‘nelerdir’ olarak etiketlenmiş yazılar

Sebzelerin Yararları Nelerdir

Cumartesi, 03 Ocak 2009

Amerika Birleşik Devletlerinde, tüketimde ıspanak salatası başı çekiyor. demir yönünden zengin, koyu yeşil yapraklı ve güzel tadı olan ıspanak, diğer yapraklı sebzelere nazaran daha çok protein içeriyor. Salatada yenilen çiğ ıspanak, harika bir lif kaynağı. ıspanak suyu, bol c vitamini ile soğuk algınlıklarına karşı dayanıklılık veriyor ve hemoroid rahatsızlığına iyi geliyor

Ispanak, pro vitamin A, C vitaminleri, demir ve çeşitli enzimlerce çok zengin olup, bu maddeler, insanda bol kan yapıyor. Ispanak ayrıca, kemiklerin ve dişlerin sağlamlığını temin ediyor. Ispanak suyu, kalp adalelerini de kuvvetlendiriyor. Özel enzimi ile pekliği giderip bağırsak zehirlenmesini önlüyor. Kalp rahatsızlığı olanlara, haftada 1-2 fincan taze sıkılmış ıspanak suyu içmeleri öneriliyor.

Uzmanlar, ıspanağın, karaciğeri, lenf bezlerini, kan dolaşımını uyardığını belirterek, hamilelere, kanlı- canlı bir bebeğe sahip olmaları için bol ıspanak yemelerini tavsiye ediyor.

fasulye Taze fasulyenin, vücudun çalışmasını, gelişmesini ve tamirini sağladığını vurgulayan uzmanlar, genç-ihtiyar herkese tavsiye ediyor. Uzmanlar, taze fasulyenin, pankreas bezesini, böbrekleri, karaciğeri ve kalbi kuvvetlendirdiğini, albümin ve şekerde de çok fayda verdiğini bildiriyor.

bezelye Kansızlığı gideren ve pekliği geçiren taze bezelyenin, kan kanserine karşı koruyucu etkisi olduğunu ifade eden uzmanlar, gıda değeri ve insana zarar vermeme bakımından fasulyeden daha üstün olduğunu savunuyor.

Sivri biber Uzmanlar, biberlerde, bol beta karoten, C, P ve K vitaminleriyle bazı alkoloidler bulunduğunu kaydederek, bunların, mideyi kuvvetlendirdiğini, iştah açtığını ve mide tembelliğini giderdiğini söylüyor. Özellikle acı biberin, erkeklerde cinsel isteği arttırdığını belirten uzmanlar, P vitamini ile damarları yumuşatıp kanamayı önlediğini, K vitamini ile de kanın pıhtılaşma kabiliyetini arttırarak kanamaları durdurduğunu bildiriyor.

patlıcan Uzmanlar, patlıcanın, A vitamini, fosfor ve kendine has bazı esanslara sahip olduğunu, bunlarla sinirleri teskin ettiğini ve kalp çarpıntısını giderdiğini vurguluyor. patlıcanın pankreas, karaciğer ve böbrekleri kuvvetlendirdiğini, bol idrar söktürdüğünü, vücuttaki fazla suyu dışarı boşalttığını ve kilo verdirdiğini kaydeden uzmanlar, şeker hastalarının, patlıcan salatasından çok fayda gördüğünü, kansızlığa iyi geldiğini, kanı arttırdığını ve kalbe sükunet verdiğini ifade ediyor. Uzmanlara göre, patlıcan, en sağlıklı olarak kül veya ocakta pişirilip kabukları soyulmalı ve ince kıyılmalı.

lahana Bol miktarda B, C ve E vitamini ve potasyum içeren lahananın, şeker ve romatizma hastaları için de çok faydalı olduğunu belirten uzmanlar, bol arsenik, kükürt ve vitaminleri ile kanı temizleyip cildi güzelleştirdiğini, bol idrar söktürdüğünü, vücuttaki suyu ve zehirli maddeleri idrarla dışarı attığını bildiriyor. Uzmanlar, lahananın kansızlığı giderdiğini ve kansere karşı etkili olduğunu da kaydediyor.

