuncularına <em><span class="external text">futbolcu</span></em> denir. Futbol maçında oyun alanında biri <em>kaleci</em> olmak üzere 11&#8242;er kişilik iki takım bulunur. Eğer takımlardan birinde 7&#8242;den az oyuncu varsa, o maç başlatılamaz. Bütün maçlarda, yedek oyuncuların isimleri maç başlamadan önce hakeme verilmelidir. İsmi verilmeyen yedek oyuncular maçta oynayamazlar.</p>
<dl>
<dd><strong>Yedek Oyuncular</strong></dd>
</dl>
<ul>
<li>Resmi maçlarda yani FIFA&#8217;nın, konfederasyonların veya ulusal federasyonların düzenlediği maçlarda en çok üç oyuncu değiştirilebilir. Müsabaka yönetmeliğinde, 3 ile 7 arasında olmak üzere yedek oyuncu sayısı belirtilmelidir.</li>
<li>Diğer maçlarda, takımlar değiştirilecek azami oyuncu sayısında anlaşırlar ve hakeme maçtan önce bildirirlerse, anlaştıkları sayıda oyuncu değiştirebilirler. Eğer hakeme bildirilmezse veya değiştirilecek oyuncu sayısında anlaşma maç başlamadan sağlanamazsa, en çok 3 oyuncu değiştirilebilir.</li>
</ul>
<dl>
<dd><strong>Oyuncuların Giysileri</strong></dd>
</dl>
<p>Bir oyuncu, kendisine veya bir başka oyuncuya tehlikeli olabilecek herhangi bir giysi giymemeli veya {herçeşit takılar da dahil} gereçler taşımamalıdır. Oyuncular kendi takımının simgesi olan çoğunlukla <span class="new">forma</span> veya gömlek giyerler. Her oyuncunun forması üzerinde farklı bir numara yazılır. numaralar açık okunabilir şekilde olmalıdır. Yalnızca kaleciler, öbür oyunculardan kolayca ayırt edilebilmesi için farklı renkte forma giyerler. Alt giysi olarak şort giyerler. Eğer şortun altına tayt giyilirse şortun rengiyle aynı olması gerekir. Bütün futbolcular, bu oyun için uygun biçimde üretilmiş özel ayakkabılar yani krampon kullanırlar. Ayağa veya kaval kemiğine gelen tekmelerde yaralanmaları en aza indirmek için tekmelik ve tozluk(dize kadar örtebilen uzun spor çorabı) kullanırlar. Tekmelikler yeterli koruma sağlayan lastik plastik vb. malzemeden yapılmalı ve oyun sırasında tozluklarla tamamen örtülmelidir. Kaleciler çoğunlukla eldiven takarlar.</p>
<p><a id="Teknik_kadro" name="Teknik_kadro"></a></p>
<h4><span class="mw-headline">Teknik kadro</span> <span class="editsection" style="font-size: x-small; font-weight: normal; float: none; margin-left: 0px;">[değiştir]</span></h4>
<p>Takımın yönetiminden ve çeşitli ihtiyaçlarını karşılamaktan sorumlu kişilerdir. Teknik Direktör, yardımcı antrenör, antrenörler, kaleci antrenörü, sağlık personeli, gerekli ise tercüman.</p>
<dl>
<dd><strong>IFAB Kararları</strong></dd>
</dl>
<ul>
<li><strong>Karar 1:</strong> Kural 3’ün kısıtları saklı kalmak üzere, bir takımdaki en az oyuncu sayısı ulusal federasyonların takdirine bırakılmıştır. Ancak, IFAB bir maçın bir takımda 7’den az oyuncu kaldığı hallerde devam etmemesi gerektiği kanısındadır.</li>
<li><strong>Karar 2:</strong> Maç süresince teknik direktör oyuncularına taktik direktifler verebilir. Ancak bu direktifleri verdikten sonra derhal yerine dönmelidir. Teknik direktör ve diğer görevliler, teknik alanın bulunduğu stadlarda teknik alan içinde kalmalı ve sorumlu bir şekilde davranmalıdır.</li>
</ul>
<h3><span class="mw-headline">Hakemler</span></h3>
