Yunanistan

yunanistanYunanistan Cumhuriyeti Güneydoğu Avrupa‘da Balkan Yarımadası‘ nın güney ucunda yer alan bir ülke. Avrupa Birliği ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü üyesi Yunanistan, Türkiye’nin batı komşusudur.

Osmanlı Devletinin zayıflaması sürecinde, 19. yüzyılın büyük emperyal devletlerince İstanbul’un idaresinden çıkartılarak kurulan 28 yeni devletten biridir.

Yunanistan adı antik İyonya’nın (bugünkü İzmir, Aydın, Manisa bölgesi) Arapça ve Farsça söyleniş şeklinden gelir.

Orta Çağ’da Bizans İmparatorluğu ve sonra Osmanlı Devleti dönemlerinde Romalı anlamına gelen Rum adı kullanıldı. Bu isim bugün daha çok Kıbrıs’nın güneyi, İstanbul ve Ege’deki Yunan asıllı halkı ifade etmek için kullanılmakta, Yunanistan‘da yaşayanlara sıkça yapılan bir hata ile Yunanlı denilmektedir. Bunun yerine hem bu milletten olan kişiyi ifade etmek hem de Yunanistan‘a ait olduğunu belirtmek için Yunan sözcüğü kullanılır. [2]

Yunanistan, 1981’den beri Avrupa Birliği[1], 1952’den beri NATO, 1961’den beri OECD[2], 1995’den beri Batı Avrupa Birliği ve 2005’den beri Avrupa Uzay Ajansı[3] üyesidir. Atina ülkenin başkenti; Selânik, Patras, Kandiye, Volos, Yanya, Yenişehir ve Kavala, ülkenin bazı diğer büyük şehirleridir.

İsim

Tarihte Hellen sıfatı; çeşitli etnik topluluklar için kullanılmıştır. Hellen sözcüğü ilk olarak Makedonya Kralı Büyük İskender’nin Pers‘ler üzerine yaptığı Asya Seferi sonunda Hellen uygarlığı kurmasıyla başlamıştır.Bu sefer sonunda Anadolu, Mezopotamya, Mısır, İran ve Kuzey Hindistan topraklarını ele geçiren İskender, doğu ve batı(yunan) kültürlerini sentezleyerek Hellen kültürünün oluşumunu sağlamıştır. Bu olaylar meydana gelirken Yunanlar, Hellen imparatorluğu içinde dağınık halde yaşıyorlardı.Yunanlar ticari ve kültürel ilişkiler içine girdikleri çeşitli halklarla bu dağınıklığı bozup birlik oluşturmak istediler. Birliğin oluşmasında halkların lehçe farklarına rağmen Yunanca konuşmaları da önemli bir etken olmuştur.

Yunanlar, kendilerine ırk birliğini açığa vuran “Hellen” adını vermeden önce, başka ırktan olanları ve başka dil konuşanları “Barbares” (Barbarlar) olarak göstermişlerdir.Bu şekilde kendileriyle yabancılar arasında bir sınır çizip; kendi ırksal topluluklarını kurarak, Hellen sözcüğünün oluşumunu sağlamışlardır. “Grek” deyimine tarihsel açıdan bakıldığında Yunanların Akdeniz’de koloniler kurması bunda büyük etken olmuştur. O zamanlarda Yunan kolonilerinden biri de İtalya yarımadasındaki Kime’dir. Kime Eğriboz adasında yaşayan Halkisli’ler tarafından kurulmuştur fakat bu şehrn kurulmasında Eğriboz adasının karşı kıyılarındaki Gralar yardımcı olmuştur. Bunun sonucunda bu kavmin adı İtalya’da biraz değiştirilmek suretiyle “Graikus” (Graecus) şeklini almış, sonraları Latinler tarafından tüm Hellen kavmini gösteren kolektif bir sözcük olarak kullanılmıştır.