Uzmanlar, sadece lahana çeşitlerinde bulunan U vitamininin, mide ve bağırsakların iç yüzeyini koruduğunu, oralardaki yaraların iyileşmesini sağladığını da vurgulayarak, bu sebzenin, yaşlanmayı önleyici ve kalp krizine karşı koruyan bir mineral kabul edilen selenyumun kaynağı olduğunu hatırlatıyor. Uzmanlar, selenyumun ayrıca, sağlıklı görünüşlü bir cilt verdiğini ve erkeğin cinsel gücünü arttırdığını da belirtiyor.

Karnabahr Fosfat ve potasyum ihtiva eden ve içeriğinde, kadınları göğüs kanserine karşı koruyan indol-3 karbonal bulunan karnabaharın, lahanadaki besin değerinin çoğuna sahip olduğunu bildiren uzmanlar, karnabahar çiçek olduğu için, bol bol fosfor ve vitaminleri, cinsiyet hormonu, bol E vitamini ve protein içerir. Bu maddeleri ile cinsel gücü arttırır, buna bağı olarak kalp rahatsızlıklarını da giderir. Sinirleri ve beyni iyi çalıştırır, onların yıpranmasını önler diyorlar.

brokoli Uzmanlar, brokolide, havuçtakinden daha fazla beta karoten bulunduğunu söyleyerek, bu sebeple yenilebilecek, suyu içilebilecek en iyi besinlerden olduğunu kaydediyor. Beta karotenin, güçlü bir kanser savaşçısı olduğunu vurgulayan uzmanlar, yemek borusu, mide, bağırsak kanserleri tehlikesini azalttığını ifade ediyor.

Brokolinin ayrıca, B1 ve C vitamini ile dolu olduğunun altını çizen uzmanlar, yüksek miktarda kalsiyum, kükürt, potasyum ve selenyum maddeleri içerdiğini belirtiyor. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokolinin vitamin deposu olduğunu bildiren uzmanlar, suyunun havuç veya elma suyu ile karıştırılarak içilmesinin de faydalı olduğunu kaydediyor.

pırasa pırasanın bol vitaminleri, mineralleri ve çeşitli nitritleri ile çok şifa verici özelliği bulunduğunu vurgulayan uzmanlar, mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları, damar sertliği için faydalı olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, pırasa yemeğinin, bağırsaklara yumuşaklık verip pekliği giderdiğini, hemoroidi olanlara da ferahlık sağladığını bildiriyor. Uzmanlar, pırasa çor basının, böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürdüğünü ve vücutta birikmiş üre asidi ve ürat tuzlarını dışarı attığını ifade ediyor.

enginar Karaciğer ve kalbin en iyi dostu olan enginarın kanı temizlediğini ve yorgunluğu giderdiğini vurgulayan uzmanlar, diğer zehirli maddeleri ve yorgunluk maddelerini idrarla dışarı atarak vücuda dinçlik verip dinlendirdiğini söylüyor. Uzmanlar, enginarın, beyin yorgunluğunu çabucak geçirdiğini, kalp adalelerini kuvvetlendirdiğini, onu rahatsız eden üre ve kolesterolü düşürerek kalbin rahat çalışmasını sağladığını, şeker hastaları için de çok faydalı olduğunu, mide ve bağırsakları dezenfekte ederek ishalleri durdurduğunu kaydediyor.

kereviz kerevizin yaprak ve saplarının, bol vitaminleri ve çeşitli madeni maddeleriyle çok faydalı olduğunu belirten uzmanlar, mideyi kuvvetlendirdiğini ve iştah açtığını bildiriyor. Uzmanlar, kerevizin, iç salgı bezlerini ve özellikle vücutta çok çeşitli vazifesi olan böbrek üstü bezlerini çalıştırdığını, sinir yorgunluğunu da önlediğini ifade ediyor. Kanı pisliklerinden temizlediğini ve sivilcelerin geçmesine, yüzün pembe bir hal almasına yaradığını vurgulayan uzmanlar, kerevizin diğer faydalarını şöyle sıralıyor Karaciğerin şişliğini giderip onu yorgunluk maddelerinden temizliyor. Sarılığı gideriyor, böbrekleri çalıştırıyor, fazla suyu dışarı atıyor. böbreklerden kumu, taşı döküyor. Şişmanları zayıflatıyor ve cinsel faaliyeti çok arttırıyor.

semizotu Semizotunun, kanama hastalıklarında ve peklikte çok faydalı olduğunu kaydeden uzmanlar, kanı temizlediğini, bol idrar söktürdüğünü, kanı, üre ve benzeri pisliklerinden temizlediğini, sinir krizleri ve beyin yorgunluğunu geçirdiğini, böbrekteki kum ve taşı döktüğünü bildiriyor.