<p><em>Futbol hakemi</em> maçı yönetmede ve oyun kurallarını uygulamada tam yetkili olarak atanmış kişidir. Futbol dört hakemin yönetiminde ve gözetiminde oynanır. Oyunu orta hakem yönetir ve verdiği kararları kesin olarak uygular. Taç çizgisi üzerinde her yarı saha için bir yardımcı hakem olmak üzere toplam iki yardımcı hakem vardır. Bunlar çapraz olarak yer alırlar. Yardımcı hakemler topun oyun alanının dışına çıkışını, ofsaytları işaret etmenin yanı sıra , elle oynamalarda, golü belirlemede, oyuncu değişikliklerinde orta hakeme yardımcı olurlar. Oyun alanının yarısından sorumlu olan yardımcı hakemler, orta hakemi ellerindeki küçük bayraklarla uyarırlar. Dördüncü hakem oyunu gözler, oyuncu giriş çıkışlarını kontrol eder ve herhangi bir sakatlık durumunda orta hekemin yerini alır.</p>
<dl>
<dd><strong>Orta Hakemin Yetkileri ve Görevleri</strong></dd>
</dl>
<ul>
<li>oyun kurallarını uygular,</li>
<li>oyunu, yardımcı hakemler ve varsa dördüncü hakem ile işbirliği içinde yönetir,</li>
<li>kullanılan her topun Kural 2&#8242;de belirtilen özelliklere uygun olup olmadığını kontrol eder.</li>
<li>oyuncuların giysilerinin 4’üncü kuralda belirtilen özelliklere uygunluğuna karar verir,</li>
<li>oyunun süresini belirler ve oyun ile ilgili kayıtlarını tutar,</li>
<li>kuralların herhangi bir şekilde ihlalinde veya diğer bir sebepten gerekli görürse, oyunu durdurur, geçici olarak erteler veya tatil eder,</li>
<li>herhangi bir harici müdahele halinde, oyunu durdurur, geçici olarak erteler veya tatil eder,</li>
<li>bir oyuncunun ciddi sakatlandığı kanısına varırsa oyunu durdurur ve o oyuncunun oyun alanından çıkarılmasına sağlar,</li>
<li>bir oyuncunun hafıf sakatlandığı kanısına varırsa oyunu top oyundışı oluncaya kadar devam ettiıir,</li>
<li>kanayan yarası olan bir oyuncunun oyun alanından çıkarılmasını sağlar. Bu oyuncu ancak hakemin kanamanın durduğuna kanaat getirmesi halinde hakemin işareti ile oyun alanına dönebilir.</li>
<li>oyunu durdurmakla, ihlali yapan takıma bir avantaj sağlayacağı hallerde oyunu devam ettirir. Düşündüğü avantajın oluşmaması halinde yapılan ihlali cezalandırır.</li>
<li>bir oyuncunun aynı anda birden fazla ihlal yaptığı durumlarda daha ağır olan ihlali cezalandırır.</li>
<li>ihtar veya ihraç gerektiren bir ihlali yapan oyuncuyu gerekli şekilde cezalandırır. Gerekeni o anda yapmazsa, topun oyundışı olduğu ilk anda yapmalıdır.</li>
<li>sorumlu bir şekilde hareket etmeyen takım yetkililerini cezalandırır ve gerekirse oyun alanından ve çevresinden uzaklaştırır,</li>
<li>kendisinin göremediği olaylarda, yardımcı hakemlerin verdiği bilgiye göre hareket eder,</li>
<li>yetkili olmayan kişileıin oyun alanına girmemesini sağlar,</li>
</ul>
<p>durmuş olan oyunu tekrar başlatır,</p>
<ul>
<li>oyunculara ve/veya takım yetkililerine ve maç öncesinde, maç sırasında ve maç sonrasında meydana gelen olaylara karşın alınan disiplin tedbirleri hakkında bilgi içeren maç raporunu ilgili kurumlara verir.</li>
</ul>
<p>Hakemin oyun ile ilgili kararları nihaidir. Hakem verdiği bir kararı, ancak doğru olmadığını anladığı durumlarda veya gerekli görürse, yardımcı hakemin verdiği bilgiye göre, oyunu tekrar başlatmadan önce değiştirebilir.</p>
<dl>
<dd><strong>Yardımcı Hakemlerin Yetkileri ve Görevleri</strong></dd>
</dl>
<p>Karar yetkisi hakemde olmak üzere, aşağıdaki durumları işaret etmek için iki yardımcı hakem atanır:</p>
<ul>
<li>topun ne zaman tamamıyla oyun alanından çıktığını,</li>
<li>hangi takımın köşe vuruşu, kale vuruşu veya taç atışı yapacağını,</li>