“Grek” deyimine Latince sözlük anlamından bakıldığında da, “hırsız, hilekâr” anlamına gelmektedir. Aynı zamanda da Fransızca Larousse ‘da da aynı anlam yazılıdır. Bu anlam Yunanlar tarafından Yunan ruhunu yaraladığı için,II. Dünya Savaşı’ndan sonra, Yunan hükümetinin başvurusu üzerine “Grek” kelimesinde düzeltme yapılıp “Hellen” sıfatını kendilerine layık görmüşlerdir. “İyonya”, Yunanistan’daki Dor istilası karşısında Anadolu kıyılarına göç etmek zorunda kalan ve Batı Anadolu’da on iki büyük site kuran halkın kendilerine verdikleri isimdir. İyonlar bir süre bağımsız kaldıktan sonra Anadolu’nun halklarından olan Lidyalılara boyun eğmişleridir.Daha sonra doğudan gelen Pers işgalerine yenilen Lidya’nın Pers egemenliğine girmesiyle İyonlarda Pers egemenliğine girmiştir. .Daha sonra bu “iyon” adı giderek yayılmaya başladı. Tevrat’ta Yavan, Asur yazıtlarında Yavnai, Pers yazılı belgelerinde Yauna olarak gösterilmiştir. Buna göre; Doğudan gelen ve önce Batı Anadolu’yu -dolayısıyla İyonya’yı- ele geçiren Persler, Ege’deki düşmanlarına “Yauna” adını vermişlerdir. Bu ad zamanla bugünkü Yunanistan halkını da içene alacak şekilde genelleşmiştir. Türkler de, yanlış da olsa bu adı kullanmışlardır ve günümüzde de kullanılmaktadır. Eskiden Roma İmparatorluğunda; Doğu Roma’da yaşayan Yunanlılara “Rom” denirdi. Fakat daha sonra sözcük değişerek “Rum” halini almış ve bir süre sonra da Türkiye’de Anadolu’da yaşayan Yunanlar’a denilmiştir ve günümüzde de denilmektedir.

Tarihi

Yunanistan‘ın ilk sakinlerine sıklıkla Pelasgi, yani “deniz halkı” denirdi. Yarımadanın bu sakinleri kuzeyden göçen işgâlcilerin etkisi ile güneye kaçtılar. Birbiri ardı sıra gelen işgallerle güney kıyılarına ve Ege Adaları’na yayıldılar. M.Ö. 3200 civarında bölgeye yeni gelenler birlikte zamanla Yunancaya dönüşen bir Hint-Avrupa dili getirdiler.

MÖ 1. binyılda kullanılan ve Homeros’un İlyada’da kullandığı eski Yunanca’nın, günümüzdeki Arvanitçe‘ye benzediği ve Arnavutça ile akraba olduğu şeklindeki linguistik hipotez, Dorların göçleri kapsamında incelenen bir konudur.

Antik Yunanistan M.Ö. 2. yy.’da da Roma İmparatorluğu’nun hakimiyetine girerek ortadan kalktı. Roma İmparatorluğu’nun 4.yüzyılda bölünmesiyle de 1821’e kadar Doğu Roma ve Osmanlı İmparatorluklarının başkenti olan Konstantinopolis tarafından yönetildi. Antik kültürler ve politeist dinler bu dönemlerde yerini Ortadoğu kaynaklı dinler olan Ortodoks Hıristiyanlığa, 13.-14. yüzyıllardan sonra da Müslümanlığa bıraktı.

Günümüzdeki modern Yunanistan, 1821’de Osmanlı Devleti’nin İngiltere, Fransa ve Rusya karşısında aldığı yenilgiler sonucu, bu imparatorlukların koruma bölgesi olarak, İstanbul‘un idaresinden koparılan Mora Yarımadası ve Atina’dan ibaret küçük bir bölgede ‘Yunan Krallığı‘ adı altında kuruldu. İlk Yunan Kralı olarak da Bavyeralı aristokrat aileden gelen Otto isminde bir Alman atandı.

Daha sonraki yıllarda İngiliz ve Fransız yöneticiler, onlar açısından bu kabul edilemez durumu, Rumların doğuya olan benzerliğini, doğu düşmanlığına dönüştürmeyi başardılar.

Daha sonraki yıllarda İstanbul, savaş yenilgileri neticesinde, savaş galibi imparatorlukların baskılarıyla, Atina’ya şu bölgeleri vermeye mecbur kaldı:

1877-78 Rus – Osmanlı Savaşı sonucu verilen bölge: Tesalya, Orta Yunanistan

1912-13, Balkan Savaşları, verilen bölge: Epir, Makedonya (Selânik), Girit, K-b Ege (Midilli, Sisam) adaları

1918, 1. Dünya Savaşı yenilgisi, verilen bölge : Batı Trakya

1918’de galip devletler günümüzdeki Türkiye’nin batı yarısını Yunanistan, doğu yarısını da Ermenistan ilan etmek istiyorlardı. Başkent İstanbul olacak, ismi tekrar Konstantinopolis’e dönecekti. Ancak plânları gerçekleşmedi.