Semizotunun, şeker hastalarının susuzluğunu azalttığını, şişmanlara kilo verdirdiğini belirten uzmanlar, semizotu, yeşil salata olarak yenirse faydasının fazla olduğunu ifade ediyor.

patates avrupa ve ABDde mutfağın baş köşesinde yer alan patatesin besleyici maddelerinin çoğunluğunun, kabuğunun hemen altında veya yakınında olduğunu belirten uzmanlar, bu sebeple patatesin, kül veya buhar da pişirildikten sonra soyulması gerektiğini vurguluyor.

Patatesin mutlaka salata veya soğanla yenilmesi gerektiğini ifade eden uzmanlar, patates, yağda kızarmış olarak yenmezse kilo aldırmadığını, şişmanlar ve şeker hastaları için iyi bir gıda olduğunu bildiriyor. Şeker hastalarının, ekmek yerine bol patates yiyebileceğini söyleyen uzmanlar, ancak potasyumun zayi olmaması için, patateslerin külde veya çift tabanlı tencerede pişirilmesi gerektiğini kaydediyor.

Uzmanlara göre, patatesin yaklaşık yüzde 20si karbonhidrat ve kalori değeri oldukça düşük. Bol B vitaminleri, c vitamini, protein, kalsiyum, demir ve fazla miktarda potasyum içeriyor. Orta boy bir patates, günlük C vitamini miktarının 1/3ünü temin ediyor. Sindirimi kolaylaştırıyor. Bağırsakları, böbrekleri ve kanı temizliyor, kabızlığı önlüyor. Kansere karşı koruyor ve yorgunluğa karşı birebir. domates

Bol ve çeşitli vitaminleri, mineralleri ve faydalı organik asitleri ile tıbbi değeri çok yüksek bir sebze olan domatesin, vücuda kükürt, fosfor ve organik sodyum verdiğini vurgulayan uzmanlar, bir domatesteki C vitamininin, tavsiye edilen günlük miktarın yüzde 50sinden fazla olduğunu bildiriyor.

Uzmanlar, domatesin damarları yumuşattığını, kanı durulttuğunu, üre miktarını düşürdüğünü, vücudu gençleştirdiğini belirterek, kalp, karaciğer, böbrek bozuklukları ve şekerliler için çok faydalı olduğunu ifade ediyor.

Domatesin, böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürdüğünü ifade eden uzmanlar, vücutta biriken üre asidi ve ürat tuzlarını eriterek idrarla dışarı attığını, vücutta biriken suyu boşalttığını kaydediyor. Uzmanlar, kansere tutulmamak için domatesin iyi bir sebze olduğunu bildiriyor.

Domatesin C ve E vitaminleri içerdiğini, zengin bir potasyum kaynağı olduğunu ve çok az miktarda tuz bulunduğunu söyleyen uzmanlar, yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olduğunu ve vücudun su tutmasını engellediğini ifade ediyor. Domatesin hazmı kolaylaştırdığını, özellikle nişastalı yiyeceklerin hamur işleri, kuru erzak kolay sindirilmesini sağladığını vurgulayan uzmanlar, kabuk ve çekirdekleriyle bağırsakları harekete geçirdiğini ve pekliği giderdiğini belirtiyor.