<li>bir oyuncunun pozisyonu dolayası ile ne zaman ofsayt olarak cezalandarılacağını,</li>
<li>oyuncu değişikliği istendiğini,</li>
<li>hakemin göremediği fena hareketleri ve diğer olayları</li>
<li>pozisyona hakemden daha yakın olduklarında meydana gelen ihlalleri (bu, bazı özel durumlarda, ceza alanı içinde meydana gelen ihlalleri de kapsar)</li>
<li>penaltı vuruşlarında kalecinin topa vurulmadan önce ileri hareket ettiğini ve topun gol çizgisini geçtiğini orta hakeme bildirirler.</li>
</ul>
<p>Ayrıca yardımcı hakemler, hakemin maçı oyun kurallarına göre yönetmesine yardımcı olurlar. Bazı durumlarda 9,15 m. mesafenin kontrolü için oyun alanına girebilirler. Bir yardımcı hakemin gereksiz müdahale veya yakışıksız hareketleri olduğunda, hakem onun görevine son verecek ve durumu yetkili konumlara rapor edecektir.</p>
<dl>
<dd><strong>IFAB Kararları</strong></dd>
</dl>
<ul>
<li><strong>Karar 1:</strong> Bir hakem (veya görevliyse bir yardımcı hakem veya Dördüncü hakem) aşağıdaki durumlardan sorumlu tutulamaz:</li>
</ul>
<p>Bir oyuncu, yönetici veya seyircinin herhangi bir şekilde yaralanmasından veya sakatlanmasından, herhangi bir mala gelebilecek zararlardan, oyun kurallarına dayalı olarak, hakemin bir maçı durdurması, oynatması veya yönetmesi ile ilgili alacağı kararlar dolayısıyla herhangi bir kişi, kulüp, şirket dernek veya diğer kuruluşların uğradıkları veya uğrayacakları kayıplardan. Bunun kapsamı içinde olanlar:</p>
<dl>
<dd>• oyun alanının veya çevresinin durumu veya koşullarından veya hava şartlarından dolayı bir maçın oynanıp oynanmaması ile ilgili alacağı karar,</dd>
<dd>• herhangi bir nedenle bir maçın tatil edilmesi ile ilgili alacağı karar,</dd>
<dd>• bir oyunda kullanılan bütün gereç ve malzemenin (kale direkleri, bayrak direkleri ve top dahil) durumu ile ilgili alacağı karar,</dd>
<dd>• sakatlanan bir oyuncunun tedavi maksadı ile oyun alanından çıkarılması için oyunun durdurulup durdurulmaması ile ilgili alacağı karar,</dd>
<dd>• sakatlanan bir oyuncunun tedavi maksadı ile oyun alanından çıkarılmasını istemesi ve ısrar etmesi ile ilgili alacağı karar,</dd>
<dd>• bir oyuncunun herhangi bir gereç veya giysisinde izin verilip verilmemesi ile ilgili alacağı karar,</dd>
<dd>• oyun alanı çerçevesinde herhangi bir kimsenin (takım ve stad görevlileri, güvenlik personeli, fotoğrafçılar veya diğer medya mensupları dahil) bulunmasına müsaade edilip edilmemesi (bu konuda yetkili ise) ile ilgili alacağı karar,</dd>
<dd>• oyun kurallarına göre verdiği veya FIFA, konfederasyon, ulusal federasyon veya lig yöntem ve yönetmeliklerine göre oynanan bir maçtaki yetkilerine bağlı olarak verdiği herhangi bir karar.</dd>
</dl>
<p>Oyunun amacı, topu rakip kaleye atmaktır. Topu elle ve kolla oynamak kesinlikle yasaktır, ama kafa ile ya da kurallara uygun olarak bedenin herhangi bir yeriyle topa vurulabilir. Yalnızca kaleci belirlenmiş bir alan içinde topu elle tutabilir.</p>
<p>Karşılaşma çemberin içinden yapılan vuruşla başlar.Karşılaşma başlamadan önce oyuncular, kendi yarı alanlarında yer alırlar.</p>
<p>Gol, aut, taç gibi durumların oluşabilmesi için topun &#8220;büyük bir kısmının&#8221; çizgiyi geçmesi yeterlidir.</p>