1946’da, İtalya’nın 1912’de Osmanlı Devleti’nden almış olduğu 12 adanın, İngiltere’nin olmasıyla, bu adalar da Atina yönetimine geçtiğinde, Atina yönetimi 1821-1946 arasındaki 125 senede, hep savaş galibi emperyal devletlerin yanında yer alarak, İstanbul aleyhine, topraklarının yüzölçümünü yaklaşık 10 misline çıkarmayı başarmıştı.

Anadolu’da Yunan işgali sırasında Yunan askerlerin yaptığı soykırım 1923 yılının Kasım ayında geri çekilen yunan topçu askerleri Aydın’ın Binboğa ve Uçanlar ilçesindeki köylü nufusunun %76,4’ünü haince katlatmişlerdir. Yapılan araştırmalara göre İzmir’in Güncöğen kasabasında 47 tane hane yakılmış ve 158 kadın Yunan askerleri tarafından tecavüze uğramıştır. Sakarya geri çekilmesi sırasında Yunan kuvvetleri 12 bin hektar ormanı ateşe vererek kaçmışlardır. İsmet İnönü’nün söylediği ” Yunan ateşten beter lafı” bunu en iyi şekilde belirtmektedir. (Kaynakça: Yeni Tarih Dergisi, Londro – Adnan Süheyllioglu)

Coğrafya

Balkan Yarımadası üzerine kurulu olan Yunanistan, 35° – 41°′Kuzey / 19 – 22°′Batı koordinatları arasında yer alır, doğuda Türkiye, kuzeyde Bulgaristan ve Makedonya Cumhuriyeti, kuzeybatıda ise Arnavutluk ile komşudur. Batısında İyon Denizi, güneyinde Akdeniz, doğusunda ise Ege Denizi ile çevrili olan Yunanistan, yaklaşık 3000 ada ve kayalığa sahiptir. Bu adalardan 227’sinde yerleşim olup, sadece 78’inde 100 kişiden fazla insan yaşamaktadır.

Yunanistan‘ın 1935 kilometre uzunluğunda kara sınırı vardır;

  • Türkiye ile 203 km (kara sınırı 203, deniz ile birlikte, Trakya‘dan Rodos’a kadar 931 km deniz sınırı)
  • Arnavutluk ile 282 km
  • Bulgaristan ile 494 km
  • Makedonya Cumhuriyeti ile 228 km

Deniz sınırları ise adalar ile birlikte 15,021 kilometredir. Ege Denizi’nde kıyısı bulunan iki devlet olan Türkiye ve Yunanistan‘ın karasuları 6 deniz milidir.

İklim ve bitki örtüsü

Yunanistan’da hâkim iklim büyük ölçüde Akdeniz iklimi’dir. Yazları sıcaklık ortalaması 26°C – 28°C ‘dir. Kışlar çok sert geçmez, yüksek kesimler kış boyunca kar alır. Yüzey şekilleri ise fazla yüksek olmayan dağlardan oluşan oldukça engebeli arazilerdir. Ülke’nin en yüksek noktası Eski Yunan Mitolojisi‘nde tanrıların evi olduğu kabul edilen Olimpos Dağı‘dır (2,917). Bunu 2,457 metre ile Parnassos Dağı izler. Ülkenin bu denli engebeli olmasının Yunan Mitolojisi‘ndeki açıklaması ise tanrıların dünyayı yaratırken toprağı eleyip eleyip, Yunanistan’ın ise kalan tortulları fırlatıp savurması ile oluştuğu yönündedir. Yunanistan ayrıca 1. derece deprem kuşağı üstünde yer alır.

Alçak bölümler bitki örtüsü bakımından fakir olup, tek mevsimlik bitkiler yetişir. Ülkenin orta ve güney kısımlarında Akdeniz iklimi’nin karakteristik bitki örtüsü makiler egemendir. Dağlık bölgelerde ise ormanlar yer alır. Ormanlar ya da korular ülkenin yaklaşık %50’sini kaplar.

yunanistan-h Limit their social media posting I have now https://spying.ninja/ banned aly from posting multiple photos of herself throughout the day

Yazar Hakkında

'in 1319 yazısı bulunmaktadır..

Yorumunuzu Bırakın

Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.

Yorum yollayabilmek için giriş yapmalısınız.

Copyright © 2019 Neden-Nasıl-Nedir. All rights reserved.
Kullanma Klavuzu - Kullanma Klavuzlar - Kullanma Klavuzu - vestel - arelik - beko - vaillant - bosch - beyaz eya - televizyon - buzdolab - amar makinas - klima - kombi - dvd - uydu alc - cep telefonu