Soğna Soğanda bol miktarda A, B ve özellikle C vitamini, bol fosfor, iyot, silis, kükürt gibi vücuda çok faydalı maddeler, antibiyotik vazifesi gören esanslar ve hazım arttırıcı fermentler bulunduğunu kaydeden uzmanlar, kalp ve prostat bozukluğu, pankreas tembelliği şekerliler, sinir zafiyeti, romatizma, cilt hastalıkları, cinsel iktidarsızlık, mide zayıflığı gibi hastalıklarda çok fayda verdiğini, bol idrar söktürdüğünü ve vücutta birikmiş su ve üreyi dışarı attığını bildiriyor. soğanın, vücuttaki fazla tuzu da dışarı attığını belirten uzmanlar, pankreası çalıştırarak insülin ifrazatını arttırdığını ve kanda şeker seviyesini düşürdüğünü kaydediyor.

Fazla soğan yenen ülkelerde kanserin nadir görüldüğünü ve o ülke halkının uzun yaşadığını ifade eden uzmanlar, soğanın, karaciğeri ve bağırsakları dezenfekte edip zehirlerini temizlediğini ve gıdaların orada vücudu zehirlemesini önlediğini, bağırsak kurtlarını döktüğünü bildiriyor.

Uzmanlar, ağızda soğan kokusunu gidermek için yemekten sonra biraz ekmek kabuğu veya maydanoz çiğnenmesinin yeterli olduğunu söylüyor. Uzmanlar ayrıca, soğanın patateslerden ayrı, kuru, soğuk bir yere kaldırılması gerektiğini, çünkü soğan ve patatesin birbirini etkilediğini ve soğanın, patateslerden salınan nemle yumuşadığını hatırlatıyor.

sarımsak Uzmanlara göre, bu keskin kokulu yumruda, her türlü harika özellik mevcut. Sarmısağın tansiyon düşürdüğü, kan pıhtılaşmasını azalttığı, kötü LDL kolesterolünü düş, dürdüğü, bazı mide kanserlerini önlediği, bağışıklık sistemini güçlendirdiğinin ispatlandığını söyleyen uzmanlar, sarımsaktaki allicin denilen bir maddenin, sadece kendi özgü kokusunu vermekte kalmadığını, ayrıca bakteri gelişimini önlediğini, vücuttaki mantarı ve maya oluşumunu tahrip ettiğini kaydediyor.

Uzmanlar, sarımsakta 2 kuvvetli antibiyotik, çok tesirli esanslar, bol iyot ve kükürt bulunduğunu ve insan sağlığında çok değerli vazife gördüğünü belirterek, Damar sertliğini giderir, kanı durultur, kalbi kuvvetlendirir, bronşları dezenfekte eder, cilt hastalıklarını giderir ve kansere karşı korur diyorlar.

Uzmanlar, sarımsaklı yoğurdun, zehirlenmelere karşı insanı koruduğunu ve sarımsağın en ince damarları dahi temizleyerek oralara kan gitmesini sağladığını bildiriyor. Uzmanlar, sarımsağın, bütün salgı bezlerini çalıştırmak ve vücudu zehirlerinden temizlemek suretiyle, genç ve dinç olmayı, uzun yaşamayı sağladığını kaydediyor.

Havuç Uzmanlar, havucun, süratle kan yapıcı, kuvvetlendirici, ishal kesici, peklik giderici, mide ve bağırsağın yakın dostu, safra akıtıcı, karaciğeri kuvvetlendirici ve yeri doldurulamayan bir sebze olduğunu söylüyor. kansızlık halinde, sabah öğle akşam taze çıkarılmış 1 çay bardağı havuç suyu içilmesi, suyu çıkarılamazsa ince rendelenmesi ve iyice çiğnenerek yenilmesi öneriliyor.

Mide ve bağırsak kanamalarında da havuç suyunun çok faydalı olduğunu ifade eden uzmanlar, havucun, özel şekeri, A vitamini ve bol vitaminleri ile karaciğeri kuvvetlendirdiğini, ona rahatsızlığında kendi kendini tamir imkanı verdiğini, vücuttaki üre asidi, ürat tuzları, benzeri yorgunluk maddelerini, diğer zehirleri idrarla dışarı attığını vurguluyor.

Havucun, bol A vitamini ile cilde temizlik ve pembelik verdiğini ve gözlerin sıhhatli kalmasını sağladığını belirten uzmanlar, kalp rahatsızlığı ve Damar Sertliği olanlara havucun çok fayda verdiğini, her gün yenen bir havucun da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indirdiğini bildiriyor.