<p>Kalecilerin topu elle tutabildikleri tek yer ceza alanıdır. Ceza alanı içinde rakip oyuncuya yapılan fauller ve kaleci dışındaki futbolcuların elle topa dokunmaları dahil 9 kusurlu hareket olarak nitelendirilen hareketler penaltı ile cezalandırılır. Penaltı atışı, ceza alanı içinde kale çizgisinin ortasından 9 metre uzaklıktaki penaltı noktasından yapılır. Kaleci, top penaltıyı atan oyuncunun ayağından çıkmadan öne doğru hareket edemez, yalnızca kale çizgisi üzerinde sağa sola hareket edebilir. Hakem kuralları çiğneyen takımı serbest vuruş kararıyla da cezalandırabilir. Serbest vuruşlarda, rakip takımın oyuncularının topa vuruş noktasından en az 9,15 metre uzakta durmaları gerekir. Eğer bir oyuncu rakip oyuncuyu sakatlayacak ölçüde sert ve kasıtlı faul yaparsa, orta hakem bu oyuncuyu sarı ya da kırmızı kartla cezalandırır. Kırmızı kart gören oyuncu oyundan çıkarılır ve takımı eksik oyuncuyla oyunu sürdürmek zorunda kalır. Üst üste iki sarı kart gören oyuncu da kırmızı kart görmüş durumuna düşer. Futbol oyununda bir başka ceza atışı da ofsayttır. Top hücuma geçen takımın oyuncusuna atıldığı sırada, o oyuncu ile kale çizgisi arasında, kaleci ya da karşı takım oyuncusu dışında karşı takımdan en az bir oyuncu yoksa ofsayt kararı verilir. Ofsayt yalnızca karşı takımın oyun alanı içinde gerçekleşir. Top hücumdaki takımının oyuncusunun ayağından aut çizgisi dışına çıkarsa dışarı çıkmış olur. Bu durumda top altı pas içinden yeniden oyuna sokulur. Top savunma durumundaki takımın oyuncusuna çarparak aut çizgisinden dışarı çıkarsa köşe vuruşu olur. Bu durumda hücum etmekte olan takım tarafından topun çıktığı bölümdeki köşeden kaleye köşe vuruşu ya da köşe atışı denen bir atış yapılır. Top taç çizgisi üzerinden oyun alanının dışına çıkarsa taç olur ve top karşı takımın oyuncusu tarafından dışarı çıktığı noktadan oyuna sokulur. Taç atışı elle yapılır. Taç ve köşe vuruşu atışlarından ofsayt kuralı uygulanmaz. Futbol karşılaşması, her biri 45&#8242;şer dakikalık iki devrede oynanır. İki devre arasında 15 dakikalık ara verilir. Oyun içinde çeşitli nedenlerin yol açtığı duraklamaların süresi orta hakem tarafından belirlenip dördüncü hakeme iletilir, dördüncü hakem bu uzatmaları ışıklı tabela ile taraflara bildirir ve bu süreler her devrenin sonuna eklenir. Eğer bir karşılaşmada yitiren takım elenecekse ve maç berabere biterse; ya da iki karşılaşma şeklinde oynanan (iki takımın sahasında birer maç) bir eleme turu sonucunda takımların yengi (galibiyet), beraberlik, yenilgi ve gol averajları aynı ise 90 dakika sonuna 15&#8242;er dakikalık iki devre eklenir. Bu iki devrenin sonunda herhangi bir takım diğerine skor ya da averaj üstünlüğü (iki karşılaşma şeklinde oynanan eleme turlarında) sağlamışsa karşılaşma bu takımın lehine sonuçlanır. Eğer eşitlik bozulmamışsa seri penaltı atışlarına geçilir ve bir takım yenene kadar karşılıklı penaltı atışları kullanılır. Futbolun Kuralları Direkt, endirekt ya da penaltı vuruşu ile cezalandırılan faul ve fena hareketler, karşı tarafa zarar verme amacı taşıması halinde ihtar ve ihraçla da sonuçlanabilir. Fauller ve Fena Hareketler aşağıdaki şekillerde cezalandırılır: Direkt Serbest Vuruş Eğer, bir oyuncu aşağıda belirtilen 6 ihlalden birisini hakemin kanaatince dikkatsiz, kontrolsüz veya aşırı güç kullanarak yaparsa rakip takım lehine bir direkt serbest vuruş verilir:</p>
<p>1- Rakibe tekme atarsa veya tekme atmaya teşebbüs ederse, 2- Rakibi çelmelerse veya çelmelemeye teşebbüs ederse, 3- Rakibin üstüne sıçrarsa, 4- Rakibe şarj yaparsa, 5- Rakibe vurursa veya vurmaya teşebbüs ederse, 6- Rakibini iterse. Ayrıca, eğer bir oyuncu aşağıdaki 4 ihlalden birini yaparsa, rakip takım lehine bir direkt serbest vuruş verilir: 7- Topu kazanmak için ayakla müdahale ederken (tackle) topa dokunmadan önce rakibe dokunursa, 8- Rakibini tutarsa, 9- Rakibe tükürürse, 10- Topu eliyle bilerek oynarsa (kendi ceza alanındaki kaleci hariç). Direkt serbest vuruş ihlalin olduğu yerden yapılır.</p>
<p><strong>Penaltı Vuruşu</strong> Eğer yukarıda belirtilen 10 ihlalden birisi bir oyuncu tarafından kendi ceza alanı içinde yapılırsa, topun oyunda olması koşuluyla, topun pozisyonuna bakılmaksızın bir penaltı vuruşu verilir.</p>
<p><strong>Endirekt Serbest Vuruş</strong> Kaleci, kendi ceza sahasında, aşağıdaki 5 ihlalden birini yaparsa, rakip takım lehine bir endirekt serbest vuruş verilir: Topu eliyle kontrol ettikten sonra altı saniye içinde oyuna bırakmazsa Topu oyuna bıraktıktan sonra, top başka bir oyuncuya değmeden önce, topa tekrar eliyle dokunursa, Takım arkadaşı tarafından ayakla bilerek kendisine verilen topa eliyle dokunursa, Takım arkadaşının taç atışından doğrudan gelen topa eliyle dokunursa, Zaman geçirirse. Eğer bir oyuncu hakemin kanatına göre aşağıdaki ihlallerden birini yaparsa rakip takım lehine bir endirekt serbest vuruş verilir: Tehlikeli tarzda oynarsa, Rakibinin ilerlemesine mani olursa, Kalecinin elindeki topu oyuna sokmasına engel olursa, 12.madede belirtilmeyen bir nedenden dolayı oyuncunun ihtar veya ihraç edilmesi için oyun durdurulduğunda. Endirekt serbest vuruş ihlalin olduğu yerden yapılır.</p>
<p><strong>Disiplin Cezaları</strong> İhtar Verilecek Haller Eğer, bir oyuncu aşağıdaki 7 ihlalden birini yaparsa ihtar verilip sarı kart gösterilir: 1- Sportmenliğe aykırı davranıştan suçlu ise, 2- Hakeme veya hakemin kararlarına sözle veya hareketle itiraz ederse, 3- Oyun kurallarını devamlı ihlal ederse, 4- Oyunun tekrar başlamasını geciktirirse, 5- Oyun bir köşe vuruşu veya serbest vuruş ile tekrar başlarken gerekli mesafeye açılmaz ise, 6- Hakemin izni olmaksızın oyun alanına ilk kez girer veya tekrar girerse, 7- Hakemin izni olmaksızın oyun alanını kasıtlı olarak terk ederse.</p>
<p>İhraç Verilecek Haller Eğer, bir oyuncu aşağıdaki 7 ihlalden birini yaparsa ihraç edilip kırmızı kart gösterilir: 1- Ciddi faullü oyundan suçlu ise, 2- Şiddetli hareketten suçlu ise, 3- Rakibe veya bir başkasına tükürürse, 4- Topa bilerek elle oynayıp rakip takımın bariz golünü veya gol atma şansını önlerse (kendi ceza alanındaki kaleci hariç) 5- Kaleye doğru ilerleyen rakibin bariz gol atma şansını serbest vuruş veya penaltı vuruşu gerektiren bir ihlal ile önlerse, 6- Saldırgan, hakaret edici veya küfürlü bir şekilde konuşursa ve/veya jest ve el kol hareketleri yaparsa, 7- Aynı maçta ikinci bir ihtar alırsa.</p>