Uzmanlar, havuçtaki beta-karotenin de gözleri, yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruduğunu ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini vurgulayarak, havuçların çiğ veya pişmiş olarak yenilirken asla soyulmaması gerektiğini, sadece temiz yıkamanın kafi olduğunu kaydediyor.

salatalık Salatalığın kanı temizlediğini, karaciğeri ve böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürdüğünü ifade eden uzmanlar, idrarla birlikte vücuttaki üre asidi ve ürat tuzlarını eritip dışarı attığını bildiriyor. Salatalığın, içeriğindeki bol kükürdü ile kanı temizlediğini, ciltteki ter bezlerini çalıştırdığını belirten uzmanlar, bol vitamin ve madeni madde verdiğini, böylece cildin taze ve pürüzsüz olmasına yardım ettiğini vurguluyor.

Salatalığın kendisi veya suyunun, cildi bir tonik kadar temizlediğini söyleyen uzmanlar, et yemeklerinin verdiği susuzluğu kestiğini kaydediyor. Salatalığın, sıcak bir havada iç ısısının dış ısıdan 20 derece daha düşük olduğu ve bu sebeple serinletici olarak yendiği bildiriliyor.

turp Uzmanlar, çeşitli esansları, bol C vitamini, iyot ve kükürdüyle turpun, karaciğeri midçalıştırdığnı, böbreklerdeki kum ve taşı döktüğünü, bronşlara çok iyi tesir ettiğini, dalak şişliğini giderdiğini ve cildi güzelleştirdiğini ifade ediyor. Uzmanlar, turpun bağırsakları dezenfekte edip pekliği giderdiğini, akşam yenilen turp veya içilen bir bardak turp suyunun çok iyi uyku verdiğini söylüyor.

Maydanoz Uzmanlara göre maydanoz, dünyadaki en besleyici yiyeceklerden birisi ve bir demir deposu durumunda. Genellikle taze yenen maydanozda, kalsiyum, potasyum, kükürt ve A vitamini bulunuyor. Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılıyor. Böbrekleri, karaciğeri ve idrar yollarını temizlemeye yardım ediyor. Kan şekerini normal seviyede tutuyor ve kansere karşı da koruyucu.

marul Bol miktarda çeşitli mineralleri içeren marulun, sinirleri teskin edip iyi uyku verdiğini ve erkeklerde cinsel arzuyu frenlediğini belirten uzmanlar, yemekten önce salata şeklinde yenen marulun, şeker hastalarının kandaki şeker seviyesini düşürdüğünü bildiriyor. Marulun bol idrar söktürdüğünü ve kanı pisliklerden temizlediğini vurgulayan uzmanlar, karaciğer ve dalak şişliğini, sarılığı giderdiğini, kadınlarda adet dönemlerinin, zamanında ve ağrısız olmasını sağladığını bildiriyor. Uzmanlar, marul suyu, yüze sürülürse ergenlik sivilcelerini giderdiğini, oralara tazelik ve pembelik verdiğini kaydediyor.

roka Çeşitli esansları, P ve K vitaminleri, çok faydalı mineralleri içeren rokanın, karaciğerin dostu, mideyi kuvvetlendirici, kansızlığı gideren, cinsel gücü çok arttıran bir yeşillik olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, yeşil salata şeklinde yenen rokanın, tadı ve asitleri ile mideyi çalıştırdığını, hazmı arttırdığını, iştahı açtığını, böbrekleri çalıştırdığını, idrar söktürdüğünü ve karında toplanan suyu boşalttığını bildiriyor.

Tere Terenin, çiğ salatalara lezzet ve canlılık kattığını, ayrıca değerli bir sebze suyu olduğunu vurgulayan uzmanlar, çeşitli vitaminler ve özellikle C vitamini, bazı faydalı esanslar ve mineralleri ile çok tesirli ve faydalı olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, terenin, karaciğer, böbrek ve bronşları çalıştırdığını, gribi geçirdiğini, kanda şekeri düşürdüğünü, kansızlığı giderdiğini, acı tadı ve diğer maddeleriyle mideyi çalıştırıp hazmı arttırdığını, iştahsızlık çekenlere çok fayda verdiğini, bol demiri ile kanı tazelediğini, kansere karşı koruduğunu, bağırsaklardaki çeşitli solucanları döktüğünü kaydediyor.

Uzmanlar, terenin sinirleri dinlendirdiğini ve cinsel isteği arttırdığını belirterek, çiğ olarak, az miktarlarda yenilmesini tavsiye ediyor. Uzmanlar, fazlasının zarar verdiği uyarısında bulunmayı da ihmal etmiyor.

Şalgam Şalgamın taş ve kum döktüğünü, bronşları boşalttığını, bol idrar söktürdüğünü ve pekliği giderdiğini söyleyen uzmanlar, şalgamın yaprakları ince kıyılarak salata şeklinde yenirse yukarıdaki hastalıklara iyi geldiğini bildiriyor. Uzmanlar, şeker hastalarının da şalgam yiyebileceğini vurguluyor ve şalgam ne kadar çiğ yenirse o kadar faydalı olduğunu hatırlatıyor.

Çay

Cuma, 26 Aralık 2008

 

Anavatanı Çin olan çay bitkisi, önceleri keyif verici ve dinlendirici bir içecek olarak kullanılırken, içerdiği kafein, thea – flavin bileşikleri, bakır ve demir elementleri, B, E ve diğer vitaminlerden dolayı gıda maddesi olarak da önem kazanmış ve tüketimi artmıştır

Ancak bizim dosyamızda işleyeceğimiz konu sadece çay, bitkisinin kendi değil. Yaygın kullanımı nedeniyle ça adı, çay bitkisiyle yapılanlar dışında da kullanılan bir terim haline geldi Çin çayı, bitkisel çay gibi terimler artık çok yaygın. işte bu çayların yararlı ve şifalı olanlarından birkaçını dosyamızda incelemeye çalıştık.

Yaygın olarak bilinen ıhlamur, rezene, oğul otu melissa gibi şifalı çayların dışında, baharat larla hazırlanan çayların da Sağlık ve güzellik üzerinde önemli etkileri var. Bunların dışında meyve özlerinden yapılan çaylar genellikle aromaları nedeniyle oldukça revaçta.

Güzellik ve çaylar cilt ile ilgili sorunlarda önemli tedavi yollarının başında kanı temizleyen çayların kullanımı geliyor. Civan perçemi, portakal ve limon kabuğuyla çayırkarabaş otu çayı genellikle kanı arındırıcı özelliklere sahip. Şehtare ve altın otlarından yapılan çaylar ise sadece kanı temizlemekle kalmıyor, aynı zamanda karaciğeri de dinlendiriyor. Aynı amaçla ardıç meyvesi, ada çayı, ebegümeci ve kara hindiba çayları da tüketilebiliyor.

Soluk bir cilde çare olarak anason, rezene ve lavanta karışımı çayların tüketilmesi lazım. Bu karışım aynı zamanda sakinleştirici ve mide problemlerini yatıştırıcı etkilere sahip. Cildin soluk olmasının nedeni yorgunluk veya dolaşım bozukluğuysa papatya ve biberiye çayları da tercih edilebiliyor.

Dikkat edilmesi gereken nokta, çaylar tüketilirken kişinin metabolizmasını tanıması yani bilinçli olması. Örneğin, kuşburnunda yüksek miktarda potasyum vardır dolayısıyla potasyum dengelerini bozabileceğinden böbrek hastalarının bu çayı tüketmemeleri gerekir. Aynı şekilde, kolitten yakınanların aşırı gaz oluşumuna neden olan sinameki ve funda yaprağını tüket memelerinde yarar vardır. Şifalı bitkilerle ilgili bu tür olumsuzluklar çok ciddi sonuçlar doğurmasa da, beden metabolizmasının tanınması için bir kere olsun bir uzmandan yardım alınması en doğru yol olacaktır.

Yararlı bir çizelge adaçayı Hazırlama Kaynar su döküp 2-3 dakika bekletin Doğru zamanUyarıcı özelliklerinden dolayı sabah ve öğlen 2-3 çay fincanı.