<p>IFAB Kararları Karar 1 Eğer kaleci, top oyunda iken, kendi ceza alanı içinde topu rakibe atarak ona vurursa veya vurmaya teşebbüs ederse bir penaltı vuruşu cezası verilir. Karar 2 Bir oyuncu oyun alanı içinde veya dışında rakibe, takım arkadaşına, hakeme, yardımcı hakeme veya herhangi bir diğer kişiye karşı ihtar veya ihraç gerektiren bir ihlal yaparsa ihlalin şekline göre cezalandırılır. Karar 3 Kaleci topa eli veya kolu ile dokunduğundan topu kontrol altına almış sayılır. Topa sahip olmak kalecinin topu bilerek elle veya kolla kontrol etmesi durumunu da kapsar. Fakat hakem, kaleci bir kurtarış yaparken topu çeldiğinde veya topun kaleciden sektiğine kanaat getirirse bu durumda kaleci topu kontrol etmiş sayılmaz. Eğer kaleci topu 5-6 saniyeden fazla elle veya kolla tutarsa zaman geçiriyor olarak değerlendirilecektir. Karar 4 12.Kurala uygun olarak, bir oyuncu kafasını veya göğsünü veya dizini v.s. kullanarak kendi kalecisine pas verebilir. Fakat, hakemin kanısınca, bir oyuncu bu kuralın boşluğundan faydalanmak için bilerek hile yapıyorsa, o oyuncu sportmenlik dışı davranıştan suçludur. Oyuncuya ihtar verilip sarı kart gösterilir ve ihlalin yapıldığı yerden rakip takım lehine bir endirekt serbest vuruş verilir. Bir serbest vuruş yaparken, bu kuralın boşluğundan faydalanmak için bilerek hile yapan bir oyuncuya sportmenliğe aykırı davranışı için ihtar verilip sarı kart gösterilir. Serbest vuruş tekrarlanır. Bu durumlarda, kalecinin daha sonra topu elle oynayıp oynamadığı önemli değildir. İhlal 2 nci Kuralın lafzını ve ruhunu bozmaya çalışan oyuncu tarafından yapılmıştır. Karar 5 Rakip takımın oyuncusunun sağlığını tehlikeye sokan arkadan müdahaleler ciddi faullü oyun olarak değerlendirilecektir. Karar 6 Oyun alanı üzerinde herhangi bir yerde hakemi aldatmaya yönelik yapıldığı tespit edilen her türlü hareket sportmenlik dışı olarak değerlendirilecektir.</p>
<h2><span class="mw-headline">Dünya&#8217;da futbol</span></h2>
<p>Bütün ülkelerin futbol federasyonları <span class="mw-redirect">FIFA</span>’ya bağlıdır ve FIFA’nın merkezi İsviçre&#8217;nin Zürih şehrindedir. Ayrıca Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (<span class="mw-redirect">UEFA</span>) gibi beş tane de kıta konfederasyonu vardır. (AFC, <span class="mw-redirect">CAF</span>, CONCACAF, CONMEBOL ve <span class="mw-redirect">OFC</span>). Ulusal futbol karşılaşmaları, her ülkenin kendi futbol federasyonunun yönetiminde yapılır. Olimpiyat Oyunları&#8217;ndaki futbol karşılaşmaları ile <span class="mw-redirect">Dünya Kupası</span> gibi karşılaşmalar ise FIFA düzenler. Ayrıca her kıta konfederasyonu da kendi yetki alanında karşılaşmalar düzenler. UEFA&#8217;nın düzenlediği, UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Kupası, <span class="mw-redirect">İntertoto Kupası</span> ve şu anda düzenlenmeyen <span class="mw-redirect">Kupa Galipleri Kupası</span> bu tür turnuvalardır.</p>
<p><a id="FIFA_D.C3.BCnya_Kupas.C4.B1" name="FIFA_D.C3.BCnya_Kupas.C4.B1"></a></p>
<h3><span class="mw-headline">FIFA Dünya Kupası</span></h3>
<p>FIFA Dünya Kupası dört yılda bir düzenlenir. İlk Dünya Kupası şampiyonu Uruguay&#8217;dır. Son Dünya Kupası 9 Haziran- 9 Temmuz 2006 tarihleri arasında Almanya&#8217;da yapılmış ve kupayı finalde Fransa&#8217;yı penaltılarda yenen İtalya kazanmıştır. Dünya Kupası’nda en başarılı ülke olan Brezilya, bu kupayı beş kere (1958, 1962, 1970, 1994, 2002) kazanmıştır.Dünyada en iyi futbol oynayan milli takım Brezilya&#8217;dır .Ünlü futbolcu Pele&#8217;de bu ülkede doğmuştur</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/futbol.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arı</title>
		<link>http://www.nedennasilnedir.com/ari.html/</link>