Güzelliğe etkisi Cilt sağlığı ve güzelliğinde etkin bir role sahip. Cildi enfeksiyonlara karşı korur. menopoz döneminde cildin yaşlanmasını yavaşlatır.

Sağlığa etkisi Doğal östrojen benzeri maddeleri içeren bir bitki. Vücudun direncini artırır, enfeksiyonlara karşı korur ve zihni açar. Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısına çare olduğu gibi hazım sisteminin düzgün çalışmasını da sağlar. Kanı temizler.

Dikkat Uzun süre kaynatılırsa toksik etki yaparak zararlı olabilir. Aşırı kullanımda tansiyonu yükseltebilir. Döl yatağı kaslarını uyardığı için hamilelikte fazla tüketilmesi önerilmez.

ıhlamur Hazırlama Hafifçe kaynattıktan sonra 10 dakika kadar demleyin Doğru zaman gün içinde 2-3 çay fincanı Güzelliğe etkisi Vücudun terlemesine neden olarak zararlı toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar. Cildi nemlendirir.

Sağlığa etkisi Göğsü yumuşatır, balgam söktürücüdür. bronşit ve solunum yolu problemlerinde oldukça etkilidir. Vücuttaki her türlü salgıları artırır. Terletici ve sakinleştirici özellikleri vardır.

Dikkat Çok sıcak havalarda aşırı terlemeyle vücut ısısını ve salgıları daha da artırabilir ısırgan Otu Hazırlama Üzerine kaynar su dökerek 10 dakika kadar demleyin.

Doğru zaman Gün içinde 1-2 çay fincanı Güzelliğe etkisi saçları ve cildi kuvvetlendirir.Kepek ve yağ bezlerine karşı etkilidir. Kepek oluşmasını önlerken cildin yağ bezlerini dengeler. Cilde parlaklık ve canlılık kazandırır.

Sağlığa etkisi Gözleri kuvvetlendirir. Vücuda dirilik sağlar. iyi bir raşitizm ilacı ve etkin bir kan temizleyicidir. kemik iliğini ve vücudun kan yapan iç organlarını canlandırır idrar söktürücüdür. Alerjilere, gut hastalığına ve romatizmaya da iyi gelir.

Dikkat Genellikle 40 günlük bir kür yapılarak kesilmelidir. mevsim geçişlerinde 2-3 hafta düzenli içilebilir Kuşburnu Hazırlama Suda 5 dakika kaynatın.

Doğru zaman Gün içerisinde tok karnına 2-3 çay fincanı Güzelliğe etkisi c vitamini içerdiği için kolajen oluşumuna katkıda bulunur. Egzamalı ve alerjik ciltleri sakinleştirir.

Sağlığa etkisi idrar söktürücü özellikleri vardır. Sivilce ve egzamaların iyileşmesine yardımcı olur. Hemoroid, enfeksiyon, soğuk algınlığı, yüksek kolesterol, varis, dolaşım bozukluklarına ve yorgunluğa karşı oldukça etkilidir.

Dikkat Mide asidi sorunu olanlarda çok açık ve tok karnına içilmelidir Melissa Oğul otu Hazırlama Üzerine kaynar su döküp 10 dakika demlenmeye bırakın Doğru zaman Gün içinde de içilebilir ama gevşetici özelliklerinden dolayı gece yatmadan önce alınması daha faydalıdır. Günde 2-3 çay fincanı.

Güzelliğe etkisi saçın güçlenmesine yardım eder, strese bağlı olarak ortaya çıkan Saç ve cilt problemlerine karşı oldukça etkilidir Sağlığa etkisi tansiyon düşürücü, Sinir sistemini dengeleyici, yatıştırıcı, uyku getirici, gaz söktürücü, terletici ve antiseptik etkilere sahip. Hazımsızlık ve baş ağrısına karşı iyi, sıkıntı giderici ve ödem söktürücü.

Dikkat düşük tansiyonda ve aşırı uyku hallerinde tüketilmemelidir Papatya Hazırlama Üzerine kaynar su döküp 10 dakika demlenmeye bırakın Doğru zaman Gün içinde 2-3 çay fincanı, ancak gece tercih edilirse daha yararlı olur.

Güzelliğe etkisi Saç rengini açar, cildin gözeneklerini temizler Sağlığa etkisi Gevşetici, rahatlatıcı ve ağrı kesici özelliklere sahiptir.

Dikkat Aşırı miktarda tüketilirse uyuşukluk hissi verebilir sarı Kantaron Hazırlama Üzerine kaynar su dökerek 5-10 dakika kadar demleyin.

Doğru zaman Gün içinde tok karnına 1-2 çay fincanıGüzelliğe etkisi Soluk ve cansız ciltlerde oldukça etkilidir cildin canlanmasına yardımcı olur.

Sağlığa etkisi içsel sıkıntılarda ve mide, sindirim sistemi rahatsızlıklarında etkilidir Dikkat Özellikle güneşsiz ve kısa kış günlerinde yararlıdır. Bu nedenle aşırı sıcak yaz günlerinde daha az tüketilmeli ya da gece içilmelidir

Sıcaklık Ölçü Birimleri

Perşembe, 25 Aralık 2008


Santigrat
Santigrat, iki ölçme değeri arasının 100′e bölümüyle elde edilen değer. Terim, Metrik sistem ile birlikte 18. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkmıştır

Tanımdan anlaşılabileceği gibi santigrat, grat’ın (grad = derece) yüzde biridir. Yüz anlamındaki centum ve derece anlamındaki gradus Latince sözcüklerinin birleştirilmesi ile türetilmiştir.[1] Sözcük günümüzdeki kullanım biçimi ile dilimize Fransızcadan girmiştir.[2]

1954′te Kelvin ölçeğinden 273,15 çıkararak tanımlanan Celsius ölçeği, 1887′de tanımlanan santigrat ölçeğine çok yakındır. Arada günlük kullanımda gözardı edilebilecek bir fark olduğundan derece Celsius ile santigrat dönüşümlü olarak kullanılabilir. Santigrat aynı zamanda açı ölçmekte de kullanıldığı için birçok dilde kullanımını aynı zamanda da daha kesin bir ölçek olan derece Celsius’a bırakmışsa da dilimizde yaygın olarak kullanılmaktadır.
Kelvin
K
harfi ile gösterilen ve birim aralığı Santigrat (Celsius) derecesiyle aynı olan, ancak sıfır noktası olarak mutlak sıfırı (–273.15 °C) alan sıcaklık ölçüsü birimi. İsmini, termodinamikteki mutlak sıfır kavramını ilk kez gazlardan tüm maddelere uygulayan İskoç asıllı bilimadamı Lord Kelvin’den (1824-1907) alır. 1954′teki onuncu Ağırlık ve Ölçüler Genel Konferansı‘nda (Conférence Générale des Poids et Mesures) suyun üçlü noktasının termodinamik sıcaklığının (mutlak sıfırla olan farkının) 273.16′da biri olarak tanımlanmıştır.

Santigrat derecesi sıfır noktasını suyun donma noktası olarak aldığından, 0 °C 273.15 K’e eşit olur. Benzeri şekilde Santigrat derece olarak ifade edilen herhangi bir sıcaklığı kelvine çevirmek için söz konusu değere 273.15 eklenir. Örneğin: 22 °C=295.15 K (22+273.15)

Kelvin sıcaklık birimi 1967′deki 13. Ağırlık ve Ölçüler Genel Konferansı’ndan beri “derece” sözcüğü kullanılmadan tanımlanmakta ve dolayısıyla derece işareti (°) olmadan yazılmaktadır.

Biyoyakıt

Perşembe, 16 Ekim 2008

Biyoyakıtlar kısa süre önce yaşamış organizmalar ya da onların metabolik çıktılarından elde edilir. Petrol, kömür gibi doğal yakıtlar ya da nükleer yakıtlardan farklı olarak, yenilenebilir enerji kaynağıdırlar.

Biyoyakıtların bir diğer tanımı ise, “içeriklerinin hacim olarak en az %80′ni son on yıl içerisinde toplanmış canlı organizmalardan elde edilmiş her türlü yakıt”tır.

Biyokütleler de, petrol ve kömür gibi, güneş enerjisinin depolanmış halidirler. Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar. (daha fazla…)