		<comments>http://www.nedennasilnedir.com/ari.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 06:03:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[HAYVANLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Arı]]></category>
		<category><![CDATA[Arı nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[Arı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[NASIL]]></category>
		<category><![CDATA[NEDEN]]></category>
		<category><![CDATA[NEDİR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dyler.net/nedennasilnedir/?p=84</guid>
		<description><![CDATA[Arı, zar kanatlılar takımına ait Apoidea familyasını oluşturan tüm  böcek türlerine verilen addır Zar kanatlıların özelliği içinde enine ve boyuna damarcıklar bulunan ve iki çift saydam zar şeklinde kanatlarının olmasıdır.  arıların vücudu baş,  göğüs ve karın olmak üzere üç kısımdan meydana gelir. Vücutları yumuşak yapıdaki yoğun bir kıl örtüsüyle kaplıdır
Arının morfolojisi ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arı, zar kanatlılar takımına ait Apoidea familyasını oluşturan tüm  böcek türlerine verilen addır Zar kanatlıların özelliği içinde enine ve boyuna damarcıklar bulunan ve iki çift saydam zar şeklinde kanatlarının olmasıdır.  arıların vücudu baş,  göğüs ve karın olmak üzere üç kısımdan meydana gelir. Vücutları yumuşak yapıdaki yoğun bir kıl örtüsüyle<span id="more-1933"></span> kaplıdır</p>
<p>Arının morfolojisi ve anatomik  yapısı Baş Başta gözler, duyargalar ve  beslenme organları bulunur. Baş vücudun ikinci kısmı olan göğüse ince oynak bir boyunla bağlıdır. Göğüs ve karın segment denilen halkalardan oluşmaktadır.</p>
<p>Arının, petek şeklinde bir çift bileşik ve üç adet basit gözü vardır. Basit gözlerin her biri binlerce küçük üniteden oluşmaktadır. Bileşik göz ana arıda 3.000, işçi arıda, 4.000 ve  erkek arıda 8.000&#8242;den fazla basit  gözün birleşmesinden meydana gelmiştir.</p>
<p>Başta bir çift duyarga bulunmaktadır. Bunlar  koku, tat ve dokunma hissetme duyularını sağlarlar. Duyargalar içerisinde bulunan sinir uçları sayesinde duyularına ek olarak  rüzgar hızını ve  hava sıcaklığını da algılayabilmektedirler. Arıların duyargaları o kadar hassastır ki 2 km mesafeden balın kokusunu alırlar.</p>
<p>Arıların ağız yapısı üst dudak, üst çene, alt çene ve alt dudak olmak üzere dört kısımdan meydana gelir. dil 6-7 mm arasındadır ve arı, ırkına göre değişir.</p>
<p>Baş iç  yapı itibariyle de önemli salgıların yapıldığı kısımdır. işçi arıların yutak üstü salgı  bezleri genç yaşta arı sütü, daha ileriki yaşlarda  baldaki sakarozu parçalayan  enzimler salgılarlar. Çenede bulunan  bezler ana arıda ana arı feremonunu, işçi  arılarda ise  alarm feremonunu salgılamaktadır.</p>
<p>Göğüs arının  hareket merkezidir. Dört adet segmentten meydana gelmiştir, bunların üzerinde üç çift  bacak ve iki çift kanat bulunmaktadır. Arının orta bacakları üzerinde  polen fırçası denilen sert tüyler bulunur. Bunlar çiçeklerde bulunan  polenin göğüsten ve ön bacaklardan arka bacaklara aktarılmasını ve arka bacaklarda bulunan polen sepetine toplanmasını sağlar. Bu polen sepetçikleri polenin kovana taşınması görevini görmektedir. Kanatlar kitinleşmiş damarlarla desteklenmiş çok ince zar şeklindedir. iki çifttir. Uçuşta arka kanatlar daki kanca sayesinde ikisi birlikte çalışır, uçuşu ve uçuşu yönlendirmeyi de sağlarlar. Arının uçuş sırasındaki hızı Saatte 50 km.&#8217;ye yaklaşır.</p>
<p>Karın (Abdomen), ergin arıda 9 segmentten oluşur ve mide, bağırsak ve üreme organları gibi iç organlarla  balmumu  bezleri ve iğne bulunur. Segmentlerde bulunan sağlı-sollu bir çift mum salgı bezi (balmumu aynası) işçi arıların balmumu yapma döneminde kalınlaşarak mum salgılama yeteneğini kazanmaktadırlar.  sıvı olarak  aynalar üzerine salgılanan  mumlar, mum ceplerinde katılaşarak küçük pulcuklar halini alır. Arılar zincirleme birbirine tutunarak özel hareketlerle balmumu sızdırmaktadırlar. Ayaklar yardımıyla ağza götürülen balmumu pulcukları orada yumuşatılarak yoğrulmakta ve böylece petek gözlerinin yapımında kullanılmaktadır. Mum örme dönemini tamamlayan işçi arılarda mum salgı bezleri tahrip olur ve birer sıra hücre tabakasına dönüşür.</p>
<p>işçi arıların 7. abdominal segmentinin (karın halkası)iç yüzeyinde ve sırt plakasının ön kenarına yakın kısmında büyük hücrelerden oluşan koku bezi (nasanof bezi) bulunmaktadır.</p>
<p>işçi arılar, ve ana arıda abdomenin (karın) sonunda iğne bulunmaktadır. iğne, iğne odacığından çıkan ince, sivri uçlu bir  savunma organıdır. Bu iğne bir  zehir kesesine bağlıdır. işçi arıların iğnesi geriye çentiklidir bu yüzden işçi arılar birisini sokmak üzere iğnesini batırdığında geri çekemez. Çentikler testere ağzını andıran çıkıntılar olup bu çıkıntıların sivri uçları iğnenin batış yönünün tersine yöneliktir. Bu nedenledir ki arılar kendi hayatını tehlikede görmediği sürece insanı sokmaz. Arıların sokması savunmalarının en son safhasıdır önce sesle uyarırlar, daha sonra toplu halde gürültü yaparlar, hala tehlike hissederlerse hızla tehlike gelen yere doğru uçup çarparak korkutmaya çalışırlar olmadı en son sokarlar. (Arının iğnesi böceklere karşı savunma olduğundan sert kabukdan çıkabilir, insan ve  hayvan etinden çıkmaz. iğnesi bağırsaklara bağlı olduğundan iç organları parçalanır ve ölür.)</p>
<p>Arıların faydaları Yaklaşık 5 bin  yıldır birçok hastalığa karşı  tedavi amaçlı kullanılan arıların, can yakan zehri, son yıllardaki  bilimsel çalışmalarla  kanser için de  umut oldu.  mısır apiterapi Ulusal Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Gaffar Hegezi, Çukurova Üniversitesi&#8217;nce düzenlenen  Türkiye 3.  arıcılık Kongresine katılmak üzere geldiği Adana&#8217;da, zehir dahil tüm arı ürünlerinin, ülkesinde 5 bin yıldır tedavi amaçlı kullanıldığını söyledi. Hegezi, başta ABD, Kanada, Japonya, Çin olmak üzere birçok ülkenin günümüzde arı ürünleriyle tedaviye büyük önem verdiğini belirtti</p>
<p>Prof. Dr. Hegezi, apiterapi (arı ürünleriyle tedavi) konusunda çok sayıda bilimsel çalışma yapıldığını, arı ürünlerinin tablet, iğne , sprey, krem ve benzeri şekillerde ilaç formunda üretilmeye başlandığını vurguladı.Hegezi, arı zehrinin nörolojik ve fiziksel kökenli birçok hastalığın tedavi edilmesinde etkin olduğunu belirtti Arı zehri kan dolaşımını düzenler, bakterileri öldürür, cildi gençleştirir, mide suyunu artırır. Radyasyona karşı koruyucu etkisi vardır. Tansiyonu düşürür, hücreleri yeniler. kalp, damar hastalıklarının tedavisinde büyük yararlar sağlar. &#8220;Son yıllarda çeşitli kanser tipleri tedavisinde arı zehri uygulamaları umut verici sonuçlar ortaya koymuştur</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nedennasilnedir.com/ari.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
